Karım ve Asker Arkadaşım
Ben 34, karım 27 yaşında, evleneli yaklaşık dört yıl oluyor. Karım kapalı bir kadındır, ama modern kapalılardan.
Abartıya yakın makyajı, dar etekleri, hatta amının götünün tüm hatlarını olduğu gibi belli eden taytları, nerdeyse diz kapağına kadar kısalan etekleri ile karım gerçekten teşhiri seven ve bunu bilerek yapan bir kadın. Sadece anne baba baskısı sonucu kapanan bir kadın yani sizin anlayacağınız…
Bu durum ilk başlarda bana garip gelse de, sonraları beni feci şekilde azdırmaya başladı. Tabii zaten renkli olan seks hayatımız bu sayede daha da bir renkleniyordu. Erkeklerin karıma bakışları, karımı gözleriyle sikmeleri acayip tahrik ediyordu beni…
O yaz karımla Bodrum’da iki haftalık bir tatil ayarlamıştık memur maaşımın yettiği kadarıyla, idare eder bir otelde. Karım yine formundaydı, incecik vücudunu saran siyah haşema ile bikinili kadınlardan bile daha azdırıcı bir halde plajda yürürken adeta dans ediyordu.
Denizden çıkıp şezlonga uzanmış, ıslak haşema iyice vücuduna yapışmış ve kabaran meme uçları göze batarcasına yatıyordu. Güneşin sıcağıyla gevşemiş, yayılmıştı iyice, bacaklarının birleştiği yerde, amındaki kabarıklık dikkat çekiciydi. Önümüzden yanımızdan geçen her erkeğin karımın denizde ıslanmış ve tüm hatları belirginleşmiş bedenine kaçamak bakışlarını yakalıyordum.
“Keşke şöyle rahat güneşlenebileceğim bir yer olsaydı!” diye dert yandı. Az önce yanımızdan geçen ve ben yanında olduğum halde karımı sikecek gibi bakan iki yabancıyı işaret ediyordu bana… Ben de şaka yollu,
“Hayatım, insanlar ne yapsın? Islak ıslak uzanmışsın. Zaten göstermediğin yerin yok, inan bikini giysen daha az dikkat çekerdi!” dedim. Karım gülerek,
“Deli!” dedi. “Bakıyorum da, sanki erkeklerin bana bakmaları senin hoşuna gidiyor. Şortunun önü çadırı kurmuş. Bana bakmaları tahrik mi ediyor seni bakiim?”
“Valla ne yalan söyleyeyim, hoşuma gidiyor karıcım… Demin geçenleri görmedin mi? Beni gözlerim kapalı uyuyor zannettiler, sana baka baka, kalkmış siklerini okşaya okşaya geçtiler önümüzden… Senin kapalı ıslak haşemalı olmanı daha tahrik edici buluyorlar herhalde… Aslına bakarsan beni de tahrik ediyorsun, hem kapalısın, hem her yerin meydanda…”
“Ay ne geniş kocasın sen yaa… Ne yapayım canım? Siz tahrik olmayın diye gidip bikini mi giyeyim şimdi?”
“İşte o zaman tam olur. Keşke giysen o minicik şeyleri… Gece seni sikerken gördüğüm hazineleri herkes görse şu plajda… Sana siki kalkmayan erkek kalmaz valla…”
“Delisin sen! Hem delisin, hem pezevenk sapık bir kocasın.” diyerek kahkahayla güldü söylediklerime… Şaka yaptığımı zannediyordu sanırım.
Biliyordum, biraz daha zorlasam sevgili karım valizinde getirdiği ve sadece otel odasında benimle sevişmeden önce tahrik etmek için giydiği birbirinden seksi bikinilerini plajda da giyerdi, ama konu orada kaldı.
Tatilimizin son günleri yaklaşmıştı. Karımla alışveriş merkezinde gezerken bundan sonraki hayatımızı kökünden değiştiren, tatilimizin bombası patladı.
Askerlik arkadaşım Kaan ile karşılaştık.
Kaan ile askerde çok yakındık, zengin bir müteahhit aileden geliyordu. Bodrum’da yazlık yaptırmış. Ayak üstü sohbetten sonra bizi akşam için yazlığına davet etti. Sözleşip ayrıldık.
Akşam için hazırlandık. Karım yine her zamanki o sik kaldırıcı haline bürünmüştü. Açık pembe bir eşarbı vardı başında, dudaklarındaki pembe ruj ile güzel bir bütünlük sağlıyordu.
Bütün hatlarını belli eden daracık beyaz bir elbise vardı üzerinde… Dikkatli bakınca altındaki kırmızı sütyeni hafif de olsa belli oluyordu.
Kıyafetin boyu da dizinin bir karış altında bitiyordu. Yine geniş ve diri kalçalarını saran elbisenin eteğinin altındaki kırmızı tangasının dantellerini belli belirsiz görebiliyordum.
Kırmızı ojeli çıplak ayak parmakları, incecik ayak bileğindeki halhal ve krem rengi yüksek topuklu sandalet de pastanın üzerindeki çileğiydi adeta. Dudaklarını öpmek için sokulduğumda,
“Dur aşkım, rujumu bozacaksın!” diyerek uzaklaştı. Ben de itiraz etmedim, zaten geç kalmıştık. O her bakanın dönüp bir daha bakacağı seksilikteki karıma sarılıp dudaklarını kemiremeden kaldım.
Taksiye atladık, adresi taksiciye söyledim. Kaan’ın yazlığı Bodrum’un biraz dışındaydı. Geniş arazinin ortasında lüks bir villaydı. Villanın yüksek duvarlarla çevrilmiş bir avlusu, avluda da epey büyük bir yüzme havuzu vardı.
Kaan bizi kapıda karşıladı, benimle selamlaştıktan sonra sıra karıma geldi. Alışveriş merkezindeki tanışıklığın verdiği cesaretle karım Kaan’ı yanaklarından öperek selamladı.
Olayın şaşkınlığı Kaan’ın yüzünden okunuyordu. Yanaklarında belli belirsiz ruj lekesi bile oluşmuştu. Orospu ruhlu karım anlaşılan bugün havasındaydı. Bozulur diye öpmeme izin vermediği dudakları Kaan’ın yanaklarına kendiliğinden yapışmıştı. Ruj izini arkadaşımın yanaklarında görmek sikimi uyandırmaya yetmişti.
Kaan bizi içeri buyur etti. Güzel bir sofra hazırlamıştı ya da hazırlatmıştı. Yüzü kızarmış, kaçamak bakışlarla bir beni, bir karımı süzüyordu. Ama daha çok gözleri karımın tavandaki avizenin ışığı altındaki kıyafetten belli olan kırmızı sütyenindeydi.
Sikim iyice büyümüş, rahatsızlık vermeye başlamıştı. Kaan’ın durumu benden daha da vahimdi. Arada bir şeyler getirmek için ayağa kalkıyordu ve önündeki kabarıklık inanılmaz dikkat çekiyordu.
Kaan yemeklerin yanına güzel bir şarap açtı. İkimiz içerken karım meyve suyu içiyordu. Sohbet arasında Kaan karıma bize eşlik etmesini teklif etti. Karım alkole çok dayanıklı değildi, zaten ayda yılda bir içerdi. Biraz nazlandıktan sonra, Kaan’a,
“Peki, seni mi kıracağım!” diyerek yarısını içtiği meyve suyu bardağını uzattı.
“Ah, senin gibi güzel kadına şarap ikram ediyorum, bu bardak olmaz, tadına varamazsın.” dedi Kaan, içeriden ayaklı bir kadeh getirdi.
İçimden ne kadar da çabuk senli benli oldular diye düşünüyordum. Karımın kadehini ağzına kadar doldurmuştu Kaan, nerdeyse taşıracaktı. Göz göze bakışıp duruyorlardı çünkü, birbirlerinden hoşlandıkları apaçık belliydi.
Yemekten sonra hep birlikte salona geçtik. Karım içtiği şaraptan mı, yoksa Kaan’ın sikici bakışlarından mı bilmiyorum, iyice kızarmış, etrafa o seksi kahkahalarını, çıngır çıngır gülüşlerini saçar olmuştu. Zaten namussuz herif karım gülsün diye sürekli espri yapıyor, fıkra anlatıyordu. Bütün piçliği üzerindeydi.
Salondaki L şeklindeki koca koltukta oturuyorduk. Karım ve ben koltuğun uzun tarafına oturmuştuk. Kaan da benim tarafımdaki kısa yere oturmuştu. Oturduğu yerden karım tam karşısında kalıyordu.
Kaan bu sefer viski açtı. Biz elimizdeki viskileri yudumlayıp sohbet ederken, karım da bize kahkahalarıyla eşlik ediyordu. Kaan gözlerini karımın üzerinden alamıyordu, alkolün de etkisiyle ilk zamanki utangaçlığı kaybolmuştu ve bana da aldırış etmiyordu.
Merak edip çaktırmadan karıma doğru baktığımda arkadaşımın neden gözlerini alamadığını anlamıştım.
Karımın zaten kısa olan elbisesi oturunca iyice yukarıya sıyrılıp dizinin üzerine kadar toplanmıştı ve o bembeyaz güneş görmeyen bacakları insanı tahrik eden bir görüntü sunuyordu.
Benim merak ettiğim karımın ne kadar ileriye gidebileceğiydi, hem de ben yanındayken…
Sohbetimiz ilerledikçe Kaan’ın yaptığı çerez meze falan getirip götürme işini karım üstlenmişti. Tabii her gidişinde o muhteşem götünü çalkalıyor, Kaan’ın izlemesi ve dikkatini çekmesi için elinden geleni yapıyordu.
Kaan’ın kazık gibi siki ve kızaran pembe rujlu yanakları her şeyi anlatıyordu. Hoş ben de ondan farksız değildim. Bu durum nedense beni daha da azdırıyor, bu gösteri hiç bitmesin istiyordum.
Bir ara karım mutfağa gitti ve Kaan’a seslenip, rendenin yerini sordu. Kaan da karımın yanına gitti. Aradan beş dakika geçti, ama ne gelen vardı ne de giden… İçimi merak ve heyecan kaplamıştı.
Sessiz adımlarla mutfağa doğru yöneldim ki içerden şapırtı sesleri gelmeye başladı. Vay anasını siktiğimin çocuğu… Hayra alamet değildi bu sesler, karımı ayakta yiyor olmalıydı. Elim ayağım heyecandan titreyerek, koridordan içeriye kendimi göstermeden bir göz attım.
Doğru tahmin etmiştim. Karım ve Kaan birbirlerine kenetlenmişler ve adeta dudaklarını yercesine öpüşüyorlardı. Kalbim olanca hızıyla atıyor, kulaklarımda şapırtı sesleri yankılanıyordu.
Neden sonra ayrıldılar. Karımın eli Kaan’ın pantolonunun önündeydi,
“Bunu istiyorum!” dedi sessizce, sanki beni unutmuşlardı ya da umursamıyorlardı.
Kaan bir şey demeden derin bir öpücük daha kondurup rendeyi verdi karıma… O sırada ben hızlıca salona döndüm. Az önceki gördüklerimi düşünüyordum. Kaan salona geldiğinde,
“Gösterdin mi rendenin yerini?” diye sordum.
“Gösterdim gösterdim!” dedi Kaan pembe ruj bulaşmış dudaklarıyla… İçeride öpüşürlerken karımın kaldırdığı sikini indirmek için bayağı uğraşmış olmalıydı.
Az sonra da karım dağılmış rujuyla geldi. Alelacele toparlamaya çalışmıştı ama asker arkadaşımın mutfakta ısıra ısıra yediği karımın dudakları her şeyi anlatıyordu görmek isteyene…
Sanki salondaki fazlalık bendim, kendimi öyle hissediyordum. İkimiz de karımın rüyadaymış gibi süzülüşünü izledik. Kendi elleriyle yaptığı mezeyi sehpaya koyduktan sonra geçip yerine oturdu.
Artık ikimiz de karıma kilitlenmiş, onun hareketlerini, frikiklerini izler olmuştuk. Karım otururken kendini koltuğa öyle bir bırakmıştı ki, artık eteği nerdeyse baldırlarına kadar toplanmış, normalde diz altı etek süper mini etek haline gelmişti.
Bu manzara ikimizi de hipnoz etmişti sanki. Kaan artık başka yere bakamaz olmuştu, eminim oturduğu yerden karımın tangasını görebiliyordu.
Vakit gece yarısına yaklaşınca,
“Bize müsaade, kalkalım!” dedim. Ama ikisinin de böyle bir isteği yoktu. Hoş ben de halimden memnundum, ama artık otele gidip karımı sikmek istiyordum.
Kaan kalmamızı teklif etti, yatacak yerin sorun olmadığını söyledi. Karım da razı olunca, ben bir iki mırın kırın ettim, ama nafileydi, anlaşılan ikisi de sikişmeyi kafasına koymuştu.
Biraz daha oturup, bir duble daha içtikten sonra, karıma alkolün beni çarptığını ve yatmaya gitmemizi teklif ettim. Karım gönülsüzce kalktı. Kaan da kalktı, kalacağımız odayı gösterdi. Karımla odaya çekilirken Kaan da bizim bir yan odamıza giriyordu.
Ben hemen üzerimi çıkarıp sadece boxerle yatağa attım kendimi. Karım da makyajını silmek için banyoya geçti. Karım banyodan çıktığında ben horlama numarası yapmaya başlamıştım bile…
Beklediğim gibi, sevgili karım uyuduğumu sanıp yavaşça odadan dışarı süzüldü. Biraz sonra yan odadaki kapının açılma sesi duyuldu. Ardından da kilitlenen kapı. Vay orospu! diye içimden geçirerek onları izleyemeyecek olmanın verdiği üzüntüyü yaşıyordum.
Yataktan kalktım, pencereyi açıp bir sigara içmek istedim. Yan tarafın ışığı yanıyordu ve bingo, iki odanın balkonu birleşikti. Hemen süzüldüm balkondan… Kaan’ın odasının penceresi de açıktı ve sesler olduğu gibi duyuluyordu.
İçeriye baktığımda ikisi de yarı çıplaktı neredeyse. Karım yatağın kenarında, ayakları yerde olacak şekilde yatağa uzanmış. Kaan gömleğini çıkarmış, üstü çıplak, karımın elbisesinin eteğini yukarıya sıvamış, bacaklarını aralayarak önünde diz çökmüş vaziyette, yüzünü karımın bacak arasına gömmüştü.
Karımın elbisenin önü açılmış, kırmızı dantel sütyenden taşan memelerini avuçlayan Kaan bir yandan o bıngıl bıngıl memeleri sürekli sıkıştırıp bırakırken, kabarmış meme uçlarıyla oynamayı da ihmal etmiyordu.
Sütyenin takımı dantel tanga külot hafif aşağıya indirilmiş, Kaan ağzını karımın kaymak gibi amına gömmüş, yalayıp duruyor.
Karım başını yatağa bırakmış. Etli dudakları zevkten aralanmış, uzun kirpikli gözleri şehvetle kapanmış, iki eli Kaan’ın saçlarını kavramış, kendine çekiyor, daha fazla yalaması için. Tadını çıkararak sevişiyorlar, pek aceleleri yok gibi, boynuzlu koca yandaki odada uyuyor nasıl olsa!
“Ahhh!” diye inledi karım, “Çok güzel… Harika…” diye mırıldandı.
Kaan hiç oralı değildi, karımın amcığını yalamaya devam ediyordu. Dili karımın klitorisinde çalışıyor, arada aşağılara kadar iniyor, sonra amının dudaklarını içlerini yalayarak tekrar yukarıya çıkıyordu. Karımsa yatakta kıvranıyor, başını sağa sola çeviriyor, sürekli inliyordu. Karım,
“Hadi! Sik artık beni! Dayanamıyorum!” diye mırıldanırken sikim kazık gibi olmuştu.
Onları porno izler gibi canlı canlı izlerken elimi boxerimin içine soktum, sertleşmiş sikimi dışarıya çıkardım. Fazla oynayamıyordum, yoksa her an boşalabilirdim.
Kaan ayağa kalktı, bir çırpıda pantolon ve boxerden kurtuldu. Karımın ellerinden tutup ayağa kaldırdı ve dudaklarına yumuldu. Şapırtı sesleri eşliğinde karımın üzerindeki elbise ve dantel tanga sütyen takımından da kurtuldular.
İkisi de çırılçıplaktı şimdi… Kaan’ın Bodrum güneşinde kararmış sporcu bedeni dikkat çekiciydi. Karıma hak verdim doğrusu… Erkek halimle ben bile beğenmiştim herifi… Hele zenci sikine yakın koyu renkli heybetli siki kazık gibi olmuş, karımın süt gibi beyaz bacaklarına sürtünüyordu.
Karımın bir eli Kaan’ın sikine gitmiş, onu kontrol altına almaya çalışıyordu. Kaan’ın elleri ise karımın götünde geziniyor, karımı çekebildiği kadar kendine çekmeye çalışıyordu.
İnanılır gibi değildi, karım asker arkadaşımla sevişiyordu, hem de kocası yan odada uyurken (!)
Kaan karımın omuzlarına bastırıp yere çömeltti. Kaan’ın siki şimdi karımın dudaklarında geziniyordu. Karım iştahla araladı dudaklarını ve ağzına aldı.
Karımın küçük ağzı sikin yarısını ancak alabiliyordu. Siki ağzından çıkarıyor, okşuyor, öpüyor, sıvazlayıp tekrar ağzına alıyordu sevgili karıcığım…
Zevkten inleyip duran Kaan, sikini karımın ağzına kökledikçe karımdan duyulan boğuk sesler, nefessiz kalan karımın çırpınmaları. Tüm bunlar benim kendimden geçmeme sebep oluyordu.
Biraz sonra karımın ellerinden tutup ayağa kaldırdı, karımın dudaklarına yumuldu yeniden. Yavaşça yatağa yatırdı. Biraz önce yalaya yalaya zevk sularını akıttığı amcığına bu kez kazık gibi sert sikini dayamıştı.
“Ohhh!” diye bir inleme koptu karımdan. Sikin sertliğini ıslak amında hissetmekten müthiş bir zevk aldığını görebiliyordum. Koala gibi Kaan’ın boynuna sarılıp dudaklarını daha bir hırsla öptü.
“Hadi!” dedi sonunda, “Ne yapacaksan yap bana, dayanamıyorum, seni istiyorum!” diye inledi.
Kaan hareket ettikçe siki karımın amının girişine sürtünüp duruyordu. Karımın etli dudaklarını öpmüyor, adeta yiyor, somururcasına emiyordu. Dillerinin birbirini okşadığını bile görebiliyordum.
Sonra sikini bir eliyle tutup karımın klitorisine bastıra bastıra sürttü biraz.
“Ohhhh!” diye inleyerek başını sağa sola sallıyordu karım…
Yavaşça doğruldu Kaan, karımı bacaklarından katlayıp iyice altına aldı. Sonunda karımın zevkten açılıp kapanan amcığının girişine dayadı ve olanca gücüyle bastırdı.
“Ahhhh!” diye bir çığlık koparan karım Kaan’ın boynuna sarıldı. Oysa ki daha sadece sikin başı girmişti.
“Ohhh! Amcığın daracık güzelim!” diye iltifat eden Kaan’a, karım,
“Ahhh! Dur biraz! Bekle! Alışsın biraz! Senin şeyin çok büyük! Kocamın sikinden daha çok kalın! Bekle biraz, ne olur!” diye cevap verdi. Kaan da,
“Beklerim canım! Aşkım! Güzel amcıklım benim!” dedi.
Karımın dudakları titriyor, iki eliyle Kaan’ın belini tutmuş, amına köklemesini engellemeye çalışıyordu.
Hem hayranlıkla içeride sevişen iki güzel porno artistini izliyordum sikim taş kesilmiş bir halde… Hem de kıskançlıktan kuduruyordum. Piç herif… Benim askerde kayırıp kolladığım namussuz fırlama, hem çok zengin, hem çok yakışıklı, hem de acaip derecede gösterişli bir yarağa sahipti.
Zavallı karım, bunun etkisinde kalmasın da ne yapsın? O yirmi santimlik kalın yarağı yemek istemez mi bir kadın? Bu yakışıklı porno oyuncusu kılıklı piçle sevişmek istemeyecek kadın var mıdır acaba?
Az sonra Kaan belini oynatmaya, yavaşça ileri geri yapmaya başladı. Kazık gibi siki karımın amında milim milim ilerliyordu. Karımın zevkten gözleri kaymış, Kaan’ın belini tutan elleri kasılmış vaziyetteydi. Dudaklarını ısırarak içine giren yarağa dayanmaya çalışıyordu.
Kaan’ın gözleri kaymış, sabrı tükenmişti, bir hamlede kalanını kökleyiverdi karımın amına ve karım bir çığlık kopardı, “Aaahhhh!” diye…
Kaan’ın iri bedeni ağır ağır karımın bacak arasında inip kalkıyor, o koca sikini karımın amına sokup çıkarıyordu. Karımsa bacaklarını açabildiği kadar ayırmış, elleri Kaan’ın sırtında, tırnaklarını batırırcasına kasılmış, sürekli inliyor, minik çığlıklar atıyor,
“Ahhh! Yavaş! Yavaş sik ne olur! Ahhh! Amımı dağladı sikin, içim yanıyor!” diyordu.
Dakikalarca sürdü bu sahne. Hırsla, vahşice sikişiyorlardı.
Karım bacaklarını Kaan’ın bacaklarına sarmıştı şimdi. Kaan’ın acımasız köklemelerini feryat ederek karşılıyor, içinden çıktığındaysa belini kaldırıp sikin peşinden gitmeye çalışıyordu. Kaan ise sadece zevk homurtuları çıkıyordu.
Kaan karımın amından sikini çıkarmadan yuvarlandı yatakta, karımı da üstüne çekti. karım bu kez sikin üstünde yaylanmaya başladı. Ellerini Kaan’ın geniş göğsüne dayamış vaziyette götünü indirip kaldırıyordu yavaş hareketlerle…
Kaan’ın siki bir görünüp bir kayboluyor, her kaybolduğunda karımdan bir inleme sesidir yükseliyordu. Karım kendinden geçmiş, transa girmiş gibiydi,
“Ohhh! Dibimde hissediyorum, dibime dayandı, sikinin başı rahmimi okşuyor. Aletinin başı en derinlerime değiyor!” diye mırıldandı.
Kaan bu kez sımsıkı karımın beline sarıldı, memelerini hırsla emerken, üstten sabitlediği karıma alttan hızlı hızlı köklüyordu şimdi… Karımın gözleri kaydı zevkten, inlemeleri sıklaştı, zevk çığlıkları yükselmeye başladı.
Bunca yıllık karımı tanıyordum, orgazmın eşiğindeydi, iyice yükselmişti. Kaan karımın amcığına son sürat girip çıkarken, parmaklarıyla da karımın şişmiş klitorisini okşadığını görebiliyordum.
“Aaahhh!” diye bir çığlık kopardı karım, “Dayanamıyorummm, ne yapıyorsun bana öyle, geliyorummm!” diye kıvrandı.
Karım şiddetli bir orgazmla sarsılmaya başladığında Kaan da daha yüksek homurdanmaya başladı. Son bir kez kökleyip durdu. Zevkten üzerine yığılan karımın amının derinliklerine döllerini boşaltmaya başlamıştı.
Karımın zevk sıvıları ile karışan döller Kaan’ın taşaklarına sızıyor, oradan da yatağa ulaşıyordu.
Birden şimşek çaktı kafamda, karım korunmuyordu, çocuk istediğimiz için kontrol hapını bırakmıştı.
Bu düşüncelere ve karşımdaki manzaraya daha fazla dayanamadım ve balkona döllerimi boşalttım. Karımı ve asker arkadaşımın sikişmesini izlerken ben de en az onlar kadar zevk almıştım.
Karım haklıydı bana sapık pezevenk koca derken… Hem arkadaşımın karımı sikmesinden, karımı onunla paylaşmaktan son derece zevk alıyordum, hem de onları gizlice izleyerek röntgenci bir sapık gibi davranıyordum.
Kaan’ın odasında bir sessizlik oluşmuş, karım Kaan’ın yanına devrilmişti. Bir hayli genişlemiş amcığından hala Kaan’ın dölleri sızıyordu. Pili bitmiş gibiydi karımın…Biraz sonra kalkıp yanıma gelecekti. Sessizce geldiğim gibi odaya geçtim, yatağa yattım.
Yarım saat kadar sonra karım sessiz adımlarla odaya girdi. Ben yine yalandan horlamaya devam tabii…
Karım yatağa, yanı başıma uzandı. Kaan’ın yatak odasındaki banyoda duş yapmış olmalıydı. Duş jelinin kokusu burun deliklerime doldu. Islak saçları omuzuma değdi. Kaan’la sikişmek karımı çok yormuş olmalıydı ki, hemen uyudu.
Bense karmaşık duygular ve düşünceler içinde kıvrana kıvrana uykuya daldım.
Ertesi gün kalktığımda iki aşık mutfaktalardı. İkisinin de yüzünde güller açıyordu. Kahvaltıyı birlikte hazırlıyorlardı, bana da fırından taze ekmek alıp gelme görevi düşmüştü.
Ayaklarım geri geri giderek çıktım evden. Kaan’ın son model arabasıyla fırına giderken dün gece yaşananları düşünüyordum. Kendime bile itiraf edemiyordum, ama karımın başka bir erkek tarafından, hem de asker arkadaşım olan bir erkek tarafından hoyratça sikilmesinden acayip zevk almıştım.
Ve şimdi sabah sabah yine çifte kumruları evde baş başa bırakmıştım. Gitmek zorunda değildim, ev sahibi olarak kahvaltılık simit almaya Kaan gidebilirdi. Ama yapmamıştım, adeta görevin üstüne atlamıştım. Bunu ben de onlar kadar istiyordum demek ki!
Hayli uzak olan fırından ekmek, marketten bir iki kahvaltılık alıp eve döndüğümde ikisi de ter içindeydi. Eminim, aceleyle sabah sikişi yapmışlardı ve şu an karımın amının içinde Kaan’ın taze dölleri doluydu.
Neşeli bir kahvaltıdan sonra otele gitmek için vedalaşırken, Kaan’dan yeni bir teklif geldi. Tatilimiz bitene kadar onda kalabileceğimizi ve bundan memnun olacağını söyledi. Karımın vedalaşmak için uzattığı elini iki avucunun arasına almış, sımsıkı tutuyor, bırakmadan adeta karıma yalvarıyordu,
“Hadi, ne olur kırmayın beni çocuklar… Zaten tek başıma canım sıkılıyor koca evde… Siz ilaç gibi geldiniz yalnızlığıma… Hadi söyle şu kocana da bir kaç gün daha kalın burada ne olur… Üçümüz harika bir tatil yaşayalım birlikte…”
Tabii bu teklifin alt yazısı (Senin aşırı seksi orospu karının tadı damağımda kaldı!) idi. Kabul etmemem gerekiyordu, ama onların dün geceki sikişmesini izlerken yaşadığım o farklı duyguya söz geçiremiyordum.
Karımsa yakışıklı herifle bu seks yuvasında beraber kalmaya zaten dünden razıydı. Onun için fazla uzatıp arkadaşımı üzmemek için(!) seve seve kabul ettik. Kaan bizi arabasıyla otele götürdü. Çıkışımızı yaptık, eşyalarımızı alıp villaya döndük.
Tek sorun karımın korunmuyor oluşu ve bunu hiç sorun etmiyor olmasıydı. Kim bilir belki de bilerek Kaan’dan bir çocuk yapıp sefil memur hayatımızdan kurtulmak istiyordu.
Bunları düşünürken havuz kenarındaydık. Karım havuzda yüzüyor, Kaan’la ben de karımı izliyorduk. Üzerinde yine o haşema vardı. Yüzerek havuzun kenarına yaklaşan karıma,
“Karıcığım, Kaan yabancı değil, hem zaten duvarlar da yeterince yüksek, bikiniyle girsene havuza!” dedim. Ortamın erotizmini elimden geldiğince artırmak istiyordum. Sonra Kaan’a,
“Öyle değil mi ortak?” diye pas verdim. Kaan da,
“Tabii yenge, rahat ol, biz bizeyiz zaten burda!” dedi.
Bir an asker arkadaşıma “ortak” demekle ileri mi gittim acaba diye düşündüm. Bilinç altımda yaşananları, ya da ruhumdaki pezevenk kocayı dışarıya karşı belli mi ediyordum elimde olmadan?
Karım, Kaan’ın aynı şeyi istediğini gördükten ısrarlarımıza dayanamadı. Sudan çıktı, yine ince kumaşlı ıslak haşeması bedeninin tüm kıvrımlarına ikinci bir deri gibi yapışarak ve kırıta kırıta içeriye gitti. Kızaran yanaklarından onun da heyecanlandığını anlayabiliyordum.
Karımın bikini giyeceğine çok da ihtimal vermemiştim. Ama anlaşılan karım işimi oldukça kolaylaştıracaktı. Kaan’ın canına minnetti zaten, o benden çok istiyordu bunu aslında… Pislik herif karımı bikiniyle gördükçe azıp kuduracak, karımı sikmek isteyecekti. Bana da, röntgenci sapık pezevenk kocaya da gün doğacaktı böylece…
Biraz sonra üç parça ince kumaştan ve fiyonk yaptığı iplerden oluşan minik bikinisini giymiş halde geri geldi yanımıza… Güzel göğüsleri, inanılmaz derecede ince kumaşlı bikini tarafından zar zor gizlenmişti.
İki erkeği birden delirtmek hoşuna gidiyordu kahpenin… Mankenler gibiydi, yüksek topuklu şeffaf havuz terliklerinin üzerinde yürüyordu kırıtarak, o biçimli kalçalarını sallayarak, iri göğüslerini hoplatarak… Bir kaç kez kendi etrafında döndü.
Bilmiyorum bilerek mi yaptı, ama bikini altının arkası dipdiri götünün yanakları arasına sıkışmış, G-Stringi andıran bir görüntü oluşturmuştu. Neredeyse götü çıplak gibi görünüyordu.
Taş gibiydi kalçaları, bir tane selülit yoktu, gergin, kaslı, mükemmeldi. Araya giren bikini ağıyla öyle seksi ve sik kaldırıcı görünüyordu ki… Adeta eski Yunandan kalma beyaz mermerden bir heykelden farksızdı.
Bembeyaz taş gibi seksi bedenine hayranlıkla baktım, baktım, baktım…
Sadece götü harika değildi ki… Minicik, bir avuçluk bikini altı, iki erkeğin tepeden tırnağına süzüp sikecek gibi bakışlarıyla isteklenen ve kurabiye gibi kabaran amcığını da zor gizliyordu. İltifatlar ettim. Tabii Kaan da bana katılmıştı karıma iltifat etme konusunda…
Karım iltifatlarımıza teşekkür ederek havuza atladı. Biraz yüzdükten sonra sudan çıkıp havuzun kenarına geldi. Adeta çıplak sayılan bedeni güneşin altında parlıyordu.
İkimiz de çadırları çoktan kurmuştuk. Pürüzsüz ve bebeksi vücudundan süzülen su damlacıkları ve zar zor göğüslerinin bir kısmını ve götünü örtmekten aciz bikinisiyle karım Kaan’la benim aramdaki şezlonga uzandı.
Biz iki erkek içkilerimizi yudumluyor, bir yandan da vücuduna güneş kremi süren karımı izliyorduk. Biraz sonra karım,
“Kocacığım sırtıma krem sürer misin?” dedi.
“Karıcığım yaa… Tam da lavaboya gidecektim!” diyerek ayağa kalktım. Şortumu ve karıma baktıkça sertleşen sikimi düzelterek Kaan’a,
“Ortak, kremi karıma sen sürüversene! Baksana teni bembeyaz bebeğimin… Ben gidip gelene kadar güneşten yanacak güzel karım…” dedim.
Biraz absürt olmuştu, ama artık önemi de yoktu. Ortamdaki erotizm beynimi iyice uyuşturmuştu. Sanki iki arkadaş değiliz de karımı ona pazarlamak isteyen bir muhabbet tellalı gibi methetmiştim karımın güzelliklerini…
Kaan ikiletmeden doğruldu ve yüz üstü uzanan karımın şezlonguna ilişip sırtına krem sürmeye başladı. Ben de yalandan bir lavaboya gidip geldim.
Karımın iki gün önce tanıştığı Kaan’la sikişmesini izlemiştim dün gece… Şimdi de hiç itiraz etmeden elin adamının yanında bikiniyle uzanmış sırtına krem sürdürmesini güneş gözlüğümün altından hayretle izliyordum.
Karım beğenilmeye, arzulanmaya ve erkekleri tahrik etmeye bayılıyordu. Bu arada Kaan işi iyice ilerletmiş, adeta okşamaya çevirmişti.
Kaan’ın güçlü ellerinin, kreme bulanmış uzun ve kaygan parmaklarının altında karımın kıvrandığını fark ettim. Artık bu işkenceye bir son vermenin vakti geldi dedim kendi kendime… Ayağa kalkıp,
“Çocuklar, keyfimiz beyde yok ama, ben bir markete gideyim, sigaram bitti. Bir de bankamatiğe uğramam gerekiyor. Dönmeden önce ararım, akşama bir şeyler lazım olursa söylersiniz!” dedim. Karım zevkten çatallanmış sesiyle belli belirsiz,
“Peki hayatım!” dedi. Kaan arabasıyla gitmemi teklif etti,
“Merkezde park edecek yer bulunmaz şimdi kanka… Gerek yok, ben dolmuşla gider gelirim!” dedim.
Onları orda bırakıp evin çıkış tarafına yöneldim. Çıkış tam ters taraftaydı ve geçiş için evin içinden geçmem gerekiyordu. Gittiğimi sanmaları için otomatik kapıyı açıp kapatmam yeterliydi.
Koşarak mutfağa geçtim, onları görebileceğim pencereye yanaştım. Sikimi açığa çıkardım. Ancak fiziksel provokasyon olmadan, hiç ellemeden bile boşalmaya yakın olduğum için sikime dokunmaya cesaret edemedim.
Kaan’ın okşamaları yerini çoktan öpüşüp koklaşmaya bırakmıştı bile, birbirlerine yumulmuşlardı. Benim vücudumu ise yine o bilindik ateş sarmıştı. Pencereyi açıp seslerini daha net duymak istedim.
Az sonra Kaan karımın ağzına haşmetli yarağını sokmuş, gözlerini kapatmış karımın şezlongunun baş ucunda zevkten kendinden geçiyordu. Karım daha önce görmediğim bir iştahla yalıyordu Kaan’ın sikini.
Karımın içe hafifçe çökmüş yanaklarından, sanki ağzındaki sikin içini boşaltmak istiyormuş gibi vantuzlayıp emdiğini anlıyordum. Götünü de artık şezlongun üstünde delice çalkalanmaya başlamıştı.
Kaanın zevk homurtuları ve karımın şapırtıları beni dayanılmaz noktaya doğru itiyordu. Elimi sikime atıp yavaşça okşamaya başladım, onlara eşlik etmek istiyordum.
Biraz sonra Kaan karımın bacaklarının arasına çömelmiş, ağzını kocaman açmış, karımın amına yapıştırmıştı. Şapırtılı sesler çıkararak yalıyordu karımın amını… Ah, çok iyi biliyordum o amcığın tadını… Eminim şu anda amının içinden sular seller gibi zevk sıvıları akıyordur Kaan’ın ağzına…
Az önce karımın ağzını sikmişti. Şimdi de amını yalıyor, karımın şezlongun üstünde ağa yakalanmış bir balık gibi çırpınıp kıvranmasına neden oluyordu. Karım,
“Ohhh, çok güzel…! Ohhh, çıldırtıyorsun beni! Sok dilini içime öyle n’olur! Ohhhhh!” derken, birden, “Oouuvvv!” diye inledi.
Beli bükülmüş, vücudu tam anlamıyla kasılmıştı, karın kasları dalgalanıyordu. Karım zirveye ulaşmış, orgazm dalgaları peş peşe geliyor, sarsılıp duruyordu.
Kaan dizlerinin üstünde doğruldu. Siki iyice sertleşmiş, kocaman olmuştu, tıpkı gerilmiş bir yay gibiydi. Karımı şezlongda domaltıp arkasına yanaştı. Sikinin morarmış başının, karımın o baş döndürücü yuvarlaklarının arasına daldığını gördüm.
Bu temasla karımın tüm vücudu elektrik akımına kapılmış gibi titredi. Karım kendini hırsla geriye itti. Aynı anda Kaan da bastırdı, kocaman siki bir anda kayboluverdi.
“Ohhh, ne güzel geçirdin amıma!” diye inledi karım…
Kaan delirmiş gibi sikmeye başlamış, karımın ise inlemeleri giderek küçük çığlıklara dönüşüyordu. Hiç dışarıdan seslerini birileri duyacak çekinceleri yoktu ikisinin de…Kendilerini alabildiğine şehvetin kollarına bırakmışlar, zevkten uçmuş gibilerdi.
Bir süre sonra da, karımın kıvranmaları çırpınma halini aldı.
Karımı tanıyordum, an meselesiydi yeniden zevkin doruğuna çıkması… Kendisini hırsla geriye bastırıyor, arkasındaki Kaan’a kendini daha da sunmaya, muhteşem yarağını daha da diplerine almaya çalışıyordu. Birden derin bir inleme çıktı karımın ağzından, yeniden, tekrar orgazm olmuştu.
Kaan karımın arkasından çekildi. Henüz boşalmamıştı. Kocaman esmer siki, azgın karımın amcığının zevk sularıyla sırılsıklam ıslanmıştı. Bodrum güneşinin altında, seks shop vitrininde sergilenen irice bir yapma penis gibi, pırıl pırıl parlıyordu.
Karımı tutup sırt üstü çevirdi şezlongda… Sonra da karımın bacaklarını hafif ayırıp üstüne uzanıverdi. Kaan’ın beli ufak hareketler yapıyordu. Sonra birden sert bir hareketle bastırınca, karım,
“Ohhh, ne güzel geçirdin!” diye inledi.
Karımın kolları Kaan’ın boynuna dolanırken, Kaan şimdi yavaş yavaş, acele etmeden sikiyordu karımın amını. Karım da bacaklarını onunkilere dolamış, götünün yukarı hareketleriyle her hamlesine karşılık veriyordu.
Sikim kazık gibi olmuştu. Onlara katılmak için, en azından yanlarında durup, karımın o muhteşem aletle sikilişini yakından görebilmek için karşı konulmaz ve yakıcı bir istek vardı içimde…
Ama yanlarına gidemedim. Birbirlerine dalmış, feryat figan sikişen iki bedenin yanında kendimi fazlalık olarak hissedecektim.
Karımın yüzündeki o sikilmekten ve zevkten kızarmış, kendinden geçmiş yüzüne birkaç metre uzakta gizlendiğim mutfak penceresinden bakıyordum. Ben karıma hiçbir zaman bu kadar çok, bu kadar kendinden geçmesini sağlayacak kadar zevk verememiştim.
Kaan karıma adeta yapışmış, yüzünü karımın boynuna gömüp ısırıp emiyor, aynı anda da olanca gücüyle sikini karımın amına sokup çıkarıyordu. Hırsla, şiddetle sikiyordu karımı… Adeta kendisini azdırıp deliye döndürdüğü için intikam alıyordu sanki karımdan…
Birden ikisi de neredeyse aynı anlarda kasılmaya başladılar. Kaan’ın artan homurtularına karımın kısılan sesiyle inlemeleri eşlik ediyordu.
İlk gelmeye başlayan sevgili karımdı. Kaan’ın altında çırpınmaya başladı, bacaklarıyla ve kollarıyla Kaan’ı sarıp olanca gücüyle onu içinde tutmaya, hapsetmeye çalışıyordu. Halen sevgili karımı sikmeye devam eden Kaan da daha fazla dayanamadı, dibine kadar soktu karımın amına… Öylece kaldı.
Ezbere biliyordum, sevgili karımın şimdi amının dudakları titriyor, amının girişi açılıp kapanıyor, içindeki koca sıkı sağıyordu kesin… Amcığının içinden, vajinasının bütün duvarlarından zevk sıvılarının süzüldüğünden, hatta fışkırdığından da emindim. Kaan ise yine bardak dolusu döllerini boşaltıyordu karımın içine…
Sevgili asker arkadaşım, benim biricik karımın amının en dibine fışkırtıyordu. Karımın vajinasını döllüyordu. Bense elime aldığım kağıt havluya çoktan boşalmıştım.
Yanlarına gidip bu büyüyü bozmak istemedim. Dediğim gibi yetersiz bir koca, gereksiz fazlalıktan başka bir şey değildim. Asker arkadaşımla karımı şehvet denizinde rahat bıraktım.
Neden sonra sakinleştiler. Kaan karımın bacaklarının arasında birkaç dakika hareketsiz kaldı. Sonra da halen sertliğini koruyan koca sikini karımın amından çıkardı. Yana devrilip sırt üstü yatıp uzandı şezlonga…
Karım bacakları ayrık vaziyette, sırt üstü yatıyordu. Soluk soluğa kalmışlar, göğüsleri inip kalkıyordu nefes alıp verirken… Erkeğin geniş sporcu göğsü ter içinde kalmıştı, tüysüz tertemiz parlıyordu. Karımın iri çıplak memeleri de ona keza… Uçları parmak gibi kabarmıştı yaşanan orgazmın etkisiyle…
Karım bacaklarını biraz ayırınca, Kaan’ın kökleye kökleye cildini kızarttığı kaymak gibi amının hırpalanmış dudaklarının arasından döller süzülmeye başladı. Koyu beyaz döl damlaları amından çıkıyor, göt deliğinden süzülüp şezlonga damlıyordu.
Toparlandım, döllerimi akıttığım kağıt havluyu buruşturup cebime tıkıştırdım. Dışarıya dolanıp gerçekten markete gitmem, yalancı çıkmamak için bir şeyler almam gerekiyordu.
İlerleyen günlerde de değişen bir şey olmadı. Karım bulduğu her fırsatta Kaan’la sikişti. Daha doğrusu o fırsatları onlara ben yarattım.
Sonunda olan oldu. Daha fazla dayanamadım, ben de aralarına katıldım bir punduna getirip… Elbette karımın bütün ilgisi yakışıklı zengin piçin üzerindeydi. Üçlü grup sevişmelerde ben de yanlarında figüran gibi rol aldım.
Asker arkadaşımın muhteşem yarağı karımın amcığına girip çıkarken ben de çok yakından, yanı başlarından izledim, tam istediğim gibi… Onların işi bittiğinde Kaan’ın döllerini dilimle temizledim karımın bedeninden… Hatta, saklamaya gerek yok, o dölleri kaynağından içmişliğim bile oldu karımla beraber…
İşte böyle… O yaz tatilimiz uzayabildiği kadar uzadı Kaan’ın villasında… Benim ortak hiç sevmediği prezervatif olayına girmedi asla… Her seferinde çıplak sikiyle girip bardak bardak boşaldı karımın amcığına… Yaz bitmeden önce karım hamileydi.
Sonunda sayılı gün, çabucak bitti, istemeye istemeye ayrıldık Bodrum’dan… Karım bebeğe zarar gelmesin diye kendini siktirmiyor bana…
İnternetten aynı Kaan’ın koca sikine benzeyen koyu renkli, deri dokusuyla gerçeğini aratmayan bir realistik penis sipariş etti, onunla oyalanıyor şiş karnıyla… Bana sadece amını klitorisini yalatıyor.
Doğacak çocuk sevgili asker arkadaşımdan bize minik bir hatıra olacak. Çocuk erkek olursa ismi şimdiden belli 🙂
Karısını siktirecek varsa arasın tanışalım ben konya dan olgun sırdaş alet ondokuz mantar başlı
Mrb ben Koray mersin Antep adana maraş Hatay Osmaniye çevrelerinden her yaştan bayanlar arayın tanışalım