Öğrencimle Seviştim
40 yaşında, beyaz tenli, dolgun ve diri vücutlu bir kadınım. Evliyim. Özel bir Lisede öğretmenlik yapıyorum. Kocam ise uluslar arası TIR şoförlüğü yapıyor. Kocamı çok seviyorum, ama haftalar boyu ayrı kalınca cinsel hayatımız nasıl olur bu durumda, siz düşünün.
Bu anlatacağım olayı yaşadığımda, kocam yurt dışına gideli iki hafta kadar olmuştu. O gün okuldan çıktım, eve gidecektim. Gelen otobüste zorlukla bir yer buldum ve oturdum. Hıncahınç kalabalığın içinde, bizim okuldan birçok öğrenci vardı.
Yanımda ise Emre adındaki öğrencim dikiliyordu. Emre aynı zamanda karşı komşumun oğluydu. 16 yaşındaydı, biraz utangaç birisiydi, yani pek arkadaşlarıyla takılmazdı. Fakat kerata çocuk epey yakışıklıydı. Pembe beyaz sevimli yüzü, maviş gözleri, etli dudakları, iri kemikli yapısıyla olmadık şeyler düşündürürdü bana… Hele uzun dönemler kocamdan ayrı bir kadın olarak…
Neyse, otobüs duraklardan yolcu aldıkça iyice kalabalıklaşmaya başladı. Yanıma yaşlı bir teyze geldi, ben de mecburen kalkıp yerimi ona verdim. Arkamı Emre’ye dönüp tutununca, Emre ister istemez arkama dayandı.
Doğrusu sinirlendim biraz… Yukarıdan aşağıya kadar bütün vücuduyla bana yapışmış durumdaydı. Bedeninin sıcaklığını hissediyordum üzerimizdeki kıyafetlere rağmen…
Ne olduğunu anlamak için sağıma soluma bakarken hak verdim çocuğa… Çünkü otobüs zınga zıng doluydu, herkes birbirine yapışmış, kimse kıpırdayamıyordu. Ama yine de bu kadar yakınlık fazla geldi bana… Sanki dikey bir yatakta koyun koyuna yatar gibiydik, aramızdan su sızmayacak bir yakınlık…
Başımı arkaya cevirip kulağına uzandım. Bir şey söylemek istediğimi anlayıp eğildi o da… Emre’ye fısıldayarak, etrafımızdakilere duyurmadan,
“Oğlum geri gitsene biraz!” dedim. “Yapışık ikizler gibiyiz neredeyse…”
“Öğretmenim kıpırdayamıyorum!” derken utangaç yüzü kıpkırmızı olmuştu. Biraz yan dönmeye çalıştım, ama nafile…
Bir müddet sonra otobüsün sarsıntıları, gaz, fren hareketleri derken, arkamda tam kalçalarımın arasına dayanan bir sertlik hissetmeye başladım. Anladım hemen… Bu derece et ete bir yakınlıktan sonra Emre’nin erkekliği kalkmaya, siki sertleşmeye başlamıştı.
Dönüp baktığımda Emre’nin yüzünün hala kıpkırmızı olduğunu gördüm. İstemeyerek olduğunu bilsem de, resmen öğrencim tarafından otobüste taciz ediliyordum.
Okulda ergen oğlanların çoraplı bacaklarımı dikizlemelerine, sınıfta bacak bacak üstüne attığımda külodumu görmek için eğilip bükülmelerine alışkındım. Hayran hayran, hatta son sınıflardaki abazaların sikecek gibi bakmaları hoşuma gidiyordu.
Ders anlatırken bazen sandalyeye değil, masama oturur, bacak bacak üstüne atar, inadına açardım bacaklarımı… Arka sıralarda gittikçe kızaran yüzler, sıraların altında sürekli kıpırdanan eller, kollar görmeye alışkındım.
Ama ilk kez bir öğrenciyle bu kadar yakınlaşıyordum zorunlu olarak… Hem de yakışıklılığıyla dikkatimi çeken bir çocuk tarafından taciz edilmek…
İçim bir tuhaf olmuştu. Neredeyse on gündür erkek yüzü görmediğim için amım kabarmaya başlamış, ne yapacağımı bilemez haldeydim. İşin ilginç yanı, giderek zevk almaya da başlamıştım ve arkamdaki sertlik de iyice büyümüştü.
Öğrencimle Seviştim, resim №2
Gözlerimi kapatıp arkama dayanan gencecik çıtırın sıcaklığına bıraktım kendimi… Otobüsün her sallanışında o sertlik kalçalarıma bastırarak okşarcasına sürekli hareket halindeydi. Gerçekten zevk alıyordum.
Sevişmeye, bir erkeğin temasına hasret kalmış kadınlık organımın dudaklarının şiştiğini, klitorisimin kemik gibi olduğunu, külodumun ıslandığını hissettim. İnlememek için dudaklarımı ısırıyordum. Tam iyice kendimi kaptırmış, zevk aleminde gezerken, Emre’nin,
“Öğretmenim siz inmiyor musunuz?” demesiyle irkildim. İneceğimiz durağa gelmiştik, ama ben halen orda öylece duruyordum. Hemen kalabalığın arasından sıyrılıp indik ve yürümeye başladık.
Oğlan çantasını önünde tutuyor, az önce otobüste kalçalarıma dayadığı sikinin kabarıklığını saklamaya çalışıyordu. Hala inmemişti siki… Üstüne üstüne gittim,
“Emre? Otobüste ne yaptığının farkında mısın sen oğlum?” dedim.
“Yemin ederim öğretmenim, istemeyerek oldu! Şey, öyle dayanınca siz…”
“Tamam canım… Sana hak veriyorum tabi, genç delikanlısın. Sikinin sertleşmesi gayet normal… Ama bir daha böyle bir şey istemiyorum!” dedim.
Aslında istiyordum da, ama öğrencim olduğu için böyle demek zorunda kaldım. Apartmana girdiğimizde benden sik sözünü duyan Emre’nin yüzü hala kıpkırmızıydı. Bir an (Şuna kendimi siktireyim!) diye düşündüm, ama hemen vazgeçtim.
Eve girdiğimde amım cayır cayır yanıyordu, hemen odama gidip, kocam olmadığı zaman bana kocalık yapan vibratörü aldım çekmeceden, pantolonumu ve külodumu çıkardım, yatağa yatıp bacaklarımı araladım, hiç ıslatmaya gerek duymadan vibratörü amıma soktum, çünkü amım sırılsıklamdı.
Vibratörü amıma sokup çıkartırken Emre’yi düşünmeye başladım. Sanki Emre otobüste götüme dayadığı yarağını bu kez amıma geçirmiş, beni sikiyordu. Gitgide hızlandım, sonra öyle bir orgazm oldum ki, ben bile şaşırdım. O zevkle, amımda vibratörle iki yana elimi koydum ve öylece uyuyup kalmışım.
Uyandığımda vibratör hala amımda duruyordu, çıkarıp kalktım. Kendime inanamıyordum, öğrencimle sikiştiğimi düşünüp orgazm olmuştum. Banyoya girdim, duş alıp çıktım. Telefon çaldı. Kocam,
“Yarın ordayım karıcığım!” dedi. Ben de onu çok özlediğimi söyledim. Ertesi günü okula giderken yine Emre’yle aynı otobüs durağında beklemeye başladık. Emre’yi yanıma çağırıp ona gülümseyerek,
“Tamam, dün bilmeyerek birşeyler oldu, ama bu gün otobüste arkama geçme!” dedim. O da,
“Tamam öğretmenim!” dedi, ama yine kızarmıştı.
Neyse, akşam okuldan sonra eve geldiğimde kocam evdeydi. Hemen sarıldım kocama ve öpüşmeye başladık. Beni yatak odasına götürdü, hemen soyunduk ve ufak bir ön sevişmeden sonra beni sikmeye başladı. Bacaklarım omzundaydı, beni öyle bir sikiyordu ki, anlatamam.
Kocamın yüzüne baktığımda Emre’yi görüyordum, kendime inanamıyordum, kocamla sikişirken Emre’yi düşünüyordum. Kocamla bir güzel sikişmiştik, ama beni kocam mı sikti, Emre mi sikti anlayamamıştım. Sikiştikten sonra kocam yanıma yattı ve bana,
“Sen bir başkasın karıcığım!” dedi. Ne demek istemişti? Demek ki kocam dışarıda başkalarıyla da sikişiyordu. Bir an kızdım, ama daha sonra hak verdim, ben nasıl vibratörle falan kendimi rahatlatıyorsam, kocamın da rahatlamaya ihtiyacı vardı.
Kalkıp bir duş aldım. Daha sonra yiyecek bir şeyler hazırladım. Yemeğimizi yedikten sonra, iki sefer daha sikiştik.
Ertesi günü Cumartesi olduğu için geç kalktık. Kahvaltıda kocam,
“Yarın yine gidiyorum!” dedi. Ben de,
“Daha yeni geldin?” dedim. Acele gitmesi gereken yük olduğunu anlattı.
“Üzülme canım, ne yapalım ekmek parası…” falan dedi. O gün kocam beni dört kere sikti, ama her sikişinde Emre’yi düşündüm. Ertesi günü kocam gitmişti…
Aradan beş gün daha geçmişti, sevişmeden, seks yapmanın zevklerini tatmadan… Günlerden Cuma akşamıydı, kapı çaldı, Emre’nin annesiydi.
“Biz köye gidiyoruz, bizim oğlana bakarak ol hoca hanım!” dedi. Ben de,
“Tabii, ben de yalnızım zaten, yemeğini falan veririm, merak etmeyin!” dedim.
Teşekkür etti ve gitti. Ben kapıyı kapatır kapatmaz kendi kendime (Sibel aradığın fırsat bu, siktir şu çocuğa kendini!) dedim ve hemen bir plan yaptım.
Ertesi günü öğleye doğru kapıyı çaldım, Emre açtı kapıyı. Benim üzerimde uzun bir tişört, altımda da bir şort vardı. İçimde sütyenim olmadığı için göğüslerimin uçları belli oluyordu. Emre’nin de yataktan yeni kalktığı belli oluyordu, uykulu gözlerle bana bakıyordu.
“Hadi elini yüzünü yıka kahvaltıya gel!” dedim. Ama o beni süzmekten cevap verememişti. Ben de, “Ne bakıp duruyorsun, hadi!” dedim. Toparlanıp,
“Tamam öğretmenim!” dedi.
Ben gittim kahvaltıyı hazırladım. Birkaç dakika sonra da Emre geldi. Gülerek,
“Gel bakalım Emre, öğretmenliğini yapıyoruz, bakıcılığını da yapalım!” dedim. Ama kesin kararımı vermiştim. Onun seks öğretmenliğini de yapacaktım.
Kahvaltımızı yaptık, Emre kaçamak gözlerle bana bakıyor, ben ona baktığımda hemen kafasını çeviriyordu. Kahvaltıdan bir müddet sonra evlerine gitti. Akşam üstü yine kapısını çaldım. Ama bu sefer altımda şort yoktu, üzerimde sadece tişört vardı, o da kalçalarımı anca kapatıyordu.
“Hadi gel yemek hazır!” dedim. Ama o,
“Ben bir şeyler atıştırdım, sağ ol öğretmenim.” dedi.
“Uzatma, hadi gel, yemek yiyeceğiz!” dedim.
“Tamam öğretmenim!” dedi, birlikte benim eve geldik. Yemeğimizi yedikten sonra, salona geçtik. Kocamın Avrupa’dan getirdiği viskiler geldi aklıma,
“Hiç içki içtin mi?” dedim. Ama Emre beni duymuyor, bacaklarıma bakıyordu. Emre’ye, “Sana diyorum?” dedim.
“Efendim öğretmenim?” diyerek irkildi. Tekrar,
“Hiç içki içtin mi sen?” diye sordum.
“Hayır!” dedi. Kalkıp bir viski açtım,
“İster misin?” dedim.
“Hayır!” dedi. Ben de,
“Bak bu neşelendirir insanı!” dedim. Gözlerinin içine baktım sonra da, “Hem cesaret de verir. Normalde yapamayacağın şeyleri yapabilirsin.”
“Tamam, içeyim…” dedi. Yanına oturup birer duble doldurdum, yavaş yavaş sohbet ederek içtik. İkinci dubleyi içerken,
“Nasıl, güzelmiş değil mi?” diye sordum.
“Güzelmiş öğretmenim. Başım dönmeye başladı, ama çok hoş…”
“Sadece viski mi döndürüyor başını? Kızlar da döndürüyordur eminim… Emre, kız arkadaşın var mı?” Biraz sıkılarak oturduğu yerde kıvrandı,
“Hayır yok öğretmenim, kızlarla aram pek iyi değildir.” dedi.
“Niye?”
“Ne bileyim, utanıyorum onlarla konuşurken!”
“Niye utanıyorsun? Bak benimle nasıl rahat rahat konuşuyorsun!”
“Bilmiyorum…” dedi. “Sizin yanınızda daha rahatım sanki, bana iyi davranıyorsunuz.”
“Kızlardan utanmanı anlayamadım ben… O gün otobüste benim arkama dayadığında hiç utanmamıştın ama… Şimdi de bacaklarıma bakarken hiç utanmıyorsun!” dedim. Yerinden kalktı ve
“Ben gideyim artık…” dedi. Ben de hemen kalkıp ellerini tuttum. Şaşırarak yüzüme baktı,
“Nereye gidiyorsun Emre? Beni o günden beri azdırdığının farkında mısın sen?
“Şeyy… Çok kalabalıktı o gün… Önemli değil demiştiniz öğretmenim?”
“Ah Emre… Yalan söyledim sana… Benim için çok önemliydi…”
“Na… Nasıl yani?” Kekeliyordu, şaşırmıştı iyice…
“O günden beri senin benimle seviştiğini hayal edip duruyorum. İkimiz de yalnızız. Şimdi beni bırakıp nereye gideceksin?” dedim ve dudaklarına yapıştım.
Öyle bir öpüşmeye başlamıştık ki, artık iş çığırından çıkmıştı. Elimi yarrağının üstüne attım, parmaklarımın arasında sıktım. Yarı kalkık yarrağı gitgide büyüyordu. Hemen üzerimdeki tişörtü çıkardım. Altımdaki minicik dantel tanga haricinde çırılçıplaktım. İri göğüslerim gözlerinin önündeydi, öylece bakıyordu.
“Ne bakıyorsun, em, yala onları!” dedim ve başını tutup göğüslerime yapıştırdım. Emmeye yalamaya başlamıştı. Ben zevkten ne yapacağımı şaşırmıştım, ayrılıp altımdaki külodu da çıkardım. Ona da,
“Soyun!” dedim. Üstündekileri çıkardığında yarrağı kazık gibi olmuştu. Hemen yarrağına yapıştım ve ağzıma aldım. Yaladıkça daha da büyüyordu sanki.
Taşaklarını falan yaladım, ağzıma tekrar aldım. Emre de saçlarımdan tutmuş ağzıma sokup çıkarıyordu. Birden titremeye başladı. Boşalacağını anladım, ama emmeye devam ettim. Birden döllerini ağzıma fışkırtmaya başladı. Ben emdikçe o boşalıyordu. Bütün döllerini yutmuştum.
Ayakta durmakta zorlanıyordu ve koltuğa oturdu. Yarrağı elimdeydi, önünde diz çökmüş vaziyetteydim,
“Nasıl, hoşuna gitti mi?” dedim.
“Evet!” dedi. Ben de başımı yarrağına gömdüm ve eski halini alana kadar yaladım ve kalktım, elinden tutarak yatak odasına götürdüm. Yatağa yattım, bacaklarımı iki yana açtım ve
“Hadi, yala amımı!” dedim. Emre üzerime uzandı, önce dudaklarıma yapıştı, bir müddet öpüştükten sonra aşağılara göğüslerime geçti. Ordan amıma doğru yol aldı.
Amımı yalamaya başladığında, ben artık zevkten kıvranıyordum. Zaten bir dakika sonra inleye inleye orgazm oldum. Emre yalamaya devam etti. Ben artık onu içimde hissetmek istiyordum, saçlarından tutup çektim ve
“Sik beni!” diye bağırdım. Emre de beni kırmayıp yarrağını amıma yerleştirdi ve yüklendi, köküne kadar sokup beni sikmeye başladı. Ben altında zevkten dört köşe olmuş kıvranıyor, o da bana köküne kadar sokup çıkarıyordu…
“Aşkım, canım benim, sik beni kocacığım, doyur beni yarrağa, öğretmenin sana kurban olsun!” diye inliyordum.
Emre üzerimde birden kasılmaya başladı. Boşalıyordu. Amımın içine akan sıcacık döllerini hissedebiliyordum. Tabii aynı anda ben de orgazm oldum. Emre üzerime yığıldı. Bir müddet sonra yanıma uzandı. Bana,
“Teşekkür ederim öğretmenim!” dedi.
“Asıl ben teşekkür ederim!” dedim ve dudaklarına yapıştım. Ordan göğüslerine, ordan da yarrağını ağzıma aldım.
Yarrağını kaldırdıktan sonra üzerine çıktım ve zıplamaya başladım. On dakika kadar zıpladıktan sonra önünde domaldım ve beni öyle de siktikten sonra, içime bütün döllerini boşalttı, yanıma uzandı, bana tekrar teşekkür etti.
Ben artık zevkten yerimden kalkamıyordum, öylece uyuyup kalmışız. Sabah uyandığımda Emre yoktu. Amıma baktım, döller akıyordu, doğruca banyoya koştum. Emre duş alıyordu, hemen yanına girdim ve beraber duş aldık, tabii önce beni duşta bir posta daha siktikten sonra!
Bir hafta boyunca, okuldan çıkışta eve gelip sikişiyorduk. Ama hafta sonu kocam gelmişti ve iki hafta gitmeyecekti. Emre’nin ailesi de dönmüştü. Ama kocam beni siktikçe, ben Emre’yi düşünüyor ve orgazm oluyordum. Emre’yle sikişmek için fırsat kolluyordum, ama on gün kadar geçmiş, Emre’yle bir türlü fırsatını bulup sikişememiştim…
O gün benim son dersim boştu ve gitmeye hazırlanıyordum. Koridorda Emre’yle karşılaştık. Emre’yle iki aşık nasıl birbirine bakıyorsa, öyle bakışıyorduk. Emre de kitaplarını almış çıkıyordu.
“Nereye Emre?” dedim. Son derslerinin boş olduğunu söyledi. Ders zili çalmış herkes sınıflara girmişti, koridorda sadece ikimiz vardık. Emre’nin elinden tutup çektim. Emre şaşırmış,
“Öğretmenim okuldayız, ne yapıyorsunuz?” falan diyordu.
“Sus yürü!” dedim ve harita odasına girdik. Hemen arkadan kapıyı kilitledim ve “Seni çok özledim aşkım!” diyerek dudaklarına yapıştım.
Emre’yle sanki senelerdir görüşmüyor gibi öpüşüyorduk. Bir yandan da gömleğinin düğmelerini çözüyordum. Atletini yukarı sıyırıp göğüslerini öpmeye, yalamaya başladım.
Oradan aşağılara indim, kemerini çözdüm, pantolonunu indirirken içimi bir heyecan, bir mutluluk kaplamıştı. Çünkü on gündür kocam siktiği halde, beni bu yarrak sikiyormuş gibi hissediyordum. Ama beni şimdi gerçekten sikecekti…
Baksırını da indirdiğimde genç çıtır sikicimin yaş gibi yarrağı karşımdaydı. Hemen ağzıma aldım ve yalamaya başladım. Emre de saçlarımdan tutmuş, ağzımın içinde gidip geliyordu.
Zamanımız kısıtlı olduğu için hemen doğruldum ve Emre’nin dudaklarına yapıştım. Emre de gömleğimin düğmelerini çözdü, sütyenimi çıkardı ve göğüslerimi yalamaya başladı. Ben zevkten dört köşe olmuştum ama inleyemediğimden dudaklarımı ısırıyordum.
Bu arada Emre altımdaki kumaş pantolonun kemerini çözdü, fermuarımı indirdi, pantolonumla beraber külodumu da dizlerime kadar sıyırıp, masanın üzerine beni domalttı ve arkamda diz çöküp, zaten sırılsıklam olan amımı yalamaya başladı.
Ben de zevkten ne yapacağımı şaşırmıştım. Ben zevk denizinde yüzerken, işte o an gelmişti, yarrağını amımda hissetmiştim. Emre’ye sadece,
“Sik beni!” dedim…
Ama Emre’nin acelesi yok gibi, yarrağını amımın dudaklarında gezdiriyor, beni daha çok çıldırtıyordu.
“Hadi sok!” diye bağırdım ve Emre yarrağını amıma sokmaya başladı. Köküne kadar sokunca, taşaklarını amımın dudaklarında hissetmiştim ve benim ağzımdan bir, “Oohhh!” çıktı.
Emre içimde gidip geldikçe çıldıracak gibi oluyordum, tırnaklarımı masaya geçirmeye çalışıyordum. Bir müddet sonra Emre yarrağını amımdan çıkardı.
“Ne oldu?” diye döndüğümde, bana,
“Sırtüstü yat öğretmenim!” dedi, ben de yattım. Bacaklarımı omzuna alıp amıma kökledi. Pantolonum ve külodum halen dizlerime kadar inikti. Yarrağı ateş gibi içimi dağlıyordu sanki. Emre ‘şak şak!’ sesleriyle beni sikerken ben zincirleme orgazm oluyordum…
Ama artık o da gelmek üzereydi ve sarsılmalarla amıma döllerini boşaltmaya başlamıştı. O içime boşaldıkça, ben sanki göklerde uçuyordum. Ve ikimiz de bitmiştik. Amımdan çıkıp yanıma dikildi. Ona,
“Seni seviyorum aşkım!” diyerek dudaklarına yapıştım. Tam o sırada zil çaldı, hemen aceleyle toparlanıp, ayrı ayrı harita odasından çıkıp öğrenci kalabalığına karıştık…
Otobüse binip eve doğru giderken arkama biri dayandı, dönüp baktığımda Emre’ydi. Gülümseyerek yola devam ettik. Otobüsten indikten sonra eve kadar beraber yürüdük. Asansöre bindiğimizde,
“Öğretmenim sütyeniniz bende kalmış!” dedi ve çantasından çıkardı. İkimiz de gülümsedik ve tekrar dudaklarımız birleşti.
Asansör durmuş, biz halen öpüşüyorduk. Bunun farkına vardığımızda başka bir kattan asansörü çağırdılar. Hemen durdurma düğmesine bastık ve asansörden indik.
Vedalaşıp eve girdiğimde kocam yoktu. Hemen banyoya girdim ve duşumu aldım. Kocam geldiğinde bana müjdeyi verdi, yola gidiyordu ve en az yirmi gün yoktu. Tabii üzülmüş gibi yaptım, ama bu benim için bir müjdeydi. Artık ikinci kocam, öğrencim Emre’yle yirmi gün rahat rahat sikişecektim…
Öyle de oldu. Ama sırf yirmi gün değil, kocam her gittiğinde gelip beni sikip gidiyordu. Emre de iyice sikişmeye alışmıştı, okulun bütün kaşar kızlarını sikiyor ve akşam gelip bir de beni sikiyordu.
Şimdi üniversitede okuyor, ama her geldiğinde beni sikmeyi ihmal etmiyor 🙂
Bir yanıt yazın