Kuşu ÖttürdümGoogle Icon

O zamanlar daha 18 yaşlarındaydım. Akranlarım iri yarı kıllı mıllı iken ben ufak tefek, tüysüz, bembeyaz tenli bir çocuktum. Seksle ilgim yoktu. Ara sıra pipimin sertleşmesine şaşırıyordum.

Bir gün annem deli gibi hazırlık yapıyordu, İznik’ten yatılı misafir gelecekmiş. Gelecek olan ailenin babaları hastaymış ve Ankara’da ameliyat olacakmış. Akrabamız oluyorlar, ama ben hiç birini tanımıyordum. Bizimkiler,

“Pislik Ali de geliyormuş!” diye konuşurken ilk defa adını orada duydum. Pislik lafını duyunca üstü başı pis biri diye düşünmüştüm.

Akşama doğru misafirler geldi. Pislik Ali dedikleri kişiyi çaktırmadan inceledim, ama pis görünmüyordu. Aksine düzgün görünümlü biriydi, 25 yaşında, yakışıklı, çok da temiz giyinen bir erkek… Pislik Ali demeleri anlamsız geliyordu bana.

Ertesi sabah hep beraber hastaneye gittiler. Babalarını hastaneye yatırmışlar, anneleri de refakatçı kalmış. Ali abi ile benim ailem geri döndü. Ertesi gün sonra annemler hasta ziyaretine giderken,

“Ali abinle sen evde kal!” dediler. Ali abi ile ikimiz evde yalnız kaldık. Sohbet ettik. Komik fıkralar anlatıyor, şakalar yapıyor, bazen de bana sarılıyordu.

“Sana neden pislik Ali diyorlar?” diye sordum merakla… Ama hemen pişman oldum. Adamın yüzüne karşı sorulacak soru muydu bu? Hiç büyümeyecek miydim ben? Ama aldırmadı Ali abi, kahkahayı patlattı.

“Bak sen, öyle mi diyorlar?” dedi. “Ben kadınları çok severim. Ama bağlanamıyorum bir türlü, daldan dala atlıyorum. Biraz namım yürüdü kadın konusunda, ondandır.”

Yine itişip şakalaşırken beni kucağına oturttu. Nefes alıp verişleri değişti, garip garip hareketler yapıyordu. Belime sarılıyor, popomu okşuyor, sıcak nefesi boynumda yanaklarımda dolaşıyordu. Bense kahkahalar atarak kurtulmaya çalışıyordum. Derken altımda bir sertlik hissettim.

Her ne kadar seks konusunda bir şey bilmesem de, popoma batıp duran sertliğin pek iyi bir şey olmadığını anlamıştım. Ben kıpırdadıkça altımdaki kabarıklığın iyice büyüdüğünü, sertliğin arttığını duyumsuyordum.

Zaten kız çocuğu gibi pembecik tüysüz yanaklarım kızarmıştı. Tamam, yaşım küçüktü ama kucağında oturtup seveceği kadar da küçük değildim. Bir an donup kaldım. Onun hareketleri değiştiği gibi ben de bir garip olmuştum. Utanıp kucağından inmek istedim. Belimden tutup inmeme izin vermedi ve

“Senin kuş ne yapıyor?” diyerek elini önüme attı, yoklamaya başladı. Garipti ama benim de çüküm sertleşmeye başlamıştı biraz biraz… Elini tutup engel olmaya çalıştım,

“Yapma Ali abi!” dedim heyecanla, çok utanıyordum.

“Dur biraz, bakayım, senin kuş ötüyor mu?” dedi. O zamanlar çok saftım, seks konularına uzaktım ve daha hayatımda 31 çekmemiştim. Ne demek istediğini gerçekten anlamamıştım,

“Ne ötmesi abi? Orda kuş ne arar, ne kuşu, nasıl ötüyor ki?” dedim.

“Kimseye söylemezsen gösteririm!” dedi. Gerçekten merak etmiştim kuş olayını,

“Olur!” dedim. Bana yemin ettirdi, sonra elimden tuttu banyoya götürdü beni.

“Şimdi beni izle, bak gör benim kuş nasıl ötüyor!” dedi. Pantolonunu ve baksır külodunu indirdi.

İlk defa kendimden başkasının sikini görüyordum. Hem de nasıl bir sik… Ali abinin çok büyük ve kalın bir erkekliği vardı. Karşımda eliyle sikini ileri geri sıvazlıyordu.

Aynanın önündeki etajerden saç kremi aldı avucuna, tekrar sıvazlamaya devam etti. Parmaklarının arasında bir görünüp bir kaybolan aletin yumruk gibi mor başı, etrafını saran kan damarları kabarmış gövdesiyle adeta bir canavar gibi göründü gözüme… Banyonun ışığında kremin de etkisiyle pırıl pırıl parlıyordu.

“Bak birazdan ötecek, ucuna bak!” deyip elinin hareketlerini hızlandırdı. Derken klozete doğru boşalmaya başladı. Sikinin ucundaki delikten koyu koyu kremamsı sıvılar adeta fışkırıyordu. Bütün kasları gerilmişti, sanki acı çeker gibi inliyordu. Boşalması bitince,

“Aynen böyle ötüyor işte… Bunun adı 31 çekmek… Sen de çekersen seninki de böyle öter!” dedi. Sikini yıkayıp boxerini ve pantolonunu çekti, banyodan çıktık.

“Ben odama gidiyorum. İyi geceler abi…” dedim, son derece utanmıştım, yüzüm kıpkırmızıydı… Gülümseyerek gidişimi izlerken eli hala kabarık duran önündeki sertliği okşuyordu.

O gece sabaha kadar Ali abinin kalın, damarlı, sert sikini ve boşalmasını düşündüm. Mor başının parlaklığı, gövdesinin kan dolmuş damarları, delikten püsküren beyaz spermler… Boşalırken kasılan yüzü, inlemeleri… Beni müthiş etkilemişti bu olay, adeta büyülenmiştim.

Ertesi gün annemler yine hastaneye gideceklerdi. Ali abiyi götürmediler, hasta yanına çok kişi almıyorlarmış. Yine Ali abi ile evde kaldık. Yine benimle şakalaşıp oynaştı, ben istemesem de erkek gücüyle tutup zorla kucağına falan oturttu.

Siki yine sertleşip kalkınca bu kez ben oynatmaya başladım kalçalarımı… Dün banyoda ellerinin arasında taş gibi sertleştiğini gördüğüm erkekliği altımda batıp duruyordu. Boynumda dolaşan sıcak nefesi ve o canavarın altımda olduğunu bilmek içimde garip duygular uyandırıyordu.

“Cenk, yine öttürelim mi benim kuşu?” dedi. Yalan yok, boşaldığını tekrar görmek istiyordum.

“Olur!” dedim. Banyoya gittik yine. Ali abi sikini dışarı çıkardı ve

“Cenk bana yardım et, beraber öttürelim. Bu meret her seferinde ötmüyor, yardım etmen lazım!” dedi.

“Nasıl olacak?” dedim merakla…

“Elinle tut, ileri geri yapacaksın! İyice öğrenmen lazım ki, ben gittikten sonra sen de kendi kuşunu öttürebilesin.”

Elime aldım, ama kavrayamıyordum, çok kalındı. İleri geri yapmaya başladım. Ali abi gözlerini kapatmış, yaptığım şeyden keyif alıyordu. Biraz sonra,

“Cenk, olmuyor, ötmeyecek bu!” dedi. Hayal kırıklığına uğramıştım,

“Neden?” dedim.

“Ötmesini görmek istiyor musun?”

“Evet! İstiyorum.”

“O zaman ağzına alman lazım!” dedi ve omuzlarımdan bastırıp yere çömeltti beni…

“Yapma abi, işediğin şeyi ağzıma alamam” falan diyecek oldum, kalkmama engel oldu. Lavabonun önündeydik zaten… Bir eliyle omuzuma bastırırken yan döndü, musluğu açıp sikini yıkadı lavaboda, havluya kurulayıp bana çevirdi namlunun ucunu… Canavar tek gözüyle hemen burnumun ucunda bana bakıyordu. Sikini dudaklarıma dayayıp,

“Bak, tertemiz oldu. Mis gibi sabun kokuyor. Hadi al ağzına da ötsün!” dedi. Sikinin başını yavaşça ağzıma aldım.

“Cenk öyle olmaz, şeker emer gibi emmen lazım!” dedi. Sikinin başını emmeye başladım. O da saçlarımı okşayarak sürekli komutlar veriyordu,

“Arada çıkar, dilinle yala… Ohh… Evet… Böyle… Şapkanın kenarlarını yala… Aşağılara in biraz yalaya yalaya… Ohhh… Alttaki torbaları da yala şimdi… Çok iyisin Cenk… Hadi şimdi tekrar ağzına al… Şimdi em… Evet…”

Birden garip sesler çıkararak sikini ağzımdan çekti ve klozete doğru boşaldı. Boşalması bitince,

“Bak ne güzel öttü, senin sayende!” dedi.

Ali abiler bizde bir iki hafta kadar kaldılar. Bu sürede evde ne zaman yalnız kalsak bana sikini emdirdi. Sonradan yaptığım şeyin sakso çekmek olduğunu öğrendim. Babaları hastaneden çıkınca geri döndüler…

Ali abiyle yaşadıklarımdan sonra sekse aşırı ilgi duymaya başlamıştım. Aradan bir sene geçti. Ben de Ali abiden gördüğüm şekilde 31 çekiyordum. Hatta kız arkadaşım da olmuştu ve kız arkadaşımla her fırsat bulduğumuzda seks bile yapıyordum.

Benden önce sevgilisi olmuş kızın, rahatça sikişebiliyordu benimle… Ama Ali abinin kalın sikini gördükten sonra benimki epey küçük geliyordu gözüme… Bir gün annemlerin yatak odasında kızla sevişirken cesaretimi toplayıp sordum,

“Seni tatmin edebiliyor muyum? Sikim sana küçük gelmiyor değil mi?” Bacaklarının arasına girmiş, gidip geliyordum bunu sorarken… Boynuma sarıldı,

“Önemli olan işlevi canım…” dedi.

“Öbürü nasıldı? Benden önceki yani… Seni ilk siken…”

“Onun siki seninkinden büyüktü ama ayı gibi kıllı maçonun tekiydi. Her seviştiğimizde canımı yakıyordu. Senin kibar kibar sevişmelerin hoşuma gidiyor. Tamam sikin küçük ama, boşaltıyorsun işte beni… Hadi, bırak konuşmayı, devam et, sik beni…”

Devam ediyor, sikiyordum, ama sevgilimle sevişirken Ali abinin siki ve onun ağzımın içinde kalın kalın gidip gelmesi, boşalana kadar sakso çekmelerim bir türlü aklımdan çıkmıyordu. Sanki sikini emmeyi özlüyordum.

Annemler İznik’e gideceklerdi,

“Sen de gel!” diye ısrar ettiler. Bense Ali abiyi görünce utanacağımı bildiğim için gitmek istemiyordum. Ama içimden bir ses git diyordu. Sabah erkenden yola çıktık. Yolda giderken devamlı aklımda Ali abi vardı, ona sakso çekişim aklıma geliyordu.

Karmakarışık duygular içerisinde İznik’e vardık. Bizi kapıda karşıladılar. Ali abi yoktu, anne babası vardı. Geçtik yemek falan yedik. Çay içerken Ali abi karısıyla birlikte geldi. Çay içerken Ali abi devamlı beni süzüyordu. Gece geç saatte Ali abiler izin istedi. Giderken bana,

“Yarın yanıma dükkana gel, sohbet ederiz!” dedi. Çarşıda dükkanı varmış, adresini verdi. Sabah kahvaltıdan sonra Ali abi kapının önüne geldi,

“Cenk, hadi gel, dükkana geçelim!” dedi. Dükkana gittik. Akşama kadar müşteriler, gelen giden oldu, yalnız kalamadık. Dükkanı kapatma vakti gelince Ali abi,

“Cenk, ne yapalım, bu gece takılalım mı?” dedi. Ben de,

“Olur!” dedim.

Evde hep birlikte yediğimiz akşam yemeğinden sonra Ali abi ile çıktık. İznik gölün etrafına falan gittik, orada biraz gezdik dolaştık. Saat akşam 9 falandı,

“Cenk istersen benim dükkana geçelim, birer bira içeriz!” dedi.

“Olur!” dedim. Giderken büfeye uğradık bira aldık.

Dükkana girdik, arka taraftaki depoya geçtik. Deponun bir bölümünde bir masa, bir kanepe, bir koltuk, eski bir TV, bir bölümünde de karton koliler ve lavabo vardı.

Oturup içmeye başladık. İkimiz yalnız kalabilmiştik sonunda… İçimde bir garip heyecan… Ona çaktırmamaya çalışıyordum. Havadan sudan konuşurken Ali abi,

“Senin kuş ötmeyi öğrendi mi?” dedi.

“Öğrendi abi!” dedim utangaç gülümseyerek…

“Hatırlıyor musun, öttürmeyi sana ben öğretmiştim?”

“Evet abi hatırlıyorum!” dedim, ama kıpkırmızı olmuştum.

Bu sohbeti yaparken Ali abinin siki kalkmıştı, pantolonundan belli oluyordu, gözlerim oraya kayıyordu. Ali abi de bunu fark etmiş olacak ki, bazen pantolon üstünden eliyle düzeltiyor, bana bakıyordu.

İçmeye devam ediyorduk. Bu arada Ali abi sürekli sikiyle oynuyordu ve bence bunu bilerek yapıyordu.

“Cenk, duyduğuma göre kız arkadaşın varmış?” dedi.

“Evet abi!” dedim ve kız arkadaşımı anlattım.

“İlişkiye giriyor musun?” diye sordu. Utanarak,

“Evet abi!” dedim.

“Hiç anal yaptın mı? Anal seks ne demek biliyorsundur.” dedi. Yine utanarak,

“Biliyorum ama yok abi, normal yapıyoruz!” diyerek biraz sevgilimle fırsat buldukça yaptığımız sevişmelerimizden ayrıntı verdim. Ali abi birden,

“Cenk, sen sikişmelerinizi anlatınca felaket azdım. Benim kuşu bir öttüreyim! İzlemek ister misin?” dedi. Gerçekten görmek istiyordum, ama utandığımdan,

“Yok abi!” dedim.

“Lan oğlum zaten gördün, bir daha görsen ne olacak?” deyip ayağa kalktı, pantolonunu çıkardı. Siki boxerini yırtacakmış gibi duruyordu.

Sikini dışarı çıkardığında gerçekten patlamak üzereydi, iyice şişmiş, damarları çıkmıştı. Ben öyle ilgiyle bakarken sıvazlamaya başladı. Az sonra,

“Bu yine ötmeyecek Cenk, hadi yardım et, al eline!” dedi. Aslında can atıyordum, ama,

“Yok, yapmam!” dedim. “Artık benim sevgilim var abi… Baya sevişiyoruz. Şimdi senin sikini ellemek… Ne bileyim…”

“Lan ne olacak? Sanki daha önce hiç almadın, hadi al şunu eline!” dedi. “Merak etme, sevgilini sikmeye devam edersin. Biseks erkek diye bir şey duymadın mı sen? Hem benimle sevişirsin zevk alırsın, hem sevgilinle…”

Ben de naz yapar gibi, istemiyormuş gibi elime aldım. Ali abi ayakta, ben oturuyordum ve resmen ona 31 çektiriyordum. Kafamda deli sorular dolanıyordu. Biseks erkek olmak mı? Ali abiyle sevişmek mi?

Yatakta ikimizin beraber çırılçıplak sevişmesini canlandırmaya çalıştım hayalimde… Elimde okşayıp durduğum koca sikiyle giriyor bana, zevk veriyor… Kaslı kollarının arasında bembeyaz tüysüz parlak minyon vücudumla bir kadın gibi zevkten kıvranıyorum. Ali abi her yerimi öpüp okşuyor benim kızı öptüğüm gibi… O klozete boşalttığı döllerini benim içime bırakıyor kasıla kasıla, akıtıyor hepsini… Off… Birden hayallerim Ali abinin sesiyle kesildi,

“Off… Parmakların sıcacık Cenk… Çok zevk alıyorum. Hadi eskisi gibi ağzına al!” dedi.

Cidden çok istiyordum, ama ağzıma alırsam geri dönüşü yoktu, bunu da iyi biliyordum. İki elimle tuttuğum harika sikine bakıyordum sıvazlamaya devam ederken… Çok güzeldi yaa… Zevk tanrısı gibi tapınmak istiyordum adamın sikine… Öyle hoşuma gidiyordu.

Kız arkadaşım benim sikime bu kadar hayranlıkla bakmıyordu, ilgilenmiyordu, iyi biliyordum bunu… Sonunda kararsızlığıma son verdim. Dudaklarımı araladım. Biraz çekingen, bir iki öpücük kondurdum mor başına…

Sonra da ağzımı açtım alabildiğim kadar… Gövdesini iki elimle tutarken sikinin başını ağzıma aldım, ağzımla ileri geri yapıyordum. Sikinin kokusu ve tadı hatırladığımdan çok daha güzeldi. Burnumdan derin bir nefes alarak o harika erkek kokusunu ciğerlerime çektim. Ali abi gözlerini kapatmış, hırıltılar çıkarıyor,

“Cenk… Offf… Yala yavrum… Yarrağımı yala… Em… Ohhh… Beni ağzınla boşalt!” diyor, resmen ağzımı sikiyordu.

İki eliyle uzun saçlarımı tutup kavramış, başımı ileri geri yaptırıyordu. Piç herif canımı yaktığının bile farkında değildi. Tam bir erkek gibi erkekti. Ben de daha iştahlı emmeye başladım. Derken,

“Geliyorum!” dedi. Ben geri çekilmeye çalıştım, ama kafamı sikine bastırdı ve ağzıma patladı. Yarısını yuttum, yarısını tükürdüm, midem bulandı, ama hoşuma gitmişti. Ali abi,

“Cenk, yengen de ağzına alıyor, ama senin kadar güzel yapamıyor! Nasıl, güzel öttü mü kuş?” dedi.

“Evet abi, güzel öttü!” dedim. Biraz dinlendi, çıplak şekilde karşımda oturuyordu. Biramı yudumlarken ağzımdaki sperm tadı kaybolmamıştı hala… Birasını bitirince sikini tutarak,

“Cenk, bu yine ötmek istiyor… dedi. Güldüm,

“Senin kuş da çok geveze abi…” dedim.

“Hadi canım, uzatma da gel yanıma… O köfte dudaklarını aç, şimdiden ıslak dilini özledi benimki…” dedi.

Seve seve gittim yanına… Önünde diz çöküp sikini okşadım biraz… Az önce boşalmıştı ama yarı sert haliyle bile güzeldi. Öptüm, öptüm… Taşaklarını okşarken sikini ağzıma aldım, emmeye başladım.

Yine sertleşti, az önceki canavar haline geri döndü yarağı… İnlemeye başlamıştı zevkten… Sikini ağzımdan, dilimden kurtarıp ayağa kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı.

Off… Tanrım… Sanki bir kadınmışım gibi öpüyordu beni ve ben bundan müthiş zevk alıyordum. Vantuz gibi emiyordu benim etli dudaklarımı… Arada diliyle yalıyor, kendimden geçiriyordu. Ben de karşılık verdim. İçimde uyandırdığı şehvet duygusuyla boynuna sarıldım. Diller dudaklar birbirine karıştı.

Beni deli gibi öpüyor, okşuyor, şortumun üstünden götümü avuçluyordu. Beli lastikli şort vardı altımda… Öpüşmeye devam ederken erkeğin ellerinin şortun belinden içeriye kaydığını, külodumun içine girdiğini hissettim, ateş gibi sıcaktı parmakları, tenimi yakıyordu.

Kalçalarımdan sımsıkı kavramış, kendine bastırıyor, taş gibi olmuş sikini kasıklarıma batırıyordu. Bir ara kulağıma,

“Bu gece benim ol Cenk… Karım ol… Seni sikmek istiyorum!” dedi. Bense zevkten dört köşe olmuştum ve cevap dahi vermiyordum. Öpüşmeye devam ettik. Bir elini çıkarıp orta parmağını ağzıma soktu bir ara…

“Yala parmağımı! Sikimi emdiğin gibi em…” diye emretti. İstediğini yaptım.

Parmağı sırılsıklam olunca çıkardı, dudaklarıma yumulurken ıslak parmağını şortumun içinde, deliğimde hissettim az sonra… Kaygan parmağıyla götümün deliğine baskı yapıyor, okşuyordu sürekli…

Öpmeyi bırakıp ıslak dudaklarını boynumda dolaştırdı. Zevkle ürperdim. Vücudumu kendine çekmiş kasıklarına bastırıyor, bir eli kalçamı mıncıklarken bir elinin parmakları deliğimi okşuyor, dudakları yanaklarımda, boyunlarımda dolaşıyor. Zevkten ölüyordum. Boynumda dolaşan ateşten dudaklar kulağıma yöneldi, kulak mememi emdi,

“Ohhh… Abii…” diye inledim elimde olmadan… İçimde volkanlar kaynıyordu.

“Çok zevk alıyorsun değil mi Cenk?” diye fısıldadı kulağıma… Dizlerim titriyordu,

“Evet… Hem de çok…” diyebildim.

“Korkacak bir şey yok bebeğim… Kendini bana bırak… Dedim ya, biseks erkeksin sen…”

“Ohhh… Sen… Sen alıştırdın beni…” diye inledim.

“Fena mı oldu aşkım? Bak nasıl zevk alıyorsun. Seni sikmek istiyorum Cenk! Götünün sahibi olmamı ister misin?” dedi.

Aşkım diyordu bana… Sanki sevgilisiymişim gibi… Onun kadınıymışım gibi… Artık dayanamıyordum, zevkten kudurmuştum,

“Sen… Sen nasıl istersen… Ne yapmak istiyorsan yap. İstiyorum aşkım, seni istiyorum!” dedim. Dilini ağzıma kadar sokuyor, dilimi okşuyor, çıkarıp boynumu her yerimi yalıyordu.

“Hadi soyun canım, seni karım yapayım! Kadın olmak ne kadar zevkliymiş öğren…” dedi. Saniyeler içerisinde ikimiz de çırılçıplak kaldık ve ayakta sevişmeye başladık.

Beni önüne aldı ve önce diz çöktürüp sikini yalattı. Boğazıma kadar sokuyordu aletini, zorlaya zorlaya… Ben nefessiz kalıp çırpınmaya başlayınca tükürükler saçarak çıkartıyor, tekrar sokuyordu.

Sonunda bıraktı, sikini çıkardı ağzımdan… Sikinin başıyla dudaklarımın arasında ince iplikçikler oluştu. Dudaklarım çenem sırılsıklamdı. Sonra kaldırıp çevirdi, arkamdan sarıldı. Islak ve kaygan sikinin götümün arasındaki sıcaklığı beni mest etmişti.

Saçlarımdan tutup kendine çeviriyor, dudaklarımı kemiriyor, ardından boyunlarımı yalarken sikiyle kalçalarımın arasında git gel yapıyordu. Resmen ıslak sikiyle götümün deliğine masaj yapıyordu.

“Karım olmaya hazır mısın Cenk?” dedi.

“Hazırım abi!” dedim. “Bittim ben… Karın yap beni, ne istersen yap bana… Sik beni…!” Beni önüne domalttı,

“Sende ne göt varmış be Cenk, yengenin götünden daha güzel!” deyip götümün yanaklarını yoğurmaya başladı.

“Bir erkekte bir tane tüy olmaz mı ulan? Kaymak gibisin yemin ederim… Her yerin ışıl ışıl parlak… Oh, yuvarlacık, toparlacık… Harika götün var bebeğim…” derken eğilmiş, öpücüklere boğuyordu kalçalarımı… Bacaklarımı, her yerimi okşuyor, hazdan ürpertiyordu beni… Arada dayanamayıp minik ısırıklar atınca çığlığı kopardım,

“Ahh… Yapmaa… Canım yandı…” diye sızlandım tıpkı kız arkadaşım gibi incecik cilveli bir sesle, ama yine de hoşuma gidiyordu, zevk alıyordum.

“Karım yapayım mı seni? Söyle bana…” diye diye minik deliğimi yalamaya, götümü parmaklamaya başladığında zevkten kudurdum, resmen yalvardım,

“Hadi sik beni… Karın yap beni Ali abi!” diye. Beni parmaklarıyla sikiyordu. Arada ıslak diliyle deliğimi okşamaları bitiriyordu… Artık dizlerimde derman kalmamıştı, titriyordum.

“Hadi gir içime, erkeğim, kocam ol, sik götümü!” diye yalvarmaya başladım.

Sonunda lavabodan krem aldı, götüme ve sikine sürdü güzelce… Sikinin başını göt deliğime yasladı. Başı girince canım çok yandı ve çığlık attım.

“Cenk gevşe, rahat bırak kendini… Kızlığını aldım sayılır, sabret biraz… İnan çok zevk alacaksın! Hazır mısın karım olmaya, sikeyim mi götünü?” dedi.

“Sik abi! Ne olur sorma artık… Sik…” dememle bir kökledi. Aman Tanrım, nefesim kesildi,

“Ali abi dur kımıldama!” diye bağırdım. Büzüğüm içine giren kalın yarağın verdiği gerginlikle yırtılacak gibiydi. Sancı saplandı bir anda, soluksuz kaldım.

Öyle biraz bekledi. Götümün deliğindeki sancı geçmeye başlamıştı sanki… Sonra sikmeye başladı. Zevkle beraber acı da vardı. Müthiş bir karışım, insanı zevkten öldürür… Yaklaşık on dakika kadar sikti ve içime patladı, bana kenetlenip kaldı.

Biraz soluklanınca sertliğinden hiç bir şey kaybetmemiş sikini ileri geri yaptı içimde… Hazla içimi çektim. Kız arkadaşıma boşaldığım anda solucan gibi küçülüyor, hatta içine kaçıyordu benim sikim, hiç böyle değildim. Kulak mememi diliyle okşarken sordu,

“Seni kim sikti Cenk?” dedi.

“Kocam!” dedim. Elimi arkama atıp sürekli kasılıp gevşeyen kalçalarını, kıllı bacak kaslarını okşadım sevgiyle, mutlulukla… Hiç yorulmak bilmeyen bir seks makinesinin kollarındaydım.

O gece, o dükkan arkası depoda, bir posta daha sikti beni… Koltuğa oturup beni de kucağına oturttu. Öpüşüp koklaşıyor, boynuna sarılıyor, omuzlarına tutunarak sikinin üstünde oturup kalkıyordum yavaş yavaş… İçimde kalın kalın yarağının varlığını, başının kalınlığını, deliğimde sürtünerek ilerlediğini hissetmek harikaydı.

Artık büzüğüm alışmış, biraz daha rahat almaya başlamıştım. Yine kalındı, yine geriliyordum sikinin başı girerken, içimde gidip gelirken… Ama çok güzeldi sikilmek… Öyle çok zevk aldım ki pipime elini bile sürmeden Ali abinin karın kaslarına boşaldım inleyerek, bir kaç damla sperm aşağı süzüldü gitti.

İlerleyen günlerde birkaç kere daha o dükkanda beraber olduk. Sikinin bağımlısı olmuştum, onun verdiği zevkleri deli gibi arıyordum yokluğunda… Sonrasında biz Ankara’ya döndük, ben istemesem de, çok üzülsem de… Ara sıra arıyordu,

“Seni özledim Cenk, sen de kocanı özledin mi?” diyordu.

“Evet!” diyordum. Cidden onun seks kölesi olmuş gibiydim. Her konuşmamızda telefonda seks yapıyorduk. Beni nasıl siktiğini anlatırken kendimi okşuyordum yatakta… Odamın kapısını kapatıp kamerayı açıyorduk karşılıklı… Çırılçıplak soyunup kalçalarımı, her yerimi izletirken o da bana kuşunu nasıl öttürdüğünü gösteriyordu.

Bir gün gizlice kız arkadaşımın dantelli külodunu giyip aynanın karşısında domaldım, resim çektim Ali abiye attım.

“Cenk kudurttun beni, o ne güzellik… Hazır ol, Ankara’ya gelip dağıtacağım o götünü! Gelirken fotoğraftaki külodu giy altına, öyle gel yanıma…” dedi.

Ben şaka yapıyor sandım, ama ertesi gün sabahtan geldi. Otelde oda tutmuş. Yanına gittim. Odaya girer girmez öpüşmeye başladık. Üstümde ne varsa yırtarcasına çıkarıp soydu beni, akşama kadar sike sike dağıttı götümü!

“Kimin külodu bu?” diye sordu bir ara sekse mola vermiş, yatakta dinlenirken… Göğsüne başımı koymuştum. Erkeğim kalçalarımı okşuyor, götümün deliğinde parmaklarını gezdiriyordu. Zevkten kıvranıyordum yine…

“Pislik Ali…” diye kikirdedim. “Daha beni soyarken yırttın zaten külodumu…” Burnuna götürüp derin bir nefesle kokladı elindeki yırtık külodu…

“Napim, küçük yuvarlak götünde dantel tangayı görünce azdım. Öyle seksi olmuşsun ki, dayanamadım. Annenin külodu olamaz bu minik dantelli şey, onun kalçaları değirmen gibi… Söylesene anasını siktiğim…” Uzanıp dudağından öptüm,

“Annem sana kurban olsun azgın boğam… Doğru bildin aşkım, annemin değildi. Sevgilimin külodu bu…”

“Off… Böyle seksi külot giydiğine göre senin küçük sevgilin çok azgın olmalı…”

“Hem de çok… Bazen yetemiyorum ona… İkinciyi, hatta üçüncü postayı istiyor. Ben de oral yapıp boşaltıyorum.” Elimi tutup taş gibi olmuş sikine götürdü, avuçlattırdı.

“Mmm… Merak etme… Bu canavar doyurur onu… Al getir onu da, ikinizi beraber sikeyim bebeğim… Kanırta kanırta sikerim ikinizi de…”

Gözümün önüne Ali abinin sevgilimle ikimizi beraber önünde domaltıp sikmesi geldi birden… Haşmetli yarağının önünde iki parlak kalça, iki göt deliği, bir taze amcık… Sikini hangisine sokacağını şaşırmış bir Ali abi arkamızda… Hazla içimi çektim. Hemen anladı puşt,

“Hoşuna gitti değil mi köftehor? Azgın orospum benim… Yarak delisi oldun çıktın küçük fahişe…” Bana fahişe demesi hoşuma gitti, eğilip sikinin başına öpücük kondurdum,

“Senin yüzünden… Sen yaptın beni böyle… Ben yarak delisiyim ama sen de lolita genç delisi değil misin? Beni siktiğin yetmiyor gibi sevgilimi de sikeceksin.”

“Evet aşkım, ikinizi de sikicem. Hadi bırak konuşmayı da, çık şu yarağın üstüne, sevgilinin yaptığı gibi siktir kendini…”

Cümlesini bitirmeden ben üstüne çıkmış, sikini belinden tutup başını deliğime nişanlıyordum bile… Belimden tutup kazığına oturtuverdi birden,

“Ahhh… Canımı yaktın!” diye kız gibi ince bir çığlık atsam da, zevkle üstünde yaylanmaya başladım.

“Yaslan arkana bebeğim… Senin minik klitorisinle ilgileneyim ben de…”

Elini tükürükleyip kaygan parmaklarıyla sikimi tuttu. Ben arkaya kaykılmış, iki elimle dizlerine tutunmuş, kalçalarımı hareket ettirerek üstünde inip kalkarken o da yarı sert pipimi okşadı durdu… Hem arkamdan, hem önümden aldığım zevkle kendimden geçirtiyordu beni…

“Sevgilini de böyle sikicem Cenk… Götünü sikerken klitorisini okşucam. Zevkten geberecek benim kalın yarrağı yerken…” diye diye sikti beni…

“Ohhh… Sik ali abi… Sevgilimi de sik… İkimizi birden sik… İkimize de zevk ver. Beni gebertiyorsun zaten şu anda… Ahhh…” diye inleyerek sikimi okşayan parmaklarına boşalırken o hala alttan pompalamaya devam ediyordu beni…

Ben boşalırken götümdeki kasılmalar, kalın yarağını sağmalarım hoşuna gitmiş olmalıydı, o da zevkten kendinden geçmiş vaziyetteydi.

Ali abiyle halen devam ediyoruz. Bazen İznik’te, bazen de Ankara’da buluşuyoruz, bol bol sevişiyoruz, kuşunu öttürüyorum.

Her defasında sevgilimi nasıl sikeceğini konuşuyoruz. Telefonumu verip kızla sevişirken çektiğim, ya da onun bana gönderdiği çırılçıplak resimlerini gösteriyorum. Sermayesini pazarlayan pezevenk gibi hissediyorum kendimi, bu da çok hoşuma gidiyor. Sevgilimin çıplaklığını teşhir etmekten deli gibi tahrik oluyor, zevk alıyorum.

Ali abi benimle aynı yaştaki lolita sevgilimin yarı çıplak seksi pozlarını, seks sırasında çektiğim ıslak amcığını, pembecik göt deliğini gördükçe azıyor boğa gibi… Sevgilimin resimlerine bakıp bakıp taş kesilmiş yarağıyla saldırırcasına sikiyor beni, çılgınca sevişiyoruz. Sevgilimin çıplak resimlerini göstermek bana yarıyor yani…

Daha fırsatını bulup denk getiremedik ama… Bir gün mutlaka onu da siktiricem erkeğime, sevgilime…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir