Gelin Adayı İpekGoogle Icon

Adım İpek, 26 yaşındayım. Boyum 1.60, dolgun göğüslerim ve popom, kumral bir tenim var. Biraz kaşar ruhlu bir kızım, yakın çevrem hep bende şeytan tüyü olduğunu söyler.

Mimiklerimle, giyimlerimle sanırım biraz fazla libidolu ve azgın bir izlenim uyandırıyorum. Çünkü iş yerinde evli bekar herkes memelerimi kesmek için etrafımda dolaşıyor. Bu da benim hoşuma gidiyor ve onları daha da azdırmak için biraz açık giyiniyorum.

Yine de iş yerinden biriyle birlikte olmuyorum. Çünkü eminim ki birine versem, erkekler kendi aralarında konuşacak ve herkes beni kolay sikilecek biri olarak görecekti. Tüm bunlara rağmen arada sırada bir gecelik sevgililerim oluyor ve cinsel hayatımı aktif tutuyordum.

Evden işe, işten eve giderken durak evime çok yakın olduğu için halk otobüsüne binmeyi tercih ediyordum. Küçük bir mahalle olduğundan güzergahta tek bir otobüs hattı vardı. Tek hat ve küçük bir mahalle olunca şoförler ve yolcular hep tanıdık yüzler oluyordu genelde…

Bir gün yine işten çıkmış otobüse binmiştim, o hatta çalışan sevimli, yakışıklı bir şoför amca otobüsü kullanıyordu. Dikkatimi çekti, aynadan ilginç bir şekilde beni kesip duruyordu.

Ben son duraklardan birinde indiğim için inerken otobüs çoğu zaman boşalmış oluyordu. Yine ineceğim durağa yaklaşmıştık. İnmek üzere ayağa kalkmıştım ki, şoför amca beni yanına çağırdı. Herhalde bir şey soracak dedim ve yanına gidip,

“Efendim amca?” dedim. Amca hemen konuya girip,

“Kızım yanlış anlama da, evli misin?” dedi. Böyle bir soru beklemiyordum.

“Yok amca, neden sordun?” dedim.

“Bak kızım, benim bir oğlum var, sen yaşlarda… Bir türlü evlendirecek birini bulamadık. Seni ne zamandır görüyorum, işinde gücünde, güzel bir kızsın, iyi birine benziyorsun…” dedi. Bir an şok olmuştum,

“Yani ne demek istiyorsun amca?” dedim.

“Hani benim oğlanla bir görüşüp konuşsanız diyorum, belki birbirinizi beğenirsiniz. Hayırlı bir şeye vesile olur bu görüşme!” dedi.

Amcanın bu dediğini çağ dışı bulsam da, o an geçiştirecek bir şey bulamadım ve kalbi kırılmasın diye amcaya numaramı verip indim.

Gece, tam uyuyacakken telefonuma bir mesaj geldi. Yabancı bir numaraydı ve sanırım şöför amcanın oğlu yazmıştı. Çocuğun tipini merak ettim, mesaja girip hemen profil fotosuna baktım. Çocuk gerçekten benim yaşlardaydı ve çekici, serseri bir tipi vardı.

Mesaja cevap verdim ve sohbet etmeye başladık. Çocuk biraz mahcup olmuştu, babasının ısrarı nedeniyle yazdığını söyledi.

Ben de her ne kadar böyle emrivaki şeylerden hoşlanmasam da çocuktan etkilenmiştim. İsmi Emre imiş, benden bir yaş küçük, 25 yaşında, 1.80 boyunda, esmer, fit biriydi. Tabii tanıştıktan sonra sosyal medyadan da takipleştik.

Sanırım Emre de benden etkilenmiş olacak ki, özellikle seksi fotolarımı beğenmişti. Ben de sürekli onun profiline giriyordum. Oldukça piç bir çocuğa benziyordu, ama farklı bir havası vardı ve ben de genelde böyle tiplerden hoşlanıyordum.

Ertesi gün iş çıkışına yakın Emre buluşmak istediğini yazdı, ben de kabul ettim. İş çıkışı beni almasını bekledim. Az sonra spor bir araba gelip durdu önümde. Asfalta yapışık, camları zindan gibi full siyah, tam bir piç arabasıydı. Camı açıp,

“Merhaba İpek, gel!” dedi. Araba o kadar alçaktaydı ki, eğilip içindeki Emre mi diye bakarken resmen göğüslerimi sergilemiştim. Emre olduğunu görünce bindim. Emre hemen bana iltifatlar etmeye,

“Sosyal medyadaki resimlerinden daha güzelsin!” demeye başlamıştı.

Bir kafeye gidip oturduk. Kahvelerimizi içerken bir yandan sohbet ediyor, bir yandan da iyice samimiyeti ilerletiyorduk. Emre tam da tahmin ettiğim gibi, oldukça eğlenceli ve piç bir çocuktu. Kısacası beni etkilemeyi başarmıştı.

Birkaç saat oturduktan sonra beni evime bıraktı. Isınmıştım Emre’ye. Aradan birkaç gün geçince biz artık canım cicim kısmına geçmiştik ve nerdeyse sevgili olmuştuk. El ele tutuşuyorduk, beni öpüyordu.

Ben yine bir iş dönüşünde otobüse bindiğimde Emre’nin babası kullanıyordu otobüsü. Yanına gidip selam verdim. Bana,

“Nasıl gidiyor aranız gelin kızım, bizim hayta seni üzmüyor değil mi? Aman deyim, yanlışı olursa haberim olsun!” dedi ve sohbete başladık.

Bu sırada ufaktan tanıştık, amcanın adı Ramazan idi. Biraz sohbetin ardından ineceğim durakta inip eve vardım.

Emre ile ilişkimiz ilerlerken, henüz birlikte olmasak da, dokunuşlarımız artık cinselleşmeye başlamış ve ikimiz de iyiden iyiye kıvama gelmiştik.

Ben pek öyle kendimi saklayan biri değildim ve bir erkekle seks yapmayalı epey uzun bir zaman olmuştu. Bu yakışıklı herifle sevişmeye hazır hissediyordum kendimi…Artık Emre arabada, bacaklarımı okşuyor, vedalaşırken dudaktan öpüşüyorduk. Bir hafta sonu beni arayıp,

“Ailemin bağ evi var İpek, orda bir şeyler içip takılalım mı?” dedi. Bu direkt seks sinyaliydi ve ben de buna göre seksi hazırlanıp indim aşağıya. İşin sonunun seksle biteceğini bildiğim için korunmaya da başlamıştım. Emre arabasıyla beni alıp bağ evine doğru sürmeye başlamış, bir yandan da,

“Ne güzel olmuşsun sen yavrum böyle! Çok seksisin, çok güzelsin…” gibi şeyler söylüyordu.

Bağ evine vardık, biraz şehrin dışında, büyük bahçeli, ferah bir yerdi. Çardağın altındaki masaya birlikte bir sofra hazırlayıp içmeye başladık. İçtikçe Emre artık kendini tutamayıp beni ellemeye başlamıştı. Elleri bacaklarımda geziyordu.

Ben de karşılık verip dudaklarına yumuldum. Öpüşüyorduk ve Emre’nin eli de artık külotumun içindeydi, amımı okşuyordu.

Bağ evinin etrafı ağaçlarla çevriliydi ve pek gören olmazdı ama yine de içeri geçtik. Emre’yi yatağa oturttum, önüne diz çöktüm ve kemerini çözdüm, pantolonunu indirdim. Siki çoktan kalkmıştı, baksırını da indirince birden yay gibi dışarıya fırladı siki… Hemen yalamaya başladım. Emre kendinden geçmiş, saçlarımı okşayıp sikine bastırıyor,

“Ohh, ohhhhh! Çok iyisin bebeğim, yala!” diyordu.

Bir süre yaladıktan sonra ayağa kalktım ve soyunmaya başladım. En son sutyenimi çıkardığımda iri memelerime hayranlıkla baktı Emre,

Gelin Adayı, resim №2
“Off, bu memeler için ölürüm lan ben!” deyip memelerime saldırdı, sıkıp sıkıp emmeye başladı.

Piç, gerçekten işini biliyordu. Pek kendime yediremesem de çok kızı sikmişliği vardı diye tahmin ediyordum. Çünkü çok tecrübeliydi seks konusunda ve bu tipiyle istediği kızı da yatağa atıyordu muhtemelen…

Umursamadım bunu hiç… Çünkü ben de en az onun kadar tecrübeliydim seks konusunda… Belki en az onun kadınlarla seviştiği kadar benim de erkeklerle sevişmişliğim vardı.

Bir süre memelerimi yaladıktan sonra beni yatağa yatırdı ve üzerime geldi. Amım zaten sırılsıklamdı, sikini yerleştirdiği gibi içime girdi. Sert sert siktikçe memelerim sallanıyordu. Emre sanki orospu sikiyor gibi davranmaya başlamıştı.

“Şöyle geç! Böyle yap!” diye emirler veriyor, sikerken göğüslerimi tokatlıyor, boğazımı sıkıyordu.

İlk defa böyle sert, haşin bir şekilde sikiliyordum. İlk defa bir erkek ilk sevişmemizde beni sikerken bu kadar rahat davranıyordu. Seks sırasında nelerden hoşlandığımı, nelerden zevk aldığımı sormayı bırak, anlamaya bile çalışmıyordu.

Ardından beni domalttı ve amıma geçirdi, dolgun popoma şap şap kasıkları vura vura sikmeye devam etti amımı. Piç gerçekten işini biliyor, beni orgazmdan orgazma ulaştırıyordu. Yaklaşık yarım saat siktikten sonra,

“Geliyorum!” dedi. Zaten korunduğumdan nefes nefese,

“İçime gelebilirsin canım!” dedim. Ama bir hışımla içimden çıktığı gibi saçlarımdan tuttu, sikini zorla ağzıma sokup boşalmaya başladı. Bu sırada saçımdan tutup bastırıyor,

“Ohhhh, ohh!” diye sesler çıkarıyordu. Tabii bu arada döllerini yutmak zorunda kalıyordum. Boşalması bitince,

“Neden içime boşalmadın hazır sikin içimdeyken?” dedim.

“Keyfim öyle istedi!” diye tersledi. O an önemsemedim. Madem keyfi öyle istemiş, benim için de sakıncası yoktu zaten…

Ağzımı yıkayıp geldim. Emre’nin yanına oturdum. Emre sigarasını içiyor ve çırılçıplak oturuyordu. Siki inmişti. Tam içmek için bir şeyler almaya kalkacağımda,

“Dur şimdi, bırak içmeyi… Hadi yala şunu bakalım, uyandır!” diye emir vererek saçımdan tuttu.

Yumuşamış sikini ağzıma alıp bir süre yalayınca yine eski sert halini aldı. Emre saçımdan tutup hayvan gibi boğazıma kadar bastırıyordu ve artık öğürerek sakso çekiyordum. Bu kadar sert olmasına anlam veremiyordum, ama hoşuma gitmiyor da değildi doğrusu…

Tam kıvama geldikten sonra yine beni misyoner pozisyonda delicesine sikmeye başlamıştı. Üzerimde adeta vahşi bir hayvan var gibiydi, hem hızlıydı, hem de her yerimi öpüp yalıyordu. Bir süre sonra içimden çıkıp yatağa uzandı ve

“Gel kucağıma!” dedi. Hemen kucağına çıkıp sikini amıma yerleştirip zıplamaya başladım. Dolgun popom şap şap kasıklarına çarpıyordu. Emre de iki eliyle götümü kavramış,

“Hadi yavrum daha hızlı, daha hızlı!” diyordu. Bir süre sonra, “Bak bebeğim, şimdi nasıl sikişiliyor gör!” dedi ve halen kucağındayken saçlarımı çekip alttan darbeli matkap gibi sikmeye başladı.

Sonra birden durup iki eliyle göt yanaklarımı kavrayıp dudaklarıma yumuldu. Siki de amımın içinde damar gibi atıyor, içime boşalıyordu.

Boşalması bittiği halde sikini amımdan çıkarmamış, sikmeye devam ediyordu, yavaş bir şekilde… Siktikçe amımın içinden döller sızmaya başlamıştı. Emre’nin siki tıpa gibi amımı kapattığı için çok sızmıyordu tabii…

Biraz bu halde git gel yaptıktan sonra içimden çıktı. Sikini çıkarır çıkarmaz sanki şampanya tıpası çıkmış gibi amımın içinden döller serbestçe aktı. Gerçekten uzun süre sonra iyi bir seks yaşamıştım. Vakit geç olmuştu, temizlendikten sonra Emre beni evime bıraktı.

Ertesi gün ben mutlu bir şekilde işe gittim, ancak dünkü o güzel sikişin ardından Emre hiç mesaj yazmamıştı. İş çıkışı onu aradım ve

“Buluşalım mı?” diye sordum. Emre işinin olduğunu söyledi. Aslında öyle yoğun biri değildir, beni sikip kenara attı gibi hisse kapılmıştım biraz.
Bir kaç gün sonra akşam iş çıkışı beni bekliyordu arabasıyla, hiç beklemiyordum. Arabaya biner binmez dudaklarıma yapıştı.

“Ne yapıyorsun, bir gören olacak!” deyip ittim.

“Kızım korkma, bu camlardan kim görecek?” deyip devam etti. Arabayla dolaşmaya başladık. Emre yine sanki orospusuymuşum gibi davranıyor, araç sürerken elini her yerimde gezdiriyor, amımı ve memelerimi elliyordu. Tenha bir yerlere çekti arabayı. Kontağı kapatır kapatmaz,

“Hadi yala şunu!” dedi. Sikini çıkarmış ve elimi sikine koymuştu. Hemen yalamaya başladım. Emre yine rahat durmuyor, kafamı sikine bastırıyordu. Bir süre sonra,

“Arkaya geç, sikeceğim seni!” dedi. Ağzımdaki salyaları silip arkaya geçtim.

İlk defa bir arabada sikişecektim ve kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Pantolonumu ve külodumu tamamen çıkardı ve amımı tükürükledi. Arabanın arkası dar olduğu için iki büklüm olmuştuk. Bacaklarımı omzuna alıp amıma girdi. Altında ikiye katlanmıştım nerdeyse. Sert sert amıma girip çıktıkça artık belimin acısından,

“Ahhhh!” diye diye delicesine inliyordum. Terden sırılsıklam olmuştum ki, Emre sikini amımdan çıkardığı gibi suratımı nişan alıp boşalmaya başladı. Adeta yaylım ateşi gibi fışkırdı dölleri, her yerim döl olmuştu.

“Hayvan herif üstümü batırdın!” diye kızsam da peçete yardımıyla temizlendim. Bir sigara içtikten sonra beni evime bıraktı.

Günler geçtikçe artık Emre iyiden iyiye umursamazlık boyutuna evrimleşmişti. Beni adeta bir seks oyuncağı gibi kullanıyordu. İstediği gibi sikiyor, zevkini alıyordu. Ama haber vermeden bir iki gün ortadan kayboluyor, arayıp sormuyordu. Beni aldattığından şüphelenmeye başlamıştım. Başka açıklaması olamazdı.

Bir gün Emre’yle yine bağ evine gidip takılmaya karar vermiştik. Takılmaktan kasıt tabii ki sikişecektik. İlişkimize biraz heyecan katmak amacıyla içime seksi iç çamaşırları giymiştim.

Gelin Adayı, resim №3
Çardakta birer bira içtikten sonra sikişmeye içeri geçtik. Seksi iç çamaşırlarım Emre’yi fena azdırmıştı ve hiç olmadığı kadar sertçe sikiyordu. İlk postayı attı ve biraz dinlenip ikinci postaya geçtik.

Emre beni domaltmış sikerken yatağın karşısındaki aynadan kapıya bakmamla bir saniyeliğine sanki bir karaltı gördüm gibi geldi. Ama bağ evinde bizden başka biri yoktu tabii ki. Belki göz yanılmasıdır diye ses çıkarmadım ve sikilmenin verdiği zevkle işime devam ettim.

Emre bir hışımla beni çevirip misyoner pozisyona geçirip amıma girmesiyle kapıya tekrar baktım ve şok oldum.

Emre’nin babası Ramazan amca kapının kenarına pusmuş, pantolonun üzerinden sikini sıvazlayarak bizi izliyordu.

O anda öyle bir utandım ki anlatamam. Durumu Emre’ye söylemek geldi içimden, ancak niye bilmiyorum, o an dilim tutuldu. Sadece çarşafla biraz oramı buramı kapatmaya çalışıyordum, ama nafile tabii, Emre öyle sert sikiyordu ki, her yerim yine açılıyordu.

Misyoner pozisyonunda biraz siktikten sonra Emre beni tekrar domaltınca kapı görüş açımdan çıkmıştı. Herhalde Ramazan amca daha izlemiyordur, yanlışlıkla gelmiştir ve çoktan gitmiştir diye düşündüm.

Emre beni domaltır domaltmaz sikini göt deliğime dayayıp başını soktu. Hiç beklemiyordum ve delicesine bir çığlık attım.

“Emre ne yapıyorsun, oradan olmaz!” desem de,

“Sus bebeğim, bu göt sikilmez mi?” diyerek götümün yanağına sertçe bir şaplak attı. Bir yandan tükürüklüyor, bir yandan milim milim götüme giriyordu. Çok acı çekiyordum ve delicesine bağırıyordum.

Sonunda hepsini sokup içimde biraz bekledi. Götüm biraz alışınca da sertçe sikmeye başladı. Acıdan artık çarşafı yırtacak derecedeydim ve o anda Ramazan amcanın bizi halen izleyip izlemediği hiç umurumda değildi.

Emre bir süre siktikten sonra götümün içine boşalıp kenara yığıldı. Tabii ben de yığıldım kaldım. Kapıya baktım, kimse yoktu, biraz da olsa rahatlamıştım.

Emre bir sigara içtikten sonra lavaboya temizlenmeye gidince telefonuna gözüm ilişti. Beni aldattığı konusundaki şüphelerim gerçek mi acaba diye telefonunu kurcaladım.

Mesajlarına girer girmez bir kızla yazışmalarını gördüm. Canımlı, cicimli, aşkımlı konuşmalar, kızdan bir sürü çıplak fotolar vardı. Emre gelir gelmez telefonunu gösterip hesap sordum. Şiddetli bir tartışmadan sonra üzerimi giydim ve hızlıca bağ evini terk edip taksiyle eve döndüm. Emre birkaç defa aradı, açmadım. Sonra mesaj attı.

“Gördüğün gibi değil!” dese de, beni sikip sikip başka kızlarla da ilişkisi olduğu apaçık ortadaydı.

Birkaç gün sonra Emre iletişimi tamamen kesti. İş çıkışında bakıyordum acaba gelir mi diye, ama gelmiyordu da. Kendimi kullanılmış hissettim ve içimi bir intikam hırsı sardı.

Bir gün yine işten otobüsle dönerken Emre’nin babası Ramazan amca kullanıyordu otobüsü… Ramazan amcayla denk gelince tabii çok utandım, sonuçta beni Emre’yle sikişirken görmüştü.

İneceğim durağa yakınken, Ramazan amca seslendi ve

“Gelin kızım işin yoksa biraz konuşabilir miyiz? Bu son seferim zaten!” dedi.

“Tamam Ramazan amca!” dedim ve son durağa kadar gittik. Son yolcular da inince, Ramazan amca direksiyon başında bana döndü,

“Aç mısın kızım, lokantada bir şeyler yiyip içelim mi konuşurken?” diye sordu. Ben de,

“Sabahtan akşama kadar zaten kapalı mekanda çalışıyorum ve ruhum daralıyor. Senin bağ evine gitsek ya? Yemyeşil, püfür püfür orası…” dedim.

“A, iyi fikir doğrusu… Olur tabii!” deyip lokantadan yiyecek bir şeyler paket yaptırıp bağ evine sürdü otobüsü…

Bağ evinin çardağına oturduk, yemeğimizi yedik. Dolaptan soğuk bira getirdi. Biraları içerken havadan sudan konuşmaya başladık. Ramazan amca ilginç bir şekilde memelerimi ve bacaklarımı süzüyordu.

Sanırım beni Emre’yle sikişirken gördüğünden artık bana farklı bir gözle bakıyordu. Benim fıldır fıldır elbisemle istemesem de mecburen frikik veriyordum arada sırada… Ramazan amca da bakmaktan çekinmiyordu.

Havadan sudan biraz sohbetin ardından Ramazan amca asıl konuya girip,

“Kızım herhalde bizim oğlanla aranız bozuk, sana bir yanlış mı yaptı? Gerekirse haylazın kulağını çekeyim ben!” dedi.

Ben de Emre’nin beni aldattığını ve genel olarak ilgisiz ve umursamaz olduğundan bahsettim. Ramazan amca,

“Vay eşşoğuleşşek! Bizim sıpa hep böyleydi, bir düzene girmedi piç kurusu! Ben onun kulağını çekerim kızım!” dedi sinirle…

“Ben Emre’yle barışmayı düşünmüyorum Ramazan amca… Onu çoktan sildim defterden…”

Oğluyla ilgili olarak kafamda sadece intikam alma düşüncesi vardı. Adi bir orospuymuşum gibi sikinin zevki için kullanmıştı beni namussuz piç… Eninde sonunda bir şekilde intikam almalıydım. Ramazan amca tekrar konuya girip,

“Senin gibi güzel, alımlı, çekici bir kızın nasıl kıymetini bilmez? Ah ben genç olacaktım ki, senin gibi bir kızı asla üzmez, kaçırmazdım!” dedi.

O an ampul yandı beynimde… Kendimi Ramazan amcaya siktirip içimdeki intikam ateşini söndürmeyi düşündüm. Oğlu nasıl beni seks oyuncağı gibi kullanıp attıysa, ben de babasıyla sevişip aynı şeyi yapacaktım. Hemen harekete geçtim.

“Keşke Ramazan amca…” dedim gülümseyerek, işveli işveli… Gözlerinin içine baktım adamın… “Keşke Emre de senin gibi kıymet bilen bir erkek olsa… Keşke onun yerinde sen olsaydın… İnan, bunu ben de çok isterdim!” diye cilve yaptım.

“Şimdi genç olmak vardı, ahh, ahh!” diye içlendi. “Keşke senin yaşında olabilseydim şimdi…”

“Genç olmana gerek var mı amca?” Ne demek istediğimi anlamaya çalışan gözlerle yüzüme baktı. Ben de ona baktım manalı manalı…

“Anlayamadım yavrum…?” dedi, aslında sözlerimden ve hareketlerimden anladığı şeyden emin olmaya çalışarak… Anlamıştı kurt herif, çok iyi anlamıştı ama, bana tasdiklettirmek istiyordu.

“Geçen gün biz oğlunla içerde sevişirken sen bizi gözetliyordun. Bizim yatakta çırılçıplak seks yapışımızı izlerken seninki kalkmadı mı?” dedim. Ramazan amca şoku atlatınca, kekeleyerek,

“Kızım… Valla ben… Öyle denk geldi. Bilerek yapmadım. Çiçekleri sulamaya gelmiştim, tesadüfen görmüş bulundum. Ne olur, kusura bakma!” dedi. Çıngır çıngır, çok neşeli bir kahkaha attım,

“Demek ki illa genç olmana gerek yokmuş şeyinin kalkması için, değil mi?” diyerek adamın gözlerinin içine baktım.

“Kızım neler söylüyorsun böyle? Bak böyle konuşmaya devam edersen niyetimi bozacağım!” dedi.

“Ne olacakmış niyetini bozunca?” diyerek elimi önüne attım, pantolonun üstünden sikini avuçladım. Siki çoktan kalkmıştı bile. “Yoksa bana kötü kötü şeyler mi yapacaksın amca?” Ramazan amca,

“Kızım bak dönüşü olmaz bunun!” diyerek pis bir bakış attı.

“Olmasın zaten… Dönüşü olsun isteyen kim? Canın çekmiyor mu beni? Yarım saattir gözlerinle siktin bitirdin beni zaten!” deyince Ramazan amca birden galeyana geldi

“Ne yarım saati be güzelim… Ben seni ilk gördüğümden beri sikmek istiyorum!” dedi ve sandalyesinden kalkıp memelerimi avuçlayıp okşamaya başladı.

“Madem beni sikmek istiyordun, ne diye oğluna ayarlamak istedin beni?” dedim merakla, meme uçlarımdan bütün bedenime yayılan zevk dalgasıyla sarsılırken…

“Seni sikmek istiyorum desem verir miydin bana, bu yaşımda?” dedi memelerimi homurdana homurdana yerken… “Bu güzellik, bu seksilik yabana gitmesin dedim, eller yiyeceğine benim oğlan yesin dedim bebeğim…”

“Oğlun yedi ama, masada bıraktı gitti.” dedim göğsüme gömülen başını, saçlarını okşarken…

“Siktir et şu maymun iştahlıyı sen… Ağzının tadını bilmez o orospu çocuğu… Senin gibi seksi kaltağı bırakmasından belli anasını siktiğimin evladının…” diyerek yalamaya, her yerimi okşayıp mıncıklamaya devam etti.

Halen çardaktaydık, ama etraftaki ağaçlardan dolayı kimse göremezdi. Ramazan amcanın kemerini çözdüm, pantolonunu indirip baksır külodun önündeki aralıktan sikini çıkardım. Emre’nin sikine göre biraz daha uzun ve kalın bir siki vardı.

“Mmm… Senin alet oğlunun sikinden daha da güzelmiş…” dedim.

“Tadına bak istersen, daha güzel olup olmadığını anlarsın.”

“Benim de niyetim o zaten…” dedim önünde diz çökerken… Gözlerinin içine bakarak, “Tadına bakmadan bırakacağımı mı zannettin?” diyerek yalamaya başladım parmaklarımın arasındaki sertleşmiş penisi…

“Ohhh… Yala yavrum… Yala, bitir… İstediğin gibi tadına bak…” diyen Ramazan amca saçlarımı tutup kendine çekiyordu beni, boğazıma kadar sokuyordu sikini…

Bir süre saksonun ardından çardaktaki ahşap masaya domaldım. Eteğimi belime topladım. Altımdaki tanga külodumun ağını da yana sıyırıp ‘Gel!’ diye işaret yaptım. Ramazan amca,

“Kaç gündür bunun hayaliyle yatıp kalkıyorum!” diyerek arkama çömelip götümü öpüp koklamaya başlamıştı.

Götümün yanaklarını iki eliyle ayırıp, hem amımı hem göt deliğimi yalıyordu. Beni yalayarak bir kez orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yerleştirdi. Fena boşalmıştım. Zevk sularım amımdan süzülüyor, çıplak bacak aramda ayaklarıma akıyordu.

“Ahhh! Çok güzel…” diye inledim adamın yarağı bir hamlede sırılsıklam amcığıma girmiş, yağ gibi dibime kadar sokmuştu.

“Off… Amcığın daracık bebeğimm…” dedi siki köküne kadar içimdeyken… Tadını çıkartıyordu darlığımın…

“Normal değil mi daracık olması?” diye inledim. “Kızın olacak yaştayım. Daha ne kadar yarak girdi ki amıma?”

“Yavrum benim… Evde karımın lahanasından sonra senin az kullanılmış amcığın öyle dar geliyor ki bana… Zevkten bitiriyorsun beni… Ohhh… Harikasın…”

Ramazan amca gerçekten dediği gibi zevkten dört köşeydi beni sikerken… Onun bu iştahı, şahlanan erkekliği, hiç beklemediğim şekilde beni de kendimden geçiriyordu. Ben de en az onun kadar zevk alıyordum sikişinden… İki eliyle göt yanaklarımı kavrıyor, bir yandan da,

“Ohh, ohhh!” diyerek amımda git gel yapıyordu.

Ben yaşından dolayı çabuk boşalır diye düşünmüştüm ilk başlarda… Ama nerdeyse yarım saate yakın sikti beni, iki kez daha orgazm olmamı sağladı. Sonra birden içimden çıkıp belime doğru boşaldı.

Arkamdan çekildiğinde belime toplanan eteğimi salıp tangamı düzelttim. Dizlerim titriyordu. Kolay değil, iki kez orgazm olmuştum adam boşalana kadar… Ramazan amca çok mutlu olmuştu. Nefes nefeseydi,

“Kızım beni gençliğime döndürdün. Yahu, sen neymişsin böyle!” diye iltifatlar yağdırıyordu.

En az onun kadar ben de mutluydum. Piç Emre’ye karşı içimdeki intikam ateşini söndürmüştüm. Öz babasıyla sikişmiştim. Onun acımasızca ve hoyratça siktiği amcığımı babasına da vermiştim.

Fazla oyalanmadan oradan ayrıldık, beni evimin olduğu durağa bırakıp gitti.

Ertesi günlerde her zamanki gibi otobüsle gitsem de Ramazan amcaya denk gelmedim, ta ki bir hafta sonu cuma paydosuna kadar… Kartımı basarken gözlerimin içine içine baktı.

Ne düşündüğünü biliyordum. Beni istiyordu adam… Yolculuk boyunca dikiz aynasından beni kesti sürekli… Hiç konuşmadık, sadece bakıştık.

Her gün indiğim durakta inmeyince vermek istediğim mesajımı aldı. Onu istiyordum. Beni anlayan, bana zevk veren bu güçlü erkekle sevişmek istiyordum. Son duraktan sonra yine bağ evine gittik.

Bu sefer çardakta hiç oyalanmadan direkt bağ evine girdik. İçeriye girerken ben önde o arkamdaydı. Özellikle kalçalarımı değirmen gibi çalkalayarak önünde yürüdüm. İçeri girdiğimizde,

“Offf… Harikasın bebeğim. Çok seksisin. İnan günlerdir burnumda tütüyorsun!” diyerek üzerime yürüdü ve beni kanepeye yatırdı.

Sadece fermuardan sikini çıkarıp, benim tangamı da kenara çekerek misyoner pozisyonda sikmeye başladı. Tüm ağırlığını üzerime verdiği için nefessiz kalıyordum. Uzunca bir süre deli gibi sikip göbeğime boşaldı.

Üzerimizde elbiselerle sikiştiğimiz için ikimiz de terlemiştik.

“Yangından mal mı kaçırıyorsun canım?” diye çemkirdim biraz, sitem ettim. “Bu kadar aceleci olma aşkım! Beni bu kadar çok özlediysen gitme… Bütün gece burada kalalım! Sabaha kadar sik beni…”

“İnanamıyorum yaa…” diye sarıldı sımsıkı… “Senin gibi genç ve güzel bir fıstığı sabaha kadar sikebilmek? Hayalimdeki şey tam da bu zaten bebeğim… Tamam canım… Madem sen de bunu istiyorsun…”

Hemen telefona sarıldı, karısını arayıp başka bir hatta çalışan gececi şoför arkadaşının hastalandığını, bu gece onun yerine çalışacağını söyledi.

Birlikte duş aldıktan sonra mutfakta yiyecek bir şeyler hazırlayıp yedik. Biralarımızı içerken Ramazan amca yine beni öpüp okşamaya başlamıştı.

“Hadi sevişelim…” dedim dudaklarımı zorlukla kurtararak… “Vakit kaybetmeyelim daha fazla…”

Bu sefer yatak odasına geçtik. Sikini bir güzel yalayıp kaldırdım ve önüne domaldım. Hemen arkama yanaşıp,

“Bu göt daha önce yarak yedi ne de olsa, bir de ben tadına bakayım!” diyerek sikini götüme dayadı.

“Eh, doğru söylüyorsun. Hem o yarağı yerken sen de izledin zaten… Konuyu biliyorsun.” dedim gülerek…

Yavaş yavaş götüme sokan Ramazan amca zevkten deliriyordu. Benim de götüm alıştığı için müthiş zevk alıyordum.

“Sen ne müthiş bir şeymişsin böyle!” diyerek zevkle sikiyordu götümü.

Yarım saate yakın siktikten sonra götümün içine boca etti döllerini.
Tekrar duş alıp yatağa döndük. İkimiz de çırıl çıplak yatakta yatarken benimle oynaşmaya devam etti. Bir süre sonra tekrar libidom yükseldi. Okşamaları, öpmeleri tekrar azdırmıştı beni…

Eğilip sikini yalamaya başladım. Bu sefer çok geç kaldırabilmiştim. Kaldırır kaldırmaz kucağına çıkıp amıma yerleştirdim ve kucağında zıplamaya başladım. Amım ve götüm bedenine çarptıkça altımda nefes nefese kalmıştı Ramazan amca. Ama ben tempomdan ödün vermeyip böyle devam ettim. Bir süre sonra Ramazan amca,

“Geliyorum!” dedi.

“İçime gel, korunuyorum!” dedim ve üstünden kalkmayıp içime boşalttırdım.

Ramazan amca yorgunluktan bitap düşmüştü. Ben de ondan farksızdım. Bütün günün iş yorgunluğunun üzerine adamla fasılasız sikişmek fena yormuştu beni de…Adamın yanına kıvrılıp uyudum.

Sabah uyandığımda amım çoktan ıslanmıştı ki, uyandığımı görür görmez arkadan sarılı halde amıma soktu sikini… Yavaş yavaş gidip geliyor, yarağının kalınlığını amcığımda hissettirerek sikiyordu. Ben de bir bacağımı kaldırarak yardım ediyordum.

Sabah sikişimizi de yapıp amımın içine boşaldıktan sonra duşa girdik. Güzelce temizlendim. Geceden beri bütün vücudumda iz bırakmış spermlerini attım üstümden…

Ardından güzel bir kahvaltı yaptık ikimiz… Beni kucağına oturttu, lokmalarımı kendi eliyle yedirdi bana…Kahvaltıdan sonra oradan ayrıldık. Beni evimin olduğu durağa bıraktı.

Artık canım sikişmek istediğinde otobüste Ramazan amcayla bakışıyoruz.

İneceğim durakta inmezsem, hiç konuşmadan otobüsü bağ evine sürüyor direkt… Ramazan amcaya bir güzel amımı götümü vermeye devam ediyorum.

Artık oğlundan intikam almaktan çıktı iş… Keyfe döndü. Zevke döndü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir