Dul Kiracım ve KızıGoogle Icon

Emekli Matematik öğretmeniyim, ismim Kemal. İki yıl önce eşimi kaybetmiştim, oğlum da Üniversiteyi bitirip Antalya’da işe başlamıştı. Komşularımızla aram oldukça iyiydi. Yan tarafımdaki dairem boşalmış ve emlakçım uygun bulduğu yeni kiracımı getirmişti.

Fatma hanım 35 yaşlarında, kumral, balık etli, uzun saçları olan, güzel bir kadındı. Bir de liseye giden Esra isimli bir kızı varmış. Tanıştık, biraz sohbetten sonra, Fatma’nın dul olduğunu öğrendim. Kocasından kalan maaşla geçiniyordu.

Bir de köyde tarlaları varmış, onu kiraya veriyormuş, o şekilde geçinip gittiğini anlattı. Ben de kendi durumumdan bahsettim.

Kira konusunda anlaştık, kontrat evrak işlerini hallettik karşılıklı… Sonra herhangi bir şeye ihtiyaçları olduğunda benden çekinmeden yardım isteyebileceklerini söyleyerek el sıkıştık.

Kısa zamanda taşındılar, yerleştiler. Kadın başına yapamayacağı bir kaç ustalık isteyen işlerini hallettim. İki hafta sonra da onlar bana teşekkür ziyaretine geldiler. Fatma streç beyaz bir pantolon giymiş, üzerinde siyah bir bluz vardı.

Fatma’nın kalçaları bütün güzelliğiyle karşımdaydı, gözlerimi o yusyuvarlak kalçalarından alamıyordum. Kızı Esra,

“Anne benim yarın yazılım var, çalışmam lazım!” dedi. Ben de,

“Gel kızım, şu oda uygun, orda rahat rahat çalış!” diyerek onu kendi çalışma odama götürdüm ve salona döndüm. Fatma hanım ikili koltuğa oturmuş, sehpanın üzerindeki gazeteleri karıştıryordu.

“Hanımefendi ben mutfağa geçiyorum, size bir şeyler hazırlayım!” deyince,

“Olur mu Kemal bey, beraber hazırlarız!” dedi ve o önde, ben arkada, mutfağa gittik. Ama o kalçalarını kıvırdıkça ben deliriyordum. Birlikte bir şeyler hazırladık, çay yaptık. Bu arada bana,

“Bir erkek olarak böyle yalnız zor olmuyor mu?” diye sordu.

“Zor, ama ne yapalım, idare ediyoruz işte. Haftanın iki günü bir bayan geliyor, evin temizliğini yapıyor, çamaşırları yıkıyor.” dedim.

“Bundan sonra istersen ben yapabilirim, hem bütçeme de biraz katkı olur!”

“Neden olmasın, siz istedikten sonra!” Yüzüme baktı manalı manalı, gülerek,

“O bayan başka şeyler de yapıyor mu?” dedi. Ben de anlamamazlıkten gelerek,

“Başka yapılacak iş yok ki…” dedim.

“Nasıl ya? Yoksa herşey bitik mi Kemal bey?” diyerek kahkaha atmaya başladı.

Benimle açık saçık konuşmasından, rahatlığından ve şuh kahkahasından bir şeyler yaşayacağımız belli olmuştu. Eh, bir kadınla sevişmeyeli uzun zaman olmuştu, duvarlara tırmanmak üzereydim. Bir anda arkasından sarıldım ve göğüslerini avuçladım. Yarağımı kalçalarında hissedince,

“Ooo Kemal bey, sende daha çok iş var! Bir dakika izin ver bana… Şu kıza bir bakayım…” diyerek, çay ve pasta tabağını aldı ve gitti. İçerden sesi geliyordu. Kızına,

“Hani sen ders çalışacaktın? Açmışsın bilgisayarı Chatt yapıyorsun, bıkmadın şundan!” diyerek azarlıyordu kızını. Ben de gittim,

“Fatma hanım lütfen kızmayın. Gençlikte olur böyle şeyler… Esra da genç bir kız ne de olsa!” dedim. Biraz yumuşadı,

“Ne halin varsa gör!” dedi kızına ve beraber tekrar mutfağa geçtik. Çaylarımızı doldurduk sohbet etmeye devam ettik. Kız her an gelebilir diye çekindiğim için hemen dalmadım yine de,

“Fatma hanım çok güzelsiniz, harika bir vücudunuz var, çok da seksisiniz, neden evlenmediniz?” diye sordum.

“Kocam öldükten sonra çok isteyen oldu, ama ben istemedim. Her gün aynı adamla seks yapmaktansa, farklı şeyler yaşamak daha çok hoşuma gidiyor. Evlenmeyi asla düşünmüyorum! Sen karından bıkmamış mıydın? Hep aynı deliğe her gün girip çıkmak sana zevk veriyor muydu?”

Üstüne atlamamak için kendimi zor tuttum. Her gün deliğe girip çıkmaktan bahseden aşırı seksi, arzu dolu, isterik bir kadınla başbaşaydım. Acele etmeme gerek yoktu, akışına bırakmalıydım.

“Eşim beni çok mutlu ediyordu. Ondan sonra hiçbir kadında o zevki alamadım. Kimisi çok acıtıyorsun diyor, kimisi ordan olmaz, şunu yapmam, bunu yapmam diyor… Kısaca, sadece boşalmak için seks istiyorlar. Onu da sadece kendi istedikleri şekilde olsun istiyorlar!”

“Bende eşinden fazlasını bulursun Kemal!” dedi ve elini sikime attı, pantolonumun üstünden okşamaya başladı.

“Ooo seninki çok büyük galiba?” diyerek, fermuarı açıp dışarı çıkarınca, gözleri fal taşı gibi açıldı,

“Bu nasıl bir yarak böyle Kemal? Eşek siki gibi!” dedi.

Daha fazla duramazdım. Ayağa kalktım. Mutfak kapısını kapattım önce, sonra da sikimi elime alıp, sikimle yüzünü okşamaya başladım. Dudaklarına sürtüyor, boynunu, kulaklarını, yüzünün her yerini sikimle okşuyordum.

“Nasıl, beğendin mi Fatma? dedim.”

“Beğenmek ne kelime Kemal, ben filimlerde bile böyle yarak görmedim! Bunun kulu kölesi olurum, ohhh!” diye inledi.

“Bak Fatma, benimle sikişmeyi göze aldığında herşeye hazır olman lazım… Bütün deliklerini doldurmadan bırakmam seni!” dedim.

“Amımı, ağzımı, götümü her yerimi sik Kemalim! İyi ki tutmuşum senin evi, aradığımı buldum, asla bırakmam seni! Her işini yaparım, yeter ki bu yarağı benden esirgeme, erkeğim!” Öyle somuruyordu ki anlatamam. Başını yalıyor, emiyor, yarağımın başındaki deliğe dilini sokuyor, kuduruyordu.

“Fatma kıza yakalanmayalım daha ilk günde!”

“Aklımı başımdan aldın Kemal, valla kızı unutmuştum!” dedi ve toparlandı, gitti. Kızına,

“Esracığım biz Kemal beyle biraz dışarı çıkacağız, hadi sen de eve çık, orda devam edersin!” dedi, kızını eve gönderdi ve tekrar yanıma geldi…

Elinden tutup öpe koklaya yatak odasına götürdüm. Anında ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa yatırdım, bacaklarının arasına girip amını götünü yalamaya başladım. Şarıl şarıl suları akıyordu amının…

“Sik beni Kemal, ne olursun sik!” diye yalvarıyordu. Yarağımı tutup amının yarığını fırçaladım. Başını yerleştirip kökleyince, tırnaklarını sırtıma geçirdi. Biraz bekledim öylece, sonra amı gevşedi, başladım sokup çıkarmaya. Çıldırıyordu.

“Bu nasıl zevk böyle yaa, ohhhhh, sik beni Kemalimm!” diye bağırıyordu.

Yarım saat siktim Fatma’nın amını. Fatma defalarca orgazm olmuştu. Ben de boşalacağım zaman, amından çıkarıp yarağımı ağzına verdim ve boşaldım. Tüm döllerimi yutturdum.

Fatma yarağımı bırakmadı, kazık gibi yapıncaya kadar yaladı, emdi, somurdu. Sonra beni sırtüstü yatırdı tam aynanın karşısında. Yüzü aynaya gelecek şekilde yarağımın üstüne oturdu.

“Nasıl da yarıyor amımı Kemal yarağın, ohhhh erkeğim harikasın!” diyerek oturup kalkmaya başladı. “Amımın içinde değmediği yer kalmadı yarağının, offffff, mideme dokunuyor sanki aşkımmmm!” diye inleyerek siktiriyordu amını.

Amı çeşme olmuş akıyordu sanki, yatak göl olmuştu. Yarağın üstünde titriyordu durmadan. Öyle kasıldı ki,

“İşte buuuu! Zevk buuuu! Oohhh!” diyerek yığıldı kaldı üstümde. Altından kalktım bacaklarını araladım, sulu amı kabarmış, kocaman olmuştu. Yumuldum amına somurdum.

“Öldüreceksin beni Kemal! Ohhh aşkımmm!” diye inliyordu. Fatma’nın bacaklarını omzuma aldım, bunu ikiye katladım, amına kökledim. Öyle sert sikiyordum ki,

“Ayyy parçaladın, yırttın amımı Kemallll!” diye bağırıyordu altımda. Artık ben de sona yaklaşmıştım. Yarağımı amından yavaşca çekiyor, hızla gömüyordum. İyice kilitlendim Fatma’ya ve böğürerek boşaldım amına.

Öylece yarım saat kadar kaldık. Sonra kalktık banyo yaptık ve Fatma’yı dudaklarından uzun uzun öperek evine gönderdim.

Artık Fatma’yla karı koca gibiydik. Kızı okula gidince, ya ben onun evine gidiyordum, ya da o bana geliyor, doyasıya sevişiyor, sikişiyorduk. Fatma o kadar mutluydu ki anlatamam.

Tabii ki ben de çok mutluydum. Onun daracık amından ve götünden artık vazgeçmem mümkün değildi. Fatma seksin en ince ayrıntılarını biliyor, sevişirken de bütün bunları uyguluyordu. Aradığım kadını bulmuştum.

İlişkimiz başlayalı üç ay olmuştu ki, Fatma’nın anne ve babası geldi. Bir akşam Fatma beni yemeğe çağırdı. Anne ve babasıyla tanıştık. Gece geç saate kadar sohbet ettik. Bana ertesi gün gideceklerini, Fatma’nın, torunları Esra’nın bana emanet olduğunu söylediler. Herhangi bir şeye ihtiyacı olursa benim yardımcı olmamı istediler. Ben de,

“Elbette elimden geleni yaparım, siz merak etmeyin” dedim.

Gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Zaten Fatma’nın en büyük ihtiyacı seks yapmaktı ve ben gerçekten yardımcı oluyordum kızlarına… İyi geceler dileyerek ayrıldım.

Fatma’yla ailesi var diye haftadır sikişememiştik. Onunla kıyasıya, doyasıya sevişmeyi özlemiştim. Onu düşünerek yattım. Öğleye kadar uyumuşum. Kalktıktan sonra arkadaşlarla şehir kulubüne gittim. Yemek yedik, biraz oyun felan derken akşamı ettim. Telefonum çaldı, baktım arayan Fatma’ydı. Kulüpten ayrıldıktan sonra Fatma’yı aradım,

“Buyur aşkım?” dedim.

“Kemal’cim bu akşam yemeği bizde yiyelim. Hem bizim kızın yarın matematikten sınavı varmış, onu da biraz çalıştırırsın!” dedi.

“Tamam geliyorum!” diyerek doğruca Fatma’nın evine gittim. Fatma çoktan sofrayı hazırlamıştı. Oturup yemek yedikten sonra biz Esra’yla onun odasına geçtik. Anlamadığı ve yapamadığı konularla ilgili çalıştırdım Esra’yı.

“Kemal amca teşekkür ederim, sayende yarın iyi bir not alacağım!” dedi.

“Hadi bakalım, umarım yardımcı olmuşumdur! Saat epey geç oldu, internete falan takılmadan yat uyu, tamam mı?”

“Yaa Kemal amca, sen de annemden farksızsın. Duyan da bilgisayarın başından hiç kalkmıyorum sanacak!”

“Hem ne buluyorsun bu internette?”

“Ne ararsan var Kemal amca!”

“Sen daha küçüksün, bu işlerle fazla uğraşma, başına iş alırsın!”

“Hiç de bile, sen git annemle ilgilen!” dedi ve güldü. Göz göze geldik, bir kaç saniye bakıştık. Şeytan gibiydi kız, gözleri velfecir okuyordu. Gerçekten annesini siktiğimin farkındaydı.

“Hadi iyi geceler!” dedim ve odasından çıktım. Fatma mutfakta uğraşıyordu, ona da,

“İyi geceler Fatma, ben kaçıyorum!” dedim.

“Kemal beni özlemedin mi? Ben seni özledim, bir hafta oldu. Rüyalarıma giriyor senin yarak… Bu gece de benim yatak odamdayız, seni bırakmam!” dedi.

“Bu gidişle Esra’ya yakalanacağız!”

“Sanki bilmiyor mu seninle sikiştiğimi? Görürse görsün, umurumda değil! Geçen gün gecenin ikisinde lavaboya kalktığımda ışığı yanıyordu. Anahtar deliğinden baktım, bilgisayarın başında çırılçıplak soyunmuş, kendini okşuyordu.”

“Ee, normal be yavrum, tam kızışma çağında, merak ediyordur. Üstüne gitmeseydin keşke…”

“Mutlaka erkeklerle konuşuyordu o vaziyette… Bırakamam ki… Bir anda içeri girdim. Bilgisayarı mı kapatsın, üstünü mü örtsün bilemedi şaşkın… Ben de bağırdım çağırdım, hatta iki de tokat attım, “Orospu mu olacaksın kahpe!” dedim. O da bana, “Sen sikişirken ben bir şey diyor muyum sana?” dedi. Bir şey diyemedim, kapıyı çarpıp çıktım. O günden beri konuşmuyorum zaten!”

“Fatmacığım bunun bir çaresine bakmak lazım, böyle olmaz. Kızın başına kötü birşey gelir! Hayır, adam gibi biriyle olsa hadi neyse… İbnenin biri kandırır, hem siker, hem de kaydeder, sonra da şantajla her istediğini yaptırır. Zaman kötü tatlım!”

“Boşver Kemalim, zaman her şeyin ilacıymış. Su akar yolunu bulur, biz ne yapsak boş şimdi! Sen yatak odamıza geç soyun, ben geliyorum!”

Bu evde karımla yıllarca oturmuştuk, yatak odamızı özel yaptırmıştık, üç duvar ve tavan aynayla kaplı. Bu evin yatak odasında karımla sikişirken sanki grup yapıyormuş gibi hissederdik hep.

Karım öldükten sonra bu evden yan taraftaki daireye taşınmıştım. Çünkü o odada artık uyuyamıyordum, nereye baksam karımı çırılçıplak görüyordum. Neyse uzatmayayım, odaya geçip soyundum ve yatağa uzandım.

Fatmam da geldi, o da soyundu, ikimiz de çırılçıplak kaldık. Birbirimizi yaladık saatlerce, vücudunda dilimin değmediği nokta kalmamıştı. Fatma da benden aşağı kalmıyordu, her yerimi yalıyor, öpüyor okşuyordu.

Ben yalarken Fatma iki defa orgazm olmuştu. Zevkten kıvranan kadını yüzükoyun yatırdım, bacaklarını ayırıp üzerine uzandım. Yarağım kalçalarının arasında, dudaklarım kulak memelerindeydi. Fatma inlemeye başladı,

“Sik Kemalim, sok amıma götüme, ohhhh aşkım yanıyorum, hadi!”
diyordu…

Yarağımı göt deliğine dayayıp bastırdım. Başı girince, “Ihhhhh!” diye inledi. Sonra birden kökledim. “Ayyyy!” diyerek çığlık attı. Bağırmasına hiç aldırmadan başladım sokup çıkarmaya. Öyle hızlı sikiyordum ki götünü, Fatma yastığa dişlerini geçirmiş, çarşafı yırtarcasına tırmalıyordu. Sonra yavaşladım.

“Fatmacığım, kadınım, götün öyle dar ki beni çıldırtıyor aşkım. Bu götü defalarca siktim, halen daracık, hiç sikilmemiş gibi, çok sert göt kasın var Fatmammm!” diyor, yarağımı götünden çıkartıp tekrar köklemeye devam ediyordum. Fatma da,

“Sik erkeğim, sik, her yerimi sik, çok acıtıyorsun ama çok ta zevk veriyorsun, ohhhhh, kökle dibine kadar, kökle Kemalim!” diye inleyerek tekrar orgazm oldu.

Ben de sona gelmek üzereydim, yarağım Fatma’mın götünde zonkluyordu. Fatma altımda götünü oynata oynata deliğini dölümle doldurttu. İkimiz de vıcık vıcık terlemiştik, biraz dinlenip banyoya gittik, duş alıp yattık.

Sabah saat 7:00 gibi uyandım, üzerimiz açılmış, ikimiz de çırılçıplağız. Şöyle dal taşak biraz yatak keyfi yapayım, sonra Fatma’yı uyandırırım diye düşündüm. Yatakta sırtüstü uzanmışım, sabah sertliği ile kalkmış yarağımı okşaya okşaya, yanımda uyuyan Fatma’nın çıplak vücudunu seyrediyordum öylece…

Bu arada yatak odasının kapısı yavaşca açılmaya başlayınca, hemen elimi yarağımdan çekip, kolumu yüzüme koydum, uyur gibi yaptım. Kolumun altından kapıyı görebiliyordum, gelen Esra’ydı.

Ayaklarının ucunda yatağa yaklaştı ve bir süre kalkık yarağımı seyretti. Eli amındaydı, amını okşuyordu. Yeni yetme, amı götü taş gibi bir lolita, benim olayın heyecanıyla zonklamaya başlayan yarağıma bakarak mastır yapıyordu. Uykudan uyanıyormuş gibi yapıp gözlerimi açınca, Esra hemen sus işareti yaptı ve sessizce kapıya gitti.

Kapıdan çıkarken bana, ‘Gel!’ diye işaret etti, gitti. Kalktım ve şortumu giyip ardından gittim. Esra Lavabonun önünde beni bekliyordu. Gözlerini şortun önündeki kabarıklıktaydı.

“Annemin bağırdığı kadar varmış. Senin sikin ne kadar büyükmüş öyle!” dedi.

“Utanmıyor musun, izin almadan annenin yatak odasına girmeye! Bundan böyle annen benim kadınım, tamam mı? Ona göre davranmanı istiyorum!”

“Tamam, ama bir defa dokunmak istiyorum!” diyerek, elini şortumdan içeri sokup avuçladı yarağımı. Zaten kalkık olan yarağım, Esra’nın sıcacık elinin dokunmasıyla daha da büyümeye başladı.

“Ayyy, bu ne yaa böyle? Kocaman oldu!” dedi. Elini tuttum şortumdan çıkardım ve

“Tamam, bırak artık da okuluna git!” dedim. Ben öyle deyince bozuldu,

“Amaan be, elletmezsen elletme! Senin sikin kadar büyük bir yarak buldum, ben de onu ellerim!” dedi ve çantasını alıp, bana tafra yaparak evden çıktı.

Esra gittikten sonra ben de hemen yatak odasına geçip, Fatma’nın amına yumuldum, yaladım, dilledim, somurdum. Aklımdan bir türlü Esra’yı atamıyordum. Fatma amı yalanarak uyanınca, uyku sersemi,

“Azgın erkeğim, ohhhh, harikasın!” diye inlemeye başladı. Amı iyice sulanınca üzerine çıktım ve yarağımla amının dudakları arasında aşağı yukarı gitgel yaptım. Amı daha da sulanınca geçirdim amına. Fatma inleyerek bacaklarını belime doladı, ben de piston gibi girip çıkmaya başladım.

“Ohhh, sik beni Kemalim, sik, senin bu yarağının kulu kölesi olurum, ohhhhh!” diye diye, sarsıntılarla orgazm oldu.

Yarağımı amından çıkartıp ağzına verdim. Gırtlağına kadar sokup çıkarttım ve sonunda ağzına tüm döllerimi fışkırttım. Ben yatağa uzanırken Fatma banyoya gitti. Duşunu alıp mutfağa geçti. Ben de duş alıp, birlikte kahvaltımızı yaptık.

Sonra bazı işlerimi halletmek için dışarı çıktım. Ama kafam hep Esra’daydı. Esra aklımı çelmişti. Bakalım, ilerleyen günlerde neler yaşanacak.

Fatma’yla ilişkimiz mükemmelin de ötesinde devam etmekteydi. Bir gün Fatma’ya,

“Aşkım, artık ayrı evlerde yaşamanın bir anlamı yok, ya siz benim daireye taşının, ya da ben size taşınayım!” dedim. Fatma da,

“Aşkım sen artık benim kocamsın, erkeğimsin, senden başkası bana elini süremez!” dedi.

“Teşekkür ederim kadınım, ben de senden başka bir kadını asla düşünmeyeceğim!”

“Aramızda resmi bir nikah olsun istemiyorum. Senin malın mülkün oldukça fazla, onlar için seninle evlenmek istediğim gibi bir görüntü ortaya çıksın istemem. O nedenle, bana nikahlı eşin gibi davranabilirsin aşkım, kocacığım!” dedi.

Fatma’mın dudaklarına yumuldum, dakikalarca öptüm kadınımı. Bu arada Fatma’nın cep telefonu çaldı. Telefonda telaşlı bir sesle konuştuktan sonra,

“Hayatım babamı hastaneye kaldırmışlar, benim çok acele gitmem gerekiyor!” dedi.

“Tamam aşkım telaşlanma hemen, ben seni götürürüm!” dedim. Hazırlandı ve arabamla yola çıktık, iki saat sonra hastaneye vardık.

Babası kalp krizi geçirmiş, doktorlar müdahaleden sonra ameliyat olması gerektiğini söylemişler. Annesi Asiye hanım kocasının başındaydı. Geçmiş olsun dileyip, ellerinden öptüm. Annesiyle Fatma dışarı çıktılar. Biz de biraz sohbet ettik. Sonra Fatma geldi,

“Kemal bey, benim kalmam gerekiyor, Esra da yalnız kaldı, siz dönün, ona göz kulak olun!” dedi.

“Tamam, birşeye ihtiyacın olursa mutlaka ara!” dedim ve vedalaşarak ayrıldım.

Döndükten sonra, saat 15:30 gibi Esra’nın okulunun önüne arabamla gittim. Esra çıkınca çağırdım, arabaya bindi ve

“Kemal amca bir şey mi oldu? Niye geldin?” dedi. Ben de durumu anlattım. Hemen telefon etti annesiyle ve dedesiyle konuştu, biraz rahatlamıştı. Kızı güzel bir restorana götürdüm. Yemeğimizi yedik, arabayla biraz dolaştık ve eve döndük.

Onların dairesindeydik. Esra duş almak için banyoya girdi. Ben de salonda televizyon seyrediyordum. Banyodan çıktıktan sonra bornozuyla yanıma geldi,

“Nihayet baş başa kaldık Kemal amca!” diyerek yanıma oturdu.

“Ne demek şimdi bu?”

“Neden böyle davranıyorsun Kemal amca? Kendimi bildim bileli, annemin zevkten inleyişleriyle büyüdüm. Artık ben de o zevki tatmak istiyorum, ben de zevkten inlemek istiyorum, bunu benden neden esirgiyorsun?”

“Kızım sen küçüksün daha, çok küçüksün…” dedim ama bu arada banyodan yeni çıkmış, duş parfümü kokulu pespembe bedenine saldırmamak için kendimi zor tutuyordum.

“Etrafımda o kadar çok kişi var ki, beni kadın yapmak için can atan, ama ben seni seçtim. Biliyorum ki bana her şeyi öğretecek birisin, asla canımı yakmak istemezsin!»

“Bak, o konuda haklısın. Sana kıyamam ben bebeğim…”

“Kemal amca, babam öldükten sonra annem farklı erkeklerle oldu. Ama, hiç birisine sana tutulduğu kadar tutulmadı! Sen onu tekrar normal hayata döndürdün. Annem seni çok seviyor, hatta sana tapıyor. Karı koca gibisiniz biliyorum, bana da babamdan bile iyi davranıyorsun.”

“Sen benim prensesimsin yavrum…”

“Ama bazen öyle çok azıyorum ki Kemal amca… İnan, her an birine her şeyimi verebilirim. Ben sana değer veriyorum ve benim her yerime ilk sen sahip ol istiyorum!” dedi ve iyice yanıma sokuldu.

“Esra kızım, tamam da, bunu annene nasıl açıklarız? Kadıncağız duyunca şok olur, ilişkimiz biter diye korkuyorum!”

“Ya ne kadar sabırlı bir adamsın sen böyle, şimdi başkası olsaydı çoktan sikip kadın yapmıştı beni! Senden önce annemi siken adamlar beni de sikmeye çalıştılar, ama onlardan nefret ediyordum. Seni ise ben istiyorum, hem de şimdi istiyorum!” dedi ve üzerindeki bornozu çıkarıp, çırılçıplak kucağıma oturdu.

Ufaktı ama bedeni tam bir dişiydi kızın… Ayva gibi memeler, incecik bel, taş gibi yuvarlak kalçalar, pespembe pürüzsüz bir ten… Sikme de yanında yat, her yerini okşa hayranlıkla, o bile yeter insana…

Artık benim de sabrım tükenmişti. Kızın körpecik, etli dudaklarına yumuldum, dakikalarca somurdum dudaklarını. Ordan, henüz yeni tomurcuklanan göğüslerine indim, tamamını ağzıma alıp içime çekiyordum.

O da benim üzerimdekileri çıkartmaya çalışıyordu. Ayağa kalktım, soyundum ve Esra’yı kucağıma alıp, annesini siktiğim yatak odasına götürd
üm…Yavaşca yatağa bıraktım ve bacaklarını ayırıp, henüz yeni yeni tüylenmeye başlayan o tatlı amını yalamaya başladım. Esra kendini kasıyor, bırakıyor,

“Ohhhh Kemal amca, çok zevkli!” diye inliyordu. Bir saat boyunca her yerini yaladım, amını, götünü, koltuk altlarını, kulak memelerini, boynunu, göğüslerini, kalçalarını, bacaklarını… Ayaklarını bile yaladım. Defalarca orgazm oldu, o orgazm oldukça ben amını adeta yiyordum.

“Sik beni Kemal amca, ne olursun sik, kadın yap beni, her yerimi sik!” diye çığlık atıyordu küçük Esram…

Artık onu sikişmekten alıkoyan bekaretini bozmaya sıra gelmişti. Yarağımı ağzına verdim yalattım. Belinin altına yastık koydum, bacaklarını ayırdım. Sikimi elime alıp amının dudaklarının arasına sürtmeye başladım. Esra altımda yılan gibi kıvranıyordu.

“Hazır mısın kadın olmaya küçük kız?” dedim. İnleyerek,

“Evet Kemal amca!” dedi. Yarağımın başını az sokunca, “Iııhhhhh!” demeye başladı. Öylece biraz bekledim.

“Bak seni son kez uyarıyorum, bu yarağı yedikten sonra, birçok erkeğin mutlu edemeyeceği bir kadın olacaksın, ona göre!” dedim.

“Ne olursa olsun, sik artık Kemal amcaaa!” diye bağırırken, amına kökledim… O anda sesi kesildi, sanki nefes alamıyordu. Durdum yüzüne iki tokat vurdum, kendine geldi.

“Ayyy Kemal amca, bir an öldüm sandım!” dedi. Yarağım içinde hiç kıpırdamadan Esra’yla konuşuyordum, rahatlamıştı biraz.

“Hadi artık kalçalarını biraz hareket ettir de amın alışsın!” dedim. Yavaş yavaş hareket ediyordu.

“Esracığım büyük acı geride kaldı. Şimdi birkaç dakika daha acı çekeceksin, sonunda istediğine kavuşacaksın! Tama mı küçük orospu?” dedim. Gülerek,

“Tamam Kemal amca!” dedi. Bacaklarından tutup, yarağımı çekip hızlıca pompalamaya başladım. Altımda durmadan bağırıyor, “Aslı hiç böyle anlatmamıştı, ayy her yerim yırtıldı!” diye haykırıyordu.

Bir süre sonra amı iyece alışmış ve artık, “Oohhhh!” demeye başlamıştı. Ben de yavaşladım. Nazikce girip çıktıkça,

“Evet, evet, harika, ohhhhh, sik Kemalim, sik, orospun yap beni!” diye inleyerek orgazm oldu. Nerdeyse bir saatten fazla olmuştu, ben henüz boşalmamıştım.

“Hadi şimdi git amını bir güzel yıka, temizle gel bebeğim… En zorunu başardın, biraz da zevk alalım!” dedim.

Esra banyoya gitti, ben de lavaboya gittim, sikimdeki kanları temizledim. Sonra salona geçip oturdum. Esra geldi yine kucağıma oturdu.

“Kemal amca çok acıdı, ama sonu harikaydı!” dedi.

Üçlü koltuğa yatırdım, amını yalamaya başladım. Bu arada götünü de yalıyordum. Esra tekrar kıvama gelmişti. Koltuğa oturdum, Esra’yı yüzü bana dönük olarak yarağımın üstüne oturttum.

Yarağım ıslak amının içine yavaş yavaş kayıyordu. Sonuna kadar oturdu. Esra kalçalarını kıvırtıyor, ben de dudaklarını yiyordum. Avucumu bile doldurmayan tazecik göğüslerini kemiriyordum adeta.

Kalçalarını tokatlaya tokatlaya sikiyordum küçük Esramı. Defalarca orgazm olmuştu küçük orospu. Artık ben de sona gelmiştim. Üzerimden indirdim ve yarağı ağzına verdim.

Başından sıkıca tutup, sikimin anca üçte birini ağzına sokup çıkartıyordum. Manzara müthişti. Benim koca oğlan Esra’nın küçücük ağzında patlamak üzereydi ve sonunda fışkırdım. Bu güne kadar öyle boşaldığımı hatırlamıyorum.

Esra’nın ağzına kahve fincanını dolduracak kadar boşalmıştım. Esra yarısını yuttu, bir kısmı da çenesinden süzülerek küçücük göğüslerini süsledi.

“Evet Esra hanım, rahatladın mı yarağı yiyince?” dedim.

“Hem de nasıl Kemal amca! Harikaydı!” dedi.

“Beni de yoldan çıkardın sonunda! Yarın, senin o gömlek düğmesi gibi küçük deliğin var ya arkanda, onu da delicem, tamam mı?”

“Tamam Kemal amcam benim, artık senin küçük orospunum, her istediğini yap, istediğin deliğimi sik!” dedi.

Saat epeyce ilerlemişti, birlikte yatak odasına geçtik, çarşafı değiştirip, birbirimize sarılarak yattık.

Dul kiracım Fatma’nın 16 yaşındaki kızı Esra’yı bekaretinden kurtardığım akşam çırılçıplak sarılarak beraber yattık. Sabah saat 07:00 gibi kalktım.

Esra öyle tatlı uyuyordu ki anlatamam. Amı kabarmış, biraz da kızarmış, göğüsleri emilmekten mosmor olmuş, vücudunun diğer emdiğim yerleri de morluklar içindeydi. Biri görse o şekilde, kesin bu kıza işkence yapmışlar derdi.

Onu biraz seyrettikten sonra, şortumu ve tişörtümü giyip mutfağa gittim, kalvaltıyı hazırladım. Sonra Esra’yı öperek uyandırdım,

“Kızım kalk, okula geç kalacaksın!” dedim. Esra uyandı,

“Günaydın Kemal amca!” diyerek yatakta biraz gerneşti ve kalktı, lavaboya doğru yürüdü. Arkasından bakınca bacaklarını birleştiremiyordu, yürürken sünnet olmuş çocuk gibiydi. Mutfağa geçtim çayları doldurdum, bu arada Esra da okul üniformasını giymiş geldi. Ona gülerek,

“Ne o kız, yarağı yiyince yürüyüşün de değişmiş!” dedim.

“Ya Kemal amca, gerçekten bacaklarımı birleştiremiyorum, ben böyle okula nasıl giderim?” dedi.

“Kolay kızım, izin alırız bir günlük, nasılsa bu gün Cuma, üç gün tatil yaparsın!” dedim.

“Yaşasın, oleyyy!” diyerek dudağımdan öptü. Kahvaltımızı yaptık. Okulu aradım, o okuldan emekli olduğum için Müdür beyle görüşüp izin aldım.

Esra mutfağı toplarken ben de kendi dairemin kapısına bırakılan gazeteleri alıp, salonda okumaya başladım. Gazetelere öyle dalmışım ki, iki saat geçmiş aradan. Baktım Esra’dan da ses yok, seslendim,

“Esra nerdesin?” diye.

“Geliyorum Kemal amca!” dedi. On dakika sonra geldi.

“Ne yapıyorsun kız, hiç sesin de çıkmadı?” dedim.

“Kemal amca ben okula gitmeyince Aslı merak etmiş, beni aradı, onunla konuştuk.” dedi.

“İki saattir mi?” dedim.

“Eee, akşam olanları anlatmaya başlayınca zaman çabucak geçmiş, farkına varamadım.” dedi.

“Kız sen manyak mısın? El aleme ne diye anlatıyorsun sikildiğini?” dedim.

“Kemal amca merak etme, Aslı benim en yakın arkadaşım, kankam. O da bana her defasında nasıl sikildiğini anlatıyor! Bir bilsen neler neler anlattı, duysan kafayı yersin! Hatta ben ona senden ilk bahsettiğimde, seninle sikişmem için o beni teşvik etti!”

“Arkadaşın orospunun önde gideniymiş o zaman!”

“Ama Kemal amca, ben de senin küçük orospunum ya!” diyerek kucağıma oturdu, “Bizim okulda orospu olmayan bir tek kız ben vardım, beni de sen orospu yaptın!”

“Orospuyla arkadaşlık yaparsan sonu böyle olur işte!”

“Ben halimden memnunum Kemal amca!” dedi. Biraz öpüşüp, yiyiştikten sonra,

“Esra yarın annenlere gidelim, hem dedeni de ziyaret etmiş olursun.” dedim. Havalara uçtu,

“Dedemi çok özledim!” dedi. Bu arada zil çaldı. Esra koşarak gidip kapıyı açtı.

“Esra kızım, gelen kimmiş?” diye seslendim.

“Aslı geldi Kemal amca!” dedi ve birlikte salona geldiler, beni tanıştırdı. Elimi sıkarken gözlerimin içine bakıp tebessüm ediyordu.

Onlar Esra’nın odasına geçtiler, ben de gazeteleri okumaya devam ettim. Gazete gözümü yormuştu sanki, öylece kanepeye uzandım, uyumuşum.

Aradan ne kadar geçti bilmiyorum, bir elin şortumdan içeri girip yarağımı sıvazlamasıyla uyandım. Aslı da Esra da çırılçıplak yanımdaydı. Yarağımı sıvazlayan Aslı idi ve Esra’ya,

“Bunu nasıl aldın kız?” dedi. Esra da,

“Kemal amca o konularda tecrübeli, iğne deliğine bile sokar valla!” dedi.

İki tane 16 yaşındaki çıtırı çırılçıplak görünce benim yarak zaten anında kazık gibi olmuştu. Ayağa kalktım şortumu ve tişörtümü çıkardım, Aslı’yı kanepeye oturtup,

“Al bakalım Aslı hanım, tadına bir bak!” dedim ve yarağımı ağzına dayadım. Yarağım ağzına sığmıyor, sadece başını yalıyordu. Esra’yı da Aslı’nın yanına oturtup, ikisine birden yalattım. Aslı,

“Porno filmlerinde bile bu kadar büyüğünü görmedim. Bu yarak girdiği yeri kesin yırtar Esracığım!” dedi.

“Şimdi senin deliklerini de yırtacam Aslı hanım, merak etme!” dedim, Aslı’yı kanepeye yatırıp bacaklarını ayırdım. Yarağımın başını, küçücük am dudaklarının arasında gezdirdim.

Amı vıcık vıcık sulanmıştı zaten, birden kökledim. Öyle bir bağırdı ki sanki bıçak sokuluyormuşcasına, nefesi kesildi, gözleri kaydı orospunun. Dibini bulunca öylece bekledim. Aslı’nın amı yarağıma alışınca, kalçalarını oynatmaya başladı ve

“Bir an öldüm sandım!” dedi.

“Ölmedin, ama şimdi zevkten ölebilirsin!” dedim ve hızla girip çıkmaya başladım daracık amcığa. Her köklememde kasılıyor, titriyordu. Tam yarım saattir pompalayarak siktim kızı…

Yarağımı amından aniden çekince, amına bastığım hava ‘Fooşşş’ diye çıktı. Hemen diz çöküp körpecik amını yalamaya başladım. Amıyla öpüşüyordum. Kız kendinden geçmiş,

“Olamaz böyle bir zevk! Ohhh!” diye inliyordu. Bu arada göt deliğini de emiyor, yalıyor, diliyordum. Aslı zevkten resmen çıldırmıştı, “Her yerimi sik, zevkten öldürdün beni, ohhh!” diye inlemeye devam etti.

Bacaklarını göğüslerine değecek şekilde kaldırdım ve göt deliğini yalamaya devam ettim. Yarağımı Esra’nın ağzına sokup ıslattıktan sonra dayadım Aslı’nın göte. Yarağımın başını sıkıp bastırınca, başı löp diye girdi. Aslı çığlığı bastı hemen ve

“Çıkart ne olursun, çok acıyor, lütfen!” diye yalvarmaya başladı.

“Zorunu başardın tatlım, kendini kasmazsan sen de zevk alırsın, yoksa bağırta bağırta sikerim seni!” dedim. Kendini serbest bıraktığı anda kökledim. Avazı çıktığı kadar bağırdı.

“Orospu çocuğu yırttın götümü, çıkart, istemiyorum!” diye küfür ettiği anda tokatı bastım buna ve pompalamaya başladım. Öyle sert sikiyordum ki, yarağımı köküne kadar götüne gömüyor, çıkartıyor, tekrar gömüyordum. Esra’ya,

“Amını ağzına daya şu orospunun!” dedim. Esra dediğimi yaptı ve Aslı’nın yüzüne oturdu, amını sürtmeye başladı. İkisinin inlemeleri birbirine karışmıştı. Aslı’nın göt deliği de iyice açılmış, artık zevk almaya başlamıştı.

Sonra ikisini 69 yaptırdım, Esra altta Aslı üstte olacak şekilde. Aslı’nın arkasına geçtim, yarağımı bir amına gömüyordum, çıkartıp bir götüne gömüyordum. Ben de şirazeden çıkmıştım artık, tam yarım saattir sikiyordum Aslı’nın amını götünü.

Sonunda götündeyken fışkırdım. Yarağımı çekince götünden, Aslı osura osura tüm döllerimi Esra’nın ağzına yüzüne boşalttı. Aslı’ya,

“Hadi doğru banyoya, temizlen gel!” dedim. Küçük Esra’mı kucaklayıp yatak odasına götürdüm, sırt üstü uzattım yatağa, bacaklarını ayırıp amına yumuldum yalamaya başladım.

Öyle çok zevk veriyordu ki tazecik amcık anlatamam. Esra saçlarımdan tutmuş, sanki kafamı amına sokacak gibi bastırıyordu. Çılgın gibi inleyerek ve titreyerek orgazm oldu. Bu arada benim yarak yeniden sertleşmeye başlamıştı, hemen yarağı ağzına dayadım. Emdi, somurdu, taşaklarımı yaladı, yarağım yine kazık gibi oldu.

Bu defa sırtüstü ben yattım, Esra kalktı yarağımı eliyle kavradı ve üstüne oturmaya başladı. Sikimin başı resmen amının dibine değiyordu. Oturup kalkmaya başladı. Ben de kalçalarından tutup sikimin üstünde zıplattıyordum Esra’mı. Bu arada Aslı da geldi yatağa oturdu, bizi seyrediyordu. Az sonra Esra başladı,

“Sik Kemal amcam benim, sikkkk!” diye inlemeye, “Ohhh, çok zevkli, götümü de sik, her yerime sahip ol erkeğim, sikicim!” diyerek orgazm üstüne orgazm oluyor, amı durmadan kasılıyor ve sularını fışkırtıyordu.

Sonunda yorgunluktan üstüme yığılıp kaldı. Üstümde öylece biraz bekledi, kendine gelince kalktı üstümden ve da duş almaya gitti. Ben de kalktım yataktan,

“Hadi Aslı salona geç, biz temizlenip geliyoruz!” dedim ve ben de banyoya girdim. Esra’yı bir güzel yıkadım. Esra da beni yıkadı, kurulanıp salona geçtik. Üçümüz de çırılçıplak oturuyorduk evin içinde. Telefonla üç tane fırın kebap söyledim.

“Hadi üzerinize bir şeyler giyinin, birazdan yemeğimiz gelir.” dedim. Esra’nın odasına gidip giyinip geldiler. Ben de tişört ve şort giydim sohbet etmeye başladık. Aslı’ya sordum,

“Esra’ya anlattıklarını bana da anlatır mısın?” diye… Aslı başladı anlatmaya:

“Ben küçükken oturduğumuz ev de oldukça küçüktü, benim odamla annemlerin odası bitişikti. Bazı geceler onların sesini duyar, kulak kesilirdim. Annem sürekli babamı azarlardı,

(Üstüme çıkıp iki sokup çıkarıp boşalmayı biliyorsun, ama beni hiç düşünmüyorsun, bir gün olsun adam gibi sikemedin şu amı!) gibi laflar söylüyordu. Bunları duya duya sikişmenin ne olduğunu öğrenmiştim. Babamı işten çıkartmışlardı, üç ay boş kaldı. Annem bu defa da,

(Elde avuçta birşey kalmadı, adam bir çare bul!) diye kavga ediyordu babamla. Bir akşam yine odalarında konuşuyorlardı. Babam bir iş bulduğunu, ama patronun bir şartı olduğunu söyledi anneme. Annem de,

(Neymiş şartı?) dedi.

(Herif göt hastasıymış, resmen götüme sulandı! Ara sıra onun bu isteğini karşılarsam çok iyi para verecekmiş, onun dışında sadece getir götür işlerine bakacakmışım!) dedi. Annem,

(Vay ahlaksız pezevenk!) diye çıkıştı. Bir süre sessizlik oldu, sonra annem,

(Ya Memedim, iyice çaresiz kaldık, ne yapacağız?) dedi.

(Bak hanım, ben çok düşündüm, bu işi kabul edeceğim. Hem kim ne bilecek adamın benden böyle birşey istediğini? Her zaman olacak değil ya, ara sıra dişimi sıkarım!) dedi. Annem de,

(Başka da çaremiz yok!) dedi…
Babam işe başladı. Bir ay sonra daha güzel ve büyük bir eve taşındık. Annem artık eskisinden çok para harcıyordu. Yine bir akşam babam anneme anlatırken duydum.

Adamın babamı hiç boşalmadan yarım saat siktiğini, ilk zamanlarda çok acıdığını ve bu işten nefret ettiğini, ama artık alıştığını ve hatta zevk aldığını anlatıyordu. Adam üstelik para konusunda çok cömertmiş, maaş dışında bol bol para veriyormuş. Annem de,

(Ya Memedim, bana da orda bir iş ayarla da, ben de çalışayım. Eve bir maaş da ben getirsem kötü mü olur?) dedi. Babam,

(Gerçekten istiyorsan konuşayım. Zaten bana sordu, çay kahve ve temizlik işine bakacak tanıdığın biri var mı diye.) dedi. Annem de,

(Hiç kaçırma, ben yaparım o işleri!) dedi. İki gün geçmeden annem de aynı yerde çalışmaya başladı. Artık nedense annemle babam yatakta hiç kavga etmiyorlardı. Altı ay geçmeden bir araba aldık, parasal durumumuz da oldukça iyiydi.

Babam patronuyla konuşmuş, onun da yardımıyla ipotekle bir de ev aldık. Bunun karşılığında da babam ekstradan haftada iki gece işyerinde bekçilik yapmaya başladı. Babamın olmadığı geceler annem beni erkenden yatmaya odama gönderiyordu. Sonra da patron evimize geliyor, annemi saatlerce sikiyordu.

Artık gizlice onların konuşmalarını dinliyordum. Annem, babamın kendisini doğru dürüst sikemediğini, hiç orgazm yaşamadığını, götüne elini bile sürmediğini anlatıyor, adam da,

(İyi ki kocanı işe almışım, ikiniz de beni çok mutlu ettiniz!) diyor, annemi inlete inlete sikiyordu.

16 yaşına girdiğim gün, akşam arkadaşlarımla doğum günü kutlayacağımı söylemek ve biraz para istemek için, annemlerin çalıştığı yere gittim. O güne kadar adam beni hiç görmemişti. Annem çantasından daha cüzdanını çıkarmadan, adam cebinden bir tomar para çıkarıp bana verdi,

(Al bunu, güzel bir doğum günü partisi yap!) dedi. Sevinçten o an adamın boynuna sarılmak istedim, ama kendimi tuttum. Verdiği para ile o akşam arkadaşlarımla harika bir doğum günü kutladım.

Bir kaç gün sonra annemin yanına gittiğimde de, adam ayrıca doğum günü hediyesi olarak bana altın kolye hediye etti. Artık sıkça gidiyordum iş yerine. Adama da ısınmıştım, her gittiğimde cebime harçlığımı koyuyordu.

Adamın bende gözü olduğunu hissediyordum. Üstelik annemle sikişirken konuştukları da beni çok tahrik ediyordu. Bir gün yine iş yerine gittiğimde annem ortalıkta yoktu.

“Ali amca bana bir yemek ısmarlar mısın?” dedim. Hemen kalktı,

“Hadi gidelim!” dedi. Güzel bir restorantta yemek yedik. Yemeğin üstüne çay içip sohbet ederken,

“Annemle ne yaptığınızı biliyorum!” dedim. O da hiç çekinmeden,

“İstersen seninle de yaparız aynısını, karşılığında da ne istersen veririm, yeter ki sen kabul et! İstiyor musun, yapalım mı?” dedi.

“Yapalım!” dedim. Restorandan çıktık, bankada benim adıma bir hesap açtırdı ve 20.000 Dolar para aktardı, her ay da düzenli olarak 2.000 Dolar yatırılması için direktif verdi. Hesap cüzdanımı verdi ve 18 yaşıma gelince kullanabileceğimi söyledi.

Ordan da evine gittik ve o günden itibaren beni de sikmeye başladı. Halen de
sikiyor!”

Ağzım açık kalmıştı Aslı’nın bu hayat hikayesini dinlerken. Düşündüm, (Kadere bak be!) dedim kendime. Bu arada yemeğimiz geldi, yedik, ayranları içtik. Aslı’ya,

“Hiç kimseyle karşılaştırılmak istemem ama, Ali amcan mı? Kemal amcan mı?” diye sordum. Aslı gülerek,

“Kemal amca inan sendeki hiç kimsede yok! Seninki Fatma teyzeye de yeter, Esra ile bana da yeter!” dedi. Ben de gülerek şaka mahiyetinde,

“Annen de tadına bakmak isterse, bir ara uğrasın!” dedim, hep birlikte g
ülüştük…

Aslı’yla Esra’yı alıp arabayla biraz dolaştırdım. Sonra Aslı’yı evlerine bıraktım. Biz de Esra’yla eve döndük…

Esra’yla eve döndükten sonra biraz internete takıldık. Sabah yola gideceğimiz için erkenden yattık, sabah erkenden kalkıp saat 06:00’da yola çıktık. Hastaneye vardığımızda saat 7:30’du.

Esra’nın dedesinin odasına çıktığımızda, Fatma ve annesi Asiye hanım bizi karşıladılar. Esra dedesine sarıldı. Hoşbeşten sonra, Fatma,

“İyi ki geldiniz, nerdeyse kirden kokmaya başlamıştım! Kemal’ciğim annemle beni eve götür de, bir temizlenelim!” dedi. Birlikte annesigilin evlerine gittik.

Fatma hemen banyoya girdi, temizlenip çıktı. Fatma’dan sonra annesi Asiye hanım banyoya girince, Fatma kolumdan tuttuğu gibi beni yatak odasına sokup dudaklarıma yapıştı. Elimi amına attığımda sanki yanıyordu Fatma’mın amı. Çırılçıplak soyunduk anında, yatakta yiyişmeye başladık. Fatma,

“Çok özledim yarağını aşkım!” diyerek sikimi somurmaya başladı. Ben de Fatma’mım amıyla öpüşmeye başladım. Amı kıvama gelmişti, bacaklarını omzuma alıp kökledim amına. Fatma,

“Ohhh aşkım harikasın, çok özledim, sik beni!” diye haykırmaya başladı. Köküne kadar sokup, kertiğine kadar çekiyor tekrar gömüyordum yarağı fatmanın amına. Fatma,

“Sik, kökle, orospunu doyur yarağa, ohhh!” diye inleye inleye ve sarsıla sarsıla orgazm oldu. Yarağımı amından çıkarıp, başladım amını yalamaya. Fatma,

“Öldürüyorsun zevkten Kemal… Oofff aşkım süpersin!” diyordu. Amının sularını yaladıktan sonra, domalttım Fatma’yı, göt deliğini yaladım, somurdum, dilledim. Fatma,

“Götümü de sik aşkım, sok o koca yarağını götüme!” diye tekrar inlerken, yarağımı götüne dayayıp bastırdım. Başı girince,

“Ufff çok acıyor aşkım, yavaş lütfen!” demeye başladı. Biraz bekledim. Göt deliği yarağıma alışınca kökledim hepsini. Fatma altımda kıvranıyor,

“Sik aşkım, sik götümü!” diye bağırırken, amını okşayarak tekrar boşalmaya başladı. Ben de sona gelmiştim. Götüne iyice abanarak, en derine döllerimi fışkırttım.

Önce ben giyinip çıktım odadan… Fatma’nın annesi Asiye hanım yatak odasının yanında bulunan mutfaktaydı. Mutfağa girip, bir bardak su aldım. Asiye hanım,

“Git temizlen de öyle iç suyunu!” dedi. Bardağı bırakıp banyoya gittim. Fatma banyodaydı, suratımın asık olduğunu görünce,

“Ne oldu?” dedi.

“Su içecektim, annen mutfakta bana fırça attı. Git önce temizlen sonra su iç dedi. Ben de temizlenmeye geldim!” deyince,

“Aldırma sen ona aşkım… Gel ben seni temizlerim, sen de beni bir güzel temizle bakayım biraz daha, ben doymadım senin sikine…” diyerek beni soydu, duşun altına girdik birlikte.

Öpüşüp oynaşırken yarağım yine keser sapı gibi oldu. Fatma’yı duşun altında domaltıp arkadan amına geçirdim. Fatma’yı orgazm edinceye kadar pompaladım.

Sonra duş alıp birlikte çıktık. Hepimiz hazırlandıktan sonra evden çıkıp hastaneye döndük. Hastane odasına girince, Asiye hanım,

“Tüühh… Fatma kızım, telaşeden çamaşır almayı unuttum, ne olacak şimdi?” dedi. Ben hemen atıldım,

“Ne olacak canım, gider alırız!” dedim. O evdeyken kızını bağırta bağırta siktiğim için fırçasını yemiştim, kendimi affettirmek için takla atıyordum.

“Size de zahmet olacak…” dedi kız gibi nazlı nazlı…

“Boş ver Asiye hanım, ne zahmeti? Araba kapıda, hemen gider geliriz!” dedim.

“İyi o zaman, hadi gidelim!” Asiye hanım ve ben tekrar evlerine doğru yola çıktık. Arabayla giderken Asiye hanım manalı manalı bakıyor, güya çaktırmadan da beni süzüyordu. Sonunda dayanamadı,

“Kemal bey, kızıma ne yaptın öyle yahu? Canı yanmış gibi bağırta bağırta bir hal ettin Fatma’yı!” dedi.

“Asiye hanım, tahmin etmişsinizdir, kızınız canı yandığı için bağırmıyordu.” dedim sırıtarak… O da güldü,

“Tabi ki biliyorum canım… Yeni yetme bakire kız değilim ki… Ama bu kadar bağırması garibime gitti.”

“Bakın, size rahatsızlık verdiysem özür dilerim. Fatma artık benim karım sayılır, size anlatmadı mı? Kendisine evlenme teklif ettim, ama böyle daha iyi diyerek reddetti teklifimi… Evlenmesek de ben senin karınım diyerek kestirip attı!”

“Demek ki kızımı bu kadar çok mutlu eden başka bir şey var o zaman sende…” derken, evin önüne gelmiştik. Arabayı park ettim ve eve girdik. Asiye hanım mutfağa girip dolaptan bir şişe çıkardı, iki bardağı doldurup birini bana uzattı,

“Al damat, iç, bal şerbeti ve karadut suyu, bu sıcakta iyi gelir!” dedi. Bir yudum aldım, tadı harikaydı, kalanını bir seferde içtim.

“Mmm… Güzelmiş tadı…”

“Bu güzel bir içecektir, evde kendimiz yaparız. Bizim buralarda damatlara gerdeğe girmeden önce içirirler, enerji verir!” dedi.

Anladım ki, ben kızı Fatma’yı sikerken, Asiye hanım oldukca etkilenmişti. Ama bir türlü (Beni de öyle siksene!) diyemiyor, sürekli laf çevirip duruyordu. Gözlerinin içine bakarak gülümsedim,

“Eee, Asiye hanım… Şimdi bana da içirdin bunu, enerjiyi aldım. Peki bu enerji nereye gidecek? Elimin altında Fatma da yok ki?”

“İnan Kemal bey, ben 38 yıllık evliyim, ne kocamdan böyle bir şey gördüm, ne de Fatma’yla rahmetli kocası arasında bu kadar uzun süren birşey gördüm!”

Yanıma yaklaştı kadın, dudakları aralanmış, arzuyla kısılmış gözleriyle süzüyordu beni… Baştan aşağıya, saçından tırnağına şehvet doluydu gayrı resmi kayınvaldem… Ardından ne geleceğini tahmin edebiliyordum, ama hemen acele etmedim, ilk hareketi ondan bekledim.

“Fatma ile ikiniz içerdeyken sesinizi duyunca banyodan çıktım. Yatak odasında işiniz bitinceye kadar kapınızın önünden ayrılamadım. Hatta sen mutfağa geldiğinde kasılmalarım devam ediyordu…” derken, Asiye hanımın dudaklarına yumuldum.

Öpüşerek yiyişerek yatak odasına kadar gittik. Asiye hanım anında çırılçıplak soyunmuştu. Vücudu yaşına göre oldukça diriydi,

“18’lik kız gibisin Asiye hanım!” dedim. Asiye hanım,

“Sen de tam bir erkeksin, yarım saat boyunca Fatma’yı durmadan bağırttın!” dedi. Ben de soyundum, külotumu çıkardığımda Asiye hanımın gözleri faltaşı gibi açıldı.

“Bu ne ya böyle, at yarağı gibi! Kızımın bağırdığı kadar varmış, bu koca şey nasıl girecek bana Kemal bey?” derken elini uzatıp yarağımı avuçladı ve okşamaya başladı.

“Asiye hanım sen rahat ol, ben onu 16-17 yaşındaki kızların hem amına hem götüne soktum, zevkten inim inim inlediler. Birazdan sen de inleyeceksin!” dedim.

“Valla Kemal bey, ben bizim herifinkini büyük diye bilirdim, ama bu üç katı kadar var!”

“Desene Asiye hanım sen daha bakiresin, bak bunu yediğinde kadın olduğunu anlayacaksın, inan bana!” dedim.

Asiye hanımı karyolanın üstünde domalttım, arkadan amını yalamaya başladım. Amının tadı nefisti, kokusu harikaydı Asiye hanımı orgazm oluncaya kadar somurdum amını, am suyunu içime çektim.

Asiye hanım nefes almakta zorluk çekiyor, içini çeke çeke kasılmaya devam ediyordu. Bu defa göt deliğini yalamaya dilemeye başladım. Asiye hanım,

“Ayyy Kemal bey, öldürecek misin beni, lütfen biraz dinleneyim!” dedi, yüzükoyun yatağa uzandı. Ben de yanına uzandım,

“Kız Asiye amın daracık, sanki Fatma buradan çıkmamış gibi!” dedim.

“Ordan çıkmadı zaten, sezeryanla aldılar!”

“İyi de, bunca yıllık evlisin, hala bu kadar dar olması şaşırttı beni!”

“On yıldır orama parmağımdan başka birşey girmiyor, ondandır!”

“Kocan sikmiyor mu?”

“Ahh ahh Kemal, sorma… On yıl önce ceviz çırparken kocam ağaçtan düştü, sikiyle taşakların birleştiği yere parmak kalınlığında bir odun parçası girdi, kanı durmadı, acele doktora yetiştirdik, ameliyatla çıkarıp dikiş atıldı. O günden sonra tık yok herifte!” diye anlatınca onun adına üzülmüştüm.

“Peki, başkasıyla hiç olmadın mı?”

“Ayy Kemal, burası küçücük bir yer, anında orospu diye tefe koyarlar valla!”

“Benimle sevişmeyi neden istedin peki?”

“Sen yabancısın, hem kızımla bir ilişkin var, beni sağda solda anlatmazsın!” dedi.

Dudaklarına yumuldum, yanaklarını, kulak memelerini, boynunu yaladım somurdum. Göğüslerini koparırcasına emdim. Vücudunda dilimin değmediği yer kalmadı. Asiye,

“Harikasın Kemal, ohhh sik beni!” diye kıvranmaya başladı altımda. Yarağımı tükürükledim ıslattım, amının dudaklarını ayırıp dayadım, yavaşca bastırdım. Sikim başı girince, Asiye,

“Iıhhh! Yavaş, kurban olurum yavaş!” diye inleyince bekledim. Göğüslerini avucuma alıp yoğurdum. Bu arada o farkında olmadan yarağımı amına kökledim. Asiye bastı çığlığı,

“Orospu analı, yırttın amımı!” diye feryat etmeye başladı.

Hırslanmıştım, var gücümle pompaya devam ettim. Asiye’nin amı gevşemiş, sulanmış, yarağımı rahat alır olmuştu. Onbeş dakika pompalamamın sonunda Asiye de zevkten uçuyordu artık.

“Harika sikiyorsun Kemal, ohhh erkeğim, kökle, dibime vur o koca sikini!” diye diye boşaldı.

Asiye’yi yüzükoyun çevirdim, arkadan tekrar amına girdim. Yarağımı köküne kadar sokuyor, çıkartıp tekrar köklüyordum. Asiye altımda sırılsıklam olmuş, her yeri terden ıslanmıştı. Yarağımı çıkarıp, bacaklarını iyice ayırdım, amını yalamaya başladım. Götünü de yalıyordum. Asiye,

“Ohhh Kemalll, sikilmenin bu kadar zevkli olduğunu ilk defa hissettim, harika bir erkeksin!” diyordu.

“Asiyeciğim daha dur bakalım, yeni başladık, daha ne zevkler yaşatacağım sana!”

“Valla Kemal ne diyeceğimi bilmiyorum, 38 yıldır kocam beni sikiyor sanıyordum. Belki de kocamın beni bu güne kadar boşalttığı kadarını sen şu ana kadar yaptın. İnan kendime hakim olamıyorum, sürekli amımın suyu akıyor! Damızlık boğa gibisin Kemal!”

“Asiyeciğim amın çok tatlı ve de çok dar. İnan bana, kızın Fatma’nın ve torunun Esra’nın amından bile dar seninki!” dedim ve tekrar amına geçirdim yarağımı. Kalçalarını yoğururken, parmaklarım da göt deliğine masaj yapıyordu. Asiye başını çevirip,

“Esra’yı da mı siktin Kemal? Daha o körpecik bir kız, senden bunu beklemezdim!” dedi.

“Esra’yı sikmemek için çok direndim, ama beni tehdit etti, mecbur kaldım.”

“El kadar kız, nasıl seni mecbur bıraktı ki?”

“Senin el kadar dediğin azgın torunun da sana çekmiş. “Kendimi başkasına siktirir, anneme de senin siktiğini söylerim!” deyince, inan gözüm döndü o anda ve amını patlattım orospunun!”

“Annesi de, (Kemal amcası Esra’ya iyi geldi, kızım düzeldi!) diye seviniyordu, demek ki şıllığın neşesi yarak yediğindenmiş!” dedi.

Bu arada Asiye yine inlemeye, ohlamaya başlamıştı, orgazm olması yakındı. Ama ben onu götünden de sikmek istiyordum.

“Asiyeceğim götünün de tadına bakmak istiyorum, ne olursun aşkım, bunu benden esirgeme!” dedim.

“Ayy Kemal, o kocaman yarak küçücük deliğe nasıl girecek? Zaten amıma bile zor aldım sikini!”

“Asiyeciğim, evet girerken biraz acıyacak, ama sonrasında amından aldığın zevkin on katını alacaksın!” dedim. Yarağımı anından çıkartıp, göt deliğini yaladım,

“Aşkım ellerinle göt yanaklarından tut ve iyice ayır!” dedim. Asiye dediğimi yaptı. Yarağımın başını sıktırdım, götünün deliğine dayayıp bastırınca başı biraz girdi.

“Çok acıyor Kemal, lütfen yapma!” diye yalvarmaya başladı. Öylece bekledim,

“Acının hepsi bu Asiye, başka birşey yok, birazdan alışır götün, sik diye yalvarırsın! Sen şimdi bir elinle amını okşa!” Ben de göt yanaklarını avuçlayıp iyice ayırdım,

“Derin nefes al!” dedim. Asiye nefes alınca birden abandım götüne. Yarağımı köküne kadar oturtmuştum götüne. Asiye altımda feryad figan ediyor ve bana,

“Orospunun evladı, piç, anası sikişmişin çocuğu!” diye küfürler yağdırıyordu.

Göt deliği yarağıma alışıncaya kadar bekledim ve sonra çok yavaş hareketlerle alıştırdım. Artık Asiye kalçalarını oynatmaya başlmamıştı. Yarağımı geri çekince sanki götü yerinden çıkacak gibi oluyordu. Asiye,

“Yapma ne olur, çok acıyor, sanki götüme odun sokuyorlar!” diyordu.

Baktım bu iş böyle olmayacak, Asiye’nin beline bastırdım ve var gücümle sokup çıkarmaya başladım. Belki on dakika böğürdü Asiye altımda, ama göt deliği de gevşemişti, artık rahat girip çıkıyordum. Asiye’den de ‘Ahh ohh!’ sesleri çıkmaya başlayınca rahatladım.

Asiye’nin götünü her pozisyonda yarım saatten fazla siktim ve götünün derinliklerine döllerimi fışkırttım. Sikim yumuşayıncaya kadar içinde bekledim. Asiye’nin götünden yarağı çekince ‘Fosss!’ diye çıkan havayla birlikte döllerim de amına doğru akmaya başladı. Üzerinden kalktım ve

“Asiyeceğim, şimdi tam bir kadınsın! Bu yarak senin emrinde, bundan böyle dilediğin zaman yiyebilirsin tatlım!” dedim. Asiye parmaklarıyla göt deliğini yokluyor,

“Ayy Kemal mahvetmişsin yaa, bu nasıl kapanacak şimdi?” diyerek ağlamaya başladı.

“Hadi gel banyoya girelim, ben kapatırım onu!” dedim. Ayağa kalktı, ama bacaklarını birleştiremiyordu, sanki gerdekten çıkmış gelin gibiydi. Belinden sarılıp kucağıma aldım, banyoya kadar taşıdım.

Sıcak suyu açtım, her yerini köpürte köpürte yıkadım. Götüne sıcak suyla masaj yaptım, göt deliği bir nebze kapanmıştı. Kendim de duşumu aldım ve çıktık. Asiye giyindi geldi, ben de giyinmiştim, dudağıma bir öpücük kondurdu,

“Harika bir erkeksin, müthiş zevk aldım. Beni asla bu zevkten mahrum etme Kemal, tamam mı?” dedi.

“Tamam Asiyeciğim, her zaman emrindeyim, sen iste yeter ki!” dedim.

Evden çıktık, onu bir lokantaya götürdüm, yemek yedik. Lokantadan, Fatma, Esra ve dedesine de birşeyler hazırlattık, hastaneye gittik. Fatma bizi görünce,

“”Nerde kaldınız ya, meraktan öldüm?” dedi. Ben hemen,

“Annen iyice bunalmış, onu biraz dolaştırdım. Lokantada bir yemek yedik ve geldik işte, abartma!” dedim.

“İyi, tamam!” dedi. Fatma, Esra ve dedesi getirdiklerimizi yediler. Sonra Fatma’ya,

“Bu gece Asiye hanımla Esra kalsın dedesinin yanında, sen biraz dinlen!” dedim.

Teklifimi herkes onaylayınca, Fatma’yla ben hastaneden ayrıldık.

Kiracımla sabaha kadar sevişmeye gidiyorduk. İyi ki evimi Fatma’ya kiralamışım diye geçirdim içimden… Ana kız yarak hastası çıktı derken Fatma’nın annesini, kendini, kızını sikmiştim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir