Eniştemin BağındaGoogle Icon

Benim hikayem eniştemle aramda geçiyor, yani ablamın kocasıyla… Eniştem kırk yaşında, esmer, bakımlı ve yakışıklı bir adamdır. Altı yıldır konuşmuyoruz, evine gidip gelmiyoruz, sadece ablam bize gelir görüşürüz.

Suç bendeydi, bir akşam onlara yemeğe davetliydik. Saçma sapan bir nedenle çıkan gereksiz bir tartışmada eniştemi rencide etmiştim. Sonradan ne kadar barışmak istediysem de yanaşmadı. Ablamdan duyduğuma göre kesinlikle kabul etmiyormuş.

Bir gece rüyamda eniştemi gördüm. Rüyamda eniştem beni öyle bir sikiyordu ki, uykumda inlemelerimi kocam duymuş, beni uyandırdı,

“Ne oldu Gül? İnleyip duruyordun, hasta mısın?” diye…

Ben terler içindeydim. Ve bir de sinirlenmiştim. Tam eniştemin altında inleye inleye orgazm olmaya yaklaşmışken uyandırmıştı beni kocam olacak öküz… Zevkim yarıda kalmıştı. Tabi ona rüyamda eniştemle sikiştiğimi söylemedim,

“Rüya gördüm, seninle sevişiyorduk ikimiz…” deyince kocam tövbe çekip arkasını döndü, uyudu.

Hala gördüğüm erotik rüyanın etkisindeydim. Elimi küloduma götürdüm, sırılsıklamdı. Hırsla amımın dudaklarını avuçlayıp sıktım. Şişmiş, yumruk gibi kabarmıştı kadınlığım… Başımı çevirip kocama baktım, horlayarak uyuyordu.

Çaresiz kalkıp külotumu değiştim. Tekrar yatağa girip kocama arkadan sarıldım ve acaba diyerek bir ümitle kendisi gibi uyuyan pörsümüş vaziyetteki sikini okşamaya başladım. Kocam homurdandı,

“Rahat dur da uyuyayım! Gecenin bir yarısı uykudan uyandırıyorsun. Bu saatte sikişecek halimiz yok, sabah işe gidicem.” diyerek tersledi.

Oysa ben sikilmek istiyordum, dönsün beni altına alıp rüyamda eniştemin yaptığı gibi beni bağırta bağırta siksin istiyordum. Omuzundan tutup sarsmak, uyandırıp seks yapmanın saati mi olur pezevenk diyesim geldi.

Canım sikilmek istiyor işte, doya doya sevişmek, orgazm olmak istiyorum. Kocam hevesimi kursağımda bırakınca ben de moralim bozuk bir şekilde arkamı dönüp yattım, uyudum.

Sabah banyo yaptım, ama eniştem aklımdan çıkmıyordu. Günler böyle geçiyordu. Kocamla sikişirken bile eniştemi hayal ediyordum, her gece rüyalarımda görüyordum, hep onunla sevişiyor gibiydim.

Tabii bunda ablamın anlattıklarının etkisi çok büyüktü. Eniştem çok azgınmış, ablamı her gece sikmek istiyormuş. Sikişmeye başladıklarında da iki üç posta sikmeden bırakmıyormuş. Üstelik sadece amdan sikmeyle de yetinmeyip, illa götten de sikiyormuş.

Eniştemin Bağında, resim №2
Eniştemin bunaltan ve yoran cinsel isteklerinden yakınıp duran ablam yüzünden enişteme olan ilgim iyice artmıştı. Kocamla seks yaşantımız tam bir faciaydı. Belki de bu nedenle ablamın anlattıkları bilinç altımdan dışarıya vuruyor, sürekli bir enişte takıntısı yaşıyordum.

Ablamın yaşadıklarının, eniştemin ona yaşattıklarının onda birini yaşasam benim için bayram olurdu. Öyle pişmandım ki eniştemle kavga ettiğime, bana küsmesine sebep olduğuma…

Sürekli böyle bir psikolojiyle yaşıyordum ki, yaz geldi. Ablam eniştemi bırakıp iki aylığına memlekete yaz tatiline gitti. Bende de ampul yandı. Bu fırsatı değerlendirmem gerekiyordu, ama nasıl olacaktı bilmiyordum. Gece gündüz düşünüyordum.

Ablamın söylediğine göre eniştem kendisine hobi olsun diye, içinde küçük bir bağ evi olan büyükçe bir arazi, bağ satın almış. Sürekli orada oluyormuş, yetiştirdiği çiçeklerle, asmalarla uğraşıyormuş.

Sonunda kararımı verdim. Eniştem genelde bahçede olduğundan oraya, yanına gidecek ve onunla barışmanın bir yolunu arayacaktım. Ablamın şikayet ettiği kadar cinsel gücü yüksek bir erkek iki haftadır kadınsız duruyordu.

Eğer başka kadınlarla yatmıyorsa, ki zannetmiyorum, eniştem kadınsızlıktan duvarlara tırmanıyor olmalıydı. Onu baştan çıkartmak için ne gerekiyorsa yapacaktım. Akşam kocama,

“Yarın arkadaşımın günü var, ona gideceğim, biraz geç gelebilirim. Gün bittikten sonra kalıp işlerine de yardım edeceğim…” dedim. Kocam da,

“İyi, tamam canım!” dedi. Zaten allahlık ali bey gibiydi kocam, ne karışır, ne sorardı. Kıskançlık huyu yoktu hiç, arayıp sormaz, ilgilenmezdi. Varsa yoksa işi gücü… Evde yemeği pişsin, bakılsın, işe gidip gelsin, yaratılış amacı bu kadardı.

Ertesi gün kocam işe gidince banyoya girdim, ağda ile vücudumun her yerini kaymak gibi yaptım. İçime çamaşır olarak seksi bir tanga külot, iri memelerimi sıkıştırıp daha da büyük gösteren dantelli sütyen giydim. Altıma siyah taytımı, üstüne de beyaz gömlek geçirdim. Arabamla kuaföre gidip saçlarıma fön çektirip makyaj yaptırdım, yola çıktım.

Eniştemin bahçesi bize fazla uzak değildi, daha önce ablam yerini tarif etmişti. Bahçelerin olduğu yere yaklaşmıştım, fakat çok geniş bir alana yayılmış bir sürü bahçe vardı. Arabayla bahçelerin önünden birkaç kez geçtim, ama bulamıyordum.

Bir marketin önünde durdum, bir şişe rakı, hazır meze, sigara ve yiyecek bir şeyler aldım. Tekrar yolu bulmaya çalıştım, fakat bulamadım. Sonunda eniştemi aradım. Sanki aramızda hiç küslük yokmuş, sabah ayrılmışız gibi cıvıldayan bir sesle,

“Enişteciğim, ben senin bahçeyi görmeye gelmiştim ama kayboldum. Rica etsem, gelip beni alır mısın?” dedim. Onu aramama çok şaşıran eniştem biraz mırın kırın ettikten sonra,

“Konum at, gelip seni alırım!” dedi. Attım. Kendime aynadan baktım, gömleğimin bir düğmesini daha açtım, memelerimin yarısı iri birer ayva gibi meydandaydı, sütyenimin dantelleri görünüyordu. Az sonra eniştemin arabasını gördüm. Yanımda durdu, camı açıp,

“Beni takip et!” dedi gayet ciddi ve emrivaki bir edayla… Peş peşe bahçeye geldik. Arabadan indi. Üzerinde üstüne dar gelen kısa bir şortla tişört vardı. Kaslı kolları bacakları kararmıştı, belli ki uzun süredir güneşin altında bahçeyle uğraşıyordu.

Ben de arabamdan indim, arkasından bahçeye girdim. Bağ evinin kapısı açıktı, elimdeki poşetleri içeriye, mutfağa koyup dışarı çıktım. Bahçede yarım bıraktığı işiyle uğraşan ve benimle ilgilenmeyen, hatta yüzüme bile bakmayan eniştemin yanına gidip,

“Enişte hala bana kırgın mısın? Ayağına kadar geldim, bana bir hoş geldin bile demedin?” dedim. O da ,

“Hoş geldin, kusura bakma bir an daldım!” dedi.

“Soruma cevap vermedin, hala kırgın mısın?”

“Evet kırgınım, kalbimi kırdın, ben seni o tartışmadan sonra sildim!” Yanına yaklaştım iyice, süründüğüm parfümün kokusunu duyacak, yakası açık gömleğimi ve daracık taytımı görecek kadar yakınına… Elimi uzatıp çıplak koluna dokundum,

“Enişte yaaa, ne olur uzatma artık… Tamam ben hatalıyım, özür dilerim!” dedim şımarık bir genç kız gibi davranarak, cilveli cilveli… Ses çıkarmadı, bahçeyle uğraşmaya devam etti.

Elindeki kazmayı toprağa vururken kasılan kollarına, gerilen bacaklarına bakıp yutkundum. Baktım, beni hiç kazımamış gibi davranıyor, ilgilenmiyor, tekrar üstüne gittim,

“Enişte, marketten yemeklik malzeme aldım. Karnın aç olmalı… Sana yiyecek bir şeyler hazırlayayım mı?” dedim.

“Yok, istemem! Ben bir şeyler uydururum.” dedi. İçimden İnatcı keçi! dedim. Yine de eve girip bir şeyler hazırlayıp çardağa taşıdım. Gömleğimin bir düğmesini daha açtım, yanına gidip,

“Enişte hadi gel, birlikte yiyelim!” dedim. İsteksiz de olsa geldi. Karşılıklı oturduk, bir şeyler atıştırdık. Bu arada saat 16:00 olmuş, hava da biraz serinlemişti. Ben kalkıp rakıyla bardakları getirdim ve

“Hadi doldur da birer kadeh içelim!” dedim.

“Nereden çıktı şimdi rakı içme olayı?” dedi.

“Yaa sen doldur! Bak, hazır mezeler de aldım, rakısız gitmez bunlar…” dedim. Doldurdu,

“Hadi sağlığımıza içelim eniştem, barışmamızın şerefine…” diyerek kadehimi onun kadehine tokuşturdum. Reddetmedi beni,

“Sağlığına!” dedi o da, birer kadeh içtik.

Havadan sudan konuşuyorduk, ama eniştem kaçamak da olsa memelerime bakıyordu. Bir ara masadan çatal düştü, ben eğilip çatalı alırken masanın altından eniştemin önüne baktım. Bacaklarını ayırmıştı, sikinin kalktığı belli oluyordu.

Çatalı alıp tekrar doğruldum. Aklım sikinde kalmıştı. Elimi taytımın önüne götürdüm, masa altında çaktırmadan taytımın üzerinden hafif hafif amımı okşuyordum.

Amım iyice sulanmış, klitorisim resmen zonkluyordu. Islaklığın külodumu geçip taytımın önüne ilerlediğini parmak uçlarımda hissedebiliyordum.

Bardağım boşalınca bu sefer kendim doldurup, bir dikişte içtim. Sigaram çantamdaydı, çantam da içerde… Sigaramı getirmek için ayağa kalktım. Başım hafif dönüyordu, masaya tutunup biraz bekledim.

Eniştemin gözü o sırada taytımın önündeydi. Bu taytımı özellikle giymiştim. Çok inceydi, güneş ışığı vurduğunda külotlu çorapla sokağa çıkmışım gibi beyaz tenim görünüyordu. Hele ön tarafta amımın etli dudaklarını olduğu gibi belli ediyordu.

İçerden sigaramı alıp gelince, bu sefer eniştem tuvalete gitmek için ayağa kalktı. Tabii ben de gözümü onun daracık şortunun önündeki kabarık tümsekten alamıyordum.

Aslında ikimiz de sevişmek için can atıyorduk, bundan emindim. Hadi beni sik desem hemen oracıkta yatırıp sikeceğinden de emindim. Sadece ilk adımın karşıdan gelmesini bekliyorduk. Ama bu ben olmayacaktım, kendimi biraz ağırdan satacaktım.

Eniştem geldi, birer duble daha doldurdu. Ben de sigara ikram edip yaktım. Kalktım, elimde rakı bardağı, sigara içerek bahçede etrafa, çiçeklere, asmalardaki üzüm salkımlarına bakınarak biraz dolaştım. Bardağımdaki rakıyı içip geldim.

Çardağın önünden bardağı yukarı uzatırken eniştemin gözleri ince dantel sütyenimi ve beyaz gömleğimi delecekmiş gibi sivrilmiş meme uçlarımdaydı. Memelerimi biraz daha sergilemek için hafif eğilip çardağın önündeki gülleri kokladım ve

“Çok zevklisin eniştecim, çok güzel bir bahçe yapmışsın. Aynı posterlerdeki manzara gibi olmuş!” diye iltifat ettim.

“Asıl arka tarafın manzarası daha güzel, içerdeki kanepenin üstündeki pencereyi aç bak bakalım dışarıya!” dedi.

İçeriye girdim, pencereyi açtım. Eniştemin çardaktan beni görebildiğini bildiğimden, kanepeye dizlerimi koyup domalmış halde dışarıyı seyrediyordum. Aynı zamanda da amımın ve götümün her detayını belli eden taytımla enişteme tahrik edici bir manzara sunuyordum.

Eniştemin Bağında, resim №3
Eniştem içeri ne zaman girdi farkında değildim, arkadan sarılıp götüme dayanınca irkildim. Sonunda istediğime kavuşuyordum. Ama yalandan,

“Ne yapıyorsun enişte?” diyerek doğrulmaya çalıştım. Eniştem doğrulmamam için sırtımdan bastırıp,

“Sus Gül, beni kudurttun! Geldiğinden beri deli ettin ulan beni, azdırdın beni kuduruk kahpe…” diyerek iki elini ön tarafa atıp memelerimi avuçladı.

“Yaa… Eniştee!” diyerek ellerini tutmaya ve engel olmaya çalıştım. Ama şurup gibi tatlılaştırdığım sesimde öyle bir hava vardı ki, sanki itiraz etmiyorum da sik beni diyorum. Böyle yaptıkça beni sikmek için deli olan adamı daha da azdırıyorum.

Memelerimi avuçlayıp parmaklarının arasında sıkması çok hoşuma gidiyordu. Ama zevkten delirmek üzere olsam da, görüntüde ondan kurtulmaya çalışıyormuş gibi yapıyordum.

Derken bir elini mememden çekip taytımın önünden içeriye, oradan da külodumun içine soktu. Bir güzel temizleyip kaymak gibi yaptığım amımı okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Ben hala yalandan itiraz ediyordum.

“Boşuna itiraz etme, çırpınma Gül… Zaten günlerdir ablan yok, amsızlık başıma vurdu. Öyle ya da böyle, sikeceğim seni bugün… Bu daracık taytla, makyajınla, memelerinle delirttin beni… Sikicem kızım seni… Onun için sen hiç çırpınma, sikilmenin tadını çıkar!” deyip parmağını amıma soktu.

Amımı parmaklarken bir eliyle de sertçe saçlarımdan tuttu, başımı çevirip dudaklarıma yapıştı. Ben yine yalandan önce karşılık vermedim. Ama eniştem bana aldırmadan öpmeye devam ediyordu.

Sonunda ben de yavaş yavaş gevşedim, dudaklarımı aralayarak karşılık vermeye başladım. Eniştem dilini ağzıma sokup ağzımın içinde dolaştırıyordu. Dilini emmeye başladım.

Sonra ben dilimi onun ağzına soktum. Dilimi öyle çekiştirerek emiyordu ki, aynı anda amımı kurcalayıp duran parmakları öylesine zevk veriyordu ki, dizlerim titremeye başladı.

Boynum ağrımıştı, doğrulup dönmek istedim. Öpmeyi bıraktı,

“Sakın kıpırdama, öyle dur!” diyerek önce gömleğimi, sonra da sütyenimi çıkardı. Ellerimi pencerenin kenarından tutturdu. Ensemi yalayıp emerek, çıplak sırtımdan aşağıya doğru, beni zevklere boğarak, tüylerimi ürperterek dili ve dudaklarıyla iniyordu.

Öpüp yalayarak belime geldiğinde taytımı aşağı indirdi. Arkama eğilip götümün yanaklarını öpüp ısırdı. Sonra külotumun üstünden amımı ve götümün deliğini yalamaya başladı.

Elimi arkaya uzatıp külotumu aşağı indirdim. Eniştem de bana yardım etti, taytımı ve külotumu beraber sıyırıp çıkardık. Tamamen çıplak kalmıştım.

Göt yanaklarımı ayırıp dilini götümün deliğinin etrafında dolaştırıp dilini deliğime sokmaya çalışıyordu. Ben de olabildiğince belimi çukurlaştırıp götümü ağzına bastırıyordum.

Götümün deliğini yalarken aynı anda orta parmağını amıma sokup ileri geri yaptıkça amımdan zevk sularım akıyordu. Parmağını çıkardı, amımı dillemeye ve emmeye başladı. Dilini içime sokup diliyle sikiyordu amımı.

Dayanacak gücüm kalmadı, ağzına sularımı akıtarak orgazm oldum. Ağzını amıma vantuz gibi dayamış, amımdan akan sıvıları emip yalıyor, ağzını amımdan çekmiyordu. Dizlerim tutmaz olmuş,

“Yeter artık, sok sikini içime!” diye inliyordum.

“Merak etme baldız… Yarrağı sokucam içine senin… Zaten bunun için geldin değil mi? Kendini siktirmek için geldin sen… Eh, istediğin olacak, merak etme canım…”

Doğruldu. Çabucak soyundu. Sikini eline alıp, kafasını tükürükledi, sıvazlayıp arkama geçti. Siki elinde, amıma götüme sürtüyordu. Bense bacaklarımı iyice ayırıp,

“Hadi eniştem, oyalanma artık… Sok şunu içime, gir içime ne olur, offf!” diye inliyordum. Sikinin kafasını amımın girişine dayayıp itelemeye başladı.

Eniştemin Bağında, resim №4
Zevk sularımın akmasına rağmen am dudaklarım gerilmişti. Kalın siki amıma girmekte zorlanıyordu. Geri çekip tekrar sikini tükürükledi, tekrar amıma dayadı. Bastırınca kafasını sokmuştu.

İleri geri yaparak her seferinde daha ileriye sokuyordu. Bu esnada meme uçlarımı sıkıp okşuyordu. Sonunda kasıkları dayandı götüme, nihayet köküne kadar sokmuştu sikini amıma…

“Ohhh… Çok güzel eniştee…” diye inledim. “Ablamın anlattığı kadar varmış sikin, içimi doldurdun.”

“Sizi azgınlar sizi… Ablan benim yarrağımı mı anlatıyordu sana…?” diyerek bastırdı sikini iyice… Kıllı kasıklarını kalçalarımda hissediyordum, sikinin iri başı rahmime dayanmıştı bu pozisyonda…

“Ohh… Evett! Bana seni şikayet ediyordu salak ablam… Çok kalınmış sikin enişte, her gece önlü arkalı sikiyormuşsun.”

“Sen ne diyorsun peki? Anlattığı kadar kalın mıymış sikim?”

“Evet eniştem… Ohhh… Çok kalınmış. Ama çok da güzel… Ben şikayet etmem. Sik beni… Kalın yarağını sok amıma… Hadi git gel eniştem…”

İçimde biraz bekledikten sonra belimi tuttu, ileri geri yaparak sikmeye başladı amımı… Baş parmağını da götümün deliğine bastırıyordu. Ben tekrar orgazm oluyordum. Sikini çıkarmadan beni kucaklayıp yatağa götürdü ve yatağın kenarına koydu. Kendisi ayaktayken beni sikiyordu. Dakikalar sonra ben artık,

“Boşal artık ne olur!” demeye başladım. Hızlandı. İki eliyle sıkıca tuttuğu belime parmakları, tırnakları batıyordu. Daha da sertleşmeye başladı. Sonra kasıldı ve içime boşalmaya başladı. Amım ılık dölleriyle dolmuştu.

Üzerime yığılınca ben de öylece yatağa uzandım. Üstümden kamyon geçmiş gibi hissediyordum kendimi…

Biraz soluklandıktan sonra yukarı kayıp yatağa uzandık. Enişteme,

“Hoşuna gitti mi?” dedim.

“Evet, çok güzeldi! Senin hoşuna gitti mi?” dedi.

“Evet eniştem benim, gitmez olur mu hiç, harikaydı!” dedim. Birbirimize sarıldık öpüştük. Beni üstüne aldı ve götümün yanaklarını okşamaya başladı. Galiba bir kez daha sikmek istiyordu.

“Biraz dinlenelim mi? Böyle sikilmeye alışkın değilim enişte. Yoruldum biraz…” dedim.

“Tamam bebeğim. Olur!” dedi.

Biraz uzandıktan sonra kalktı, şortunu giyip bahçeden rakı ve sigaramızı getirdi. Birer duble içtik, sigaralarımızı yaktık, tekrar şortunu çıkarıp yanıma uzandı. Ben de göğsüne kafamı koydum. Huzur içinde sigaraları tüttürdük, saçlarımı, tenimi okşayıp durdu. Ben de onun sikini okşadım, taşaklarını, her yerini…

Sigara bitince elimi sikine götürdüm. Sikini tutunca hayret ettim. Belki de okşamalarımın etkisiyle, az önce boşalmasına rağmen yine sertleşmişti ve avcuma sığmıyordu. Yüzüne baktığımda,

“Ne oldu?” dedi.

“Enişte bu ne böyle? Kocaman bu yarak, bileğim kadar var. Bunu bana nasıl soktun, nasıl aldım bunu?”

“Aldın canım, hem de köküne kadar aldın!” deyince gülüştük. Bana,

“Aşağı in de tadı nasılmış bak bakalım!” dedi. Aşağı kaydım. Taşaklarını tek tek ağzıma alıp emiyordum. Sikinin kafasında dilimi gezdirdim, kafasını ağzıma alıp emmeye başladım.

Sikinin ne kadarını ağzıma alabilirim diye denedim, ama anca yarıya kadar alabildim, başka alamıyordum. Beni üstüne alınca 69 olduk. Eniştem amımı emip göt deliğimi yalarken, ben de sikini daha bir keyifle emiyordum.

Daha fazla dayanamadım. Doğrulup, sırtım ona dönük pozisyonda sikini kavrayıp amıma sürtmeye başladım. Sonra sikini amımın deliğine yerleştirip üstüne oturdum. Kalkıp oturuyordum, eniştem de belimden tutup bana destek oluyordu.

Sonra amımdan çıkarmadan döndüm, göğsüne ellerimi koydum. Oturup kalkıyordum, eniştem de memelerimi okşayıp sıkıyordu. Biraz öne eğilince memelerimi emmeye başladı.

Eniştemin Bağında, resim №5
Hızımın yavaşladığını gören eniştem beni altına aldı. Bacaklarımı omuzuna alıp sertçe sikiyordu. Başımı kaldırıp o kalın sikinin ıslak amıma girişini seyrettikçe daha da hoşuma gidiyordu.

Dudaklarımı emip, kulağıma,

“Amın çok güzel Gül, fakat seni götünden de sikmek istiyorum!” dedi.

“Ama enişte, bu koca şeyi götüme nasıl alacağım, girmez ki!”

“Alırsın aşkım, sen bana bırak. Gör bak nasıl alacaksın!” deyip üzerimden kalktı.

Gidip mutfaktan bir çay bardağı zeytinyağı getirdi. Beni yatağın kenarına çekti, bacaklarımı karnıma doğru katlayıp kollarımı alttan geçirdi.

Amım götüm kabak çiçeği gibi açılmıştı. Parmağını yağlayıp götüme sokmaya başladı. Sonra ikinci parmağını da sokunca göt deliğim biraz genişledi. Sikini de bardağın içine sokup bol bol yağladı. Ardından sikinin başını götüme dayadı.

“Ne olur yavaş sok eniştem!” dedim. “Bacanağın hiç arkamdan yapmadı. Götüm bakire daha…”

“Sen kendini sıkma, bak nasıl alacaksın!” diyerek sikinin kafasını götüme soktu. O kadar çok acımamıştı. İleri geri yaparak ilerliyordu ve fazla canım yanmıyordu…
Kasıkları amıma çarpınca hepsini aldığımı anladım. Eniştem,

“Orospum benim, götünü siktiğim baldızım!” diyerek, beni bağırta bağırta götümü sikiyordu. Ben de artık kendimi iyice bıraktım ve ona uydum.

“Sik orospu baldızının götünü, eniştem benim, ooohhh… Sevdin mi, götümü sikmen hoşuna gidiyor mu, tadı güzel mi?” deyip daha da tahrik ediyordum onu. Eniştem,

“Çok güzel, harika!” diyerek köklüyordu götüme. Bir süre öyle siktikten sonra beni kaldırıp domalttı. Kafamı yatağa bastırdı, götümün üzerine çıkıp kökleyerek sikti.

Daha sonra o alta yattı, ben üstüne çıktım. Önce amıma soktum sikini, biraz amımı siktirdim, sonra götüme soktum. Harika sikiyordu, götümden sikerken amımdan sular akıyordu.

En son yine amımı sikerken boşalacağını söyledi. Ben de,

“Ağzıma boşal, dölünü yutmak istiyorum!” deyince, hemen amımdan çıkarıp ağzıma verdi. Birkaç defa ağzımda ileri geri yapınca kasılıp ağzıma boşalmaya başladı. Döllerinin birazı ağzımdan taştı, kalanının hepsini yalayıp yuttum.

Biraz soluklandıktan sonra giyinip dışarı çıkıp sigara içtik. Benim gitme vaktim gelmişti. Masayı beraber topladık, bulaşıkları yıkadım. Bahçeden çıkarken,

“Gel bak sana ne göstereceğim!” diyerek büyük bir ağacın yanına götürdü. Ağacın altında dudaklarımı öptü ve

“Gitmeden önce şurada domalsana!” dedi. Ben de kıramadım, taytımla külodumu dizime indirip ağaçtan tutundum. Ağacın altında bir kez daha götümden sikti. Ayrılmak istemiyorduk, ama mecburduk. Öpüşüp ayrıldık.

İki ay boyunca nerdeyse her gün bahçeye gidip kendimi enişteme siktirdim.

Ablam gelince de eniştemle resmi olarak barıştık. Şimdi rahat rahat evlerine gidebiliyorum, enişteme kendimi daha rahat siktiriyorum.

Aygır eniştem, acımadan, dur durak dinlemeden sikiyor beni… Sekse doyuyorum!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir