Komşumun Oğlu Emre
Apartmandaki komşulara oturmaya gitmiştim. Altımda bir etek, üstümde de bir gömlek vardı. Kadınlarla oturmuş havadan sudan konuşurken, tam karşımdaki odaya gözüm takıldı.
Odanın kapısı yarı açık, içeride komşumun oğlu Emre gözlerini bana dikmiş bakıyordu. Bu arada, Emre 17 yaşında, pek dışarı çıkmayan, içine kapanık bir çocuktu. Annesi pek sosyal olmadığından şikayet eder dururdu.
Önce kızdım biraz, sapık çocuk bacaklarımı dikizliyor diye… Sonra benim o yaşta cinsellik konusunda yaşadıklarım aklıma gelince yumuşadım. Tam hormonların başa vurduğu, masturbasyon yaparak, kendimi okşayarak geceleri uyku uyumadığım ergenlik dönemi…
Aslında ben de ondan farksız sayılmazdım ya… On yıllık evliyim ama toplasam kocamla beraber olduğum süreç beş yılı geçmez. Kocam yabancı bir firmanın Türkiye temsilciliğinde müdür olarak çalışıyor. İşi gereği sık sık yurt dışına gidip gelir.
Yine yurt dışına gittiği ve iki haftadır ayrı kaldığımız bir dönemdeydim. Otuz yaşımda evli bir kadındım ama hala geceleri mastürbasyon yapmaktan, içime soktuğum vibratörlerle evli olduğum bir yaşam sürüyordum.
O gün de Emre’nin kaçamak bakışlarını üzerimde hissettikçe benim de içimde bir kıpırtı başladı. O yeni yetme bir oğlan çocuğuydu, ben de yeniden ergenlik dönemi yaşayan evli fakat cinselliğe aç bir kadın…
Ve o açlık beni şeytana uydurdu. Şu azgın kopile biraz göz ziyafeti sunayım diye düşündüm. Oturduğum koltukta bacak bacak üstüne atarak, sağa sola kıvrılarak yavaş yavaş, santim santim eteğimi yukarıya sıyırmaya başladım.
Biraz sonra benim diz hizasındaki eteğim baldırlarımın yarısına çekilmiş, süper mini halini almıştı. Kocamın pek beğendiği, her sevişmemizde yalaya yalaya tavaf ettiği uzun, ince siyah çoraplı bacaklarımı açıp kapatıyor, her ağır çekim hareketimle küçük sapığıma yeni bir frikik manzarası sunuyordum.
Emre’nin annesi ve diğer kadınlar öyle hararetli bir dedikodu fırtınasına kaptırmışlardı kendilerini ki, hiç bir şeyin farkında değillerdi. Zaten farkında olsalar ne olacak, kadın kadına oturuyorduk şurada…
Fakat benim karşımdaki kapısı yarı aralık odasında pc başında oturan sapığım zevkten dört köşe olmuş durumdaydı. Uzun kirpiklerimin altından ben de ona çaktırmadan ne yaptığını izleyip teşhirin zevkini çıkartıyordum.
Oturduğu yerde avını gözleyen savana aslanı gibi hareketsiz duran Emre, gözlerini dört açmış, hedefine, karşıdan küloduma kadar görebildiği bacak arama bakıyordu sürekli… Ben küçük oğlanı baştan çıkarmanın, teşhirciliğin verdiği sapık zevklerle içim kaynarken, bir yandan da evdeki kadınlar anlamasın diyerek onlara da laf yetiştiriyordum.
Neredeyse bir saat kadar Emre’ye göz ziyafeti sundum. Zavallı Emre sonunda dayanamadı, yerinden kalktı, odasından çıktı. Önündeki çadırı gizlemeye çalışarak banyoya gitti. Ne yapsın çocuk, kesin tuvalette beni hayal ederek masturbasyon yapacaktı mutlaka…
Ama o arada ben de iyiden iyiye azmıştım. İçimde kaynayan kazan ateşimi yükseltmiş, amım sulanmaya başlamıştı. Bacaklarımı birleştirip sıktım. Apış aramda bir ıslaklık duygusu… Zevk sularımdan külodumun ıslandığını hissediyordum.
O arada Emre’nin aramızdan geçip banyoya gitmesiyle dedikoduya ara veren kadınlar vaktin geç olduğuna karar verdiler, kalkmaya başladılar. Herkes kalkarken ben de kalktım. Tam vedalaşıp evden çıkacakken işini bitiren Emre de banyodan çıkmış, bana bakıyordu. Sesimi şurup gibi tatlılaştırıp sordum,
“Emrecim, sen bilgisayardan anlarsın. Benim bilgisayara virüs mü girdi ne oldu, çok kasıyor. Bir ara gelip bakar mısın canım?” dedim.
“Tabi Banu abla… Ne demek, birazdan gelirim!” dedi, ama sesi titriyordu. Gülümseyerek,
“Hadi görüşürüz canım, öptüm!” dedim. Emre öylece bakıp kalmıştı. Annesine teşekkür ederek evime çıktım.
Eve girdiğimde biraz pişman olmuş gibiydim. Tamam, kendi çapında güzel, seksi, biraz erkeklerle flörtöz bir kadındım. Cinsel yönden yeteri kadar doyurulmadığıma inanıyordum, azgnlığım başıma vurmuştu. Fakat o güne kadar kocamı hiç aldatmamıştım.
Kendi kendime “Kızım Banu, sen manyaksın! Ne yapıyorsun? Kocanı boynuzlayacak mısın yoksa?” falan diyordum. Evin içinde oraya buraya gidip geliyor, kafamda deli sorular, bir vicdan muhasebesi, içimdeki orospuyla rahibenin çatışmaları…
Sonunda büyük bir ikilemde kalmış vaziyette, kararımı gelişmelere göre vermeyi düşündüm. Sapığım geldiğinde ya bilgisayarı tamir ettirip karşılığında ona biraz daha mastürbasyon malzemesi vermekle yetinecektim, ya da altına yatıp hem onu, hem de kendimi tatmin edecek, sekse doyacaktım.
Her ihtimale karşı hazırlık yapmalıydım. Telaşla banyoya girdim ve kocam evden gittiğinden beri bakımını yapmadığım kasık bölgemi güzelce temizledim. Kısa sürede bir tane kıl tüy kalmamış, önüm arkam kaymak gibi olmuştu.
Bacaklarım zaten epilasyondan sonra pürüzsüz olduğundan işim uzun sürmedi. Ilık basınçlı suyu klitorisime, dudaklara tutup köpükleri akıtırken içim bir hoş oldu. Kendimi okşayıp parmaklamamak, sertleşen klitorisimi rahatlatmamak için duygularımı bastırmak zorunda kaldım.
Banyodan çıktıktan sonra üzerime askılı bir badi, altıma da bir şort giydim. Şort tam kalçalarımın altında bitiyordu. İçime külot giymedim. Sütyen de takmadım, iri ve yuvarlak göğüslerim incecik penyemden dışarı çıkacakmış gibi duruyordu. Hala genç kızdan farkım yoktu, çünkü kocam fazla elleyip kullanmamıştı ki zavallıları…
Sonra da biraz abartı, şuh bir makyaj, egzotik kokulu bir parfüm bulutundan sonra oturup küçük sapığımı beklemeye başladım. Sabırsızlanmaya başlamıştım ki, yarım saat sonra kapım çaldı.
Sabırsızlıkla, sevgilisiyle buluşacak genç bir kız gibi yerimden fırlayıp kapıyı açtım. Gelen Emreydi. Beni o halde, minicik şort ve kabarmış uçları dekolte tişörtümün kumaşını zorlayan memelerimle görünce kızardı, bozardı, şöyle bir yutkundu. Ben de yarattığım etkiden memnun, şuh bir kahkaha atarak kapının önünde donup kalan çocuğu kolundan tuttum,
“Gelsene Emreciğim, ne duruyorsun orada?” diyerek içeri çağırdım, bilgisayarın başına götürdüm…
Emre bilgisayarı açtı, bir süre ayarlarına, dosyalarına falan baktı. O pc ile uğraşırken, ben yanında yörüngesinde dolaşıyor, göğüslerimin dekoltesini, bacaklarımın güzelliklerini dikkatine sunuyordum.
Kararımı vermiştim. Salaklığın alemi yok diyordum kendi kendime… Tamam yeni yetme bir çocuk vardı karşımda ama, iri yapılı, kemikli, sporla basketle uğraşan oğlanın aşırı gelişmiş kasları dikkat çekiciydi.
Şortunun önündeki kabarıklık da öyle… Mutlaka o kabarıklığın altında ne olduğunu görmeliydim. Tadına bakmalı, içime almalıydım. İşi iyice azıttım, arkasından ekrana eğilip göğüslerimi sırtına yasladım. Omuzlarını tutup dikkatle yaptıklarını izledim. Sonunda kan ter içinde kalan ve dikkati iyice dağılan oğlan bir süre sonra,
“Banu abla, haklısın, virüs girmiş bilgisayara… Kurtulmak için format atmak lazım, ama uzun sürer. En iyisi ben kasayı götüreyim, evde hallederim.” dedi.
Elimi omuzuna koydum, parmaklarımın altında ateş gibi yanan tenini hissettim. Benim azgın sapığım eve kaçacak, banyoya kapanıp yine mastürbasyon yapacaktı mutlaka… İşe el koymam gerekiyordu. Ağdalı, içine şehvet kattığım sesimle mırıldandım,
“Tamam Emre… Ama sen önce benim kasayı hallet!” dedim. Emre başını bana çevirip şapşal şapşal baktı yüzüme. Ben de,
“Sizin evde beni sikecek gibi bakıyordun bugün! Sonra da tuvalete gidip beni düşünerek mastürbasyon yaptın, değil mi?” Kızardı, bozardı, ne diyeceğini bilemedi bir an…
“Şeyy… Ben… Banu abla, gerçekten…”
Elimi omuzlarından aşağıya kaydırdım. Kaslı karnında dolaştırdım. Şortun önündeki kabarıklığı avuçladım. İnleyerek öne eğildi.
“Merak etme canım… Kızmadım sana… Hoşuma gitti tam aksine… Diğer kadınlara bakmıyordun. Bana bakıyordun. Beni beğeniyor gibi bakıyordun. Öyle mi? Beğeniyor musun beni?”
“Ben… Evet Banu abla… Çok güzelsin… Çok beğeniyorum seni…”
“Ne yaptın banyoda Emre?” Kabarıklığını tutup sıktım biraz… Yine inledi…”Sikini mi okşadın canım? Beni mi hayal ettin sikini okşarken? Benimle seviştiğini mi hayal ettin? Beni siktiğini? Bu koca sikini içime soktuğunu?”
“Ohhh… Banu abla…” Eğilip boynunu öptüm, dudaklarımla dolaştım, dilimin ucuyla kulak memesini okşadım. Tam kulağının içine sıcak nefesimle
“Peki… Beni gerçekten sikmek istemez misin?” diye mırıldandım.
Emre kızarmış bir şekilde sandalyede oturmuş, ne yapacağını bilemez bir şekilde inleyip duruyordu sadece… Bilgisayar koltuğunu döndürerek kendime doğru çevirdim. Gözlerinin içine bakarak penyemi çıkardım. Sütyensiz göğüslerim gözlerinin önüne serilmişti. Emre kekeleyerek,
“Banu abla napıyorsun?” dedi. Hemen dudağına parmağımı götürüp,
“Sus!” dedim ve eğilerek dudaklarına yapıştım. Emre acemi bir şekilde öpüşmeye çalışıyordu.
Emrenin tişörtünün eteklerine yapıştım. Vücuduna yapışan dar tişörtü kaslı kollarını havaya kaldırarak çıkardım, kenara fırlattım. Benim çıplak göğüslerimi onun tenine sürtünerek, yılan gibi önünde kıvrana kıvrana, boynunu, boğazını, tüylenmeye başlamış göğsünü, vücudunu öpmeye başladım.
Öperek aşağılara indim ve şortunun üzerinden erkekliğini kavradım tekrar… Oldukça büyük bir aleti vardı oğlanın… Kendi yapısı mı böyleydi, yoksa gece gündüz masturbasyonlar yapa yapa büyüttü mü bilemedim.
Biraz şortun üzerinden penisini okşadım, dudaklarımın arasına alıp sıcaklığını hissettim, ısırır gibi yapıp inlettim. Yeteri kadar işkence yaptığımı düşündüm sonra…
“Biraz kalçanı kaldır canım…” diyerek şortun iki yanından tuttum, daracık kalçalarından aşağıya sıyırıp şortunu küloduyla beraber çıkardım. Havaya dikilmiş taş gibi erkekliğini çıplak gördüğümde yutkunarak,
“Vay be!” diyebildim.
Kocaman kütük gibi bir erkekliği vardı genç hayvanın… Kolum kadar uzun, bileğim kadar kalın, cildi klitorisim kadar beyaz ve pembe, şapkası yumruğum kadar iri, şişmiş kan damarlarıyla harika, yenilesi, öpülesi, yalanılası bir erkeklik… Altında sarkan hafif tüylü koç yumurtası taşaklarıyla nefis bir şey…
Az tüylü kasıklarının ortasında, havaya dikilmiş öylece duruyordu. Hayranlık ve saygıyla elime alarak biraz yukarı aşağı sıvazladıktan sonra yavaşça öptüm. Dudaklarımı aralayıp ağzıma aldım. Ben penisini yaladıkça Emre de saçlarımı okşuyordu.
“Çok güzel tadı var Emre… Hemen boşalmazsın değil mi canım?” dedim yukarıya, zevkten kısılmış gözlerinin içine baka baka yalarken… İnleyerek saçımı çekiştirdi,
“Ohhh… Hayır Banu abla… Sen yukardayken otuzbir çektim. Kolay boşalmaz.”
Yine de yeteri kadar yaladıktan sonra kalkıp onu da kaldırdım pc koltuğundan… Masanın yanına gittik. Emre öylece bakıyordu.
“Ne bakıp duruyorsun Emre? Sen de sevsene beni… Öp, yala… Bir şeyler yapsana canım!” dedim.
“Banu abla… Şeyy… Ben daha hiç kimseyle beraber olmadım ki, bilmiyorum…” dedi.
“Porno, seks filmi filan da seyretmedin mi hiç?” Başını iki yana salladı hayır anlamında…
Off… Tam anlamıyla bir bakire… El değmemiş. Sadece içgüdüleriyle kulaktan duyduklarıyla hormonlarının kışkırtmasıyla kendini tatmin etmiş hep… Ben onun ilk kadını olacaktım. Seks yapmayı öğretecektim çocuğa…
“Tamam canım, sorun değil… Ben sana öğretirim her şeyi!” diyerek boynuna sarıldım, dudaklarına yapıştım. Sonra Emre’yi göğüslerime indirdim. Göğüslerimi bir müddet yalattıktan sonra,
“Şimdi de sen benim şortumu çıkar!” dedim. Emre elleri titreyerek şortumu çıkardı… Masanın üzerine sırt üstü uzanıp, bacaklarımı araladım. Emre kaymak gibi amımı görünce durup bakmaya başladı.
Hayatında ilk defa gerçek bir am görüyordu. Ellerimle tutup dudaklarını ikiye ayırdım. Ne kadar ıslak, ne kadar uyarılmış olduğunu gösterdim ona…
“Hadi Emre… Yaklaş bana… Erkeğim benim… Am bu… Bir kadının amı… Zevk aldığı yer… Amcık… Hadi, yala amımı!” dedim.
Emre bacaklarımın arasına eğildi. Kafasını bacaklarımın arasına gömüp amımı yalamaya başladığında, ben zevkten dört köşeydim. Uzun saçlarını tutup erkeğimi yönlendiriyor,
“Ohh… Orasını yala… Dudaklarını em… Bak bu klitorisim… Zevk alıyor… Kabardı… Onu em şimdi… Ohhh… Bak nasıl ıslandı içim… Suyu akıyor. Parmağını sok oraya…” diye talimatlar yağdırıyordum. Bir müddet sonra,
“Hadi Emre… Bu kadar yalama yeter… Şimdi beni sik aşkım!” dedim.
Emre doğruldu, ben de masanın kenarına oturur duruma geldim. Acemi ve sarsak hareketlerle bacak arama girip yerleşti. Elimi uzatıp belinden tuttuğum güzel erkekliğini ıslak dudaklara dayamasını sağladım.
“Ohhh… Hadi artık… Yolunu kendi bulur o… Dayan şimdi… Ahhh… Çok büyük sikin aşkım… Çok güzel… Mmmm…”
Kalçalarından tutup kendime çektim oğlanı, damarları kabarmış yarrağını bir iki sürttürdü ıslaklığıma, sonra kapıma dayadı ve ittirdi. Amım zaten sırılsıklam olduğu için yarrağını bir seferde köküne kadar soktu ve gidip gelmeye başladı.
O kalın aleti içimde gidip gelirken, ben de bacaklarımı beline dolayıp daha derinlere girmesini sağladım. Bir yandan da çıldırmış gibi oğlanın dudaklarını somuruyor, saçlarını çekiştirip deli gibi öpüyordum.
“Nasıl? Güzel mi? Zevk alıyor musun aşkım?” diye sordum nefes nefese…
“Ohhh… Evet Banu abla… Çok güzel… Otuzbir çekmekten daha güzelmiş… Çok zevk alıyorum. Ahhh…”
“Sen de bana zevk veriyorsun aşkım… Mmm… Sok… Daha derine sok… Başını içime daya, derinlerime… Ohhh… Ateş gibi mızrağın… Sapla bana… Sik beni Emre… Sik… Daha hızlı aşkım… Daha çok… Kökle amcığımı… Sik…”
Bir müddet sonra içimden çıkartıp masadan indim ve ellerimi masaya dayayıp önünde domaldım. Kızışmış bir dişi köpek gibi kalçalarımı salladım. Emre ne yapacağını kavramıştı hemen… Arkama geçip erkekliğini içime soktu ve yavaş yavaş beni sikmeye başladı.
“Emre hızlan canım… Daha hızlı… Biraz sert yap… Sik beni aşkım…!” diye inledim. Emre giderek hızlanıyordu, taşakları amıma çarptıkça ‘Şak, şak!’ sesleri geliyor, ben de zevkten deliriyordum.
Elini tutup alttan klitorisime götürdüm. Parmaklarının altında kabarıklığı hissedince bastırıp ovalamaya başladı. Harika… İçimde kalın alet, klitorisimde ıslak parmakları… Zevkten deliye döndürdü beni… Ve çok geçmedi kasılmaya, feryatlarla boşalmaya başladım.
Kasılmalarım bitti bir süre sonra… Doğrulup Emre’nin önünde ona döndüm ve minnetle dudaklarına yapıştım. Sonra eğilip sikini biraz yaladım. Az önce içimden çıkan ve zevk sularımla taşakları ıslanmış sikinden kendi tadımı alıyordum.
Onun erkek kokusuyla birleşen kendi kokum kışkırtıcı, delicesine tahrik edici bir afrodizyak bileşimiydi adeta… Onu içime almalıydım. Yine… Doyamıyordum sikini yemeye… Elinden tutup aşağıya çektim, halının üzerine yatırıp, üzerine çıktım. Dimdik erkekliğini amıma hizalayıp oturdum.
Köküne kadar oturup kalkıyordum. Şapkasına kadar çıkarıyor, sonra da aniden dibime kadar alıyor, bunu sürekli tekrarlıyordum. Arada duruyor, tüm kalınlığını içimde hissederken elimi arkaya atıp koç yumurtası büyüklüğündeki taşaklarını okşuyordum parmaklarımın arasında…
Giderek hızlandım. Artık kendimi kaybetmiştim ki, Emre’nin inleyerek içime boşaldığını fark ettim. Umursamayıp oturup kalmaya devam ettim ve ben de onunla beraber, bir kez daha orgazm oldum.
Nefes nefese kalmıştık ikimiz de… Az tüylü geniş göğsü nefes alıp verdikçe inip kalkıyor, çok güzel görünüyordu. Üstünden kalkıp içimden çıkardığım erkekliğini ağzıma aldım. Öperek yalayarak güzelce temizledim.
Kocamla bir kere seviştikten sonra yataktan kalkar, inmiş aletiyle banyoya koşardı temizlenmek için… Ama Emre’nin erkekliği sanki hiç boşalmamış gibi dimdik olmuştu hemen… Bir kütük gibiydi parmaklarımın arasında…
“Bekle beni!” diyerek banyoya gittim, içimden akan erkeğimin döllerini temizleyip geri döndüm. Emre aynı şekilde, yattığı yerde organını sıvazlayarak yatıyordu. Emreye kalkmasını söyleyip, masaya dayanıp domaldım.
Ondan istediğim şeyi anlamıştı yine… Yine arkama geçip içime o muhteşem aletini soktu ve beni tekrar sikmeye başladı. Bir müddet bu şekilde amımı siktikten sonra
“Götümü sikmek ister misin canım?” dedim. Emre hemen,
“Sen nasıl istersen Banu abla!” dedi. “Ne istersen yaparım. Yeter ki iste…
“Eğil o zaman… Beni yala… Her yerimi… Önümü, arkamı… Deliğimi parmaklarınla alıştır!”
Emre dediğim gibi yaptı. Islak ve sıcak diliyle bir köpek yavrusu gibi yaladı her yerimi… Tükürükleriyle, benim zevk sularıyla ıslanan kadınlığım, minik deliğim sırılsıklam olmuştu. Yalarken önce bir parmağını, sonra iki parmağını deliklerime, özellikle arkama soktu, göt deliğimi biraz alıştırdı.
“Hadi Emre canım… Sen de ben de hazırız artık… Şimdi bolca tükürükle ve arkama geçir sikini…” dedim.
Ben masaya kasığıma kadar dayanmıştım, kaçacak yerim yoktu. Emre dediklerimi yaptı, yarrağını tükürükleyip götüme dayadı ve yavaş yavaş yüklenmeye başladı. Yarısını soktuktan sonra geri çekti ve birden yüklendi. Dibine kadar köklediğinde ben bir ‘Ahhh!’ çektim.
Emre hiç beklemeden götümde gidip gelmeye başladı. Götümü am siker gibi sikiyordu. Bir süre sonra artık götüm de iyice alışmıştı koca yarrağa ve Emre de hızlanmıştı. Kasıkları kalçama çarptıkça zevkten deliriyordum…
Masanın kenarı kasıklarımı ağrıtmıştı, Emreyi geriye itip, arkamdan çıkardım sikini… Yere çöküp halının üzerinde domaldım. Başım halıda, kalçalarım havaya dikilmiş vaziyette erkeği bekledim.
Emre hiç konuşmadan çağrıma uydu, arkama diz çöküp tekrar geçirdi götüme. Bu sefer çok daha rahat sikmeye başladı götümü. Ama öyle yükleniyordu ki, dizlerim ve kollarım dayanamadı, yüzü koyun yere yapıştım. Tam doğrulayım derken Emre bacaklarımın üzerine oturdu.
Ne yapmak istediğini anlamıştım, çıkardığımız elbiselerimizi toplayıp altıma soktum. Böylece götüm biraz yukarı kalkmıştı. Emre yine götüme soktu ve sikmeye başladı. Emre’ye,
“Bir elinle de amımı okşa!” dedim. Emre götümü sikerken amımı da okşayınca, ben zevkten yerleri yumrukluyordum. Daha sonra da orgazm olup boşalmaya başladım.
Emre hala arkama girip çıkıyordu. Ben bitmiş şekilde altında sikiliyordum. Hareketleri yavaşlayınca onun da boşalmak üzere olduğunu anladım,
“İçime boşalma, ağzıma ver!” diyebildim. Emre götümden çıkarak önüme geçti dikildi. Ben de hemen önünde çömelip yarrağını yalamaya başladım. Emre kasılıp titreyerek ve inleyerek boşaldı. Ağzıma yüzüme fışkıran döllerinin hepsini güzelce yalayıp yuttum.
Emre nefes nefese sandalyeye oturdu, zevkten mayışmış bir şekilde bana bakıyordu. Ben yerde oturuyordum. Külotumu alıp ağzımı yüzümü sildikten sonra
“İlk seferin olmasına rağmen harika siktin beni canım!” dedim.
“Sen harika bir kadınsın ondan Banu abla!” dedi. “Çok iyi öğretiyorsun. Senin sayende…”
Yerden kalkıp banyoya gittim. Öylesine suyun altına girip küçük erkeğimin sperm kalıntılarını attım üzerimden, iyice temizlendim. Rahatlamış, kendime gelmiştim. Sevişmeye sikişmeye doymuştum. Kurulanıp içeri gittiğimde Emre giyinmiş gitmeye hazırlanıyordu.
“Nereye gidiyorsun canım, daha işimiz bitmedi ki?” dedim.
“Banu abla geç oldu, annem merak eder şimdi!” dedi.
Saate baktığımda vaktin bir hayli geçmiş olduğunu gördüm. Seks yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık. Havluyu yere bırakıp yanına gittim, boynuna sarıldım çırılçıplak… Körpe dudaklarını öptüm,
“Tamam, ama yarın gel gene canım!” dedim.
“Gelirim Banu abla!” diyerek öpücüklerime karşılık verdi ve gitti.
Sapığımı uğurladıktan sonra ben de tekrar banyoya girdim. Küvete ılık suyu doldurdum, banyo köpüğünü boca ettim. Huzur içinde rahatlamış bir vaziyette suyun içinde uzanıp gözlerimi kapattım.
İyi ki seviştim şu çocukla diye düşündüm. İliklerime kadar boşalmış, seks açlığımı gidermiştim. Emre’ye de yaramıştı tabi, o da masturbasyon yapmaktan kurtulmuştu.
Köpüklerle iyice rahatlayıp temizlendikten sonra o tatlı yorgunlukla kendimi olduğum gibi yatağa attım. Yatakta çırılçıplak vaziyette uyuyup kaldım.
O günden sonra Emre benim ikinci kocam oldu. Kocam ne zaman seyahate gitse, Emre’yi çağırıyorum. İkimiz de mutlu oluyoruz.
Slm İzmir gizlilik şartıyla görüşmek isteyen İzmirli olgun bayanlar
Ami alev alev yanan ve amindan suların akmasını istermisiniz
Beşyuzbes ikiyuzotuzbir sıfır sekiz elli tlm yazın lütfen