Fıttırık Baldız
Monoton bir hayat yaşıyordum. İşe git, eve gel, yemek ye, yat, seviş, kalk, iş, ev… Aynı, hep aynı. Böyle gıcık bir zamanda bir gün baldızım kocası ile tartışıp önce ailesinin yanına, orada rahat edemeyince de bize gelmişti. Anlattı. Dinledik.
Kocasının spermi az olduğu için çocukları olmuyormuş. Buna rağmen kocası suçu baldıza atıyor,
“Onca sene geçti, artık millet benimle dalga geçiyor, nasıl olacaksa olsun, yeter ki hamile kal artık!” diyormuş. Doktorlara, hacılara hocalara gidilmiş, tabii olmayınca olmuyor. Arkadaşlarının gırgırı, şamatası bizimkilerin evinde ağır tartışmaya kadar gitmiş.
Ben bunları dinlerken baldızın akan göz yaşlarını siliyorum,
“Her evde kavga olur. Sakinleş, seni eve bırakayım. Bacanakla bir de ben konuşayım, nasıl senin gibi bir kadına bunları yapar!” diyerek sakinleştiriyorum. Gece yarısına doğru baldız,
“Enişte sen beni eve bırak, siz de yatacaksınız, sizi daha fazla rahatsız etmeyim!” dedi. Karım da bana,
“Git o şerefsizle konuş, kardeşimi üzmesin!” dedi. Arabama bindik, evlerine doğru yola koyulduk. Baldız,
“Biliyor musun enişte, keşke kocam da senin gibi anlayışlı olsaydı. Arada tabii kavga olur, ama iki güzel söz söylenir gönül alınır. Hep kavga, hep dövüş olmaz ya!” deyip tekrar ağlamaya başladı. Evlerine yaklaştık. Baldız döndü bana, elimi tuttu ve
“Enişte sinirlerim daha yatışmadı, eve şimdi gitmesek, biraz daha dolansak olur mu?” dedi.
“Olur tabii, nereye gidelim?” dedim.
“Sessiz bir yer olsun da, neresi olduğu önemli değil!”
Rotayı değiştirip bir marketin önünde durdum. İndim, biraz çerez, atıştırmalık, meşrubat, kendime de dört tane bira aldım. Arabaya tekrar binip, baldıza,
“Fazla kimsenin gelip gitmediği, arada sırada otoparkında kafa dinlemeye gittiğim ufak bir dinlenme tesisi var, dilersen oraya doğru gidelim?” dedim. Baldız onayladı, oraya gittik.
Şehirden 7-8 km uzaktaydı tesis. Dikkatimi ilk çeken olay elimi bir tuttu bir daha bırakmadı, sadece markete gideceğimde bırakmıştı. Tesise vardığımızda otoparka çektim. Arabadan inmedik.
Sigaramızı yaktık. Ben bir bira açtım, gelen giden olmadığından emin olunca baldız iyice sokuldu, koluma girdi. Yine anlattı, hep aynı konuları tekrar tekrar anlatıp durdu. Gözyaşlarını parmağımla sildim,
“Senin gibi güzel ve çekici bir kadına nasıl öyle davranır piç herif!” dedim. Yüzünü avuçlarımın arasına alıp alnından öptüm.
Ne oldu anlayamadan birden dudağıma yapıştı. Arabada yerimiz dar, etrafımız yiyecek içecekle doluydu, birbirimize yaklaşmaya çalıştıkça bir şeyler dökülüyordu. Dakikalarca öpüştük.
Elimi yavaşça eteğinin altına sokup amına doğru götürdüm, külodu sırılsıklamdı. Ön koltukta olduğumuz için biraz zorlanıyorduk, ama öperek ve amını okşayarak orgazm olmasını sağladım. Sarsıldı, titredi, inledi, orgazm oldu. Benim sikim kazık gibi kalsa da, ilk kaçamak için iyi bir başlangıçtı.
Saate bir baktık bir hayli zaman geçmişti. Aramızda yaşanan bu olayı daha tam kavrayamadan evlerine doğru yola koyulduk. Evlerine varana kadar hiç konuşmadık. Evlerinin önünde elimi tekrar tuttu ve
“Yarın görüşelim mi?” diye sordu. Ben de,
“Yarın çalışıyorum, hafta sonu görüşürüz. Haberleşelim!” dedim ve baldızı evlerine bıraktım.
Eve döndüğümde karım çoktan yatıp uyumuştu. Ben de geceden geriye kalan biralarımı içerken olan biteni kafamda yeniden canlandırıp, hafta sonu için plan yapmaya başladım.
Kiraya verilemeyecek kadar küçük, bir odalı, banyo tuvaleti olan bir dairem vardı. Arkadaşlarla hafta sonları okey falan oynamak, sohbet etmek için kullanıyordum. Bazen de yollu karı kız düştü mü oraya götürüyordum.
Sabah işe gittiğimde baldız mesaj atmalara başlamıştı. Dün gecenin heyecanından uyuyamadığını, bir an önce bana gelmek istediğini, benimle çok mutlu olduğunu yazıyordu.
İlerleyen mesajlarda amının ıslak olduğunu, hafta sonu ne yapacağımızı sordu. Ben de böyle bir evimin var olduğunu, hafta sonu oraya gidebileceğimizi söyledim. Baldızım,
“Hafta sonunu bekleyemeyeceğim enişte… Ben şimdi çıksam size gitsem, sen de gecenin ilerleyen saatlerinde beni yine eve bırakıyormuş gibi çıksan ve direkt oraya gitsek olur mu?” dedi. Durur muyum, hemen,
“Olur tabii ki!” dedim.
İş çıkışı kendimi markete attım. Kuvvet macunu adı altında ne varsa aldım, yedim. İki tane enerji içeceği aldım, içtim. Kondom aldım. Gece boyunca iki üç tane de bira içersem ful gecikir, boşalmam ve baldızı süzgece çeviririm diye diye eve vardım.
Karım baldızla birlikte akşam yemeği hazırlıyordu. Yedik, içtik, şakalaştık. Ben tabii üç tane birayı devirdim. Baldız,
“Enişte geç oldu, beni eve bırakır mısın?” dedi.
“Olur bırakayım. Hem ben de biraz hava almış olurum!” dedim. Karıma, “Sen beni bekleme yat, ben biraz dolanıp öyle geleceğim!” dedim.
Baldızla evden çıktık. Arabaya bir bindik ki, heyecandan ve sevinçten resmen uçuyorduk. Benim tek odalı evime varmamız uzun sürmedi.
Kapıyı açmamla dudaklarımızın birleşmesi, üstümüzü yırtarcasına çıkarmamız hepsi bir dakika sürmemiştir. Baldız,
“Sabahtan beri bu anı bekliyorum sevgilim, ne olur amıma koy, dünkü gibi titret beni!” diye inlemeye başladı.
Daha sadece götünü avuçladım ve bolca öpüştük, ne oluyor bu kadına dedim. Baktım olacak gibi değil, zaten baldız fıttırmış, bari tam fıttırsın diye düşünüp dudaklarından dudağımı çektim.
Yavaşça aşağıya memelerine doğru indim. Oradan göbek deliğine, oradan amına, ayak parmaklarına kadar yaladım. Baldız iki eliyle memelerini tutmuş sıkarken,
“Lütfen amıma koy artık!” deyip, inlemeleri ve kesik kesik konuşması beni azdırmaya başlamıştı. Bacaklarını ayırdım, amını dudaklarımın arasına aldım, öyle bir yaladım ki, baldız inleyerek orgazm olup ağzıma saldı amının sularını…
Birkaç dakika sonra kendine geldiğinde saçını topladı, amının sularını küloduyla sildi ve beni sırt üstü yatırıp üstüme çıktı. Sikimi eline alıp amına soktu. Ben geciktiricinin ve biraların etkisiyle neredeyse hiç bir şey hissetmiyorum diyebilirim. Üstte baldız hoplayıp zıplarken,
“Bu am bundan böyle senin. Piç kocamın koynuna bir daha bok girerim. Baktım çok mu azdı, elimle boşaltırım. Zaten ben eller ellemez boşalıyor. Bamya kadar siki var, bana diyor ki gebe kal. Piç, sende döl mü var ki gebe kalayım. Hadi enişte, beni evire çevire sikeceksin, çocuğu da sen vereceksin, dölle beni, hadi aşkım…” diyordu.
Dank diye benim çokgen jetonum düştü, (Yav ben kondom almıştım, bu kondomsuz sokuyor sikimi amına, başımıza bir şey açacak, kalk Fethi!) diye kendime akıl veriyorum. Birden toparlandım, baldızı sikimin üstünden indirdim. Baldız,
“Ne oldu?” dedi.
“Kondom takacağım, boşalacağımda kondoma boşalayım!” dedim. Baldızın yüzü biraz düştü, ama ses etmedi.
Kondomu sikime takıp baldızı ayağa kaldırdım, öpüşerek ters çevirdim. Tam domaltacağımda,
“Yaaa amım daha doymadı. Amımı doyurduktan sonra götümü sikersin, şimdi hemen göte geçme!” dedi.
Ben domaltıp amını sikmeyi planlıyorken göt de birden onaylanmış oldu. Baldız misyoner pozisyonunda uzandı,
“Hadi gel, amımı sik!” dedi. Bacak arasına yanaştım. Baldız elini sikime atıp sıvazladıktan sonra kendi eliyle amına yerleştirdi sikimi. Amı vıcık vıcık, bir o kadar da sıcak ve dar. Daha doğum yapmadığı için dardı. Sikmeye başladım.
Yirmi dakika kadar siktim. Zevkten ikimiz de dört köşeyiz. Şlap şlap sesler eşliğinde baldıza köklüyorum.
“Ay geliyorum, ayyy lütfen durma, ayyyy çok güzel!” diye inleyen baldızın sesleri beni boşaltmaya yetti. Baldızla birlikte boşaldık.
İçim dışıma çıkmıştı resmen. Baldızım da iki defa üst üste orgazm olduğu için kendini fazla kasmış olacak ki karnına kramp girdi. Üstünden inip yatağa attım kendimi. O da ne? Sikimde kondom yok! Etrafa bakındım, kondom yerde, halının üstünde. Bu nasıl olur diye düşündüm, ama cevap bulamadım.
Biraz kendime gelince kalktım, duş almaya banyoya girdim. Duş alıp yatağa tekrar döndüğümde şaşırdım. Baldızın amından hafif hafif kan süzülüyordu. Birkaç dakika sonra kanaması bitti.
Ne oluyor, neden kanadı anlamadım. Ya adet zamanı geldi ondan acilen buluşmak istedi. Ya bacanak daha baldızın kızlığını bozamadı, o da bana nasip oldu.
“Bu günlük bu kadar yeter, toparlan da çıkalım!” dedim.
Baldız toparlanıp hazırlandı, evlerine bıraktıktan sonra ben de yatmaya eve geçtim. Uyku tutmadı, kafama kondom takılmıştı.
Kondom taktığımı çok iyi hatırlıyorum. Ama ben boşaldığımda kondom takılı mıydı? Yoksa baldız sikimi sıvazlayıp amına yerleştirdiği sırada mı kondomu çıkarmıştı?
Fıttırık Baldız, resim №2
Sabah ilk iş baldıza mesaj attım, “Ne yapıyorsun? Nasılsın? Önemli bir konu var, görüşmemiz lazım!” diye. Baldız hemen aradı. Sesinden belliydi tedirgin olduğu. Akşam görüşmeye karar verdik.
Saat 18:00’de mesai bitiminde önce eve gittim. Sonra biraz içecek almak için ve amirin bana verdiği görevleri bitirmek için dışarı çıkmam gerektiği konusunda karımı kandırmam pek zor olmadı. Arabaya atladım baldızın evine doğru sürdüm.
Baldızıma mahallesinde olduğumu, köşe başında beklediğimi söyledim. Baldız biraz beklememi, kocasının işten geldiğini, duş aldığını, birazdan kahveye gideceğini söyledi.
Sokağın başında bir hayli bekledim. Yaklaşık bir saat sonra telefonum çaldı. Baldıza fırça attım,
“Niye bu kadar bekletiyorsun beni?” diye.
Kocası duştan çıktıktan sonra baldıza yürümüş, öpüşüp yiyişmişler. Baldız da eliyle ve ağzıyla elinden geleni yapıp boşaltmış kocasını. Sonra da kocasından bize gitmek için izin istemiş.
Uzun lafın kısası, bir saatten sonra baldız yanıma geldi. Direkt benim tek odalı eve geçtik. Üstünü başını yırtarcasına çıkartan büyük götlü ve memeli baldızımı zor durdurdum.
“Biraz konuşalım, ondan sonra yapacağımızı yaparız!” dedim. Baldız,
“Ne konuşacağız?”
“Dün ben kondom taktım. O enerji ve istekle ne yaptığımı bilmiyordum, heyecan üst seviyedeydi. Alkol, enerji, geciktirici, kuvvet macunu hepsi bir arada ne bok yediğimi inan ki bilmiyorum. Tek bildiğim sikişirken kondom taktığım, ama benim kondom bir vakit sonra yerdeydi. Anlayamadım, nasıl oldu?”
Baldız cevap vermeden elini sikime attı. Pantolon üstünden okşamaya başladı, tabii sikim anında kazık gibi oldu. Kemerimi çözüp pantolonumu donumla birlikte indirdi. Sonra kendi üstünde kalan külot ve sütyenini çıkarttı.
Önüme çömelip sikimi dudaklarının arasına alıp öyle bir vakumladı ki, en usta orospular bunu yapamaz. Tabii ben baldızın bunları soruma cevap vermemek için yaptığının farkındaydım. Güzelce bir sakso çektikten sonra döllerimi yutar yutmaz kalktı. Ağzını silip anlatmaya başladı.
“Biliyor musun benim kocamda bu döller beyaz değil, şeffaf olarak geliyor. Bazen elimle boşalttığımda neredeyse su gibi geliyor dölleri. Tadını hep merak etmişimdir, sayende onu da tattım. Gelelim senin sorduğun soruya… Ben dün gece seninle bu ilişkiye başlamadan önce içimi döktüğümde anlattım. Kocam (Nasıl olursa olsun, yeter ki bir çocuğumuz olsun, bana bebek ver!) dedi. Kavgalarımızdan, hatta beni dövmelerinden ve sövmelerinden bıktım. En iyi yolu hamile kalmam ve bu piç kocamdan bir an önce kurtulmam!” dedi.
Baldız bilerek ve isteyerek benim dalgınlığımda kondomu çekip çıkarmış. Ben şoka girdim. Baldız, bacanak, çocuk, akrabalar, kafam çok karıştı. Baldızın ağzına boşalmış olmanın da verdiği rahatlamayla,
“Bana biraz zaman ver, ben bunları biraz düşüneyim!” dedim. Toparlanıp çıktık. Baldızı eve bıraktım. Birkaç bira alıp eve geçtim. İçeriye girince karım manalı manalı,
“Eniştem aradı, ablamın telefonuna ulaşamadığını, ablamın bize geleceğini söyledi. Ablam seninle miydi?” diye sordu.
Ya ne ara ilişki başladı? Ne ara bu problemler çıktı? Nasıl kıskanç olmaya başladınız? Ben anlamıyorum. Eskiden baldız kucağımda yatsa, ne kocası, ne karım, hiç bir şey demezdi. Birden bu şüphelenmeler nereden çıktı anlayamıyordum!
Karıma baldızı görmediğimi, işimi gücümü halledip eve geldiğimi, ne ima ettiğini tatlı sert dille uyararak günü kurtardım. Sonra tuvalete gidip baldıza mesaj atarak, olayları anlattım, soran olursa aynı dille cevap vermesini söyledim. Sifonu çekip çıktım.
O akşam düşündüm, ben ne yapıyorum diye. İşin iyice bokunun çıkacağını anlayıp, baldızın telefonunu her yerden engelledim. Yaptığımın yanlış olduğunu, bir gün bunların karşıma illa ki çıkacağını, durmam gerektiğini kendi kendime anlatıp durdum.
Bir buçuk ay kadar da bu kendimi kandırmam devam etti. Cuma günü son mesai çıkışı, huzurlu ve mutlu bir şekilde eve gittim. Karım neşeyle müjdeyi verdi, baldız hamileymiş!
Bunu duyunca sırtımdan ve götümden soğuk terler akmaya başladı. İçimden, (Fethi efendi yarrağı yedin haberin olsun!) dedim. Yıllardır hamile kalamayan baldızım nasıl olduysa ceketimi üstüne atmamla hamile kalması bir olmuştu!
Tuvalete gidip hemen telefonuma sarıldım. Baldızdan onlarca mesaj vardı.
Arıyorum sana ulaşamıyorum.
Engele mi aldın beni?
Lütfen engelden çıkart.
Adetim geçiyor, galiba bir mucize oldu.
Test aldım, iki çizgi, galiba hamileyim.
Kan testi yaptım, evet hamileyim.
Konuşmamız lazım.
Vesaire, vesaire, 107 tane mesaj. Hemen engeli kaldırdım ve mesaj attım. Müsait olduğumu, ne zaman isterse görüşebileceğimizi söyledim. Çok geçmeden aradı,
“Senin o tek odalı evin yakınlarındayım, gel orada görüşürüz!” dedi.
“Tamam!” dedim. Ama gitmeden önce doktor arkadaşı aradım. Doktor arkadaş ta düşük yaptıran bir ilacın olduğundan bahsedip,
“Al kullansın. Büyük ihtimalle düşer!” dedi. Tek odalı eve gittim, baldızı bekledim. Niyetim önce sevişmek, sonra durumu anlatıp onay almaktı.
Bir süre sonra baldız geldi. Askerden yeni gelmişim gibi, ya da hiç am görmemişim gibi doyasıya seviştik. Hiç konuşmadan, yapay inlemeler olmadan…
Soyunduk, memelerini vakumladım. Meme uçlarını emerek bilye kadar dışarı çıkarttım. Amının deliğine dilimin yarısını sokup çıkarttım. Göt deliğini yalayıp yuttum. Artık hazırdık.
Sikimi ağzına verip ıslattıktan sonra amının derinliğine gömdüm sikimi… Her kökleyişimde, benim fıttırık baldız,
“Bunca zamandır beni bu yarraktan mahrum bıraktın, bak ne oldu? Yine bu amıma döndün. Bu amın tadını bir kere alan bir daha bırakamaz! Geçir aslanım, koy amıma, doyasıya sik beni. Belli ki çok özlemişsin amımı. Senden sonra benim herifle durmadan sikiştik, hep seni düşündüm, çok parmakladım kendimi, bu amı dölsüz bıraktın ya, alacağın olsun…” gibi şeyler söylüyor, süper azdırıcı konuşuyordu.
Çok azdım ve boşalmak üzereydim. Fakat amına değil de götüne boşalmak istiyordum. Çektim sikimi amından,
“Dön arkanı baldız, artık götünü denemenin zamanı geldi! Hem gebe de kaldın, amına boşalmasam da olur. Götüne koyup amınla oynayacağım, öyle orgazm olursun!” dedim.
Baldız arkasını dönünce, bebe yağı spreyini göt deliğine fazlasıyla sıktım. Bir yandan da kendi kendime (Sabah ne konuşmalar hazırladım, şimdi yaptığım şeye, düştüğüm hallere bak. Seks sen çok karmaşık bir duygusun!) diyordum.
Baldız sol kolumun üstünde, götü bana dönük uzandı. Öyle güzel yerleştirdim ki sikimi götüne, hart diye girdi. Sağ elimle amıyla oynayıp arada götünde git gel yapıyordum.
O nasıl bir haz, nasıl duygudur, bunca yıllık tecrübeme rağmen ben anlayamadım, çok tatlıydı. Götünde git gel yaptıkça amını parmaklıyor, fırsat buldukça elimi amından çekip götünü tokatlıyordum. Zevkten resmen kendimizden geçtik. Dakikalar sonra ter su içinde, nefes nefese kalıp resmen götümüzden soluyarak boşaldık.
Biraz dinlendikten sonra duş alıp yan yana oturduk. Birer sigara yakıp konuşmaya başladık. Baldız,
“Bak Fethi, ne olursa olsun çocuğu doğuracağım. Bunca yıldan sonra bu bir mucize. İstersen bir daha arayıp sorma, görüşmeyelim, ama bana çocuğu aldıralım falan deme!” dedi.
Daha ben konuyu açamadan, baldız üç cümlede konuyu bitirmiş ve son noktayı koymuştu. Baldız devam etti,
“Google’dan araştırdım, anne karnında çocuğun sağlıklı gelişmesi için, hamileliğin son dönemine kadar anne adayının erkek spermindeki proteinlere ihtiyacı varmış. Bu sebeple senden tek isteğim, en azından haftada bir gel, amıma boşal git!” dedi.
Fıttırık baldızın söylediğine gülsem mi, ağlasam mı bilemedim.
Google’dan araştırmış! Bu Google insan olsaydı, kesin kadın olurdu.
Her boka bir cevabı vardı, ama doğru, ama yanlış 🙂
Bir yanıt yazın