Bakire SemaGoogle Icon

Babasını tanırım itin. Babamın yanında çalışırdı babası. Onun hatırına birçok yere işe soktum. Hiç birinde tutunamadı. Severim de iti. Temiz çocuk, ama tembel, eğitimsiz.

Haftada iki üç kez uğrar büroya veya içtiğimiz meyhaneye. Beleş içki ve üç beş kuruş cep harçlığı istemek için kıvranır. Dedim ya, temiz çocuk, kimse laf etmez. Ayak işi filan demez koşar, parayı alınca üç dört gün gözükmez.

Evlendi bir şekilde, hepimiz destek olduk. Hiç bir işte dikiş tutturamayınca, arada ufak tefek getir götür işleri de verdim kendisine. Tatile gidecek paraları olmadığını bildiğim için yazlığa çağırdım, geldiler.

Evlendiği kız da güzel, okumuş bir kız, adı Sema. Böyle itleri seçer güzel kızlar niyeyse. Rahat etsinler diye yazlığa hafta içi gitmedim. Hafta sonu sevgilimi alıp gittim. Ben gitmesem yayılır geri dönmez it sıpası.

Yazlığa vardığımızda evde değillerdi. Dolap tam takır, belli cebinde beş kuruş yok yine itin. Akşamüstü denizden kurt gibi aç geldiler, yemeğe de çıkardım.

Sema’ya da yazık gerçekten. Yazlık kıyafetler ile görünce anladım, kışın gördüğümden daha güzel, alımlı bir kız. Benim sevgilim bikini ile denize girerken, bu it kıskandığı için bikini giydirmiyormuş Sema’ya. Mayo içinde de güzel. Çabuk kaynaşan, kültürlü bir kız.

Yazlığa geldiğim kadın ile yeni sevgili olduk. Yazlıkta dört gün kalacaktık, yani onlar gittikten sonra baş başa iki günümüz vardı. Dört günde de çatır çatır sikiştim sevgilimle…

Yaz bitti kış geldi. Bizim it değişmedi. Benden veya başkasından ne zaman para tırtıklamak istese çevremde pervane. Karısının benimle iyi anlaştığını da fark etti. Ne zaman beni yemeğe çağırsa anla ki ertesi sabaha ya para isteyecek, ya da başka bir iyilik.

Sülük gibi yapıştı it, yakamı kurtaramıyorum artık. Siktir çekmememin bir nedeni babasını sevmem ise, diğer nedeni de Sema kesinlikle. Sema’yı haftada üç dört gün görmek alışkanlık oldu. Ev hali ile daha güzel Sema. Benden 10 yaş filan küçük, 27 gibi yaşı.

Sema ile aramdaki tek soğukluk, ikili ilişkilerin açıldığı bir muhabbette oldu. Sema, neden hiç sevgilim ile yemeğe gelmediğimi sordu. Ben de,

“Pek görüşmüyoruz bugünlerde!” dedim. Sema,

“Üzüldüm…” dedi.

“Üzülmene gerek yok, kocası buralarda iken akşam rahat çıkamaz!” deyince yüzü allak bullak oldu. Meğer bizim it söylememiş gerçeği, evlenecekler filan demiş. O akşam yemekten sonra Sema yanımızda oturmadı. İtin anlattığına göre de, Sema,

“Gökhan abiyi böyle bilmezdim…” gibi laflar etmiş…

Bir ay sonra bunlarda para azalınca yine başladı beni akşam yemeğine çağırmalar veya çat kapı çiftliğe gezmeye gelmeler. Maksat beleşe karnını doyursun it, üç kuruş harçlık kapsın.

Her gelişlerinde ben de Sema için ufak tefek hediyeleri hazır ediyordum. Okumak istediğini söylediği bir kitaptan başlayıp hediye tutarlarını artırmıştım. Yaş gününde it bir şey almamışken ben güzel bir saat almıştım. Bileğine kendim takarken de cildinin kayganlığı ve parlaklığına şaşmıştım…

Çok uzatmayayım, çiftlikte sevgilimle ateşli bir sikişme yaşadığımız gecenin sabahında kahvaltı ettiğimiz bir saatte aradı Sema.

“Abi danışacağım kimse yok, gelebilir miyim?” dedi.

“Gel!” dedim. Sema geldiğinde sevgilim yeni yeni toparlanıp gidiyordu. Sema biraz kıvrandı etti, sonunda ağzından baklayı çıkardı.

Bizim ite dayanamaz noktaya gelmiş. Bir şekilde kendini kaptırdığı aşk bitince, herifin elle tutulur bir yanı yok tabii. Akşama kadar oturduk konuştuk Sema ile, ne yapacağına ortak karar verdik. Sema’ya,

“Bir iki ay ayrı yaşayın. Bu sürede belki kafasına dank eder itin, düzgün yaşar, bir iş bulur. Olmadı tek celsede biter!” dedim.

Babasının evine döndü Sema iki ay için. O arada da bizim iti sık sık yoklamaya başladım. İt aynı it. Bu arada da Sema ile neredeyse kanka oldum. Sema bir keresinde yine konuşmak için aradığında havalar yeni ısınıyor diye sevgilimi ayarlayıp kendimi yazlığa atmıştım.

“Gel, nasıl olsa sevgilimi tanıyorsun, iki gün kafanı topla!” dedim.

Ben telefonu kapayınca, sevgilim:

“Bu karıyı sikmiyorsun değil mi?” dedi.

“Yok yaa. Ama verse sikerim. Göğüsleri kocaman!”

“Bence o karı kesin verir sana!”

“Nereden çıkardın yaa? Bunlar tutucu kafalı tipler, yapamazlar öyle şeyler!”

“Ne zaman buluşsak arayan Sema oluyor hep. Sen kaç kere arıyorsun onu?”

Haklıydı kaltak. Aramaların çoğunu yapan Sema idi. Ben de mutluydum aramasından, hem muhabbetli, hem de güzel kadın.

“Çok konuşma boş ver, akşama gelecek kız, seni oturma odasında son bir sikeyim rahat rahat.” deyip güzelce siktim sevgilimi…

Akşam yemeğini dışarda üçümüz yedik. Geç saatte yazlığa döndük. Sema’ya alt kattaki odayı verdim, biz üst kata çıktık.

“Bence karının aklı sende! Yemek boyu kocasını anmadı hiç. Seni övdü, senin aldığın kitapları, ne sevdiğini anlattı.”

“Aklımı karıştırma!” diye götünü avuçladım.

“Aklımı karıştırma mı? Sen ne kurnazsın, aylardır bu karıyı da işlemedin mi sanki yavaş yavaş?”

“Evet ben herkese yazarım, bilmez misin? Günün birinde lazım olur.”

Elini sikime attı kaltak ve,

“Nasıl sikmeyi düşündün saf karıyı? Koca göğüsleri arasına mı girecektin, yoksa götünü mü sikecektin?”

“Götten vermez onlar!”

Bunları derken sikimi emiyordu vakumlayarak. Sonra kalktı ve yatak odasının kapısını araladı. Yüzünde pis bir gülümse ile üstündeki geceliği atıp kucağıma oturdu. Orta boy sert memesini ağzıma sokup sikimi amına nişanladı. Bir defa da oturdu. Kulağıma fısıldayarak,

“Ohhhh, sik beni Gökhan abiii. Sik dar amımı. Kocamla karşımda otururken beni sikmeni istiyordum hep. Ohhhhh, yarağın ne sert bu gece Gökhan abiii!” diyor ve kulak mememi ısırıyordu. Beni iyice azdırmış, sanki Sema’yı sikiyormuşum havasına sokmuştu. Yine fısıldayarak,

“Yatağında bizi duyacak şimdi Sema. Seni düşünerek parmaklıyordur amcığını. Aylardır yarak görmeyen amcığını!” dedi. Hırsla domalttım kaltağı, sikimi götüne sokunca her zamankinden fazla bir çığlık attı. Kocasına siktirmediği götüne hınçla köklüyordum. Karının derdi belli, Sema’nın bizi duyması.

“Ahhhh, çok mu azdın? Sema’yı sikmek mi istiyormuş aşkım? Kocasız kalmış çıtırı mı sikeceksin?” derken yine fısıldıyordu. Ben götünün yanaklarını tokatladıkça,

“Morart, morart götümü, kocam sikemiyor, ahhh, ahhhh, bitttim ben. Koca yaraklım, ahh, eşşekk siklim, ohhhh, götümü parçaladın, ıhhhhh. Yeter, ağzımdan çıktı pezevenk, ahhh, at yaraklımmm!” diyordu kaltak bağıra bağıra…

Altımda yığıldığında götünün içinden çıkmadım. Sikimi sonuna kadar götüne bastırırken gözlerimi kapadım, Sema’nın koca göğüslerini dişlediğimi düşündüm. Kendimi geciktirmeye hiç kasmadan kaltağın götünün derinliklerine boşalttım döllerimi…

Ertesi gün denize giderken ikisi önümde kol kola girmiş kıkırdıyordu. Telefon görüşmelerimi bitirip sahilde onları buldum. Yine baş başa vermiş, gülüşüyorlardı. Bu sefer sevgilim mayolu, Sema ise bikinili idi.

Oturduğu yerde uzun bacaklarını, hafif etli göbeğini, çokça da tahminimden daha iri çıkan göğüslerini inceledim. Fark edince Sema’nın suratı kızardı biraz ve hemen denize koştu…

“Ne gülüyordunuz yol boyu?” diye sordum sevgilime…

“Sema niye bikini giymediğimi sordu. Ben de bitmek bilmez gücün ile her yerimi morarttığını anlattım!”

“Tam bir kaltaksın!”

“Kocalardan konuşuyorduk sen gelmeden. Ben, benimkinden sıkıldım, ayda bir bile sikmiyor diye lafa girince çözüldü Sema. Sizin damat başlarda erkenci imiş. Gecede iki üç gidermiş, ama toplasan on dakika hepsi. Sonra düzelmiş, yine de haftada iki filanmış sikişleri. Ben de, Gökhan evinde ilk kaldığımda sabaha kadar durmamıştı diye senin reklamını yaptım!” dedi.

Başka bir şey olmadan o gece geriye döndük. Üç gün sonra Sema yine aradı, bu sefer ağlıyordu.

“Çiftliğe gel!” dedim. İt herif yine iş filan bulamamış, bir de Sema’nın ailesinin kapısına gelip, “Senin yüzünden evliliğimiz bitiyor!” diye kavga çıkarmış. Sema çiftliğe geldiğinde gözleri halen kızarıktı.

Uzun saçlarını topuz yapmış, güzel yüzü ortaya çıkmıştı. Üstündeki dizinin altına kadar inen dekoltesiz bol elbiseden göğüsleri çok belli olmuyordu. Ama ben orada olduklarını ve ne kadar ağız sulandırıcı olduklarını biliyordum.

Kapıdan bahçeye kadar eşlik ederken de arabadan yeni indiğinden elbiseye izleri çıkmış geniş götünü seyrediyordum. Mutfağın açıldığı terasa oturduk. Üç tarafı ağaçlar ile çevrili terasta Sema heyecanla yaşadıklarını anlatmaya başladı.

Ağlamaya başladığında yanına geçip, art niyetsiz teselli ettim. Aslında art niyetliydim, ama sarılmalarım mesafeli ve art niyetsiz görünümlüydü…

Bir süre yan yana oturduktan sonra kahve makinesinin öten sinyaline kalktım. Kahvesini götürürken, Sema,

“İlk defa bir erkek bana kahve yaptı!” diye gülümsedi, alt dudağı kıvrıldı, gamze oluştu. Ona,

“Ne kadar zamanın var bugün?” diye sordum. Sema,

“Bir işim yok, anneme Gamze’lere gidiyorum dedim.” dedi.

Yanına oturdum tekrar. Kendime çekip sarıldım, bir süre omzunu okşadım. Saçlarını toplamasına yardım ettim. Saçlarının kokusunu duyacak şekilde içime çekip başını öptüm. Bana döndü. Ela gözleri ile bana bakarken kulağına doğru eğildim ve

“İçeri yatağıma geçip tüm bunları unutacak bir gün geçirmek ister misin?” diye sordum. Sema,

“Gökhan abi, ne diyorsun sen?” dedi.

Ama o kadar cılız çıktı ki sesi. Göğsümden ayrıldı. Elindeki kahveyi uzanıp sehpaya bırakırken elleri titriyordu. Bir iki damla elbisesine döküldü. Geri çektim. Boynundan tutup dudaklarına eğilirken,

“Elbiseyi çıkarman şart oldu artık!” dedim. Etli dudaklarını keşfederken de üstündeki elbisenin nasıl çıkartılacağını buldum. Ensesinde birkaç düğme vardı.

Sikişme anlarındaki gibi sert öpüşmeye dönmemiş, nazik dudak dudağa öpüşmemiz sürerken düğmelerden ikisini açmıştım. Dudaklarımı uzun beyaz boynundan hafifçe açılan boynuna indirirken elimi dizlerinin iç kısmından başlayarak hedefine doğru okşama görevine göndermiştim. Teni ne kaygandı böyle.

“Gökhan abi, ben evli bir kadınım, dur!” deyince,

“Sen sadece benim kadınımsın artık!” dedim. Ayağa kalktım ve elimi uzattım. Hiç duraksamadı, elimi tutup ayağa kalktı. Mutfağa girdik, telefonunu uzattım.

“Anneni ara, geç kalacağını söyle!” deyip boynunu tekrar öptüm ve “Gamze’lerde hayatının en güzel gününü geçireceksin!” dedim. Sema gülerken tekrar o harika gamzesi çıktı.

Annesini ararken, odama kadar gelmiştik. Pantolonumu ve gömleğimi çıkardım. Annesinin telefondaki sesi eve gelen bir komşu hakkında bir şeyler anlatırken elbisesinin belindeki ince fiyongu çözdüm.

Sonra ensesinde kalan düğmeleri de çözüp üstünden kaydırdım. Sutyenin kopçalarını açınca sadece omuzlarında asılı kalarak göğüslerini iyice ortaya döktü. Telefonu kapatır kapatmaz,

“Çok yaramazsın!” diye kıkırdadı. Krem rengi ipekli bir sutyen külot takımı ile karşımda doya doya sikilecek genç bir kadın vardı. Dudaklarına saldırdığımda bu kez dilimi doğrudan ağzına soktum. Küçük dilini yakalayıp emerken yatağıma devrildik.

Sutyen üzerinden tamamen kaymış, bikini ile gördüğümde aklımı alan memeleri iki yana saçılmıştı. Bir tanesini sertçe avuçladım diğerini de ısırır gibi emdim…

Orospuları saymazsak, dokuz on tane karı ile birkaç aylık ilişkilerim olmuştur. Böyle sert ve büyük memeyi ilk kavrayışım. Sikim zonklamasa dakikalar geçirirdim o memelerde. Uçlarını dilimle ezerken elimi üstündeki son parça olan külodun yanından amına atmıştım.

Islanmış, kayganlaşmış, pürüzsüz bir ten. Götünün yanağını avuçlayarak külodunu çıkarırken Sema götünü kaldırarak yardımcı oldu. Daha rahat avuçladığım am sikilmeye hazır sıcaklık ve ıslaklıktaydı.

Göğüs ucu ve dudakları arasında geçen emme çılgınlığından kendimi kurtarıp sikimi özgürlüğüne kavuşturdum. Bacaklarını kırdığımda gözleri sikimdeydi. Amcığına bir göz attım ben de. Göğüs uçları ile aynı renk, onlar gibi etli, kabarık, kalın çizgi şeklinde bir amcık. Dudakları gizli. Sema,

“Aylardır yapmadım…” dedi.

“Ben de seni hiç yapmadım!” deyince tekrar güldü.

Sikimin başını am girişine sürttüğümde kolayca baş kısmı ıslandı. Aynısını tekrar yaptığımda hafif hafif mırıldanır gibi sesler çıkardı. Gözlerini kapamıştı. Sikimi içine hafifçe kaydırdığımda gözleri halen kapalı olarak,

“Ahh, acıdı!” inlemesine girişimi durdurdum. Biraz ileri geri yaptım yarısını geçmeden.

Sikim ve amcığı yapış yapış. Biraz daha itekleyip dudaklarına eğildim. Son bir hareketle hepsini yerleştirince dudakları çığlık ile açıldı. Çığlığını sert bir öpüşle kapattım.

Sema’ya çok kalın geldi benim yarak. Kocasının sikini biliyordum. İti, zamanında 18’ine girdi diye, kaşar bir orospuya götürmüştüm. Karıya her ergen gibi üç dört posta gidip içtiği biralardan sızdığında, iti kaldırmak için odaya girmek de bana kalmıştı.

Sıradan bir siki vardı. O sıradan sik bu geniş götlü, koca memeli afetin amcığını genişletememiş doğal olarak. Aylardır da sikişmediklerine göre. O yüzden sikimi sarıyordu bu amcık.

Dizlerimin üstünde doğrulup sikimin genişlettiği amcığı seyrettim. Dudakları incecik geriliyor. Gerilince pembe noktası ortaya çıkıyordu. Sikim içine gömülünce de patlayacak gibi şişiyordu. Sema çiftliğe gelmeden iki kadeh atmamın faydası. Böyle bir amcığa gençken girsem on saniyede patlardım.

Uzun boynu geriye doğru gerildi. Alt dudağını ısırarak ve amının ortalarında bir nokta kasılarak orgazm oluyordu kısrağım. Durup sakinleşmesini beklemektense hayatının unutulmaz sikişini yaşatmaya karar verdim.

Kıvrılmış bacaklarını tek omzuma aldım. Uzun bir inleme çıktı ağzından. Başından beri kapalı olan gözleri açıldı. Renkleri koyulaşmıştı sanki. Bacakları bu pozisyonda olunca am girişi iyice daralmıştı. O halde sert sert sikmeye başladım.

Gözleri şaşkınlıkla daha da açıldı. Ben hızlandıkça boşluğa bakıyordu sadece. Sikimi saran amı geriye gelmeme izin vermiyordu sanki. O derece sıkı amcığı…

“Abi, bittim, bittim ben!” diye kendini geri çekmeye çalıştı. Bacaklarını bıraktım ve iki yana açtım. Üzerine tamamen abanıp sikimi sakince yerleştirip bekledim ve

“Yeni kocan amcığını döllemek istiyor!” dedim.

“Olmaz, tehlikeli günlerdeyim!” dedi. Dudaklarını emerken tekrar belimi oynatarak sikmeye başladım. Dayanılacak noktayı aşıyordum. Böyle dar ve kasılan bir amcığı sikmeyeli yıllar olmuştur. Bakire amı gibi dar, kısrak gibi döllenmek isteyen bir amcık.

“Amcığın çok dar, bakire amı gibi!

“Bakireliğimi de sen alsaydın keşke!”

“Aşkımsın!”

“Çok güzeldi aşkım, çok!”

Sikimi amından çıkardım. Üstüne doğru eğilerek göğüslerine sürtmeye ve çarpmaya başladım. Burnunun önünde sallanan siki elleri ile tutup aşağı yukarı oynamaya, göğüslerine bastırmaya başladı.

Bu sefer ben gözlerimi kapadım. Dizlerim titredi. Döllerim fışkırırken göğüslerine sürtüyordu sikimi. Boşalmam dakikalar sürdü sanki. Gözlerimi açtığımda sol göğsü ve boynunda parlayan döllerim aylardır sikişmemiş bir adamın tüm yüküydü sanki…

Sema dudaklarımı öpüp,

“Banyo neredeydi?” diye fısıldadı. Tarif ettim, güzel götünü çalkalayarak banyoya yürüdü. Gün uzun. Günün sonunda kızarmış bir göt, sikilmekten sızlayan bir am ile eve göndermem lazımdı bu karıyı.

O banyoda iken içeri girip bir havlu uzattım, sabunladığı memesini eğilip öptüm. Diş fırçası arar gibi yapıp çekmeceden bir Viagra kaptım…

Sema havluya sarılıp yatağa göğsüme doğru uzanırken Viagrayı enerji içeceği ile çakmıştım bile. Evliyken ilk defa başkasına sikilen her kadın gibi, biz ne olduk şimdi, nasıl sürecek, ama ben evliyim konularına girmesine fırsat vermeden, güzelliğinden, yaşadığımız sevişmenin harikalığından dem vurdum. Doğrudan seks konuşunca utanarak gülümsüyordu hep.

“Sikimle oynamayı sevdin galiba?” dediğimde tekrar gülümsedi. Elini tutup belimdeki havludan sıyrılmış yarı kalkmış sikime götürdüm. Sema sikimi hafif hafif okşarken ben de onun dudaklarını emiyordum…

“Büyük olmasına şaşırmadım!” dedi.

“Niye, daha önce görmüş müydün sikimi?”

“O gece sizi duydum biraz.”

“Hangi gece?” diye anlamazdan geldim.

“Sevgilinle beraber kaldığınız gece. Biraz zorlanıyordu sanki.” deyip tekrar mahçup gülümsedi.

“Sen de mi zorlandın?

“Hı hı, çok!”

“Özür dileyeyim o zaman güzel amcığından!”

Üstüne sardığı havluyu çekip bacaklarını yataktan sallandırdım. Önüne diz çöküp az evvel siktiğim amcığı yalamak için en rahat pozisyonu aldım. Bu yakınlıktan çok daha iştah açıcı bir amcık.

Dilimi bacaklarının iki yanında gezdirirken yukarı baktım. Gözleri açık. Gözlerinin içine baka baka amcığının şişkin dışına dilimi bastırdım. Gözleri kapandı. Belini hafif yükseltti. Uzun bir nefes bıraktı ağzından.

Sanatımı icra etmeye başladım. Am dudaklarını dudaklarım ile sıkıştırdığımda uzunca bir inleme, dilimi alt taraftan ufacık göt deliğinden amcığına kadarki çizgide dolandırınca daha uzun bir inleme. Parmaklarımı da okşama işine sokup pembecik nokta bızırına dilim değince derin derin ıhlamalar.

Dilimi amının içinde yanlarında gezdirdiğim anlarda ise suları kendini tamamen bırakmaya başlamıştı. Tatlı tatlı suları. Am suları ile ağzımı şapırdatarak bızırına saldırdığımda tekrar yukarı baktım. Uzun boynu tekrar kıvrıldı.

Parmağım içine kayınca göbeği hafif titredi. Başımı güçsüz elleri ile iteklemeye çalışmasına biraz daha bızırını emerek tepki verdim. İnlemesini çığlık haline getirdiğimde ise am suları ile kaplı dilimi doğrulup ağzına soktum. İstekle dilimi emdi.

“Am suların çok tatlı değil mi, sikimi tatmak istiyor musun sen de?” deyip yatağın kenarında ayağa kalktım.

Kalkmış sikimin başını eli ile okşadı. Güzel dudaklarının pembe dilinin sikimle kavuşmasını zevkle seyrettim. Sikimi eli ile daha da kaldırıp kökünü yalayarak yukarı çıktı. Sik yalamayı biliyordu bu karı.

Aklıma, it kocasının bu mükemmel karı ile nişanlı iken, bekaretine dokunmadığı için ağlandığı, abi sadece oral yapıyor diye dert yandığı günler geldi. İki yıl bile süremeyen evliliklerinde amı az kullanılmışken, sik yalamadaki hüneri bu yüzden demek ki.

Ohh, çok güzel emiyor başını. Dili ile ucunu çok güzel geziyor. İlk sevişme filan dinlemem, bu posta ağzında bitecek bu karının. Ağzından çıktım ve

“Dön bana güzel götünü!” dedim. Döndü. Belini havalandırıp domalttım. Islanmış sikim sular damlayan amcığına daha rahat kaydı yine. Rahat kaydı, ama halen çok dar ve sıcak amcığı.

“Beğendin mi sikimi?” deyip götününün yanağına bir tokat attım. Bu kadar sert bir göt beklemiyordum. Karıyı siktikçe her yerine aşık oluyordum sanki. Bir tokat daha yapıştırdığımda,

“Off acıdı!” dedi. Bunu demeyecekti işte. Göt yanaklarına sıra ile tokatları indirerek sikimi amına kökleye kökleye sikmeye başladım.

Belim ağrıyana ve götü kıpkırmızı olana kadar devam ettim. Ne dediği anlaşılmaz bir şekilde sayıklar gibi konuşmaya ve öne doğru yığılmaya başladı. Omuzlarından tutup kendime çektim, iki kolunu kavradım. Yarı havalanmış haldeyken amına daha sert kısa darbeler ile girmeye başladım. Etlerin çarpma sesi, onun çığlığı,

“Bıraaaaakkk!” diye bağırana kadar sürdü.

Kollarını bıraktığımda öne doğru yığıldı kaldı. Yatağın başına doğru sırtımı dayayıp oturdum ve

“Gel aşkım!” dedim. Gözlerini zorla açıp işaret ettiğim kucağıma oturdu. İçine girmeden biraz dudaklarını öperek ve götünün yanaklarını okşayarak sakinleştirdim.

Göğüsleri ilgi bekliyordu ama. Uçları şişmiş. Büyük ellerime bile sığmayan karpuz memeler. Birinin ucuna dişlerimi sürterken yavaşça götünü kaldırdım. Bir kadının sikimi amına kendi ayarlayıp sokması ne hoş.

Sikime tamamen oturduğunda yine küçük bir, “Ah!” sesi ile bekledi. Göğüslerine kendimi kaptırmıştım. Biraz hareketsiz bekledi. Boynuma sarılıp beni göğüsleri ile baş başa bırakıp belini oynatarak sikimin üstünde sakin sakin gezinmeye başladı.

Bir kadının en sevdiğim hali bu. Transa geçip başka alemlere gidiyorlar sanki. Kendimi iyice geri attım. Karpuz memelerini sıkıp uçlarını okşayarak üzerimde kıvranan kısrağı seyre daldım. İnlemeleri kısık…

Bir süre sonra inlemeleri artmaya başlayınca ellerimi yine göğüslerine koydurdu. Gözleri sıkı sıkı kapalı. Ben göğüslerini sıktıkça inlemesi ve gezinme hızı yükseldi. Sikimi saran kasılmaları ile yine sikim amının içinde durdu kaldı. Orgazm olurken ışık saçıyor, daha güzel oluyordu bu karı…

Eğilip dudaklarımı teşekkür eder gibi öperken,

“Boşalmak üzereyim, kalk!” dedim. Acele etmeden doğruldu, bana baktı. Dudaklarını emdim tekrar.

“Yine kökünden başlasana yalamaya. Aklımı aldın!” dedim.

Dediğimi yaptı. Terden ve am sularından ıslanmış taşaklarımı öperek başladı. Sonra sikimin kökünden başına kadar çıktı. Başını ağzına hapsetti. Dilini kullanarak tekrar köküne indi.

“Hepsini alamıyorum…” diye söylenir gibi sesler çıktı. (Kocanın çükü gibi değil!) diyecektim, demedim. Şimdi o iti bu ortama tekrar katmaya gerek yoktu.

Yıllardır tanıdığım hanım hanımcık bildiğim bu güzelliğin sikimi iştahla ve işini bilerek yalaması. Dayanmak mümkün değil. Dışarda hava da kararmış hafif. Kaç saattir sikişiyoruz bu karı ile.

Dili sikimin baş kısmına geldiği bir anda fışkırmaya başladım. Hafif geri çekildi. İlk büyük fışkırmalar geçince sikimin kökünü gövdesini yalayarak kalbimi yerinden çıkarmaya devam etti. İki eli ile son damlalar ve benim böğürmelerim bitene kadar sikimi sağmayı sürdürdü…

Deli gibi acıkmıştık. Yemekten sonra viagranın katkısı ile mutfakta başlayan sikişim bacak omuza pozisyonunda içinden zor çıkıp iki göğüs arasına attırmam ile sonuçlandı…

Boşanma masraflarını karşılamak bana kaldı. Benim avukatlık bürom yapınca sıkıntı olmadı aslında 🙂 Geçen hafta ilk sikişimiz üstünden bir yıl geçmiş oldu. Ama halen ilk günkü gibi ateşli oluyor her sikişmemiz.

Eski kocası olacak it 4 ay önce yediği birkaç ağır dayaktan sonra taşınmış buralardan. Ciddi dövmüşler, suratına tekme filan atmışlar, yazık. Burnunu da kırın dememiştim oysa 🙂

One comment

  1. Slm İzmir gizlilik şartıyla görüşmek isteyen İzmirli olgun bayanlar
    Ami alev alev yanan ve amindan suların akmasını istermisiniz
    Beşyuzbes ikiyuzotuzbir sıfır sekiz elli tlm yazın lütfen

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir