Köyün Çobanının Efsane SikişiGoogle Icon

Evli bir erkek olmakla birlikte içten içe pasif duygularım da var ve bunu karım da biliyor. Bu durumuma aldırmadığı gibi ilginç bulan karımla mükemmelin ötesinde bir seks hayatımız var.

26 yaşındaki karım oldukça alımlı, 1.65 boyunda, tam çıtır bir afet. Karımın daracık amcığı epilasyonlu ve her daim tertemizdir. Karımın amını saatlerce emseniz bıkmazsınız.

Karımla sikişirken nerdeyse her türlü fanteziyi yaptık. Birlikte porno izlerken karımla sevişiriz. İyice yükseldiğinde karım filmin sesini kapatır, filmi kendisi seslendirir,

“Kökle o kocaman yarrağını amıma! Dağıt götümü! Ağzıma fışkırt sıcak döllerini!” gibi… Hele zencili grup seks filmleri izlerken karım adeta kendinden geçer, sanki o iri yaraklı zencilerin karımı siktiğini zannedersiniz.

Karımda emme, yalama, yutma, amdan götten sikişme, ne ararsanız var. Sadece hayır sözcüğü yok karımda… Ancak fikir olarak kabul etmesine rağmen, karımı gerçekten bir başkasıyla sikişmeye ve grup seks yapmaya ikna edemedim. Aslında karım da haklı, siz de takdir edersiniz ki herkese güvenilmiyor.
Son tatilde arabamızla köye babamları ziyarete gittik. Babamların ev çok kalabalık olduğundan karımla birkaç gün sikişemedik. Karım sonunda dayanamadı ve

“Aşkım ya, kaç gün oldu geleli, neredeyse öpüşmedik bile… Asker arkadaşıymışız gibi yatıp kalkıyoruz. İyice başıma vurdu artık…” diye yakındı bana…

“Sorma karıcım, ben de aynı durumdayım.”

“Benim canım fena halde sevişmek istiyor. Ne dersin, şöyle arabayla tenha ıssız bir yerlere gidip fantezi yapalım mı?”

“Valla olur aşkım! Harikasın bebeğim. Hadi yapalım.” deyip arabamıza atladık ve dağ yolundan köyümüzün yakınındaki orman alanına gittik. Bütün köy halkı ova tarafındaki tarla bahçe işleriyle uğraşıyordu bu mevsimde, in cin top oynuyordu.

Arabayı kuytu bir yere çekip, etrafa bakındık. Gerçekten de görünürde kimsecikler yoktu. Başladık arabanın içinde öpüşmeye… Artık libidosu tavan yapmış olan karım öpüşüp koklaşmakla fazla oyalanmadı. Sabırsız hareketlerle fermuarımı açtı, sikimi çıkarıp eline aldı ve emmeye başladı. Süper bir adrenalindi. Bir süre yaladıktan sonra,

“Aşkım yarrağını amımda istiyorum!” dedi. Ben biraz tedirgindim, etrafa bir daha bakındım ve

“Bebeğim, ben de çok istiyorum inan… Ama ya bir gelen giden olursa?” dedim. Ama karım azmıştı bir kere,

“Soyunmayız biz de… Böyle giysiler üstümüzde sevişelim. Eteğimin altında külot yok zaten!” diyerek eteğini beline kadar sıvadı.

Şoför koltuğunu gidebildiği kadar arkaya çekip karıma önümde yer açtım. Ardından hemen kucağıma atladı, pantolonumun önünden çıkardığı taş gibi olmuş sikimi am dudaklarının arasına yerleştirdi.

Gerçekten çok dolmuştuk ikimiz de… Karımın amcığı zevk sularından sırılsıklam olmuştu. Islak amında yağ gibi kaydı sikim… Köküne kadar aldı içine, kasıklarımız bir anda birbirine yapıştı.

“Ohh… Çok özledim bunu aşkımm…” diye inledi boynuma sarıldı sımsıkı… Oturup kalkmaya başladı sikimin üstünde… Fazla dayanamadık zaten… Karımın inleye inleye orgazm olması süper bir zevkti. Onun zevk inlemeleri beni de yükseltti, ben de ilk postayı karımın amına akıttım…
Bir süre dinlendikten sonra karım tekrar oynaşmaya, yani kaşınmaya başladı. İnmiş sikimi emerek kısa sürede tekrar dimdik yapmıştı. Karım,

“Mmm… Tam istediğim gibi oldu canım… Hadi bakalım, bir posta daha yemek istiyorum bunu…”

“Nasıl yapalım? Arka koltuğa geçelim mi?”

“Aşkım ıssız ormandayız zaten… Kimseler yok, dağ başında ikimiz yalnızız… Bu sefer beni dışarda sikmeni istiyorum!” dedi.

Arabadan inip karımın ellerini motor kaputunun üzerine koydu. Ben de ayakta iyice domalttım, eteğini beline kaldırdım.

Götünün yanaklarını sağa sola ayırıp, götünün deliğini ve döl süzülen amını yalamaya başladığımda, karım adeta kendinden geçmiş inliyordu. Sikimi karımın amına geçirip hızlı hızlı pompalamaya başladığımda ise karım bağırarak orgazm oldu.

Kendimizi öyle bir kaptırmışız ki, nerden ve ne zaman türediyse, biraz ilerdeki kayanın üstünde bizi izleyen çobanı fark etmemişiz. Eteğini toplayıp bana doğru dönen karım,

“Ayyy…” diye bir çığlık koparınca telaşla başımı çevirip onun baktığı yöne baktım ben de… Otuzlu yaşlarda, kırmızı yüzlü, iri yapılı genç bir çoban pantolonunun üzerinden kalkmış sikini sıvazlayarak bize bakıp gülüyordu.

Çobanı görünce hemen toparlandık tabii. Karım utanmıştı, hemen arabaya bindi… Ben de pantolonu topladım telaşla, fermuarı çekip çobanın yanına gittim. Gülümseyerek bana bakan oğlana utanarak,

“Kusura bakma gardaş, rahatsızlık verdiysek özür dileriz! Misafir geldiğimiz ev kalabalıktı. E, genciz ikimiz de, kanımız kaynıyor. Hal böyle olunca mecbur kaldık buralara gelmeye…” dedim. Gerçi biz onu tanımıyorduk, o da bizi tanımıyordu. Yine de çobanın,

“Ne rahatsızlığı abi ya, gözümüz gönlümüz şenlendi valla! Merak etmeyin sakın, bu gördüklerim aramızda kalır!” dediğinde içim biraz rahatlamıştı.

Çobana bir sigara ikram ettim ve ayak üstü konuşmaya başladık. Çobana evli olup olmadığını sorduğumda,

“Yok abi ne gezer, elimizi sikiyoruz! Köydeki kızları bile görmüyorum. Yukarıda bağ evi var, hayvanların ağılı var. Bütün hayatım burada geçiyor tek başıma…”

“Yapma yaa… Senin durum da çok kötüymüş kardeşim…”

“Abi sen çok şanslısın valla… Benim böyle bir karım olsun, isterse dünya kadar borcum olsun!” diye yakındı bana…

O bildiğimiz klasik, sikecek am bulamayınca sikini sokacak duvar kovuğu arayan abaza erkek muhabbeti işte… Hepimiz o yoldan geçmedik mi… İçimden acıdım herife… Gerçekten ben ne kadar şanslıysam, bu çocuk da o kadar şanssızdı.

Benim gözler bu arada çobanın pantolonundan fırlayacakmış gibi duran yarrağında tabii… Kim bilir ne kadar zamandır bizi izlemiş olmalı, yaptıklarımızı görünce kalkan siki inmiyor bir türlü… Bir yandan da içimden ‘işte aradığım fırsat bu’ diye geçiriyorum.

“Şans olsa ne olacak…” diye yoklama çektim çobana… “Dedim ya, misafiriz, karımı öpemiyorum bile… Şuraya geldik bir şeyler yapalım diye, ama öyle dolmuşuz ki, çabucak bitti. Bir şey anlamadık ikimiz de…”

“Abi isterseniz sizi benim kaldığım bağ evine götüreyim, orda rahat rahat sikersin yengeyi…”

“Çok da açık sözlüymüşsün. Valla, yapar mısın bu iyiliği? Öyle hora geçer ki, sevap kazanırsın.”

“Merak etme abi… Biraz bakımsız ama, siz evde sikişirsiniz. Ben sizi rahatsız etmem, dışarıda beklerim!” dedi. Ben hemen,

“Yok canım olur mu öyle şey? Güneşin altında dışarda durup bizi bekleyecek halin yok ya… Merak etme, ben o kadar bencil değilim. Hele kıskanç kocalardan hiç değilim.” Çobanın gözleri fal taşı gibi açıldı,

“Ciddi mi söylüyorsun abi? Ne güzel… O durumda sen de çok sevap kazanırsın abi… Gerçekten içerde kalıp sizi izlememe izin verecek misin?”

“Evet ciddiyim, ama karımı ikna edersem!” diyerek arabaya, karımın yanına gittim. Karım çobanla konuştuklarımı duymuştu. Karıma,

“Aşkım işte fırsat, hep böyle bir şeyi hayal ederdik, hadi çobanla bağ evine gidelim!” dedim. Karım,

“Saçmalama aşkım…” dediyse de, ses tonundan istediği belliydi.

“Hem çoban tanıdık da değil…” diyerek karımı ikna etmeye çalıştım. Karım,

“Tamam gidelim, fakat çoban beni sikmeyecek, ona göre… Biz ikimiz sevişiriz, o kenarda bizi izler!”

“Yazık adama be aşkım… Halini görmedin mi? Yarrağı kazık gibi olmuş, patlayacak nerdeyse… Adama en azından bir sakso çekersin, olmaz mı?” dedim. Karım benim biseks duygularımı bildiği için şeytanca gülümseyerek baktı bana,

“Saksoyu birlikte çekersek olur!” dediğinde ben koptum.

“Off… Çok fenasın karıcım… Çoban izlemeye razıydı, saksoyu yaparken bayram edecek oğlan…” Çobanın yanına gidip,

“Oldu bu iş!” dediğimde çoban nerdeyse çıldıracaktı. Arabanın kapılarını kilitleyip üçümüz birlikte bağ evinin yolunu tuttuk.

Patika yol sanki podyummuş gibi, en önde kıvırta kıvırta giden karımın kısa eteği dağdan esen rüzgarda dalgalandıkça çıplak kalçaları görünüyordu. Biz iki erkek bir kaç metre arkasında kalıyorduk özellikle… Karımın çalkalanan kalçalarına bakıp deliriyorduk. Çoban gözlerini ondan ayırmadan,

“Abi, yengenin kalçalar muhteşem… Bacakları çok seksi… Çok şanslı herifsin valla…” diyordu yanımda fısıltıyla…

“Öyledir karım, çok seksidir. Sen hele bir de yatakta görsen onu… Yatakta senin iflahını keser, iliklerini sömürür…” diye daha beter ateşliyordum çobanı…

“Sizi arabada görünce notunu verdim zaten abi… Çok ateşli karın var.”

Bağ evine vardığımızda çoban bize meyve ikram etti. Oturup meyveleri yerken bir sessizlik oldu, üçümüz de çekingen bir şekilde birbirimize bakıyorduk.

Sonunda ortamı yumuşatmak için dişlerimin arasına elma dilimi kıstırıp karımın ağzına dayadım. Karım işveli işveli gülerek ağzımdaki elmayı dudaklarıyla almaya çalıştı. Çoban da yanı başımızda, gülerek bizi izliyordu, gözleri fal taşı gibi, epey tahrik olmuş bir vaziyetteydi.

Sonunda elmayı ortaklaşa dudaklarımızı ayırmadan paylaştık ve karımla öpüşmeye başladım. Öpüşürken aynı zamanda da kısa eteğinin altına daldırdığım ellerimle karımın kalçalarını yoğuruyordum ve yan gözle de çaktırmadan çobana bakıyordum.

Çoban oturduğu yerden bizi izlerken pantolonunun üzerinden sikini sıvazlıyordu. Karımın omuzlarından bastırıp önümde diz çöktürdüm. Fermuarımı açıp sikimi çıkardım ve ağzına verdim.

Karım sikimi yalayıp emerken baktım, çoban da yarrağını pantolonundan çıkarmıştı. Yarrağı muhteşemdi. Karıma gösterdiğimde karım bir, “Offf!” çekti ve hemen dönerek uzandı, çobanın o devasa yarrağını emmeye başladı.

Ben de arkadan karımın amına bir hamlede yarrağımı geçirdim ve karımı sikmeye başladım.

Karım amcığında bir yarak, ağzında bir yarak, zevkten inliyor, aynı anda iki yarrağın tadını çıkarıyordu. Ben amına pompaladıkça karım çobanın sikini gırtlağına kadar sokuyordu.

Karım öyle iştahlı yalıyordu ki, canım çekmişti. Karımın amcığından çıkıp çobanın yarrağını elime aldığımda epey şaşırdı. Suratıma anlamsız anlamsız bakarken ben yarrağının tepesine dil darbeleri atmaya başladım.

Çobanın yarağını sırayla biraz ben emiyordum, sonra tekrar karıma emdiriyordum. Çobana,

“Nasıl hoşuna gidiyor mu?” diye sorduğumda, çobanın utangaçlığı geçmiş,

“Abi ya süpersiniz, bu nasıl zevk böyle?” diyerek inlemeye başlamıştı. Çobana,

“Sen daha bir şey görmedin!” diyerek yarağını emmeyi karıma devredip soyunmaya başladım. Çırılçıplak kaldığımda kılsız yuvarlak götümü çobana döndüm ve

“Ne dersin? Karımı sikemezsin, ama benim götümü sikmek ister misin?” diye sordum. Çoban,

“İstemez miyim abi, hem de çok!” dedi. Ben,

“İlk defa olacak, ona göre!” dedim. Çoban,

“Abi köylük yerde yaşıyoruz. Köyün gençleriyle birbirimizin götünü sikerek büyüdük, sen merak etme!” diyerek ayağa kalktı…
Sonra beni divana domaltıp arkama geçti. Yarrağını tükürükleyip götümün yanaklarını ayırdı ve kocaman başlı yarrağını götümün deliğine dayayıp zorlamaya başladı.

Zor da olsa kafası girmişti. Yavaş yavaş ilerlerken götüme sanki bir odun giriyor gibiydi. Dayanamayıp bağırmaya başladım. Karım ellerimden tutarak, saçlarımı okşayarak beni teselli ediyordu.

Çoban kanırta kanırta nihayet köküne kadar sokmuştu götüme o koca yarrağı. İçimde biraz bekledikten sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Yarrağını kertiğine kadar çekip birden hepsini köklediğinde aldığım zevkten kuduruyordum.

Bu arada karım da yanı başımda amını parmaklamaya başlamış, çobana da,

“İyi sik kocamın götünü! Harikasın… Off… Çok iyisin canım…” diye gaz vermeyi ihmal etmiyordu. Çoban uzun süre götüme pompaladıktan sonra,

“Abi gelmeye çok yakınım!” diyerek inlemeye ve titremeye başladı.

Tam yarrağını çekecekken büzüğümle yarrağını öyle bir sıktım ki, böğürerek içime boşaldı. Döllerinin götümün içine fışkırarak akışını hissetmek tarif edilemeyecek kadar güzeldi…
Çobanın boşalması bitince ben de büzüğümü gevşettim. Çoban götümden çıkardı yarağını ve yıkayıp geldi. Yanıma uzanarak,

“Abi ya yenge kıskanmasın ama senin göt onsekizlik kızların götünden daha güzel!” dedi. Ben de,

“Teşekkür ederim kocacığım!” deyip, çobanın dudaklarına yumuluverdim.

İlkin istemedi, ama ısrar edince beni bir kadınmışım gibi öpmeye başladı. Çoban artık alışmıştı ve dudaklarımı emiyor, somuruyordu. Simsiyah çalı gibi bıyıkları dudaklarımı, boyunlarımı gıdıklıyor, huylandırıyordu beni… Çok güzeldi.

Karım ise çobanın yarağına yumulmuş, tekrar sertleştirmeye çalışıyordu. Karım beni bir kadınmışım gibi öpmekle uğraşan çobanın yarrağını emerek dimdik yaptıktan sonra bana,

“Çekil kenara götveren kocam!” deyip, çobanı sırt üstü yatırdı ve o devasa yarrağın üzerine bir hamlede oturdu. O koca yarrağı köküne kadar amında kaybetmiş, üzerinde zıplıyor, inliyor, çobana,

“Sik erkeğim, dağıt amımı!” diyerek çobanı kudurtuyordu…
Karımın bir başka erkekle sikişmesini yakından izlemek çok zevkliydi. Çoban karımı yaklaşık yarım saat boyunca her pozisyonda siktikten sonra, karım çobanı tekrar sırt üstü yatırıp üste çıktı ve bana,

“Aşkım senin yarrağını da götümde istiyorum!” dedi. Hiç ikiletmeden karımın arkasına geçtim, belini ezerek karımın o daracık göt deliğine girmeye başladım.

Süper bir manzaraydı. Karım yıllardır fantezide ve porno filmlerinde hayal ettiklerini gerçek olarak yaşıyordu. Çobanla aynı anda karımı hem amından hem götünden sikmeye başladığımızda karım bize küfürler ederek defalarca orgazm oldu…
Bir süre sonra

“Abi ben boşalacam!” dedi çoban, .

“Sakın amcığına boşalma!” diyerek çıkmasını söylediğimde, karım bana,

“Sus ulan amına koduğumun, amcığıma boşalmasını istiyorum! Hadi erkeğim, boşalt amıma döllerini…” diyerek beni şaşırttı. Çobanın karımın amına boşaldı ve öylece karımın altında hareketsiz kaldı.

Ben karımın götünü sikmeye bir süre daha devam ettim ve sonunda ben de fışkırarak karımın götünü döllerimle doldurdum ve çekildim. Karım çobanın üstünden kalktığında amından ve götünden döller süzülüyordu…

Birer sigara içip, bir süre dinlendikten sonra gitmek üzere toparlandık. Ayrılırken çoban bize, ne zaman istersek gelebileceğimizi söyledi. Arabaya giderken karımın yürüyecek hali kalmamıştı. Arabaya bindiğimizde karıma,

“Aşkım nasıldı?” diye sordum,

“Süperdi aşkım, tekrar istiyorum!” dedi.

“Amcığına niye boşalttırdın?” diye sorduğumda ise,

“Merak etme aşkım, korunuyorum!” diyerek beni rahatlattı. “Hem bir kaza olsa bile gürbüz, uzun boylu, koca pipili bir oğlumuz olur, daha iyi…” diyerek güldü.

Köyde kaldığımız on gün içerisinde karımla o bağ evine üç kez daha gittik ve neler yaşadık neler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir