Karımı Tost Yaptılar Türk İfşa SitesiGoogle Icon

Bizim hikayemiz düğünden sonra balayı için gittiğimiz Antalya Belek’te lüks bir tatil köyünde yaşandı. Karım Zehra bir içim su gibidir ve güzelliğiyle herkesi kendine hayran ederdi.

Bütün arkadaşlarım çok şanslı bir piç olduğumu söyler ve sürekli, “Kaptın güzel hatunu!” derlerdi. Haklılardı, Zehra orantılı kıvrımlı seksi bedeniyle, uzun siyah saçları bembeyaz teni ve beni benden alan yemyeşil gözleriyle resmen bir afetti.

Uzunca süren flört dönemimizde onu tavlayabilmek için çok uğraşmıştım. Oltadaki balığı tutmak için biraz serbest bırakır, sonra oltayı çekersiniz ya.. Zehra da öyle, oltayı serbest bırakıyordum, ne isterse yapıyor, ne isterse giyiyor, o ne isterse yerine getiriyordum. Oltayı çektiğimdeyse bana geliyordu, benimdi.

Böyle böyle tavladım karımı işte… Karım, bir tanem, canım, seksi şempanzem… Epey serbest, başına buyruk, fingirdek, erkeklerle hafif flörtöz, şuh, seksi, sesiyle seksi giyimiyle, görüntüsüyle, hareketleriyle yatak odasındaymış gibi davranıp insanı tav eden, tahrik eden bir kadın…

Her neyse, tatil köyüne vardık ve giriş işlemlerimiz sonrası odamıza yerleştik. Akşam saatlerinde vardığımızdan ve düğün yorgunluğu da olunca tabi ikimiz de yastığı görür görmez uyumuşuz.

Sabah kahvaltıya indik. Otelde çok fazla Rus turist vardı, Türk turist yok denecek kadar azdı. Güzelce kahvaltı yaptık ve yüzmek için havuza gittik. Zehra kendine çok güzel bir bikini almış (!) resmen bütün her şeyi ortadaydı. Üstü iri memelerini, altı kurabiye gibi amcığını zor kapatıyordu, minicik bir şeydi.

Neredeyse ipkini denebilecekti üstündeki şeye… Banyoda giydiği için, kahvaltıya da üstünde de şort ve askılı tişörtle indiğinden fark etmemiştim. Zehra’ya,

“Bu mayonun hali ne böyle aşkım, her yerin meydanda senin?” diye kızınca,

“Ne zamandır giydiklerime karışır oldun? Hem baksana, herkeste aynı mayo var, hatta bazıları iyice her yerini göstermiş!” dedi.

Yani yalan yok, hiç karışmazdım karıma… Her zaman (Kendine yakıştırıyorsan giy!) derdim. O da uzun bacaklarına çok yakışan kısacık, mini etek tarzı şeyler, iri memelerini gösteren dar bluzlar giyerdi. İtirazında haklıydı, ben de çok uzatmadım ve

“Tamam bebeğim, tamam..!” dedim. “Olan oldu nasıl olsa, gören gördü her yerini… Devam et aşkım, millet gözleriyle siksin seni bakalım…”

“Siksinler kocacım. Hem güzele bakmak sevapmış. Demek karın epey güzel ki, erkeklerin gözleri üstümde hep… Aslında bu kadar ilgi çektiğim için gurur duyman lazım kocam olarak…”

Bize hizmet eden otel görevlisi iki tane genç vardı, sürekli yanımızda, bir şeye ihtiyacımız olursa, alkol, çerez gibi yardımcı oluyorlardı. İçlerinden birinin gözleri sürekli Zehra’nın üstündeydi, resmen gözleriyle karımı beceriyordu. Hiç hoşuma gitmemişti bu durum, o yüzden,

“Havuzu boş ver, gel denize gidelim!” dedim.

“Ne güzel güneşleniyorum kocacım… Ne denizi şimdi, boş ver sonra gideriz!” cevabını aldım.

O iki gencin gözleri Zehra’nın üzerindeydi ve sürekli gelip bir şeye ihtiyacımızın olup olmadığını soruyor, Zehra’ya daha yakından bakıyorlardı. Hele güneş kremini sırtına, kalçalarına, bacaklarına yedire yedire sürdüğümde teni güneşin altında ışıl ışıl yanmaya başlamıştı karımın… Daha da iştah açıcı bir görüntü sunuyordu gelen geçene…

Şezlongda yüz üstü dönmüş, sere serpe güneşleniyordu. Varla yok arası olan bikinisinin ağı iki yuvarlağın arasında kaybolmuştu, gergin ve pürüzsüz iki yarım küreden ibaret harika götü açıkça belli oluyordu.

Bir de teni güneşten yanınca bikini üstünün izi çıkmasın diye fiyongunu çözüp öylece yatmaz mı? Üstünde giysi olarak kalçalarının arasında kaybolan minik bikini altı kalmıştı sadece… Adeta çırılçıplak görünüyordu.

Sikimin zonkladığını hissettim ona bakarken… Ben yanı başında bu durumdaysam, erkek milleti karıma karşıdan bakarken ne yapsın, haklı adamlar… Yatırıp sikmedikleri için dua etmem lazımdı.

Zehra’ya bir kez daha teklif ettim, “Denize gidelim!” diye, ama o,

“Sen gidersen git, ben buradayım!” deyince sinirlendim ve benim seks abidesini öylece yatar vaziyette, etraftaki erkeklerin aç bakışlarına maruz bırakıp havuza atladım.

Biraz kulaç atıp epey büyük havuz boyunca yüzdüm. Kenarda tutunmuş dinlenirken bizim gibi yeni evli bir çift ile tanışıp sohbet etmeye başladık. Konu konuyu açtı ve koyu bir sohbete daldık. Onların iki günü kalmış, oteli çok beğendiklerini söylediler.

“Eşin nerede?” diye sordular. Ben de,

“Orada, güneşleniyor!” diyerek gösterirken, Zehra’yı gençlerden biriyle sohbet ederken gördüm. Namussuz herif, benim yokluğumu fırsat bilip çıplacık yatan karıma yanaşmaya çalışıyordu.

Epey sinirlendim ve hemen o tarafa yüzmeye başladım. Yeni tanıştığım evli çift de arkamdan geldi. Ben Zehra’ya yaklaşınca genç uzaklaştı. Zehra’ya,

“Hayırdır, ne konuşuyordun onunla?” diye sordum. Zehra,

“Bana oteldeki etkinliklerden bahsetti, buranın gece kulübü varmış, çok iyiymiş!” deyince, yeni tanıştığım evli çift arkamdan,

“Evet, biz her gece gidiyoruz!” dedi.

İsimlerinin Mert ve Lale olduğunu öğrendiğimiz çiftle karımı tanıştırdım. Oturup konuşmaya başladık.

Mert ve Lale aynı bizim yaşlarımızdaydı. Mert uzun boylu, benden daha kaslı biriydi. Lale de yine uzun boylu, sarışın, Zehra kadar olmasa da güzel denilecek biriydi. Havuz kenarında sohbet edip iyice kaynaştık.

“Gece kulüpte görüşmek üzere!” deyip ayrıldık. Gece olunca bahsettikleri kulübe indik. İçerisi çok karanlık ve kalabalıktı. Hemen Mert ve Lale’yi bulup bir köşede oturup sohbet etmeye, alkol almaya başladık.

Zehra da Lale de kısacık mini etekli elbiseler giymişlerdi. Bizim hatunlar az içiyordu, ama Mert ve ben içkinin hakkını veriyorduk. Bir ara hatunlar tuvalete gidince, Mert bana,

“Karın çok güzel birader, çok şanslı adamsın!” dedi. Ben de ona,

“Lale de çok güzel, sen de en az benim kadar şanslısın!” dedim.

“İkimiz de şanslıyız!” diyerek kahkahalar atıp kadeh tokuşturduk. Mert bana Zehra’yla ne kadar süredir birlikte olduğumu sordu.

“Yeni evlendik, balayındayız ama üç yıldır da birlikteyiz!” dedim.

“Sadece Zehra mı? Üç yılda hiç başkasıyla olmadın mı?”

“Yok, olmadım! Onu tanıdıktan sonra hiç…”

“Hadi hadi, yalan atma, erkeğiz biz, illa kaçamak yapmışsındır!”

“Tamam tamam… Bir kere oldu, Ukrayna’ya gittiğimde bir orospuyla! Ama sadece bir gecelikti, onu saymıyorum bile…”

“Hah şöyle! Erkek adamsın, tabi ki yapacaksın dostum…”

“Peki sen Mert?”

“Ohoo çok… Hatta Lale de hepsini biliyor! Hangi karıyı siktim, nerede siktim hepsinden haberi var.” deyince,

“Nasıl biliyor yani? Siz evlisiniz.” dedim.

“Karım bana karışmaz, ben de ona karışmam. Birbirimizi seviyoruz, sayıyoruz, ama birbirimize ait değiliz! Baksana, nikah yüzüğü var mı parmağımda? Karım da yüzük takmaz. Çünkü gerektiğinde bekar takılıyoruz ortamlarda…” Çok şaşırmıştım ve içimden vay boynuzlu vay, genişliğin böylesi diyordum. Az sonra,

“Mesela, Lale sabah havuz kenarında seni çok beğendiğini söyledi.” Şaşırdım,

“Nasıl yani?”

“Yani dostum, dedim ya, karım seni beğenmiş. Eğer seni kafasına koyar da seninle yatmak, sevişmek isterse benim için hiç sorun olmaz! Eğer sen de istiyorsan karımla istediğini yapabilirsin. Senin Zehra da izin verirse, şu anda al karımı götür odanıza, istediğiniz gibi sevişin.”

Kulaklarıma inanamıyordum. Adam resmen bana (İstersen karımı sikebilirsin!) diyordu. Ağzım açık kalmış ona bakarken bombayı patlattı,

“Peki, senin karın böyle bir şey istese, mesela sana beni beğendiğini söylese, sen ne derdin?”

“Kesinlikle olmaz! Hem zaten Zehra öyle şey yapmaz!” dedim.

“Bence bu kadar emin olma. Var mısın iddiaya?”

“Bunun iddiası mı olurmuş, sen de abartıyorsun artık!” diye kızdım.

“Olur! Hatta sana açıkça konuşayım mı? Şu seninle konuştuğumuz şeylerin aynısını, hatta daha fazlasını şu an Lale senin karınla konuşuyor. Eğer karın gerçekten dediğin gibiyse birazdan gelir ve kalkmak istediğini söyler!”

“Kesin öyle olacak, benim karım öyle şey yapmaz.”

“Ama eğer duyduklarına rağmen kalkıp gitmek istemezse olay bitmiştir, sen kaybedersin. Bu ne demek? Demek ki bu olay karının da hoşuna gitmiştir, o da benimle sevişmek istiyor. Ben senin karını, sen de benim Lale’yi alacaksın, odalarımıza çıkacağız.”

“Mümkün değil, karım bunu kabul etmez. Yahu balayındayız diyorum, yeni evlendik diyorum sana, imkansız… O zaman ne olacak peki?”

“Tamam… Senin dediğin olur da Zehra karımın anlattıklarını kabul etmez ve gelince hadi kalk gidelim derse, Lale senindir. Nasıl, ne zaman istersen istediğin şekilde onunla yatabilirsin!” Ben de sinirlendim ve

“Tamam ulan!” dedim. “Anlaştık. Sana söz, yanılmışsam ne istersen yapabilirsin. Ama ben kazanacağım ve Lale’yi de istemiyorum. Sırf karımın bana sadık olduğunu kanıtlamak için kabul ediyorum!”

Tam konuşmamız bitmişti ki bizim hatunlar geldi. Ben karımdan gayet emin, ayaklanıp kalkmak üzereyken Zehra ters köşe yaptı beni… Masaya oturdu ve

“Hani içkilerimiz? Bize içki söylememişsiniz beyler?” dedi.

Mert bana döndü ve (Kaybettin!) der gibi pis pis sırıttı. Ben resmen çöküp kaldım. Zehra’ya çok sinirlenmiştim. Karım olayı ve sonuçlarını bile bile masada kalmıştı. Resmen, bile isteye elin herifine kendini siktirecekti.

Bir an göz göze geldik. Nasıl olur, bana bunu nasıl yaparsın der gibi baktım karıma… Onun gözlerinde ise bir pırıltı, oyuncak görmüş bir çocuk sevinci, merakı vardı. Adeta sorun çıkarmamam, bu ilginç, kışkırtıcı, tahrik edici seks oyununa katılmam için yalvarır gibi bakıyordu bana…

“Hadi bakalım, böyle kös kös karına bakıp durma dostum.” diyerek araya girdi Mert… “İddiaya girdin ve kaybettin işte… Sözünde durmalısın. Sakın mızıkçılık yapma, bak üçümüz de istiyoruz bunu, sen de bize katıl hadi…”

“Evet canım…” diyerek elimi tuttu karısı da, “İnan çok güzel olacak, bize güven aşkım. İnanılmaz zevkli bir gece olacak.” Kocasının yanında elimi okşuyor, bana cilveli sesiyle aşkım diye hitap ediyordu. Sıcacık eli direncimi kırdı.

Erkek adam sözünde durur dedim, çaresiz olayı kabullendim. Masaya bir kaç içki daha geldi ve içmeye başladık. Mert sürekli Zehra’yla ilgileniyor, Lale de benimle sohbet ediyordu. Bana bir şeyler anlatırken kadının etli dolgun dudaklarına bakıyor, beni beğendiğini kocasına söylemesi geliyordu aklıma sürekli…

İçki kadehleri ardı ardına yuvarlandıkça, damarlarımızda dolaşan alkol gitgide etkisini göstermeye başladı. Olayın başında facia gibi gördüğüm eş değiştirme oyununa kafayı takmıyordum artık, kahkahalar gırla gidiyordu.

Battı balık yan gider diyordum içimden… Tamam, herif karımı becerecekti ama ben de karımı siktirmem karşılığında beni beğenen bu seksi kadınla sevişecektim. Gittikçe artan bir heyecan kaplamaya başlamıştı içimi…

O heyecanla sikim şortumun içinde gitgide sertleşiyor, beni rahatsız ediyordu, ikide bir düzeltmek zorunda kalıyordum. Lale de her defasında çapkın gözlerle sikimin üstündeki elime bakıyor, gözlerini süzüyordu.

Önce karşılıklı oturuyorduk, ama sonra Lale’yle karım yer değiştirdi. Lale benim yanıma oturdu, Zehra da Mert’in yanına gitti.

Zaten çok geçmedi ve Mert elini karımın bacaklarına atıp okşamaya başladı. Zehra hiç yüzüme bakmıyor, sürekli Mert’e dönük şekilde onunla flörtleşiyordu.

Ben de (Artık ok yaydan çıktı, yapacak bir şey yok!) diye düşünüp, Lale’nin bacağına attım elimi ve yavaş yavaş, okşayarak mini eteğinin altından içeriye daldım, amına doğru ilerledim. Lale gülümseyerek,

“Hey, çok hızlısın canım. Böyle olacağını biliyordum, sevdim!” deyince, Zehra bunu duydu.

Başını çevirip bize baktı. Ne yaptığımızı görünce o da kendini iyice Mert’e yaklaştırdı. Anladığım kadarıyla Mert’in eli de artık Zehra’nın amındaydı ve parmaklamaya başlamıştı bile. Ben de aynı şeyi Lale’ye yaptım ve külodun ağını kenara çekip amını okşamaya başladım.

Zehra gördüğüm kadarıyla iyice kıvama gelmişti ve Mert fırsatı değerlendirip Zehra’nın önce boynunu, sonra da dudaklarını öpmeye başlamıştı. Gözlerimin önünde karım başka bir erkekle öpüşüyor, yiyişiyordu.

Lale de benim dudaklarıma yapıştı, öpüşmeye başladık. Etraftaki insanlara aldırış etmiyorduk hiç birimiz… Kimi şöyle bir bakıp geçiyor, çoğu da bizimle aynı işi yapıyorlar, ayak üstü sevişiyorlardı. Bir süre sonra Mert,

“Hadi bakalım arkadaşlar… Ateş bacaları sarmaya başladı. Hepimizin kanı kaynama noktasında… Herkes odasına!” dedi ve karımla kalkıp sarmaş dolaş gittiler.

Uzaklaştıklarında bile karımın şuh kahkahalarını duyabiliyordum. Biraz içim burulmadı değil doğrusu… Daha dün nikahı bastığım sevgili karım, yabancı bir erkekle sikişmeye gidiyordu ve ben karımla sikicisinin arkalarından bakakaldım öylece…

“Hadi canım…” diyen Lale’nin sesi ve şortumun önünü avuçlayan elinin temasıyla kendime geldim. “Kocam senin karını götürdü işte, bakıp durma… Biraz sonra kocamın sikini yiyecek karın… Sen de beni götür, sevişelim. Seni havuzda gördüğümden beri bunu istiyorum.”

Döndüm, hırsla saçlarından tutup kendime çektim, dudaklarını ezercesine kapanıp öpmeye başladım. Lale de boynuma sarılıp karşılık verdi bana, ateş gibi yanıyordu.

“Tamam…” dedim öpmeyi bırakıp… “Hadi öyleyse, gel biz de sevişelim.”

Lale’yi alıp beline sarıldım, yürürken değirmen gibi çalkaladığı kalçalarını okşaya mıncıklaya bizim odanın yolunu tuttuk, ama aklım karımdaydı. Odaya girer girmez Lale soyunup çırılçıplak yatağa uzandı. Ben de hemen üstümdekileri çıkarıp fırlattım, yanına uzandım ve öpüşmeye başladık.

Beni öperek kasıklarıma kadar inip sikimi ağzına aldı ve sakso çekmeye başladı. Çok iyi yapıyordu bu işi… Dudakları, dili, parmakları… Her biri ayrı telden çalıyor, müthiş zevk veriyordu bana…

Ağzına boşalmak istemedim, bu kadar kısa sürmemeliydi. Başka şeyler düşüneyim dedim, karım ve Mert geldi aklıma… Onlar da başka bir otel odasında sikişiyorlardı. İki günlük karımın amcığına yabancı bir yarak girip çıkıyordu şu anda… O görüntüyü hayal edince bu kez daha da tahrik oldum.

Neyse ki, Lale biraz sakso yaptıktan sonra bıraktı işkenceyi de erken boşalmaktan kurtuldum. Hemen yatağa domaldı ve

“Gir içime aşkım, sik beni!” dedi. Doğrulup Lale’nin arkasına geçtim, ıslak ve arzuyla kabarmış amına girip sikmeye başladım. Ama aklım hep karımdaydı, acaba onlar da mı böyle sikişiyordu, karım da Mert’e aşkım diyor muydu?

Ben bir yandan bunları düşüyor diğer yandan Lale’yi sikiyordum. Zaten çok sürmedi ve yaşadığım absürt olayın etkisiyle aşırı tahrik olduğumdan kısa sürede boşaldım. Yatağa geçip uzandım ve Lale de yanıma geldi. On dakika dinlendikten sonra,

“Hadi gidelim, sana bir şey göstereceğim!” diyerek ayaklandı, üstünü giymeye başladı.

“Nereye? diye sorunca,

“Karını benim kocamla sevişirken izlemek istemez misin? Gel gidip basalım onları! Bakalım onlar neler yapıyorlar. İnan çok eğlenceli olacak.” dedi.

Ben de hemen kalkıp giyindim. Odalarına doğru gittik. Kapının önüne gelince içeriden sesler gelmeye başladı. Karım içerde bir başka erkek tarafından sikiliyordu ve zevk inlemelerini duyunca içim bir hoş olmuştu.

Lale bana sus işareti yapıp kapıyı yavaşça açtı ve sessiz adımlarla odaya girdik. Karşılaştığım manzara inanılmazdı! Karım Mert’in altında, elleri erkeğin boynunda, bacakları da belinde sertçe sikiliyordu. İkisi de transa geçmişlerdi sanki. Karımın Mert’e,

“Ohh… Harikaa… Durma aşkım, becer beni, sik karını!” demesi içimi titretti.
Adamın altında şehvetle başını sağa sola sallayıp çırpınan karım sonunda bizim onları izlediğimizi fark etti.

“Ayy…” diye bir çığlık koparınca adam da dönüp baktı. Mert bizi görmesine rağmen istifini bile bozmamıştı. Karımın üstünde bacaklarının arasında kalçaları inip kalkarken,

“Hoş geldiniz çocuklar… Ne çabuk bitmişsiniz. Biraz erken oldu sanki, ben daha ilk postamı bitirmedim bile!” deyince beynim dondu.

Neredeyse bir saate yakın beraberlerdi. Biz karısıyla onlardan sonra başlamıştık sevişmeye, seks olayı biteli hani olmuş, giyinip kalkmış, buraya gelmiştik, onlar hala sevişiyorlardı.

Zehra beni görünce biraz utanmış gibiydi. Tanıştığımızdan beri ilk kez böyle bir şey yaşıyorduk. Tamam, teşhirciydi biraz, erkeklere yakın davranır, flört edercesine ilişki kurar, fingirderdi ama onlarla seks yapmazdı. Bu gece yabancı bir erkeğin altında sikiliyordu ve ben onları izliyordum.

Onu başkasıyla sikişirken izlememden bir nebze utanan Zehra bir deve kuşu gibi başını kaldırıp yüzünü üstündeki erkeğin boynuna gömmüştü. Yine de sikişmeyi bırakmamıştı karım… Hala kolları üstündeki erkeğin boynuna, bacakları beline dolanmış durumda, içine girip çıkan aletin keyfini çıkarıyordu.

Mert böyle ince düşüncelerle ilgilenecek biri değildi. Biz izlerken biraz daha şiddetle pompaladı karımı… Ardından içinden çıktı, sırt üstü yatan Zehra’mı kaldırıp önünde domalttı. Karımın belini aşağı bastırıp poposunu iyice yukarı çekti. Sonra da poposuna okkalı bir tokat attı ve bana dönüp,

“Çok ateşliymiş bu senin karın, ateşini söndürememişsin!” dedi.

O zaman ne kadar kalın ve uzun olduğunu fark ettiğim kocaman yarağını belinden tutup tek hamlede karımın amına soktu, pompalamaya başladı. Zehra’m, biricik aşkım, inleye inleye hayvanlar gibi sikiliyordu ve lanet olsun, bu görüntü benim çok hoşuma gitmeye başlamıştı.

Daha bu sabah havuz başında karımı dikizleyen gençlerden deli gibi kıskanıyordum karımı… Konuşmalarına bile izin vermemiştim karıma bakıyorlar diye…

Fakat şu anda, gecenin bir yarısı, herifin biri karımı kanırta kanırta sikiyordu ve ben deli gibi tahrik oluyordum. Karımın sikildiği canlı bir porno filmi izliyordum. Ve inanın en fena pornodan kat kat tahrik ediciydi bu olay…

Tahrik olmamak elde mi? Herif domaltmış karımı sikerken, o da yanağını yatağa dayamış, yüzü benden yana çevrilmişti. Göz kapakları zevkten yarıya inmiş vaziyette, amına yarak köklendikçe minik çığlıklar atıyordu. Bana bakıyordu o şehvet dolu gözleriyle, sikilmesi karşısında verdiğim tepkiye bakıyordu.

Lale’ye sarılmış ayakta duruyorduk onları izlerken… Karımla göz göze bakışarak feryat figan sikilmesini izlerken benim de sikim kalkmaya başladı doğal olarak, taş gibi oldu. Belime sarılmış vaziyette, benim gibi yataktaki kocasını izleyen Lale şeytanı fark etti durumu… Gülerek elini önüme attı, şortumun önündeki kabarıklığı avuçladı,

“Heyy, şuna bakın hele… Karını yabancı bir erkekle sikişirken izlemekten tahrik mi oldun sen bakiim…?” dedi.

“Yabancı sayılmayız canım…” dedim sırıtarak, sikimi okşayan elinin üstüne koydum elimi… “Ben de onun karısını siktim az önce…”

“Ama karısı o acele sikişten bir şey anlamadı. Hadi öyleyse, tekrar başlayalım, eşlerimizi yalnız bırakmayalım.”

Lale de hemen soyundu ve önüme diz çöküp şortumdan sikimi çıkardı ve ağzına alıp yine müthiş bir saksoya başladı. Sikimi boydan boya yalarken taşaklarımı da okşuyor, ardından boğazına kadar sokup bademciklerine dayıyordu sikimin başını…

Gerçekten işinde ustaydı bu kadın… Tam bir profesyonel gibi yalıyordu sikimi… Bu düşüncemde ne kadar haklı olduğumu biraz sonra acı bir şekilde öğrenecektim. O anda ise sikimin zevkine kapılmıştım, hiç bir şey umurumda değildi.

Mert bizi öyle görünce Zehra’yı kaldırdı ve Lale’nin yanına oturtup, yarağını ağzına verdi. Yan yana duruyorduk. Ben Lale’nin ağzına vermiş sikimi emdirirken, Mert de karımın ağzını sikiyordu. Gerçekten inanılmaz bir şey yaşıyorduk. Eş değiştirme konulu pornolarda izlerken beni en tahrik eden sahneydi bu ve o anda gerçeğini yaşıyordum.

Mert bir süre sonra dayanamadı ve böğürerek Zehra’nın yüzüne boşaldı. Ardından kendini yere bıraktı. Anlaşılan bir saat boyunca karımı sikmek iyice yormuştu herifi… Boşalıncaya kadar kim bilir karımı kaç sefer orgazma ulaştırmış olmalıydı. Karım da ondan farksızdı, sikilmiş, yorgun, hırpalanmış…

Yine de kalktı karım, sperm bulaşığı yüzünü yıkamak için hemen banyoya gitti. Daha önce flört döneminde bile yüzüne hiç boşalmamıştım ve alışkın değildi. Lale yatağa uzandı, ben de üstüne çıkıp onu sikmeye başlamıştım ki, odanın kapısı çaldı. Mert,

“Geldi bizimkiler!” deyip odanın kapısını açtı. Daha,

“Ne oluyor, kim geldi?” demeye kalmadı ve sabah gördüğümüz havuz başındaki iki genç odaya girdi. İçlerinden biri,

“Ooo, bizi beklemeden başlamışsınız!” Hani nerede o yeşil gözlü bebek?” dedi. O sırada Zehra,

“Ne oluyor, kim geldi?” diye banyodan merakla çıkıp içeri çırılçıplak girince, iki genç,

“Offf be, şuna baksana, bunu sikmeye kıyamazsın kanka!” dediler. Zehra da aynı benim gibi şoktaydı. Ben hemen Lale’nin amında yumuşayıp kalan sikimi çıkarıp üstünden kalktım ve

“Ne oluyor burada Mert? Biz seninle böyle anlaşmamıştık!” deyince,

“Sakin ol dostum, bir şey yok. Akışına bırak olayı…. Bana inan, emin ol, sen de, karın da, hepimiz de çok zevk alacağız!” dedi. Gençlerden biri Mert’e,

“Tadı nasıldı kanka?” diye sorunca, Mert ağzı bir karış açık, şaşırmış vaziyette olayı izleyen karımı kolundan tutup yatağa attı ve

“Kendin bak tadına, bir posta sik, nasıl olduğunu anlarsın!” dedi. “Tek kelimeyle harika, öyle söyleyeyim sana…”

“Ne yapıyorsunuz siz? Aklınızdan zorunuz mu var? Karıma tecavüz mü edeceksiniz?” diye bağıra bağıra itiraz edip üzerlerine yürümeye yeltendim.

Fakat çırılçıplaktım, tek başımaydım, üç erkeğe karşı ne yapabilirdim ki… İki genç, Mert’in de yardımıyla canımı yakarak beni zapt ettiler, zorla koltuğa oturttular. Sonra da bulup buluşturdukları bir şeylerle ellerimi ayaklarımı koltuğa bağladılar.

Bağırmayı düşündüm, ama hemen vazgeçtim. Bağırmalarımı biri duyup gelse, bizi bu halde görse tam anlamıyla rezil kepaze olacaktık! Karım yatakta, ben koltukta elim kolum bağlı ve ikimiz de çırılçıplak… Bir otel odasında toplaşmış çıplak insanlar…Tecavüz olduğunu kime anlatırsın ki… Anlatana kadar rezil olduğumuzla kalırız.

Mert cebinden bir tomar para çıkartıp Lale’ye verdi ve

“İşin bitti canım, gidebilirsin!” dedi. Orospu aceleyle giyiniverdi, bana bir öpücük atıp odadan çıktı. Elindeki paraları çantasına yerleştiriyordu çıkarken…

O an anladım ki, bunlar beni oyuna getirmişti. Lale aslında fahişenin tekiydi ve Mert Lale’yi karısı diye tanıtmıştı. Kadının bana sakso yaparken ne kadar usta olduğu, sikimi yalarken verdiği zevkler geldi aklıma… Lale gittikten sonra bana döndüler ve

“Biz karını sikerken sen de oturup izleyeceksin! dedi Mert. “Havuz başında bu seksi karına parmak kadar bikini giydirip her yerini bize teşhir etmeyecektin dostum. Bizi deli gibi tahrik etmeyecektin.” Diğeri atıldı hemen,

“Evet abi yaa… Bir de biz yanına yaklaştıkça kıskanıyordu güya karısını… Alt tarafı yakından bakıp gece otuzbir çekecektik. Bizi tersleyince iş inada bindi işte… Şimdi karını sikeceğiz, bakalım ne yapacaksın?” Mert bir kahkaha patlattı,

“Ne yapacak? Bence zevk alır her iddiasına girerim. Karısının ortalık yerde öyle çırılçıplak dolaşmasına izin veren pezevenk koca, karısı sikilirken de zevk alır.”

Diğer iki genç de Mert’in kankası, arkadaşları olmalıydı. Ve nasıl bir şeytan olmalıydı bunlar ki, benim gibi salakları tongaya düşürebiliyorlardı. Mert aklımdan geçenleri okumuştu sanki, gülerek,

“Ama kabul et, çok iyi planladım işi… Lale’yle üç günlüğüne anlaşmıştık, üçümüzü de idare edecekti. Ama kısmetimizde sen ve karın çıktı karşımıza… Dostum var ya, senin karın yatakta bir harika ya… Bu kadar mı ateşli olur bir kadın? Çok şanslı bir pezevenksin sen…”

“Hadi ortak, sen zevkini aldın, biz de tadına bakalım, görelim ne kadar ateşliymiş…” diyen gençlerden biri Zehra’nın ağzına zorla sikini sokmaya başladı. Mert eline kamera aldı ve bütün olayı çekmeye başladı, ara ara kamerayı çevirip beni çekiyordu. İkinci genç de,

“Tamam kanka… Sıra bende!” deyip sikini Zehra’nın ağzına verdi. Zehra ağlayarak herifin taş gibi olmuş sikini ağzına alıyor, ağzına veren de,

“Ağla orospu, ağla, birazdan zevkten ağlayacaksın!” diyordu.

Mert kamerayı bir köşeye koydu ve diğerlerine katıldı. Zehra’yı yere indirip ortalarına aldılar ve diz çökmüş vaziyette sırayla sakso çektirmeye başladılar. Birisi durmadan,

“Yala fingirdek kahpe… İyice yala, sikimizi ıslat, seni çok pis sikeceğiz!” diyordu.

Kendi aralarındaki konuşmadan adının İsmet olduğunu öğrendiğim genç karımı kaldırıp kucağına aldı ve yatağa yapıştırıp öpmeye başladı. Zehra da artık karşılık vermeye, onunla öpüşmeye başlamıştı. Sonra ismi Kenan olan, İsmet’e,

“Çekil bir de ben bakayım tadına!” dedi ve karımı altına alıp dudaklarına yumuldu. İsmet de karımın bacaklarını öpmeye, ayak parmaklarını öpüp yalamaya başladı. Mert de durmadı ve aralarına katıldı.

Üç kişi karımın dudaklarını, memelerini, götünü, ayaklarının tırnaklarına kadar her yerini öpüp yalıyordu. Zehra da iyice kıvama gelmiş ve inlemeye başlamıştı.

Doğrusu karımı zevk aldığı için suçlayamazdım, ona hak vermek zorundaydım. Altı tane el, üç erkek dudağı, dili vücudunun her yerinde dolaşıyor, her noktasından zevk veriyordu.

İsmet amını yalamaya başlayınca karım çıldırdı. Üçü de sırayla karımın amını yaladıktan sonra, İsmet karımı domaltarak amından sikmeye başladı. Kenan da karımın önüne geçip ağzını sikiyordu.

Ben de garip bir şekilde artık izlediğim manzara karşısında zevk almaya başlamıştım. Beni de suçlayamazdınız. Çünkü hemen önümde gerçek bir hard porno çevriliyordu. Herifler acımasızca sikiyorlardı karımı, sikilmedik yerini bırakmıyorlardı.

Zehra’nın zaten zevkten ayakları yerden kesilmişti, çıkardığı sesler, şehvet dolu inlemeler bunu çok belli ediyordu. Mert, İsmet’e,

“Bir delik daha açalım!” dedi ve eline küçük bir şişe verdi.

O an anladım ki karımın götüne gireceklerdi. Sikilmedik yeri kalmadı derken acele etmişim. Karım daha önce hiç götünü siktirmemişti, kesin biliyordum. Onca yalvarmama rağmen canı yanacak korkusuyla izin vermemişti, bir türlü anal seks yapamamıştım karımla… Ve bu ilk analı olacaktı. Hem de üç erkekle birden…

İsmet küçük şişeden döktüğü sıvıyı parmaklarıyla karımın göt deliğine sürmeye başladı. Arada parmaklarını sokuyor, deliği genişletmeye çalışıyordu.

Karım ise ağzındaki yaraktan dolayı konuşamasa da, hareketleriyle istemediğini belli ediyordu. Ama kaçacak bir yeri yoktu!

İsmet bir süre sonra karımın göt deliğini iyice genişletmiş ve iki parmağını sokmaya başlamıştı. Kaygan parmaklar karımın götüne girip çıktıkça inlemeleri artmaya başlamıştı. Göt deliğindeki parmaklar karıma zevk veriyordu, görebiliyordum.

“Tamamdır beyler! Mal hazır, tam kıvamına geldi, istediğimiz gibi sikebiliriz.” deyince, Kenan karımın ağzını sikmeyi bıraktı ve kucağına alıp amına girdi.

İsmet arkasından yanaştı, sikini karımın göt deliğine sokmaya çalışınca, karım,

“Hayır, lütfen orası olmaz. Canım yanar, çok acır… Götümü sikmeyin ne olur, sırayla amımı sikin!” diye yalvarıyordu, ama dinleyen kim!

“Siktir git azgın kaltak, az önce iki parmak götüne girerken zevkten inliyordun. Merak etme, bu yarrağı rahat alırsın.” diyen İsmet zorla karımın götüne girdi.

Karım kanırtarak deliğine giren yarağın kalınlığı altında inanılmaz bir çığlık attı. Bir beş on dakika boyunca acı çekerek,

“Dur, yapma, sikini çıkar!” diye yalvardı. Karımın işi zordu doğrusu… Belki sadece götündeki yarak olsa bir derece… Fakat amında da başka bir yarak vardı ve ikisi birden gerçekten zorluyordu karımı…

Fakat o ilk on dakikadan sonra acının yerini zevk almış olacak ki, karımın yalvarmaları kesildi. Artık inlemeleri dışında ses çıkarmıyor, hatta İsmet yavaşlayınca karım götünü iyice geriye dayıyordu.

Zehra’nın zevk aldığını gören erkekler arada hareketsiz kalıp bekliyorlar, karım git gel yaparak ikisini de mutlu ediyordu.

Kalçalarını öne atınca amındaki yarak köküne kadar giriyor, geri çekilince amının yükü hafifliyor, bu kez arkasındaki yarak götüne gömülüyordu kasıklara kadar… Senkronize olmuş vaziyette aletli jimnastik yapıyordu karım, hem de iki alet birden alıyordu içine…

Karım yorulunca bu kez erkekler harekete geçiyordu. Kenan’ın kucağında amından sikilirken, arkadan da İsmet götünü sikiyor ve ikisinin arasında artık durmaksızın zevk çığlıkları atıyordu. Mert de sikini gidip karımın tek boş kalan yeri olan ağzına verince tam oldu!

Sırayla karımı tost yaptılar. Sırayla ağzından, götünden ve amından siktiler. Hatta aralarında oyun oynarcasına karımı bir o kucaktan bir bu kucağa alıp öyle sikiyorlardı.

İşin ilginç yanı ise, karım da bundan çok memnundu. Bütün gece karımı sikip, ağzına, yüzüne, memelerine, amına, götüne boşaldılar. İşleri bitince Mert beni çözdü ve kamerayı gösterip,

“Siz gidene kadar bu bizde kalacak ve her gün gelip karını sikeceğiz! Sorun çıkarmazsanız otelden çıkarken videoyu sizin önünüzde silerim. Eğer kaçıp giderseniz veya birine bir şey söylerseniz sevgili karını porno sitelerinde, toplu grup seks bölümlerinde nasıl sikiştiğini izlersin!” diye tehdit etti. İsmet de atıldı,

“Sadece sen değil tabi, milyonlarca erkek karının önlü arkalı nasıl sikildiğini izleyecekler. Videoyu her tıklayan bizim yarakların karının amına götüne nasıl girip çıktığını, karının üç erkeğin altında nasıl şehvetle seviştiğini seyredecekler ve otuzbir çekecekler.” dedi. Kenan konuştu ardından,

“Sadece karını izlemeyecekler dostum. Karın sikilirken senin kenarda koltukta bizi izleyip ne kadar zevk aldığını da görecekler. Seni boynuzlu pezevenk seni… Biz karını becerirken bizi izliyordun ve sikin dimdik havadaydı zevkten… Bunu da unutma…” dedi ve çıkıp gittiler.

Zehra yatakta perişan halde, her yeri döl olmuş şekilde yatarken ağlamaya başladı ve benden özür diledi. Yanına oturup saçlarını okşadım sakince, yatıştırmaya çalıştım.

“Özür dilemene gerek yok aşkım. Sorun yok, olan oldu. En azından bunlar olup biterken fena zevk aldın!” dedim. O da onaylar gibi başını salladı.

“Sen de aldın ama değil mi aşkım?” dedi spermle kaplanmış yüzünde çarpık bir gülümsemeyle… “Bu gece tam bir pezevenk oldun sen de… Adamlar beni sikerlerken seni izliyordum arada… Koltukta ellerin bağlıydı ve sikin taş gibiydi önünde… Beni sikerlerken sen de izlemekten zevk alıyordun.”

Elimi uzatıp yanağından süzülen bir parça beyaz sperm alıp ışığa tuttum, sonra dilimle yaladım, tadına baktım. Karıma bakıp gülümsedim,

“Evet canım, haklısın, yalan söyleyemem. Zaten sikim taş gibiydi gördüğün gibi, inkar edecek değilim. Seni izlerken zevk aldım. Üç erkeğin arasında harikaydın, porno yıldızı gibiydin. Hadi bakalım, çok yoruldun ama, taşaklarım patlamak üzere… Beni de boşaltman, pezevengini rahatlatman lazım…”

Karım elini yüzünü temizledi ve odamıza geçtik. Yatağa uzanan karımın bacaklarının arasına girdim, bütün gece boyunca üç tane yarak girmiş, örselenmiş amcığına bu kez de kocası olarak ben girdim.

Dediğim gibi, öylesine dolmuştum ki, bir kaç gidip gelmeyle ben de patladım. Karımın banyoya gidip tekrar temizlenecek hali kalmamıştı. Amında döllerimle, ikimiz de çırılçıplak, yorgun, bitkin vaziyette uyuyup kaldık.

Balayı tatilimiz gelirken planladığımız gibi bir hafta sürdü ve her gece, Mert, İsmet ve Kenan gelip karımı pert olana kadar siktiler. Onlar karımı sikerken ben de rahatsız olmasınlar diye barda oturup içki içiyordum.

Arada işleri çok uzayınca ben de yanlarına çıkıyor, onları seyrediyordum. Karım sikilirken kenarda oturup erkeklerin arasında çırılçıplak bedeninin şehvetle kıvranmasını izliyor, zevkle otuzbir çekiyordum. Zehra da halinden çok memnundu.

Otelden ayrılma zamanımız gelince, Mert söz verdiği gibi video kaydını silecekti. Ama ben kaydı silmek yerine hafıza kartını bize vermesini istedim. Verdi de… Delikanlı adammış, sözünde durdu.

Balayımız bitti, karı koca evimize döndük. Arada bir aklımıza geliyor, yatakta fitili ateşlemek için karımla beraber videoyu seyrediyoruz!

Off… Çırılçıplak karımın üç erkeğin arasında kucaktan kucağa sikilmesini tekrar tekrar izlemekten asla bıkmıyorum.

Karım da benden farksız… Delicesine tahrik oluyoruz ikimiz de… Her defasında özel balayı videomuzu izlemenin sonu çılgınca bir seks seansıyla bitiyor.

Bazen karımın üç erkekle tost olurken attığı zevk çığlıkları kulaklarımızda çınlarken karımla göz göze geliyoruz. Bakışlarından okuyorum, gayet eminim, ilk tatilimizde yine o otele gideceğiz.

One comment

  1. Mrb ben Koray mersin Antep adana maraş Hatay Osmaniye çevrelerinden her yaştan bayanlar arayın tanışalım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir