Kapıcı Dairesinde Gay HikayeGoogle Icon

Adım Faruk, 18 yaşındayım. Geçen yıl yaz aylarında okuldan arkadaşım Hasan ile başladı hikayem. İkimiz de lise son sınıfta öğrenciydik. Hasan buğday tenli, kaba saba, iri yarı, kıllı, kaslı bir öğrenci iken, ben onun tam aksine beyaz tenli, neredeyse tüysüz ve ona göre daha zayıf ama balık etli biriyim.

Hasan aslen köylü olduğundan kaba konuşması, kaba tavrı falan hep bana ilginç geliyordu. İçten içe de hoşuma giden, okuldaki diğer zorba çocuklara karşı beni koruyucu tavırları vardı. Bir nevi horozun kanatlarının altında bir piliç gibiydim. Kimse yan bakamazdı ona ve bana…

O zamanlar çok kondurmasam da, kendime bile itiraf edemesem de, içimde gizlediğim pasif duygularım vardı. Ara sıra gay pornoları izleyerek deliğimle oynar ve kendimi tatmin ederdim. Tatmin olur olmaz da pişman olup bir daha izlemeyeceğim desem bile ilk azgınlığımda tekrar o duyguya teslim olurdum.

Hasan ile lisenin ilk zamanlarında pek yakın değildik, ama aynı sitede oturduğumuzdan, git gide daha da samimi olmaya başlamıştık. Temmuz ayındaydık ve hava çok sıcaktı. Bilgisayar başında oyun oynarken Hasan aradı. Canı çok sıkılıyormuş,

“Takılalım kanka!” dedi. Ben de,

“Bu sıcakta ne yapacağız kanka?” deyince,

“Annem teyzeme gitti, ev boş. Sen de gel yeni vizyona giren filmlerden izleriz, cips kola falan yaparız…” dedi. Ben de,

“Tamam kanka, geliyorum!” dedim ve sitede bizim yan binada olan evlerine gittim.

Yaz ayı olduğundan üstünde beyaz askılı atlet vardı ama beni şoke eden şey altında sadece don vardı. Ve yarağı şişkin bir vaziyetteydi.

Belli ki 31 çekerken gelmiştim. Külodunun içine koca bir hıyar sokmuş gibiydi. O an içim ürperdi. Külodun kumaşı altından da olsa, ilk kez bu kadar yakından kalkmış bir yarak görüyordum. Benim şaşırdığımı görünce,

“Bu kadar hızlı geleceğini düşünmedim kanka!” dedi.

“Ulan zaten yan binadayım, ne kadar geç gelebilirim ki?” dedim.

“Haklısın, ama yarıda kaldım. Sen geç oturma odasına… Ben (elini yarağına götürerek) işimi bitirip geleyim!” dedi. Kafa sallayarak oturma odasına geçtim. O da kendi odasına gidip yarım kalmış pornosunu açarak 31’ine devam etmeye başladı.

Beş dakika, on dakika derken bunun işi bitmek bilmiyordu. Ben üç beş dakikada hallederdim hep. Acaba yarağı nasıl diye meraktan ölüyordum. Hani o azınca beni ele geçiren ve teslim olduğum duygu vardı ya, işte o hisler yine içimi sarmıştı.

İzlediği videonun sesini de yüksek açınca benim ufaklık hafiften hareketlenmeye başladı. Dayanamayıp çaktırmadan odasına yöneldim. Kapısı açıktı. İçeri göz ucuyla baktığımda ellerinin arasında kalın, kapkara ve kocaman olan yarağını görünce şaşkınlıkla,

“Oha! O ne lan?” dedim. Beni duyan Hasan istifini bile bozmadan bana bakıp güldü ve

“Gel kanka birlikte çekelim, çok iyi porno buldum!” dedi. Fırsatı bulmuşken hemen daldım içeri. O da,

“Hadi lan çıkar sen de, gel birlikte çekelim utanma!” dedi.

“Tamam anasını sikeyim!” dedim ve şortumla beraber donumu indirip ayakta sikimle oynamaya başladım.

Bu hareketim onu şaşırtmıştı. Süt gibi bembeyaz tüysüz parlak popomu görünce küçük dilini yutacaktı.

Dediğim gibi bacaklarım da tüysüz sayılacak sekildeydi ve aynı kız gibi bacaklarım vardı. Ama o daha çok popomla ilgileniyor olacaktı ki gözünü ayıramamıştı.

“Ne o kanka, nereye bakıyorsun öyle?” dedim. Bir şey demeden hemen kafasını çevirdi utanmıştı. Üstüne üstüne gittim,

“Götüme mi bakıyordun yoksa?” deyince,

“Kanka kusura bakma, aynı kız gibi götün var!” dedi. Bu sözü çok hoşuma gitmişti, ilk defa iltifat alıyordum ve bu da içimdeki kadınsı ruhu ortaya çıkartıyordu.

“Hoşuna gittiyse o kadar, bakabilirsin!” dedim ve götümü ona doğru çevirdim. Şok geçirdi ve aşırı heyecanlandı. Hemen bilgisayar koltuğunda dönerek götüme bakıp 31’e devam etmeye başladı.

Benden de cesaret almış olacak ki biraz sonra elini götüme atıp okşamaya başladı. Ben gözlerimi kapatmış şekilde götümün okşanmasının zevkini çıkarırken ikimizden de ses çıkmıyordu.

Götümü avuçlamaya sıkmaya devam ederken birden dudaklarını götümün yanaklarına yaklaştırıp öpmeye başladı. İyice kudurmuştu ve beni de kudurtmuştu. Nefes alışımız hızlanmıştı.

Bir anda beni çekip kucağına oturttu ve götüme sürtünmeye başladı. İlk kez götümde bir sertlik hissedince dayanamayıp boşaldım. Fışkıran bütün döllerim yere döküldü, ama ikimizin de umrumda değildi.

Bir süre sürtündükten sonra ben onun kucağında hoplamaya başladım. Deliğime tam bir temas yoktu, ama ikimiz de deli gibi zevk alıyorduk.

“Ağzına alsana sikimi kanka!” demesiyle sesizlik bozuldu. Erkeğimden gelen bu isteği geri çevirmem imkansızdı. Zaten ağzım sulanmış, yarağını emmek için sabırsızlanmaya başlamıştım.

Hemen yere dizlerimin üzerine diz çöküp elime aldığım o kalın yarağı okşamaya başladım. İlk kez kendi yarağımdan başka bir yarak vardı elimde…

Ucundan akan yapış yapış zevk sularıyla iştah açtıran o yarağa dudaklarımı değdirip öpücükler kondurmaya başladım. Dudağım o zevk sularından dolayı yapış yapış oluyordu.

Çok güzel bir duyguydu. Hemen dilimi çıkarıp aynı dondurma yalar gibi yalamaya başladım. Arada aşağıya yönelip o mosmor taşaklarını da emiyordum.

Hasan gözlerini kapamış, ellerini saçımda ve kulağımda gezdirerek zevk sarhoşu oluyordu. Ona bu zevki yaşatıyor olmam benim de çok hoşuma gidiyordu.

Ben taşaklarını emerken Hasan boşalmaya başlamıştı. Yarağından akan döller elime ve hatta taşaklarına doğru akmaya başladı. Ben de hiç durmadan emmeye ve yalamaya devam ediyor ve akan döllerini yalayarak emerek ağzıma alıp yutuyordum. İnanılmaz zevk almıştık ikimiz de. Sonra birbirmize bakıp gülüştük.

“Kanka senin ibne olduğu tahmin etmiştim zaten!” dedi.

“Ulan ben ibneysem sen nesin?” dedim gülerek.

“Haklısın kanka!” dedi.

“Eğer bütün herşey aramızda kalacaksa bu ilişkiyi sürdürürüz Hasan… Hatta istersen götümü de veririm sana, karın olurum, doya doya sikersin beni! Herşey aramızda kalacak ama, kimse bilmeyecek, yoksa rezil oluruz!”

“Tamam kanka, tabii kimse bilmeyecek, insan içine çıkamayız oğlum!”

“O zaman bundan sonra bu aramızda bir sır olacak!” diye anlaştık. Bir an önce götümü siktirmek istiyordum ona.

“Hadi kayganlaştırcı birşeyler bulalım. Bir an önce sikilmek istiyorum!” dedim. Heyecandan yerimde duramıyordum, kalbim de güm güm atıyordu. Bana şaşkın şaşkın bakan Hasan’a,

“Hadisene oğlum, yok mudur babanda böyle şeyler, bebe yağı falan?”

“Türkürsek olmaz mı?”

“Olmaz tabii ki, ilk seferim olacak, belli ki senin de ilk sikişin… O yüzden çok acı çekmek istemiyorum!” dedim.

İlk seferim olduğumu duyunca baya şaşırdı. Az önce ona o kadar güzel sakso çekmiştim ki, ilk seferim olduğuna inanamamıştı.

“Hadi iyisin, bakire götümü ilk sen sikeceksin!” dedim. O kadar hevesliydim ki, hiç bir şey bulamazsak sıvı sabun bile kullanabilirdim. Evde sağa sola bakarken dış kapı açıldı birden…

Gelen Hasan’ın annesiydi. Hemen koşarak Hasan’ın odasına geçtim, çünkü halen şortum ve donum yerdeydi. Giydim onları ve ağzımın kenarında kurumuş olan dölleri de masasında bulunan ıslak mendille sildim.

Çok üzülmüştüm, bu kadar azmışken zevkim yarıda kalmıştı. Hasan’a sikilemeyecektim. Hasan’ın annesi Ferah teyze beni görünce,

“Aa, hoşgeldin Faruk, nasılsın?” gibisinden sorular sorarken, Hasan,

“Biz de çıkıyorduk zaten anne, aşağıda top oynayacağız!” dedi. Ferah teyze,

“Bu sıcakta ne topu? Başınıza güneş geçer!” dedi. Hasan,

“Yok yok gölgelerde dururuz, bize bir şey olmaz!” diyerek beni kolumdan çekiştire çekiştire çıkarttı evden… Çıkar çıkmaz,

“Ne topu oğlum? Hakikaten, bu sıcakta?” dedim.

“Top olan sensin, ben seninle oynacağım!” diyerek kapının önünde götümü avuçlamaya başladı. “Bak bunu görüyor musun?” diyerek elindeki anahtarı gösterdi.

“Ne bu?” dedim.

“Kapıcı dairesinin anahtarı. Babam apartman yöneticisi olduğundan anahtar bizde. Yaklaşık bir yıldır bizim binada kapıcı yok, oraya gidiyoruz, hadi!” dedi. Ben de,

“Tamam sen git, ben de benim dolaptaki kayganlaştırıcıyı alıp geliyorum!” dedim. Ara sıra kendimi ellerken kullandığım ve odamda saklı olan jeli alacaktım.

O kadar heycanlıydık ki, asansör yerine merdivenlerden koşa koşa indik. Hasan hemen eksi birinci katta bulunan kapıcı dairesine devam etti. Ben de koşarak eve gidip jeli aldım ve kapıcı dairesinde aldım soluğu…

Kapının önünde bekliyordu Hasan. Hemen içeri girdik. İçerisi aynı normal ev gibiydi, sadece bizimkilerden oldukça küçüktü. Oturma grubu yoktu, ama yatak odasında kocaman bir yatak vardı.

Hemen soyunup yatağa uzandık. İkimiz de çok acemi ve heyacanlı olduğumuzdan nasıl başayacağımızı bilemedik. İlk hamleyi ben yapıp ona sarıldım ve vücudunu okşamaya başladım.

Sonra da erkeğimi koklayıp boynuna öpücükler kondurmaya başladım. Bir elimle yarağıyla oynarken kalkıp üstüne çıktım ve gögüslerini öperek aşağı inip yarağını ağzıma aldım. Yine ikimiz de hiç konuşmuyor, aldığımız zevkin keyfine bakıyorduk.

Yarağı iyice sertleşince hemen kayganlaştırıcıyı parmağıma sürüp deliğime sokmaya başladım. Hızlı hızlı deliğimle oynayıp bir an önce genişlesin diye çaba gösteriyordum. Her şeyi ben yapıyordum, Hasan sadece beni izliyordu.

“Hadisene, yardımcı olsana sen de, al şundan sür iyice her yerine!” dedim ve jeli verdim. Deliğimin her yerine güzelce yedirince hemen önüne domaldım. Sikini tutarak deliğime yaklaştırıp,

“Yavaş yavaş sok!” dedim. Hasan hemen girmeye başladı.

“Yavaş dedim amına koduğumun, çok acıtıyorsun!” deyince biraz daha dikkatli olmaya başladı.

Bir iki dakika geçince başını alabilmiştim. Zaten deliğimi ara sıra kendim parmakladığımdan birkaç santim de olsa rahatça alabiliyordum sürekli. Başı içimdeyken,

“Dur öyle sabit kal!” dedim ve yanımda duran jeli verdim, “Al iyice dök, hem deliğime hem de sikine denk gelsin!” dedim.

Öyle de yaptı, bolca döktü. Sonra ben kendimi geriye yaslayarak biraz daha, biraz daha, içime alıyordum. Artık neredeyse yarısını almıştım, ama çok zaman kaybediyorduk. Yapacak birşey yoktu ve ona,

“Böyle olmayacak, en iyisi birden kökle!” dedim.

“Emin misin?” dedi.

“Evet, acıyacak ama istiyorum!” dedim. Çünkü artık kendi sikimden bile akan zevk suları yüzünden yatak ıslanmıştı, bir an önce sikilmek istiyordum.

“Peki o zaman tut nefesini!” diyerek kökledi. Bir çığlık attım ki anlatamam. O an gözlerim karardı, aman Tanrım, resmen bayılacaktım. Hasan çok korkup çıkmak istedi, ama,

“Dur dur çıkma, kal öyle!” dedim. Derin derin nefes alıp acıya dayanmaya çalıştım.

“Tamam hadi gel git yap yavaş yavaş!” dedim. Artık resmen sikiliyordum. Bir süre sonra dedikleri gibi acının yerini artık büyük bir zevk almıştı ve inlemelerim başlamıştı.

“Hadi canım, sikiyorsun beni… Senin karın oldum artık!” diye ağzımdan cümleler dökülüyordu… Sonunda, “Artık hızlanabilirsin, dilediğin gibi sikebilirsin beni, hazırım!” dedim.

Hasan da bunu duyar duymaz köklemeye başladı. Arada götüme tokat atıyor, mıncıklıyordu. Neredeyse yarım saat geçmişti başlayalı ve beklediğimden iyi performans gösteriyordu.

“Ahhh, ohhh!” diye inleyerek sikilirken elimi sikime atar atmaz boşaldım. Hayatımın en iyi boşalmasıydı diyebilirim. O zamana kadar tabi…:)

“Boşalacağın zaman içime akıtabilirsin, o hissi yaşamak istiyorum!” dedim.

“Tamam aşkım!” dedi. Gülerek,

“Aşkım mı?” dedim.

“Karım değil misin artık, istediğimi derim!” diyerek hızlı hızlı sikmeye devam etti. Hem utanmış kırmızı olmuş, hem de hoşuma gitmişti.

“Geliyorummmm!” diyerek içime akıtmaya başladı. O sıcacık döllerini içimde hissetmek mükemmel bir duyguydu.

Yarağını götümden çıkartmasıyla götüme soğuk hava girdi resmen, hemen de arkasından osurmaya başlamam bir oldu. O kadar çok osuruyordum ki, içimdeki döller dışarı akıyordu.

Kontrol edemiyordum. Çünkü deliğimi hissetmiyordum bile. Birkaç dakika sonra kesildi. Resmen deliğim nefes alıyormuş gibi acılıp kapanıyordu.

İkimiz de perişan halde yatağa gömüldük, terden sırılsıklam olmuştuk. Allahtan ev çok sıcak değidi, eksi 1 de olduğundan gölgede kalıyordu, küçük de olsa penceleri vardı, ama açamıyorduk, çünkü açsak birilerinin evde olduğu belli olurdu.

“Bir dahaki sefere vantilator alalım buraya!” dedi Hasan. Haklıydı, artık burası bizim seks yuvamız olacaktı ve kesin vantilator gerekliydi.

“Götüm fena yanıyor!” dedim.

“Duşa gir!” dedi. Doğru ya, kapıcı dairesinde banyo da vardı. Hemen kalkıp banyoya gittim ve götüme su tuttum.

Su buz gibiydi ve beynim resmen karıncalanmıştı. Götümdeki dölleri de temizlemiş oldum. Arkamdan Hasan da geldi ve birlikte su tuttuk üzerimize. Hasan,

“Şampuan da almamız lazım!” deyince, ben,

“Daha neler alırız, neler!” dedim. Hep kadın kıyafetleri, kadın iç çamaşırları giymek isterdim, ama kendi evimizde giyemezdim.

“Nasıl yani?”

“Madem artık böyle bir yerimiz var, gider kız giysileri, iç çamaşırları alırız koyarız buraya, senin için giyerim!”

“Peruk da alırız sana, off çok güzel olur!” dedi.

Dediğimiz herşeyi de yaptık. Gün gün aldık, zamanla hepsini koyduk.

Gündüzleri yerine akşamları buluşmaya karar verdik, hem hava serin oluyordu, hem de kafeye batağa gidiyoruz diyerek dikkat çekmiyorduk. Nerdeyse her akşam ben aldığımız şeyleri giyerek aynı Femboy oluyordum ve Hasan’a götümü veriyordum.

Bütün yaz böyle geçti. İkimiz de artık çok iyiydik, her türlü pozisyonda sikiliyordum. Hasan üzerimde çok tecrübe kazanmıştı. Gündüzleri arkadaş akşamları da aynı karı koca gibiydik…

O kadar mutluyduk ki, hiç yakalanmayız diye düşünüyorduk. Hatta okullar açılınca nasıl yaparız diye planları kuruyorduk.

Ama bu düşüncemiz bir akşam Hasan’ın kucağında zıplarken içeriye aniden giren Ekrem amcayı görünce yerle bir oldu.

Ekrem amca Hasan’ların alt komşusuydu. Adam sırıtarak içeri birden dalınca ikimiz de panikle toparlanmaya çalıştık. Ekrem amca,

“Durun gençler, utanmayın yavv, devam edin!” dedi. Düşünün, üzerimde küt saçlı bir siyah peruk, dizlerime kadar çektiğim pembe renkli, üzerinde barbie olan çoraplarım vardı. Yerde de az önce çıkardığım mini etek…

Ben donup kaldım. Hasan hemen şortunu giyip üstüne birşey alamadan kaçtı. Ekrem amca Hasan’ı tutmaya çalışsa da ondan kurtuldu.

Bense bu halimle bir yere kaçamazdım. Hemen korkudan ağlamaya başladım. Ekrem amca,

“Dur güzelim, ağlama hemen, korkacak bir şey yok!” dedi. Ben,

“Ne olur kimseye söylemeyin!” diye hüngür hüngür ağlarken Ekrem amca gelip bana sarılıp,

“Bir şey yok güzelim, bir şey yok. Kimseye söylemem, korkma sakın… Ama…” Elini götüme götürüp avuçlayarak “Bu götü ben de sikeceğim!” dedi.

Ben daha ne olduğunu anlayamadan beni yatağa fırlatıp üstüme çıktı. Ben hala şoktaydım ve üstümden onu atmaya çalışıyordum. Birden sıkı bir tokat attı ve

“Kimseye söylememi istemiyorsan uslu bir kız ol, beni memnun et!” dedi. Ben çaresizce,

“Tamam, ne istersen yaparım, yeter ki kimse bilmesin!” dedim ağlayarak..

“Hah şöyle ya, hadi git elini yüzünü yıka gel!” dedi.

“Tamam!” deyip ayağa kalktım. O da kalkıp üstündeki gömleği bir çırpıda çıkardı. Askılı beyaz atleti vardı, vücudunda yer yer bolca kıllar vardı. Elli yaşından büyüktü ama sağlam vücut vardı adamda…

Ekrem amca pantolonunu indirirken ben banyoya geçtim, ellerim halen titriyordu korkudan… Hızlıca elimi yüzümü yıkamaya başladım. O sırada Ekrem amca gelip daha önceden yerde indirdiğim eteği getirip,

“Şunu da giy bakalım!” dedi. Kendisi atlet ve donlaydı. Bildiğiniz klasik beyaz don… Bir eliyle sikini avuçluyordu.

“Peki!” diyerek çektim eteği üzerime… Ellerimden tutarak,

“Hadi gel şimdi!” diyerek yatak odasına götürdü.

“Dön bakalım bir şöyle!” diyerek iyice süzdü beni. “Off, fena bir şeysin sen, kız gibisin aynı! Her yerin tertemiz, hiç tüy yok. Çıkar bakayım çorapları!” dedi. Hemen çıkardım ve bembeyaz bacaklarımı da görünce derin bir off çekti.

“Harikasın, bebek gibisin!” diyordu. Bu sözleri beni daha da yumuşatıyordu. Beni arzulaması, bana azması çok hoşuma gitmişti. Yavaşça ona yaklaşıp üstündeki atleti çıkardım.

Eliyle çenemden tutup dudaklarımı öpmeye başladı. Hayatımda ilk kez biriyle öpüşüyordum. Hasan ile birkaç kaçamak öpüşme dışında… Hasan benimle hiç sevişmezdi ki… Sadece sikerdi beni…

Ekrem amca birden kaldırıp kucağına aldı beni. Hemen bacaklarımı doladım beline ve ayakta deliler gibi öpüşmeye başladık. Benim acemice öpücüklerime dudaklarımı emerek dönüş yapıyordu.

Sonra yatağa geçtik, beni yatağa sırt üstü uzatıp öpmeye devam etti. Boynumu, kulaklarımı emerek, bacaklarımı ve götümü okşuyordu. Babam yaşındaki adamdan bu kadar haz alacağım aklımın ucundan geçmezdi, ama daha bu aşamadayken bile resmen zevkten inliyordum.

Bütün vücudum alev almıştı. Elimi donunun önüne atıp yarağını hissetmeye başladım. Bu hareketim sonrası donunu çıkardık birlikte… Karşımda kocaman ve kalın bir yarak duruyordu.

Hemen sıvazlamaya başladım. Ekrem amca da dudaklarıma doymamış olacak ki, halen beni öpüp kokluyordu.

Onu sırt üstü çevirip yatağa uzattım ve yarağına yönelip öpücükler kondurmaya başladım. Hasan’ınkinden bu kadar farklı bir tat alacağımı hiç düşünemezdim. Kokusu, ekşili tadı, her şeyi farklıydı. Özellikle kokusu daha azdırıcıydı.

Ama biraz kıllıydı, taşakları tertemizdi, ama kasıkları tüylüydü. Gerçi hiç umursamadım, hemen yarağını ağzıma alıp saksoya başladım. Ağzımın içini tamamen dolduruyordu. Yanaklarım şişiyordu.

Hasan saksoya bayıldığından ona o kadar çok sakso çekmiştim ki, nerdeyse profesyonel olmuştum. Dil darbelerimle onu iyice kudurtuyordum.

Biraz da taşaklarına inip emmeye başlayınca Ekrem amca çıldırdı resmen! Belli ki uzun süredir böyle bir şey yaşamamıştı.

“Sıra bende!” deyip beni kaldırdı ve yatağa yüz üstü uzandırdı. Ben hemen yastığı göbeğimin altına koyup götümü iyice çıkardım. Bir an önce yarağını sokabilsin diye.

Ben yarağını beklerken birden yüzünü götüme gömüp deliğimi yalamaya başladı. Aman Tanrım, böyle bir zevk duygu yok!! O ıslak ıslak dil darbeleri öyle bir kudurtuyordu ki beni, hemen boşaldım. Benim çıkardığım ilginç sesleri duyan Ekrem amca,

“Tamam, kıvama geldin, artık bunu güzelce yiyebilirsin” diyerek o kalın yarağı götüme nişanlayıp girdi içime…

Büyük bir çığlık atarak inlemeye başladım. Ekrem amcanın altında kaybolmuş gibiydim. Şak şak şak diye götüme girip çıkıyordu ve değişik sesler çıkarıyordu. Tabii onun yaşında biri için normaldi.

Birkaç dakika sonra beni çevirdi ve bacak omuza alıp öyle girdi götüme. Hiç acımadan sertçe sikiyordu beni. Arada,

“Orospum benim!” diye inliyor, bana sürekli “Kızım! Fahişe kızım benim…” diyordu. Yavaşlamasından yorulduğunu anladım gerçi yaşına göre performansı süperdi sadece o pozisyonda on dakika boyunca sikmişti beni, ona,

“Pozisyon değiştirelim!” diyerek onu sırt üstü uzandırıp kucağına çıktım. Yarağını götüme nişanlayıp oturup kalkmaya başladım.

Artık kontrol bendeydi. Hızlanıp yavaşlayarak kendime göre ayarlıyordum. Neredeyse yarım saat geçmişti. İkimiz de çok yorulmuştuk. Ekrem amca,

“Hadi biraz daha ağzına al da boşalayım güzelim!” dedi.

Normalde götümden çıkmış bir yarağı emmemiştim, yani Hasan boşalacağı zaman ya sadece yüzüme veya ağzımın içine boşalırdı. Ki o genellikle hep içime akıtırdı döllerini. Biraz tedirgin oldum o yüzden, çünkü vıcık vıcık olmuş bir yarak vardı.

Ne olacaksa olsun diyerek aldırmadan ağzıma aldım. Daha ağzıma alıp almaz kafamdan tuttu ve ağzımı sikmeye başladı. Nefes alamıyor, sürekli öğürüyordum.

Nefes almam için kafamı çekip beni kolumdan tutup yere dizlerimin üstüne çöktürdü. Önce ağzımı açmak istemedim, ama,

“Aç ağzını fena yaparım!” dedi. Az önce beni seven okşayan adam gitmiş yerine başka biri gelmişti. Ben de,

“Tamam, ama çok hızlı yapma, nefes alayım bari!” dedim.

“Ben ne dersem onu yapacaksın!” dedi. Parmağıyla yarağından akan salyaları toplayıp, “Em!” diyerek ağzıma sokmaya çalıştı. Ben iğrenince boynumu sıkarak,

“Senin nasıl bir ibne olduğunu herkes bilsin mi?” dedi. Ben de,

“Hayır, tamam ne dersen yapacağım!” dedim.

“Aç ağzını!” dedi. Açtım. “İyice aç!” diyerek çenemden tutup kaldırdı ve eğilip ağzımın içine tükürdü. “Yut!” dedi ve yuttum.

“Demek götünden çıkan yarağı emmekten igrendin ha? Artık hiçbir şeyden iğrenmeyeceksin! Sana ağzını aç dediğimde açacaksın bundan sonra, tamam mı?” dedi.

“Tamam!” dedim. Gözlerimden yaş geliyordu ama, bu sertlik aslında hoşuma gitmişti.
“Hadi yap güzelce saksonu!” diyerek yarağını yüzüme tuttu. Hemen başladım saksoya.

“Güzel kızım, aferin işte böyle diyerek!” yüzümü okşuyordu. Sonra eliyle kafamı tutup tekrar ağzımı sikmeye başladı. Arada çıkartıyor nefes almamı sağlıyordu,

“Ağzını aç!” deyip tükürüyordu ağzımın içine. Artık gözlerimden yaş geliyordu, ama sesimi çıkartamıyordum. En sonda,

“Geliyorum, yut hepsini!” diyerek boşalmaya başladı. Ama ne boşalma! Yarağı ağzımdayken döller dudaklarımın kenarından aşağı süzülüyordu.

Ağzımın içi döl ile dolmuştu. Yutabildiğimi yuttum. Yalatarak yutturdu. Güzel başlayıp sonu biraz hardcore ile biten efsane bir sikiş yaşamıştım.

Ekrem amca hemen yatağa geçip pantolonundan aldığı sigarayı yaktı. Bense halen yere çökmüş nefes nefeseydim.

“Git ağzını çalkala güzelce, sonra yanıma gel!” dedi. Kalktım ayağa, ama yürüyecek halim yoktu. Zar zor gittim banyoya, ağzımı çalkalayıp döndüm odaya…

“Gel gel, al yak bir sigara!” diye uzattı bir dal. Ben de aldım. Çakmağı uzattı ve yaktı sigaramı. Ben de yanına sokuldum iyice.

“Beni çok memnun ettin!” diyerek yanağımdan makas aldı. Ben de nasıl bizi yakaladığını merak ettim sordum.

Meğer geçenlerde bir kapıcı ile anlaşabilme durumu olmuş, o yüzden de Hasan’ın babasından anahtarı alıp gelip eve bakmış ne durumda diye.

Yatağın dağınık hali ve benim crossdresser eşyalarımı görünce anlamış durumu. Sonra da giren çıkanı takip edince bizi görmüş.

“Nasıl, iyi sikiyor mu Hasan?” dedi.

“Senin kadar iyi değil!” dedim. Hemen kabardı. “Ama sen çok sertsin, ben alışık değilim!”

“Alışırsın alışırsın! Seni benim yarağa alıştıracağım, hastası olacaksın, eğitilmen lazım!” dedi. Yüz yüze gelince de ben eğilip dudaklarını öptüm ve

“Peki eğit beni kocacığım!” dedim.

“Yook, bana babacığım diyeceksin!”

“Neden?” dedim. Der demez elimdeki sigarayı alıp kül tablasında söndürüp boynumdan tutarak boğmaya başlayıp,

“Soru yok, babacığım de diyorsam öyle diyeceksin!” dedi. Ben de kafamı sallayarak,

“Tamam babacığım!” dedim. Çekti elini. Belli ki sapığın tekiydi, o yüzden bütün kontrolü ona veremezdim.

“Babacığım beni bir posta daha sikmek ister misin?” diyerek yanaştım yine ona ve çıktım kucağına oturdum.

“İsterim tabii tatlım, istemez miyim!” dedi. Kulağına eğilip,

“Tamam, hadi eğit beni, sertçe sikmeni istiyorum!” dedim.

“Vay orospu vay!” deyip direkt yatırdı beni ve “Al ağzına!” diyerek yarağını verdi ağzıma. Yine resmen ağzımı sikiyordu. Ağzımdan çıkartıp çıkartıp yüzüme yarağıyla vuruyor, tekrar sokuyordu.

“Hadi gir içime artık!” deyince tokatı yapıştırdı ve

“Ben ne zaman istersem o zaman orospu!” dedi.

“Peki babacığım!”

“Aferin kızım, babanın sözünü dinle ki o da sevsin seni!” diyerek tekrar ağzıma verdi. Gözümden gelen yaşlar nefes alamamaktan dolayı yüzüm kıpkırmızı olmuşken,

“Şimdi hazırsın işte!” dedi.

Hemen bacaklarımı ayırıp götüme girmeye başladı. Bir elini de boynuma atıp sıkıyordu. Aynı hardcore pornolarda sikilen orospular gibiydim.

“Sik kızını hadi babacığım, seni seviyorum!” diyerek onu daha da azdırıp bir an önce boşalmasını istiyordum. Öyle de oldu, sadece on dakika sonra içime akıttı ve üstüme çöktü.

“Hoşuna gitti mi kızım?” diye sorunca nefes nefese,

“Evet gitti babacığım!” dedim. Adam dağıtmıştı beni resmen…

Telefonumun alarmı çalınca saatin artık çok geç olduğunu fark ettim. Hasan ile bazen saatin farkına varmadığımızdan alarm kurardık.

“Gitmemiz lazım!” dedim.

“Evet, yarın anahtar yuvasını değiştireceğim ve kapının oradaki dolabın üstüne koyacağım, aynı saatlerde gel hazırlan beni bekle!” diyerek üstünü giyinmeye başladı.

“Peki Hasan ne olacak?” dedim.

“Onu unut, o piç bir daha dokunmayacak sana!” dedi ve çıkıp gitti.

Banyoya girdim, yüzüm ve gözlerim halen kıpkırmızıydı, temizlenip banyodan çıktım. Annemi arayıp geç geleceğimi söyledim. Elimin yüzümün, yürüyüşümün düzelmesini bekleyip eve gittim. Götüm sikilmeye alışık olduğundan pek ağrım yoktu ama, boğazım ve çenem fena ağrıyordu.

O günden beridir Ekrem amca ile düzenli olarak sikişiyoruz. Beni öyle bir eğitti ki, tükürük yutmaya alıştım, hatta onun göt deliğini bile yalıyorum artık…

İlk erkeğim Hasan, Ekrem baskın yapıp oğlan sikerken yakalanınca fena tırsmış. Bir daha bana yanaşmadı.

Kapıcı dairesini iyice sikiş mahzenine çevirdik. Kelepçeler kırbaçlar, peruklar, her türlü seksi kadın iç çamaşırları, kadın elbiseleri falan doldurduk.

Ekrem amcaya orada resmen karılık yapıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir