Kocasının Yanında
İşten çıktığım bir akşam üzeri otobüs durağına ömrü uzun boyu, şık giyimli, kibar bir adam önüme çıktı.
Giyiminden ve tavırlarından zengin bir adam olduğu belliydi. Bana saati sordu ben de cevap verdim. Ardından,
“Delikanlıysa kızmazsan sana bir şey istemek istiyorum.” dedi.
“Tabi ki buyurun…” dedim. Beş metre ileride bir kadın piyasası, kırk yaşlarında güzel giyimli, büyük bir şapka ve güneş gözlüklü esmer bir kadındı. İşaret parmağıyla o kadının göstererek,
“Şu kadın güzel mi sence?” dedi. Ben şaşırdım, anlam veremedim ve devam ettim. Ben şaşkınlık ve sessiz kalınca, “Yanlış anlayın lütfen… Ben bu kadının yeni ayarladım. Fikrini, katılmak istiyorum, bu yüzden güzel mi?” dedi.
Ben hala şaşkın şaşkın, bir yandan kadına bakıyorum, bir yandan dönüp adama bakıyorum. Kadının ciddi bir yüz ifadesi ile bana bakılıyor. Sonunda,
“Güzel…” dedim. “Fena değil…”
“Güzel mi, ama bak doğruyu söyle, sen beğendin mi?”
“Güzel güzel… Ama benim otobüsüme yetişmem lazım, size iyi günler…” diyerek tam adımı atmışken,
“Bir saniye dur, bir teklifimi dinle lütfen…” deyince ben öylece kaldım. Ne olduğunu, adamın hayatının ne olduğunu anlayamıyordum. Fakat konuşma tarzı, şekli çok düzgün, kibar ve ikna ediciydi, güven veriyordu.
“Ne teklif?” diye sordum. İlerideki kafeleri gösteriyor
“Gel oturalım, bir şeyleri içelim, sohbet edelim” dedi. Durdum saate baktım, düşündüm. Zaten işten çıktığım, yapılacak bir iletişim gücüm yok, eve gidip boş boş vakit geçirmekten başka…
“Tamam… Olur…” dedi.
Ama neden tamam dedim ona bile anlam veremiyordum. Adam bu kez ileride bekleyen kadına seslendi,
“Hayatım, gel bu delikanlıyla beraberlik bir şeyler içim.” dedi.
Kadının yüzünde bir gülümseme belirdi. Aslında kadın gerçekte fena değildi. Orta boylarda, hafif açık tenli, koyu kahve rengi, fiziği olgunlaşmaya göre iyi ve belli ki çok bakımlı bir kadındı. Üzerindeki siyah elbise, siyah şapka gözlüğü, toplu çizmeleri ile sıradan bir kadın belli olmuyordu.
Kafeye doğru üçümüz birlikte yaşamaya başladık. İsimlerimizi öğrendiklerimiz,
“Adım Sinan… Bu bayan arkadaşımın adı Gül…” dedi.
“Memnun oldum, ben de Hakan…”
Tanıştığımıza memnun olduk, derken kafeye geldik. Oturduk kahve dedik, sohbete başladık.
Adam uzun yol gemi kaptanıymış, emekli olmuş, sonra Almanya’ya yerleşmiş. Gül ikinci eşiymiş, ilk eşinden iki kızı varmış Almanya’da… Kadının yeni tavladığı biri değil de eşi olduğunu Öğrenin benim kafada ampuller yanar gibi oldu. İş çıkışında sızıntı, yorgunluktan mı nedir, jeton bir türlü düşmek görülebilecek şekilde…
“Eşiniz mi?” diye sordum manidar bir gülümsemeyle… “İlk tanıştığımızda başka bir şey söylemiştiniz?” Güldü, eli koluyla babacan bir tavırla kolumun üzerine getirilmesi,
“Çok özür diliyorum. Henüz tanışmamıştık, bir girizgah olsun diye o şekilde sohbet girişimim oldu. Evet, kendisiyle birleşiyor. İki yıl önce evlenmek aslında…”
Bayağı konuştuk sohbet ettik, kendimizden, hayattan, buradan çok konuştuk. Kadının hayatındaki o ciddi kayıp kaybolmuş çok tatlı bir gülümsemeyle güldü ve keyiflenmiş bir şekilde bilgilendi, sohbete katıldı.
Birbirine kaş göz işareti verdikten sonra, o sırada ben mesaj yazdım ama fark ettim, bir şey de demedim. İki saate yakınız. Kadın kocasına ve bana,
“Hadi başka bir yerde yerde… Daha sessiz ve rahat olabileceğimiz bir yerde…”
Ben yok mok derken, Gül uzun parmaklı narin eli uzatıp kolunu korudu, dayanıklı bir şekilde… Ve o kadının ve kadınının dayanıklılığının muhteşem bir şekilde gösterdiğiyle, şurup gibi insanın içine girdiği, yumuşacık, yatak odası mahmurluğundaki sesiyle,
“Kırma beni… Hadi… Lütfen gel bizimle…” dedi. Sesinin tonu ve yalvarırcasına konuşması karşısında ben oracıkta, anında eridim.
İçimden ulan ne oluyor diye soru işaretleri çakmaya başladı. Kalktık, hesap otuz lira iken adam yüz lira attı kasaya,
“İyi günler size, üstü kalsın rica ederim…” dedi, çıktık. Karı koca kola, ben yanlarında yürüdük. İleride, yol boyunca park edilmiş biraz siyahlaştırılmış son model bir Mercedes araba ortaya çıkıyor. Araba onlarınmış.
Ben yine de biraz işlendim. Kendi aralarında kaş göz yapmalarını da geliştirici kumpasa mı geliyorum diye sorgulamaya başladım. Tam arabaya binecekken kadın arka plan değişti. Ben ön yarıyılda geçiş halindeyken adam bana,
“Sen de arkadaşın yerde otur, kavgayla beraber…” dedi.”Yol boyu ben araba kullanırken, siz sohbet etmeyin, canınız sıkılmaz.”
aralarındaki kaş göz işaretlerinin çözümlemişti biraz… Karısıyla beni arka koltuğuna oturtmak için kendi aralarında anlaşmışlardı… Yine de bakıp tam anlayamadım da,
“Peki, tamam…” dedim oturdum. Kadın şapkasını ve gözlüğünü çıkarttı. Mavi gözleri iri ve çok güzellerdi, ışıl ışıl… Kadın öyle inanılmaz bir güzellikte değildi ama alımlı çekici ve kadınlığını kullanmasını bilen bakımlı bir kadındı.
Araba hareket etti, biz yavaştan yavaştan… Gül, arka koltukta konuşurken yavaş yavaş, sanki değişmiş oluyormuş gibi bana doğru yaklaştı ve koluma girdi.
Bende bazı kıpırdanmalar başladı, çünkü o irice göğsünü koluma dayamıştı kadın… Üzerimde bir parça vardı ve çıplak kolumda göğsünün yeniden şekillendirildiği şekilde hissettim ki…
Adam o sıra bize dikiz aynasından bakıyor, ve benimle sohbet ediyordu.
“Hakan, burada burada, evimizin yakın ve güzel bir manzarası var. Daha rahat etmenizi dilerim.”
“Ya, ben sizi rahatsız ediyorum…” falan derken, kadın bir elini benim aletimin üstüne koydu ve
“Lütfen…” dedi o hanımefendilik akan sesi ile. Ben dona kaldım.
Artık çözmüştüm işi ve ben de uyanmıştım. En sonunda jetonum düşmüştü artık… Adam ileri yaşı nedeniyle sikemediği karısını kendi evlerinde bana siktirecekti. Adam dikiz aynasından bana bakarak,
“Artık anlamışsındır sanırım…” dedi. “Yakışıklı olduğun kadar akıllı bir delikanlısın sen… Sen bizi memnun olanlardan biz de senden fazlasıyla memnunuz.”
Ben put gibi kalmıştım. Böyle bir şeyi yaşamayı bazen kafamdan geçirirdim
fakat yaşayabilme ihtimalinin olmadığını düşünürdüm. Gül’ün yüzüne baktım, adeta yalvarırcasına bakıyordu bana, kabul etmemi çok istediği o kadar belliydi ki…
“Neden olmasın, tamam…” dedim. İkisinin de yüzü iyice güldü ve adam,
“Siz rahatınıza bakın lütfen… Ben arada aynadan size bakmak istiyorum” dedi.
Gül eli elimin üzerine koydu, yumuşacık hareketlerle alıp elbisenin dekolte kısmından göğsüne soktu ve o bir film koptu.
“Ne dersin Hakan’ım? Seni doyurmaya yeter mi bunlar?” dedi. Ben delirdim o sözüyle, göğsü inanılmaz dolgun, teni harikaydı. Göğüsleri elbise ve sütyenin içinde sıkışmıştı resmen.
“Şey… Evet…” demekle yetindim sadece… Adam bana,
“Hadi delikanlı, rahatla biraz artık… Senden tek aranan şey karımı sikmen… Bunu ikimiz de çok istiyoruz. Yapamazsın değil mi?” deyince artık yeter dedim…
Aletim zaten giydiğim jean pantolonu delip çıkacaktı yerinden. Yapıştım kadının dudaklarına, deli gibi öpüşüyoruz. Camlar kendiliğinden siyah renkli olduğundan
dışardan görünmesi olanaksız, zaten hava da kararmıştı. Nefes almadan, dudaklarımızı ayırmadan öpüşüyorduk.
Gül’ün dolgusunun ama tam kıvamındaydı bana göre. Öpüşürken arkadan elbiselerin fermuarını değiştirenler ve omuzlarından indirdim. O sırada adam,
“Oohh be… Nihayet delikanlı… Karıcığım, bu genç tam istediğimiz gibi…” dedi karısına.
Elbiseyi indirdim ve siyah dantel sütyeninden resmen taşan o göğüsleri karşımdaydı. Hemen yumuldum. Sürekli yalıyor, ısırıyordum. Taktığı sütyen minimizer sütyendi, büyük göğüslü kadınların kullandığından… Sütyenini açmaya çalıştım ama açılmadı… Çekip koparttım kopçasını… Gül bundan öyle etkilendi ki bir zevk çığlığı attı,
“Ohh…” Kocasına seslendi sonra, “Teşekkürler kocacığım… Sen çok iyi bir kocasın…” diyordu.
Ben sütyen çıkınca bu koca göğüsler sarkar korkusuyla sütyeni çekip çıkartırken, o küre gibi iri göğüsleri hala dikti. Kadının vücudu çok bakımlıydı belliydi.
40 yaşında ama cilt bebek gibi, damla tüy leke kırışıklık yok, taş gibi… Beline sarıldım. Tüm kuvvetimle sımsıkı sarılmış, belini sıkarak kendime çekiyorum kırarcasına…
Bu yüzden kadın kendini arkaya doğru ittikçe o füze göğüsleri havaya kalkıyor, tavana doğru çıkıyordu… Emiyordum yalıyordum göğüslerini… İç gıcıklayıcı bir sesle,
“Ohhh… Hadi ısır onları sevgilim…” deyince ben tamamen yoldan çıktım. İçimdeki ön koltukta kocasının varlığı, çekincesi falan kalmamıştı, sanki Gül ile ikimiz baş başaydık. Koparırcasına ısırıyordum göğüslerinin ikisini de… Her yerini yalıyor, uçlarını emiyordum.
Şiddetle ısırmama rağmen kadın zevkten inliyor arada çığlık atıyordu. Kadının o kadar tok ve güzel bir ses tonu vardı ki attığı çığlık insanı delirtiyordu. Sikim artık ağrımaya başladı, ağzına vermek istiyordum. Koltuğun en sağ tarafına doğru oturdum, ve sikimi çıkarttım.
Benim aletin başı mosmor olmuştu. O kadar şişmişti ki kendi sikimi bu kadar büyük görmemiştim. Kadını kolundan tutup çektim ve koltuğa uzattım onu. Saçlarını sağ elime doladım ve sikim ağzına verdim. İşin ilginç yanı çok da iyi sakso çekemiyordu ama yine de iyiydi, sanki ilk kez gibi yapıyordu.
Elbisesi beline kadar inmişti sikimi yalarken… Sırt kısmının pürüzsüz ve parlak bir tene döküldüğü. Bu beni teşvik eder her zaman, güzel bir sırt çekici gelir. Elimi elbiseden içeri soktum ve kalçalarını sıkmaya başladım.
Taş gibiydi kalçaları, çok sertti. Ve elbise dar olduğundan elimi çok rahat hareket ettiremiyor dilediğimce avuçlayamıyordum o dolgun götü, bu da beni daha çok tahrik ediyordu. Kocası,
“Bak izlediğimiz o seks filmlerindeki gibi aşkım…” dedi ön taraftan… “Sen arabada sikiliyorsun ve ben izliyorum. İstediğin oldu mu? Orospu karım benim… Kimi istersen ona orospu yapıcam seni…” dedi. Kadın ağzından sikimi çıkartıp,
“Ohhh… Sikilmek istiyorum… Hakan siksin beni… Orospu yapın beni… Mmmm…” diyerek yarrağıma yeniden yumuldu.
Boşalacaktım ama istemiyordum, azgınlığımın tavan yapmasını, mümkün olduğunca uzun sürmesini istiyordum. Tam boşalacakken ağzından çıkartıyor, biraz bekleyip tekrar ağzına veriyordum. Bu durum yarım saat kadar sürdü ve adam sonunda,
“Hey, artık toparlanın eve yaklaştık…” dedi. Kadın yıllardır hiç sikilmemiş gibiydi duramıyordu. Ben sikimi zorlukla ağzından dilinden kurtarıp pantolona sokabildim.
Eve gelmiştik. Dubleks bahçeli villa tipi bir evdi. Etrafında bu tarz evler vardı, tepeden denize bakan bir ev… Evin garajına girdik arabayı bıraktık ve garajdan akşama giriş yaptık.
Adam o kadar rahat tavırlarla hareket ediyor ki, sanki ben metresimle gelmişim ev arıyorum o da emlakçı misali evini tanıtıyor. Gül kocasının sözünü kesti,
“Aşkım ben daha fazla dayanamayacağım, kasıklarım patlayacak ağrıdan… Bir an önce başlayalım, ne olur…” dedi. Sinan da,
“Tamam o zaman canım…” dedi. Bana geri döndü, “Ne kadar delikanlı?”
“Para falan istemiyorum… Zevkle değiştirmek istediğinizi…” İkisi birden atıldı,
“Olmaz, hayır, kesinlikle para alacaksın…” Adam,
“Ben karımı para karşılığını siktirmek istiyorum. Bundan sonra büyük zevk alacağım. Beni bu zevkten mahrum etme delikanlı…” dedi.
“O zaman, önce işi bitireyim ben… Siz ne kadarını uygun görürseniz o kadar verirsiniz. Hatta rakama karın karar verir…”
“Tamam, anlaştık…” dediler.
Gül benim elimden tuttuğu gibi üst kata doğru çıkmaya başladık. Kocası da arkamızdan geliyordu. Doğru yatak odasına çıktık. Ev çok büyük ferah ve lükstü, yatak odası denize bakıyor. Sanki gemi kamarasında gibiyiz, insanın sikişmek istememesi mümkün değil… Adam
“Nasıl yapacağız?” dedi.
“Neyi?”
“Neyi olacak, seks olayını… Ben izlemek istiyorum.”
“Ben sadece eşinle beraber olacağız diye düşünmüştüm. Üçüncü bir kişi seyrederken rahat edemem…” Karısı sabırsızlıkla atıldı,
“Bırak rahat etsin kocacığım… Ben de rahat rahat sikilmek istiyorum. 15 yıldır yanıp tutuşuyorum ben…” dedi.
Bu arada sohbetlerimizde öğrenmiştim ki, Gül eski eşinden ayrılmış 15 yıl olmuş. Bu adamla evlenmiş daha iki yıl olmuş, adam tabiri kadının istediği gibi sikememiş ve en son bakımında bu şekilde korunmuşlar. Kadın
“Ben senden almaktan vazgeçmek istemiyorum. Ama yıllardır seks yapamıyorum, ne kadar daha dayanacağım? Önüme gelen her şeyi amıma sokmaktan usandım.” Deyince bu işin ortaya çıktığı akıllara ve hayatta kalmanın en büyük şansım bu ki ilk tercih ben olmuşum.
Olurdukça yayılırken Sinan aklına gelen çözümü söyledi,
“O zaman ben balkona çıkayım ve oradan seni izleyeyim kabul edersen…”
Evin ön tarafı boyunca balkon ve yatak odası penceresinin balkon tarafı özelliği, zaten dışarıdan ve çevreden kimsenin görmesi mümkün değil.
Öndeki evler yamaçtan misali aşağıya doğru kayıyor.
“Tamam…” dedim, “Ama perdeleri tamamen açalım, ben rahat edemem” deyince güldürürler.
Ben de am bulmuşum, kıllısını arıyordum… Ama benim için ilkti bu… Evli olan bir iki kadınla seks yapmıştım ama kocasının gözlerinin önünde karısını sikmek… Bu çok farklı bir deneyimdi.
“Peki, ben balkona çıkıyorum öyleyse, siz başlayın…” dedi adam. Çıktı odadan, kadın da üstünü çıkartmaya başladı.
“Bana beş dakika sakatlık et canım… Sen şu dolaptan ve çekmeceden giymemi istediğin çamaşırların elbisesini seç. Ben geliyorum. Senin için temizlenip paketlenmek istiyorum.” dedi. Yatak odasının Ebeveyn değişimi gitti iç çamaşırları ile…
Ben çekmeceyi değiştirir, içinde öyle iç çamaşırları var ki… Seçimlerinden, kadının yanıp söndüğü yerde açılan belli ki… Renkler modelleri felaket…
Alıp koklayıp koklayıp bakıyorum. Sonra gözüme koyu mor bir renk iç çamaşır takılır. Bayılıyorum mor renge… Altı telli, üstü sert ama dantel işlemeli sütyen takım, Victoria secret takımı.
Baktım çekmecede bu çamaşıra takım yapılmış çorap ve jartiyer de var. Bugün bayram edecektim her anlamda… Beğendiklerimi aldım, yatağın üstüne koydum. Geçtim kıyafet dolabına…
O sırada adam elinde bir kadeh içkiyle geldi. Seçtiğim çamaşırı görünce,
“Bu benim de favorim… Gül ile ilk evlendiğimizde benim aleti kaldırabilmek için bir sürü seksi çamaşır almıştı kendine, ama nafile… İşe yaramıyor temel olmayınca…” diyerek güldü. “Seninki iyi bir seçim… Ben balkona geçiyorum. Locada yerimi alayım, viskimi yudumlayıp bu gecenin tadını çıkartıcam. Benim azgın karım nerde?”
“Banyoya girdi.”
“Şimdi kendini kremliyor. Bugünün tadını çıkarın. Eğer ikimize güzel bir gece geçirirsen mükafatı çok büyük olur. İstersen kullanabilirsin”
“O çok zor ama bakalım…” dedim.
Adam balkona gitti, ben elbise dolabından elbiseye bakmaya başladı. Dar mini seksi bir elbise, ama bir yandan da yırtılabileceğim bir şey istiyorum, üzerinden parçalayarak çıkartacağım.
Anladım ki bu adam gerçekten karısını siktirerek haz duymak istiyor. Kadın da zaten yanıyor. Ben bunlara güzel bir gece yaşatırsam bu kadını istediğim zaman sikebilirim.
Dolabın içindeki bir çekmeceyi rasgele çektiğimde içinde bir vibratör ve kayganlaştırıcı gördüm. Bu kadın besbelli fenalardaydı iyice…
Siyah bir likralı elbise seçtim. Kumaşı da çok kalın değildi. Bir de topuklu güzel bir ayakkabı alıp hepsini yatağın üstüne, yatağa yarım uzanıp sırtımı yasladım kadını bekliyorum.
Kadın banyodan çıktı üstünde havlu saçları kuru, belli ki ufak bir temizlik yapmış. Ve adamın dediği gibi vücudunu bir güzel losyonla yumuşatmış, mis gibi de bir kokuyor ki sormayın.
“Balkonda mı?” dedi
“Evet, viskisiyle beraber…” dedim.
“Bunları mı giymemi mi? Önünde mi giyineyim yoksa içerde mi?”
“Fark etmez. Sen nasıl rahat edersen…”
“O zaman burada giyineyim. Kocamın hoşuna gidiyor, siki kalkmasa da…”
Bunları anlatırken gülüyordu. Adem duymuyor tabi… Önümde giyinmeye başladı, benim alet zaten kıtayı hazırı bekliyor. Gözüme bakmaktan izliyorum. Havluyu çıkarttı, amını bal döküp yala haline getirmiş. Yaşına göre de süper… Uzun yıllar boyunca sikilılmamasının faydasını tamamen ben muhafaza ettim.
Yatağın saklandığı, çorapları giydi. Ayağa bollukları ve bollukları giydi. Arkasını dönen dizlerini kırmadan ayakta domalarak stringini giyiyordu. Domaldığında o omuzlarının durmasını unutamam.
Kalçaları sert ve arası kapalı… Eğilince yumruklarının aralarında beliren o muhteşem amı ve sanki 20 yaşında kız gibi kapalı göt deliği beni bitirmişti. O an koymuştum kafaya götünden de sikmeyi…. Çünkü bu göt sikilmeyi sonuna kadar hak ediyor.
Sütyeni jartiyeri ardından elbisesini de giydi.
“Makyajımı biraz daha abartmamı ister misin?” dedi,
“Olabilir.”
Aynanın karşısında hafif domalarak makyajını tazeleyip tonunu arttırıyor, bense daracık elbiseyi patlatacak götünden bakışları alabiliyor. Artık zamanı gelmişti. Cama göz ardı eden kocasının verilerinin göremiyordum ve bu daha da rahat olmasını sağladı.
Yatağa doğru geldi, ve sanki bir kedi gibi yatağa çıktı ve emekler vaziyette bana yaklaştı. Bomba gibi olmuştu
“Bu gece kocam sensin. Beni gerçek kocamın önünde sikişmeye hazır mısın? Bu gece senin orospun olmak istiyorum” dedi ve dudağıma yapıştı.
Artık vakti gelmişti. Cama baktığımda kocasını dışarısının karanlığından göremiyordum ve bu daha da rahat olmamı sağladı.
Her şeyiyle seks yapmaya hazır, şehvet dolu karısı, yatağa doğru geldi. Tıpkı bir kedi gibi, parçalamak istediği avına yaklaşan bir dişi kaplan gibi hedefine kilitlenmiş durumda yatağa çıktı ve dizlerinin üzerinde emekleyerek bana yaklaştı. Bomba gibi olmuştu.
“Bu gece kocam sensin. Beni gerçek kocamın önünde sikmeye hazır mısın? Bu gece senin orospun olmak istiyorum” dedi ve dudağıma yapıştı.
Olayımızın seks kısmı asıl şimdi başlıyordu. Deli gibi öpüşüyorduk, birbirimize giriyorduk. Hemen onu sırt üstü yatırdım yatağa, ben de üzerine uzandım. Dolgun bacaklarını belime doladı.
Zaten mini olan elbisesi kendiliğinden sıyrılmış, çorapların bittiği yer ve üstten geçen jartiyerinin kemeri, arada kalan o boşlukta bacaklarının parlak teni ve o mor stringin içinde sikilmeyi bekleyen o muhteşem am…
Deli gibi öpüşüyorduk, arada göğüslerine iniyor elbisenin dışına taşan kısmını öpüyor ısırıyordum. Dudakları ile göğüsleri arasında mekik dokuyordum. Vücuduna sürdüğü o losyonun teninde bıraktığı o tat, o koku muhteşemdi, yalamak istiyordum her zerresini…
“Sik beni… Lütfen sik beni…” diye mırıldanmaya başladı. Kısık bir sesle yavaş yavaş ve durmadan “Sik beni…” diyordu. Kulağına eğilip,
“Biraz daha bekle Gül… Ama merak etme, yılların özlemini dindiricem” dedim.
Göğüs kısmında iki elimle çekip yırttım elbiseyi… Meydana çıkan iri göğüsleri o harika sütyenin içinde füze gibi bekliyordu. Elbiseyi yırtınca orgazm olmuş gibi çığlık attı.
Artık emindim, sert bir şekilde sikilmek istiyordu bu azgın kaltak… Arada aklıma geliyordu, altımda sikilmek için kıvranan bu kadının kocası dışarıda bizi izliyor ve bundan zevk duyuyordu. Bunu düşünmek beni daha da ateşliyordu.
Göğüslerini ısırıyordum ama sütyenini çıkartmak istemiyordum. Biraz orada oyalandıktan sonra aşağı doğru indim. Elbisesinin eteğini karnına doğru sıyırdım. Elimi amına attığımda öyle bir sıcaklık hissettim ki, adeta yanıyordu kadının amı… Ama o kendinde değilmişçesine devamlı
“Ne olur sik beni…” diye tekrarlıyordu. Tereddüt etmeden bu amı yalamak istiyordum. Yastığı aldım ve kalçasının altına koydum, bacaklarını ayırdım. Kafamı bacaklarının arasına sokup uzandım. Amını yalayacağımı anladı,
“Çıkar onu…” dedi,
“Hayır, seni önce giyinikken sikicem… Yavaş yavaş, sikerek soyacağım.”
Çıldırıyordu sözlerime ve kıvranıyordu. O mor stringi sol elimin baş parmağı ile sola doğru sıyırdım ve neredeyse sıcaklıktan buhar çıkacak o amına bir yumuldum, öyle bir “Oohhhhh” çekti ki, eridim bittim.
Amını büyük bir ustalıkla yalıyor, her zaman yaptığım gibi tamamını ağzıma alıp somururcasına emiyordum. Amına ağzım ve dilim ile yapılabilecek her şeyi yapıyordum. Yalıyor ısırıyor emiyor dilimi sokup çıkartıyordum.
Ama aklım fikrim o dar ve küçük göt deliğindeydi. Hemen onu yüz üstü çevirdim, yastığı karnının alt kısmına koydum, o dolgun göt dışarı doğru çıktı. Beli zaten içeri doğru kavisli olduğundan kalçası çıkık bir yapıdaydı.
Yüz üstü yatağa uzanmış 40 yaşında, uzun zamandır sikilmemiş, koyu kahverengi saçlı, tertemiz pürüzsüz bir tene sahip, siyah elbisesi belinde toplanmış, mor çorapları jartiyeri ve kalçalarını ikiye ayıran o harika string küloduyla harika bir kadın… Dışarıda, onun sikilmesini zevkle izleyen kocası…
Bu an hiç bitmesin istiyordum. Stringini sola çektim kalçasının arasından tamamen çıkarttım ve ona tutmasını söyledim. İki elimle o dolgun sert kalçalarını ikiye ayırdım ve yumuldum amına tekrar…
O dolgun götün içine gömülerek o ateş gibi yanan amı yalamak tek kelimeyle müthişti. Am yalama konusunda çok başarılıydım. Birlikte olduğum her kadın mutlaka bunu söylemiştir.
Sikmeye geçmeden önce bir test yapmalıydım, acaba götten vermeye razı olacak mıydı kendi ve belki de kocası… Dilimi iyice sivriltip götünün deliğine sokarcasına baskı yapıp iterek dilimin ucuyla yalıyor, göt deliğine dilimi sokmaya çalışıyordum. Gül,
“Ohh… Çok güzel…” deyince tamam dedim bu iş, rızasıyla verecek. Hiç pozisyonunu bozmadım.
“Kımıldama Gül…” dedim, üstümü çıkartım ve tamamen çıplaktım. Sikim resmen kalp gibi atıyordu. O yüzüstü, karnının altında yastık, götü açıktayken baş ucuna geçip yarrağımı ağzına verdim. Nasıl sakso çekmesi gerektiğini anlatıyordum.
“Sen iki elinle kalçalarını ayır ve ellerin orada kalsın. Ben gerekeni yapıcam.”
Saçlarını tutup yukarı aşağı yaparak emdiriyordum aletimi… Gül ise sikilmeye hazır bir şekilde kalçalarını ikiye ayırmış bekliyordu. Gittikçe daha güzel sakso çekiyordu. Ağzının içinde dilini daha iyi nasıl kullanması gerektiğini tarif ediyordum, o da aynen dediklerimi yapıyordu. Bir ara kafasını kaldırıp sikimi ağzımdan çıkartıp,
“Sik artık beni… Sana yalvarırım, ne olur…” dedi.
“Acele etmek yok bebeğim… Bu gece kocan benim ve ne zaman istersem o zaman sikeceğim seni…”
Tekrar sikimi ağzına soktum. Fakat ben de patlayacaktım. Sadece ilk patlamamı ağzına yapmak istemiyordum. Bir kaç dakika sonra
“Yeter artık Gül… Çok iyi sik yalıyorsun ama yeter… Hazır mısın sikilmeye…?”
“Evet erkeğim… Bunak kocamın önünde sik artık beni… Bu orospuyu sik artık…”
Beni daha çok ateşliyordu sözleri… Neredeyse altı aydır seks yapmamıştım, masturbasyonla idare ediyordum. Sekse susamış bu kadının her sözü, her hareketi beni daha da delirtiyordu.
Arkasına geçtim ve yarrağımı tükürükledim ve kafasıyla amına bir kaç fırça çektim
“Hadi… Hadi…” diyor, zevkle kalçalarını kıvırıyordu, benim de dayanacak gücüm kalmamıştı zaten…
Kafasını soktum ve bir iki ufak ileri geri yaptım. Aletimin kafası amındayken, ve iki eliyle dolgun kalçalarını ikiye ayırmışken, belinde kalan elbiseyi iki elimle parçalayarak çıkarttım attım. Artık sadece iç çamaşırı ve topukluları ile altımdaydı ve sikme vakti gelmişti. Belinden sıkıca kavradım, anladı kökleyeceğimi,
“Sakın birden yapma…” derken var gücümle bir abandım yarrağım resmen yolu yırtarak girdi içeri ve öyle çığlık attı ki sahilden duyulmuştur.
“İstediğin kadar bağır yavrum… Seni bağırtarak sikicem… Kocanın gözlerinin önünde… Ağzını amını götünü her yerini sikicem.” diyor ve bir yandan da mosmor olup şişen sikimi amına pompalayıp duruyordum. Gül’ün,
“Yavaş…” diye bağırmaları, “Oohhh… Ahhhh…” diye inlemelere bıraktı.
Bal kaymaktı resmen, amı ve vajinası sauna gibi sıcaktı. Boşalacaktım ama bu kadar kolay ve çabuk olmamalıydı. Fakat biraz daha tutarsam yumurtalıklarım patlayacaktı.
Yine yastığın üstünde ters çevirdim onu, bacaklarını omzuma aldım. Ben dizlerimi kırmış, amını izleyerek, her anını yaşayarak sikmeye devam ettim. Her köklediğimde amından gelen o ses, baldırlarının sallanması, kalçalarından gelen şap şap sesleri…
Çıldırıyorduk ikimiz de… Artık boşalmalıydım ama amına ya da üstüne değil, daha yalayacağım çok yeri vardı. İçinde çıktı ve ağzına sokacakken
“Hayır olmaz…” dedi, saçını tutup çektim,
“Sen benim orospumsun itiraz edemezsin” diyip ağzına verdim ve öyle boşaldım ki yarım çay bardağı gelmiştir sanırım.
Hayatımda toplasan öyle boşalmadım. Gül yok mok dese de tadını beğenmiş olacak ki hepsini yuttu. Hatta sikimi sıvazlayarak içindekileri de boşalttı. Ben de boşalırken öküz gibi böğürdüm sanırım.
İlk defa böylesine boşalmıştım ama sikim inmemişti, hala mosmor ve şişmiş ve nabız gibi atıyordu. Ben rahatlamışken,
“Durmayalım hadi…” dedi bana, zaten benim de durmaya niyetim yoktu. 69 yaptık hemen.
Amı ağzımı dolduruyordu resmen ve hala temizdi içine boşalmadığım için, mis gibi yalıyordum. Artık o da kırk yıllık orospu gibi sakso yapıyordu ve beni zevkten kıvrandırıyordu azgın orospu… Hoşuma gitmek ne kelime, gebertiyordu beni…
Götünü ısırıyordum arada, amına yapılabilecek her şeyi yapıyordum. Ama aklım hala göt deliğindeydi. Kocasının önünde karısını sikmek güzeldi ama onu kocasının önünde götünden sikmek sanırım üçümüz için ve özellikle benim için muhteşem olacaktı.
Amını yalarken götünü parmaklamaya başladım hafiften. O sert ve dapdar görünen delik çok da sıkı değilmiş, güzel ve kıvamındaymış.
“Daha önce götünü siktirdin mi?” diye sordum.
“Lise zamanında denedik ama erkek arkadaşım beceremedi.”
O zaman bu zevk daha da katlanmıştı benim için… Amını öyle yaladım ki am kendini bıraktı artık. Bu am tekrar sıkılaşana kadar bu götün bir an önce icabına bakmalıydım.
Orta parmagım kolayca giriyordu, sonra çift parmak denemeye başladım, hafif bir “Aayy” falan dedi ama devam ettim. Hoşuna gitmeye başladığını söyleyince daha çok tahrik oldum.
Durmadan kopartacakmış gibi sikimi emip duruyordu. İşin ehli olmuş gibi alt kısmından elinde iyice sıkarak hafifi yukarı aşağı yaparak emmeye devam ediyordu.
Götü istediğim kıvama gelmişti. Ve aklıma dolaptaki kayganlaştırıcı geldi. Kalçasına bir şaplak vurup,
“Kalk canım… Götünü cama doğru domal, kocanın gözleri önünde götünü sikeceğim”
“Sik bebeğim… Kocam sensin bu gece… Balkondaki ihtiyar değil. İster götümden ister amımdan ama yeter ki sik beni sabaha kadar…” dedi.
Artık gerçekten benim orospum olmuştu bu olgun kadın. Hemen doğrulup yatağın üzerinde pencereye doğru domaldı. Bende kalkıp dolaba yöneldim kayganlaştırıcıyı aldım. Elimdekini görünce gözleri parladı,
“İyi akıl ettin benim aklıma gelmedi”
“Aklına gelmeyen neler yapıcam sana…” dedim.
Bu seksi kadınla planladığım şey bir kaç posta sadece amını götünü sikmek, rahatlamasını sağlamak değildi, salt bunu istemiyordum.Belki yaşı gereği bu onu idare edebilirdi. Ama ben bana ihtiyaç duymaya devam etmesini, beni aramasını bekliyordum.
O domalmışken stringini indirdim, kayganlaştırıcıyı dolgun ve iri kalçalarının üstüne bolca sıktım ve iyice yaydım. Şimdi pırıl pırıl parlıyordu kalçaları… Sonra göt deliğine sıktım ve çift parmak girmeyi denedim. Kolaylıkla giriyordu.
Pencereye döndüm, bizi izleyen kocasına doğru bakarak yarrağımı iyice kayganlaştırıcı ile kapladım, elimle bir kaç kez sıvazladım. Adam merakla, gözünü bile kırpmadan bir türlü sikemediği mis gibi karısını götünden sikmemi bekliyordu.
Kadın da sabırsız, ama bir o kadar istekli ve azgın bir şekilde arkasına doğru bakıyor ve bekliyordu. İki seyircimin önünde sikimin büyüklüğünü göstere göstere, yavaş hareketlerle yağladım iyice… Kan yürümüş damarları parmak gibi kabarmıştı sikimin… Başı tokmak gibi olmuş, sızlamaya başlamıştı.
Daha fazla oynayamazdım sikimle… Kadını belinden tutup aşağı doğru bastırdım, dizlerini kırarak daha bir yapıştı yatağa, başını yana çevirip bekledi. Minik deliği tam istediğim seviyedeydi.
Elleriyle kalçalarını ayırmak istedi ama müsaade etmedim. Çünkü biraz canının yanmasını istiyordum, biliyordum ki bundan zevk alacaktı. Aletimin kafasını yavaşça soktum ve lopp diye bir sesle girdi içeri…
Hayalim gerçek oluyordu. Dolgun kalçalara sahip bir kadınla anal seks yapmak isterdim hep… İki elimle kalçalarını yanlardan bastırarak deliğinin daha da daralmasını sağlamayı ve bu şekilde sikmeyi istiyordum. Ve bunu nihayet yaşayacaktım.
Anal seks yapacağım en güzel ve en dolgun göt buydu, bunun tadını çıkartmalıydım. Kalçalarını iyice bastırdım içeri doğru, deliği iyice daraldı. Sikimin başı zaten göt deliğindeydi. Yavaşça ileri gitmeye başladım, hepsi girene kadar devam edecektim. Sızlanmaya,
“Offf çok acıyor, çok yanıyor, izin ver de ikiye ayırayım kalçalarımı, rahatlasın biraz ne olur…” diye yalvarmaya başlayınca kalçasına bir sert şaplak attım. “Ayyy…” diye çığlık attı. Anında elimin izi çıktı.
“Kes artık sızlanmayı… Sen benim orospumsun… Kes sesini, götünü siktir bana…” dedim.
“Off… Tamam aşkımm tamammm… Ama elimde değil, çok acıyor…” dedi bir şaplak daha… Sustu, işaret parmağını ısırıp boğuk boğuk inlemeye devam etti.
Sonunda benim alet yarısına kadar girdi içine, ama yanlardan bastırdığım için iyice daralan kanalda bir kısmı tam girememişti. Girdiği kadarıyla ileri geri yapmaya, yağlı kaygan sikimle göt deliğinde yarım yarım gidip gelmeye başladım. Acı inlemeleri yerini zevk inlemelerine bıraktı,
“Ohhh… Çok güzel… Devam et sik götümü… Yıllardır kimse sikmedi, sen sik… Götümü de sik, her yerimi de sik…” diyordu.
Bıraktım kalçalarını, artık sikimi köklemek istiyordum. Beline parmaklarımı geçirircesine tutup sıktım,
“Ayır kalçalarını fahişe….” diye hırladım. Dediğimi yapıp deliğini biraz açınca da, “Derin bir nefes al, geliyor…” dedim.
Birden tüm gücümle yüklendim, sikimi sonuna kadar bir hamlede kökledim. Öyle bir çığlık attı ki… Ben sokup çıkarmaya başladığımda belki bir dakika boyunca götüne kazık sokmuşum gibi bağırdı, çağırdı. Aldırmadım çığlıklarına…
“Kes sesini… Seni sikmemi istiyorsan bu götü bana siktireceksin…” diye bağırıyordum götünde gidip gelirken…
Zaten bu kadından sonra anal seks hastası oldum çıktım. Her pompaladığımda kalçaları dalgalanıyor ve ses çıkartıyordu. Jartiyerinin lastikleri kalçasını sıkıyor ve kalçalarının etlerinde iz bırakarak taşıyordu. Paha biçilemez bir görüntüsü vardı.
“Çok güzel… Ne olur devam et…” diye diye inleterek siktiriyordu bana götünü… Çıldırmışcasına pompalıyordum. Alttan elimi atıp kaymak gibi amcığını okşuyor, klitorisini parmaklarımın arasında eziyor, inim inim inletiyordum zevkten…
Artık dayanamaz olmuş, boşalma vaktim gelmişti. Götünün içine son bir sert hamleyle kökleyip bir boşaldım ki yok böyle bir haz… Gül nefes nefese kalmış şekilde yatağa yığıldı.
“Bu yaşta anal seks yaptığıma inanamıyorum. Ve bu kadar zevk alındığını bilmiyordum ben…” diyordu, ama gerçekten duyduğu zevkle kendinden geçmiş bir hali vardı. Yanına uzandım ben de, saçlarını okşuyor, dudaklarını öpüyordum,
“Yaşında ne varmış… Bu harika kalçalara, bu daracık göte sahip kaç kadın var senin yaşında? Çok güzelsin, daha çok sikicem bu götünü… Kaymak gibi amcığını da ayrı sikicem senin…” diyerek onu sözlerimle okşuyordum.
Biraz soluklandık, kendimize geldik. Ama ne onun, ne de benim durmaya niyetimiz yoktu. Birbirimizi okşuyor, amının dudaklarında, klitorisinde parmaklarımı gezdirirken memelerini okşuyor, uçlarını öpüp yalıyor, emiyordum.
Gül de sikimi okşuyor, uzun ojeli tırnaklarını karnımın kaslarında gezdiriyor, kasık tüylerimi okşuyordu. Eğilip aletimi ağzına alıp yalayınca sikim iyice canlandı, sertleşti.
“Aşkım, bir fikrim var, elimde tut beni…” diyerek kalkmamızı istedi. Kalktık, yataktan çırılçıplak çıktık. Kocasının bizi izlediği cama yasladım. Ve öpüşmeye başladık. Benim ellerim götünde hamur gibi yoğuruyorum durmadan,
“Hadi beni burada, kocamın burnunun dibinde sik…” dedi. Kollarımın arasında döndü, ellerini cama dayayıp onu sikmemi istediği pozisyonda bekledi. Ayaktayken yüksek topuklu iskarpinlerinin üstünde çok kolay sikilecek bir seviyedeydi boyu…
Bu fikir güzeldi. Kocası hemen dibimizde, burnunu cama dayamış, dört gözle bizi izliyordu gerçekten… Aramızda iki santimlik bir çift camdan başka bir şey yoktu. Kadın bir öpücük gönderdi camın arkasına, kocası dudaklarına götürdüğü parmaklarını cama, karısının dudakları hizasına getirdi, öper gibi cama sürdü parmak uçlarını… Offf… Manyak bir manzara…
Karısının belini kavradım ve amına girdim, amı daralmıştı biraz… Eğilip bacak arasına girdim. Amını biraz yaladım, dilledim ve parmakladım. Bir süre suyunu içime çeke çeke emdim, dilimle gezindim amcığında…
“Ohhh… Harika… Yala aşkım… Yala bebeğim…” diye inliyordu kadın… Kocası ile elleri camda birleşmiş, kadın içeride eriyor, kocası onun şehvetle dolu yüz ifadesini gördükçe dışarıda onunla beraber zevk alıyordu.
Amı fazla genişlesin istemiyordum. Doğruldum, sikimi tükürükleyip başını ıslak amına yerleştirdim arkadan… O cama yapışmış, iri göğüsleri camda ezilirken, durmadan pompaladım. Kasıklarımın makine gibi her çarpmasında kalçalarından gelen o çarpma sesi tahrik ediyordu ikimizi… Sürekli inliyordu,
“Mmmm…. Ohhh…. Sik… Aşkım harikasın… Ohhh…”
Bir kaç dakika devam ettik bu şekilde… Sikmeye devam ederken eğilip sırtını dudaklarımla geziyor, ellerimle önde sallanıp duran, ben bastırdıkça camda ezilen memelerini avuçluyor, karnını okşuyor, önden klitorisine erişip parmak uçlarımda eziyordum kemik gibi olmuş kabarıklığı…
“Kocana bu kadar ziyafet yeter…” dedim sonunda, eğilip kulak memesini yalarken fısıldadım. “Şimdi de kocanın yatağında sikmeye devam etmek istiyorum seni…” dedim.
Sikimi amından çıkardım. Bembeyaz zevk akıntısı sikimi kaplamış durumdaydı. Amcığının dudaklarının arasından kaynayan sıvılar bacak içlerinden aşağıya doğru süzülüyordu yol yol…
Elinden tutup tekrar yatağa götürdüm. Yatağın kenarına oturdum, onu da sırtı bana dönük kucağıma oturttum. Nabız gibi atan taş kesilmiş sikimi tekrar kabarmış amına soktum.
“Ohhh…” diye inledi, yavaş yavaş alçalarak vajinasının dibine kadar oturttu sikimi…
İki eliyle saçlarını tepede toplamış vaziyette, sürekli kucağımda zıplıyordu. Sıvılarıyla ıslanmış kalçalarından gelen şaklama sesi odada yankılanıyordu. Bu sesler onu götten sikme isteğimi tekrar depreştiriyor, bir o kadar arttırıyordu.
Zıplamaya devam ediyor ve göğüsleri kopacakmıscasına sallanıyordu.
“Yeter artık azgın kısrağım, gel buraya…” dedim.
Yatağa sırtüstü uzandım, sikim kule gibi kasıklarımın arasında tavana bakıyordu. O da yüzü bana dönük, bir kovboy misali, dudaklarını ısırarak içine aldı. Zıplarken göğüslerini izlemek bir harikaydı. Afrodizyak etkisi yaratıyordu bende, daha da azdırıyordu beni… Küre gibi yuvarlak memeleri zıpladıkça her yöne doğru sallanıyordu. Tutup üstüme çektim, göğüslerine bir köpek gibi saldırdım. İki elimle tüm gücümle göğüslerini sıkarak ısırıyor emiyordum. O da boş durmuyor, memeleri ağzımda sabitlenmiş emilirken, kalçalarını oynatıyor, sikimin üstünde gidip geliyordu.
“Geliyorum… Geliyorum aşkımmm… Ooohhhh…” diye feryat etmeye başladı sonunda… Bu kadar dayanmasına şaşırmıştım aslında… Tüm vücudu kasıldı, gözleri kaydı, vajina kasları sikimi yoğura yoğura orgazm oluyordu.
Ben de boşalmak üzereydim artık… Dayanacak halim kalmamıştı. Onun orgazmı bitip halsiz kapanıncaya kadar tuttum kendimi… Üstümden zorla indirip yatakta diz çöktürdüm ve sikimi ağzına soktum. Öyle bir patladım ki, Gül’ün avuçlayarak çekiştirdiği taşaklarımın içinde ne kadar bel varsa ağzının içine, boğazına boşalttım yükümü…
O gün bir kaç saat daha seks yapmaya devam ettik Gül’le… Vücudunu yalamaktan dilim uyuştu. Yatak odasının içindeki lüks banyoda son postayı atıp birlikte duş aldık ve yattık. Kocası balkondan çıkıp geldi. Çırılçıplaktı. Bizim sikişmemizi izleyerek boşalmış olmalıydı, siki bacaklarının arasında solucan gibi inik vaziyette sarkıyordu.
“İyi geceler karıcığım” diyerek yorgun, sikilmiş karısının dudağına bir öpücük kondurdu. “Ben yandaki misafir yatağında yatıyorum. Size iyi uykular…” Karısının başını bile kaldırmaya mecali yoktu.
“Sana da kocacığım… Çok yordu beni bu aygır… Bittim…” dedi ağzının içinde kelimeler yuvarlanarak… Biz karısıyla ikimiz, onların yatağında çırılçıplak sarılarak uyuduk.
Kocasının Yanında (2), resim №2
Ertesi gün sabah uyandığımızda saat 10 gibiydi. Benden önce uyanmış ve aletimi kaldırmaya çalışıyordu. Gözümü açtığımda dudağıma öpücük kondurdu ve
“Doyamadım bebeğim… Ne olur, gitmeden tekrar sik beni…” dedi.
“Tabi ki…” dedim gülümseyerek… “Senin gibi güzel, seksi bir kadını reddetmek benim kitabımda yazmaz.”
Birbirimize girdik sonra da… Bir posta amına boşaldım, ardından bir posta da kayganlaştırıcıyı azıcık sürerek götüne… İyice, hamur gibi yoğura yoğura sikip öyle kalktım yataktan…
İlk bir ay iki üç günde bir evlerine gidiyordum ve deli gibi sikişiyorduk kadınla… Kiminde kocası yine bizi balkondan izliyor, kimi zaman evde bile olmuyordu. Adamın kendisi telefon ederek eve davet ediyordu,
“Karım yine seni istiyor. Ben arkadaşlarımla dışarıda olacağım. Lütfen karımla ilgilenir misin?” diyordu.
İki yıl boyunca kadına ikinci kocalık yaptım desem yeridir. Yüzlerce kez seviştik. Kurduğumuz fantezileri gerçeğe dönüştürdük. Beni de alıştırdılar sonunda,
“Lütfen, ben de yanınızda olayım. Karımı sikerken yakından bakmak istiyorum. Senin sikinin karımın amına gömülürken izlemek istiyorum.” diye yalvardı bana…
Pek istemiyordum aslında, ama sonunda kıramadım. Karısını sikerken yanımızda kenardaki koltukta oturup bizi izlemesine, sonraları yatakta yanımızda uzanmasına izin verdim.
Karısının bacaklarının arasına girmiş, amansızca pompalarken karısı kendinden geçiyordu. Kocasıyla göz göze bakışıyorlardı ben sikerken, dudaklarında alaycı bir gülümsemeyle soruyordu adama,
“Ohhh… Nasıl kocacığım? Güzel mi? Yabancı bir erkek karını sikiyor… Bu harika aygır karının amcığına sikini sokmuş… Ohhh… Harika değil mi?”
“Evet aşkım… Porno izler gibiyim. Çok güzelsiniz. Harikasınız.!” diyordu kocası, sikini sıvazlayarak bizi izlerken…
“Güzel sikiyor beni aşkım… Çok güzel sikiyor… Ohhh… Seni seviyorum kocacım… Bana bu zevkleri tattırdığın için teşekkür ediyorum sana… Ahhh…”
Birkaç kez escort bir kadın buldular, üçlü grup seks yaptık. Bir keresinde travesti geldi eve… Bir kadından farksızdı, çok güzel, seksi bir şeydi. Fakat eteğinin altındaki siki neredeyse benimki kadar vardı herifin…
Sonunda tekrar Almanya’ya döndüler. Aradan bir kaç yıl geçti ama Türkiye ye tatile geleceklerinde hemen beni ararlar ve haber verirler.
Bu olaydan sonra birkaç farklı deneyimim daha oldu fakat hiç biri bunun yerini tutmadı. Harikaydı.
Bir yanıt yazın