MetresGoogle Icon

Merhaba, ben Esma. Mahalleden kızlarla toplanıp havadan sudan sohbet ederdik. Arkadaşlarımın tümü evliydi ve içlerinde bir tek ben bekardım. Bu da benim canımı çok sıkıyordu. Arkadaşlarımın hepsi çocuk doğurmuşken hatta ikinci çocuğu yapanlar da varken ben halen bakireydim ve çok zoruma gidiyordu bu durum.

Bir iki isteyenim olmuştu ama onları ben beğenmeyince olmamıştı. Ben bu konularda epey dikkatli birisi olduğumdan evlenmeden herhangi bir yakınlaşmaya kesinlikle karşıydım ama yaşım da geçiyordu. Zaten sık sık evde kaldığıma yönelik şeyler de duyuyordum akrabalardan ve komşulardan ama takmıyor gibi yapıyordum. Öyle yapsam da aslında beni de çok rahatsız ediyordu bu durum.

Sokakta kendime koca bulamayacağıma göre sosyal medyadan birileriyle sık sık yazışıyordum. Ama bu yazışmaların en uzunu birkaç haftayı bulmuyordu. Ciddi ilişki istediğimi söyleyince karşı taraftan olumsuz yanıt alıyor ve yazışmayı sonlandırıyordum. Böyle devam eden günlerden birinde mesaj kutumda tanışmak isteyenlerden birinde yakışıklı bir fotoğraf görünce onun isteğini kabul ederek sohbeti başlattım.

Birkaç hafta daha yazışmalarımız devam ettiğinde hakkında çok şey öğrendim. Daha önce başından bir evlilik geçmiş, eşiyle anlaşamadığı için ayrılmış, çocuğu yokmuş, kendi iş yeri varmış falan filan derken epeyce ilerlettik sohbeti.

Durumumu yazdım, yaşımın artık öyle sevgililik filan kaldıramayacağını ve ciddi düşündüğümü söyledim. O da onay verdi. Şaşırmıştım çünkü bu aşamada erkekler genelde kaçar. Onun yaşı 32’ydi ve sosyal medyaya ciddi bir ilişki aramak amacıyla takılıyormuş söylediğine göre.

Sohbetimiz devam ettikçe ona daha da bağlandığımı hissetmiştim. Genelde akşamları yazışıyorduk. Ben ev kızı olduğum için zaman sıkıntım yoktu. Onun da kendi işi olduğundan vakit bulabiliyorduk ve günlerim artık onu düşünmekle geçiyordu.

Beni yakından görmek istediğini ve en kısa zamanda geleceğini, benim de uygun olmam halinde görüşmek istediğini birkaç kez söyleyince ben de ilk defa bir erkekle görüşeceğimin heyecanıyla kabul ettim.

Günler geçmek bilmiyordu ve nihayet onunla buluşacağım güne gelmiştik. Ona evin biraz uzağındaki bir durakta beni almasını söyledim. Saat öğlen üç gibiydi, evdekilere, “Arkadaşıma gideceğim!” diyerek evden çıkıp kimsenin görmemesini umarak durağa yürüdüm. Neyse ki yolda tanıdık birileri yoktu.

Onu gördüğümde ise kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Fotoğrafında olduğundan daha yakışıklıydı. Zaten birbirimiz hakkında çok şey biliyor olmamızdan dolayı tanışma faslı çabuk geçmişti. Ben de ona fazla zamanımın olmadığını ve akşam olmadan eve geri gitmem gerektiğini söyleyince anlayışla karşıladı.

Neyse o gün çok güzel geçti. O da benimle evlenmek istediğini söyleyince çok sevindim ve ailemden beni istemesi gerektiğini söyledim. Hiç benden beklenmeyecek şeylerdi bunlar, ama artık benim de yuva kurmam gerekliydi.

Birkaç kez daha dışarıda buluştuk, ama artık aileme her şeyi anlatmam gerektiğinden Halil’e yani sevgilime her an hazır olması gerektiğini söyledim. Bir gün annemle konuyu konuştum, utana sıkıla da olsa anlattım. Ciddi düşündüğümüzü, yaşımın gelip geçtiğini, Halil hakkında bildiğim her şeyi anlattım. Sonra da telefondan fotoğrafını gösterdim.

Annem de babamla konuşup onay verince istemeye gelmeleri için Halil’e yazdım. O da çok mutluydu ve en yakın zamanda geleceğini söyledi. Önce ailesiyle konuşacağını söyleyince biraz kızdım, çünkü halen benden bahsetmemişti demek ki. Bir ay sonra gelmek üzere benden izin istediğinde kabul ettim. Çok mutluydum, benim de bir yuvam olacak diye içim içime sığmıyordu.

O gün geldiğinde Halil annesiyle ve babasıyla bize geldi. Aileler konuşup anlaştı ve nişan yüzükleri takılıp evlilik için gün belirleme aşamasına geçildi. Önümüz yazdı ve ben hemen olmasını istiyordum düğünün. Düğün için dört ay sonrası belirlendiğinde artık ben gün saymaya başlamıştım. Mahalleden kızların yanına artık sıkılmadan gidiyor ve ben de Halil’den onlara bahsediyordum.

Bizimkiler köyde her sene olan bazı işlerini halletmek için düğünden önce iki haftalığına köye gideceklerdi. Ben de nişan hazırlıklarını bahane ederek köye gitmek istemediğimi söyleyince evde kalmama istemeyerek de olsa izin verdiler. Komşumun kızı Kadriye de beni yalnız bırakmayacaktı.

Neyse bizimkiler köye gittiğinde hemen Halil’i aradım ve yalnız olduğumu söyledim. Çok sevindi, ama yanıma gelmesini istemedim. Onun yerine beni evden almasını söyledim, çünkü komşular görürse aileme söyleyebilirlerdi. Kabul etti ve bize gelip beni evden aldı.

Biraz gezip dolaştıktan sonra bana yazlığa gitmeyi teklif etti. Aslında hayır diyecekken onu çok sevdiğimden ve düğüne de iki ay kaldığından ağzımdan evet çıkıverdi. Yazlıkta iki gün kalacaktık ve hemen eve dönecektik. Ben çok heyecanlıydım.

İlk gün hiçbir şey olmadı. Ayrı yataklarda yattık, ki zaten yorgundum biraz. Sonraki gün sabah kalkıp kahvaltıyı hazırladım, dışarı çıkıp gezdik. Halil, yarın döneceğimiz için bu geceyi biraz daha farklı geçirmek istediğini söyleyince ne demek istediğini anlamadım.

“Nasıl olsa evleneceğiz, birbirimizi biraz tanımamız gerekir” deyince baştan hayır diyerek tepki verdim.

“Canım, problem yok, sadece öpüşeceğiz.” dedi ve dudaklarıma hafifçe bir öpücük kondurdu.

İstemiyordum ama yine de karşılık verdim. Yıllardır arkadaşlarımdan duyup merak ederdim. Kocalarıyla nasıl sikiştiklerini, bağıra çağıra orgazm olduklarını filan anlatırlardı. Ben de onların anlattıklarını düşünüp kendimi okşardım.

Halil önce dudaklarıma hafif hafif dokundurarak beni öpmeye başlayınca karşı koyamayarak kendimi ona bırakmaya başlamıştım. Balık etli olduğumdan dolgun popomu okşuyor ve sıkıyordu. Dudaklarımdan boynuma geldiğinde ister istemez bir inleme çıktı ağzımdan. Yine de daha ileri gitmek istemiyordum. İstemiyordum ama ona karşı koyamıyordum.

Beni kucağına aldığında bacaklarımı beline sararak ona kendimi bastırdım. Beni yatağa götürüp üstünü çıkardığında hafif kaslı vücuduna hayran kalmıştım. Benim de üstümü çıkarmak istediğinde izin vermedim.

“Sadece göğüslerini görmek, biraz emmek istiyorum. Söz, daha ileri gitmeyeceğim.” dedi.

Aslında ben de çok merak ediyor ve içimdeki arzuyu durduramıyordum. Utanarak tişörtümü ve sutyenimi çıkardım. Meme uçlarımı emdiğinde içimden bir ıslaklık koptu. Bir süre memelerimi yaladı, emdi, okşadı. Öyle çok zevk alıyordum ki artık amım su içindeydi.

Bana sormaya gerek bile duymadan eteğimi çıkarttı ve külotla kaldım. Sonra da külotumu çıkartmak istediğinde elini tutarak

“Hayır, kesinlikle olmaz.” dedim.

“Sadece yalayacağım bebeğim. İnan çok zevk alacaksın.” diyerek ikna etti.

Külotumu çıkardığında amımın su içinde olduğunu ve bacaklarıma aktığını görünce gülümsedi. Çok utandım. Hemen dudaklarıma yapıştı ve öperek önce boynuma ve oradan da memelerime geldi. Giderek daha aşağı indi ve kasıklarımı öpmeye başladı. Oradan da amıma geçti ve o an vücudum kasıldı.

Dudaklarının amıma değmesiyle kendimden geçer gibi oldum. O da beni daha çok azdırmak için amımı yalamaya ve öpmeye başladı. Çığlık çığlığaydım ve amımın suları akıyordu zevkten.

Bir süre amımı yaladıktan sonra yanıma uzandı ve öpüşmeye devam ettik. Sonra da bana sikini göstermek istediğini söyleyince kabul etmedim.

“Ama artık her şeyini gördüm senin… Sen de benimkini görmelisin.”

Merak ettiğimden kabul ettim. Sikini gördüğümde dilim tutulacak gibi oldu. Çok büyüktü. Başı çok büyük görünüyordu ve gövdesi de kütük gibi kalındı. Ona,

“Evlendiğimizde bu bana nasıl girecek?” diye sorunca güldü ve

“Merak etme, çok zevk alacaksın.” diyerek beni öptü.

Tekrar öpüşmeye başladık, ama benim aklımda ilişkiye girmek yoktu. Bakireydim ve ilişkiden de korkuyordum. Biraz daha öpüştükten sonra sürtünme teklif edince kabul etmedim. O da,

“Bana güvenmiyor musun?” dedi. Neyse işte hikayenin gidişinden tahmin edeceğiniz üzere bunu da kabul ettim. Diyorum ya, ne geldiyse başıma salaklığımdan geldi.

Sikini amıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Çok zevkliydi. Amımın suları sikinin başını ıslatıyordu. Bu sırada da öpüşmeye devam ediyorduk. Ben deli gibi inliyordum, ama bir taraftan da korkuyordum bir şey olur da bakireliğim gider diye. Halil bir süre sürtündükten sonra hafifçe bastırır gibi olduğunda,

“Artık bu kadarı yeter, buna son vermemiz gerek!” diyerek altından kalkmaya çalıştım, ama izin vermedi. Ben de sinirlenerek

“Bırak beni, evlenmemizi beklemelisin” dedim ve tekrar doğrulmaya çalıştım, ama bileklerimden tutarak beni engelledi. Üstümde olduğundan onu atamıyordum ve gitgide daha çok bastırıyordu.

“Aşkım yeter bu kadar!” deyince,

“Buraya kadar geldik, devam edelim!” dedi. O an bağırdım, ama beni duymuyor gibiydi.

Sikini amımın girişine dayadı ve zorlamaya başladı. Kastığımdan dolayı içime giremiyordu, ama zorluyordu. Acıdan nefesim kesilecek gibiydi ve ağlıyordum. Güvendiğim, sevdiğim adam bana saldırıyordu.

Yalvardım yapmaması için, ama beni duymuyor gibiydi. Artık gücüm olmadığından kendimi kasmayı bırakınca sikinin başını içime soktu ve acıdan bayılacak gibiydim. Sonra da zorlaya zorlaya içime tamamını soktu. O an tüm gücümle çığlık attım.

Beni tüm gücüyle tuttuğundan kıpırdayamıyordum. Siki sonuna kadar içimdeydi ve çok acıyordu. Biraz böyle beni tuttu ve en sonunda da bırakıp içimden çıktı. Sikinin her tarafı kan içindeydi. Kızlığım gitmişti artık, bakire değildim.

Bana sarıldı ve nasıl olsa evleneceğimizi söyleyerek teselli etti. Artık ona mecburdum. Seviyordum, ama bu hareketinden sonra her ne kadar evlenmekten vazgeçmek istesem de yapamazdım.

Peçete alıp gelerek sikindeki ve amımdaki kanı sildi. Çok acımıştı. Yeniden amıma girmek istediğinde acıdığı için izin vermedim, o da 31 çekerek peçeteye boşaldı. Saatlerce hiçbir şey konuşmadık. Banyoya giderken yürümekte bile zorlanıyordum. Bana bir gün daha burada kalmayı teklif ettiğinde artık kaybedecek bir şeyim kalmadığından kabul ettim. Kızlığımı bozmuştu, ama o gece sikişmedik…

Ertesi sabah bana tekrar yanaşıp,

“Artık korkacak bir şey kalmadı. Dün çok acımıştı, ama bugün öyle olmayacak!” diyerek dudaklarıma yapıştığında kendimi ona bıraktım. Bir süre yalayıp öptükten sonra sikini yavaşça içime yolladı.

Dünkünün aksine bugün zevk de alıyordum. Yavaş yavaş içimde gidip gelmeye başladı. Kocaman siki, daracık amımı zorlaya zorlaya sikiyordu ve zevkten kendimden geçiyordum. Acıyordu ama zevkliydi de…

Tam alışmıştım ki içime döllerini akıtmaya başladı ve çıktı. Ben henüz orgazm olamamıştım. O kadar çok akıtmıştı ki amımdan dışarıya aktı dölleri. Sikilmenin tadını almaya başladığımdan artık daha istekliydim.

Biraz dinlendikten sonra elim sikine gitti, okşadım sikini. Siki kalkınca beni domalttı ve arkadan amıma koymaya başladı. İnlemelerim çığlıklara dönüştüğünde zevkten gözlerim kararırcasına orgazm oldum. Amımdan başlayan titreme her yerime yayıldı.

O gün saatlerce sikiştik ve kadın olmanın zevkine vardım. Defalarca kez orgazm oldum ve zevkten kendimden geçtim. Her ne kadar evlenmeden yaptığım için sıkıntıda olsam da nasıl olsa evlenecektik.

Ertesi gün eve bıraktı beni ve kendi de işine döndü. Ben artık ona her zamankinden daha çok ilgi gösteriyordum, çünkü artık dönüşü yoktu. Düğüne az bir zaman kala Halil’in telefonundan bana bir arama geldi. Bir kadın sesiydi. Kim olduğunu sorduğumda Halil’in karısı olduğunu söyledi.

O an bayılacak gibi oldum, ama yine de Halil’e sormalıydım. Ona sorduğumdaysa dünya başıma yıkıldı. Halil halen evliydi. Hemen buluşmak ve olayı daha ayrıntılı öğrenmek istediğimde, bana evli olduğunu, ama boşanma aşamasında olduklarını, ailesinin de onu boşanmış olarak bildiklerini, çünkü ayrı evlerde yaşadıklarını söyledi.

Evet, ailesi bilseydi beni gelip istemezlerdi zaten. Neticede karısı boşanmayı kabul etmeyince bizim düğün olmadı. Halil’den o günkü sikişmemizden hamile kalınca rezalet çıktı. Ailemin yüzüne bakamayacağımdan mecburen Halil’e gittim.

Bana evlerinden birisini verdi. Karısıyla da boşanmadılar. Kadın zaten inat etti ve boşanmadı. Halil bana her türlü ihtiyacımı karşılayacağını, çocuğu doğurmamı söyledi. Mecburen öyle yapacaktım, Halil’den başka kimsem yoktu.

Karısı da Halil’in benimle görüşmesine göz yummuş olacak ki Halil bu kadar rahattı. Halil haftada bir iki gün geliyor, sikişiyoruz ve her şeyimi de karşılıyor. Resmen metres hayatı yaşıyorum. Halil’den başkasıyla da olmadım. Çocuğumun babası dururken başkasına zaten bakamazdım.

Neyse, kızlar siz siz olun evlenmeden kimseye kanıp da altına yatmayın. Benimki yine iyi çıktı, evlenmesek de kocam oldu ve her ihtiyacımı karşıladı, ama sizinki bu kadar bile olmayabilir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir