Öpeyim Geçsin KomşumGoogle Icon

Komşumuz ve aynı zamanda da karımın arkadaşı olan Vildan’la hikayemi anlatmak istiyorum. Vildan 35 yaşında, kapalı ve mütevazi bir kadın. Olağanüstü bir yüz güzelliği var ve kapalı hali çok hoşuma gidiyordu.

Vildan’ın karımla arası çok iyi, bize sık sık gelir. Bizim dairenin alt katında oturdukları için canı sıkıldı mı zırt pırt çay kahve içmeye karımın yanına geliyordu. Bazen karımla konuşurlarken ister istemez kulak misafiri oluyordum.

Biraz da ne konuştuklarını merak ettiğimden kulak kabartıyordum. Vildan’ın kocası ile arasının fazla iyi olmadığını da o şekilde öğrenmiştim. Bir gece geç vakitte TV seyrederken kapının zili ısrarla çaldı. Karım,

“Hayırdır, bu saatte kim acaba?” diyerek kapının dürbününden bakmaya gitti. Ardından da kapıyı açtı. Gelen Vildan idi, kocası ile tartışıp kavga etmiş ve soluğu bizde almıştı. Karıma,

“Bu gece sizde kalabilir miyim, o öküzün suratını görmek istemiyorum, yine zil zurna sarhoş geldi!” dedi. Karım da benim fikrimi bile sormadan,

“Tabii kalabilirsin canım, sorun değil, istediğin kadar kal!” dedi. Vildan da karıma teşekkür edip,

“Anlayışlı arkadaşım benim!” diyerek uzun bir süre sarıldı…

Vildan uzun siyah elbise giymiş, başında da yine siyah bir eşarbı vardı. O haliyle oldukça seksi görünüyordu. Karımla dertleşip konuşurlarken ben de TV izliyordum, tabii arada bir gözüm Vildan’a da kayıyordu.

Giydiği elbise çok yakışmıştı ve vücudunun hatlarını belli ediyordu. Memeleri harika idi, iri ve büyüktü. Bir ara otururken bacak bacak üstüne atıp karıma doğru dönünce elbisenin altına giymiş olduğu külotunun hatları belli olmuştu.

Anladığım kadarıyla küçücük bir külot idi. Anında içim kıpır kıpır olmuştu. Oturuş şeklini bozana kadar çaktırmadan manzarayı izledim. İzledikçe de kudurdum tabii…

Yatma vakti gelince karım Vildan’ı alıp yatacağı odayı gösterdi. İyi geceler dileyip odalarımıza çekildik. Normalde yatağa pijamalarımızla yatarız, sonra ben rahat durmam, öpüp elleşirken karımı soyarım ve sikişiriz.

O gece Vildan’a fena azmıştım, bu azgınlığımı karımı sikerek çıkaracaktım. Karım da sanki aklımı okumuş gibi yatağa soyunup girdi. Bu da karımın direkt sevişip sikişmek istediği anlamına geliyordu.

Durur muyum, hemen sevişmeye başladık. Ama karımla sevişirken sürekli Vildan’ı hayal ediyordum. Vildan’ın memelerini emdiğimi hayal ederek karımın memelerini yalayıp emdim uzunca bir süre.

Aşağıya kayıp her zaman yaptığım gibi karımın amını yalamak isterken, karım bu sefer sanki acelesi varmış gibi beni üzerine çekti. Kendi eliyle kazık gibi olmuş yarağımı amına yerleştirdi.

Pozisyon bile değiştirmeden ikimiz de boşalana kadar misyoner pozisyonunda sikiştik. Karımın amına boşalırken bile Vildan’ı hayal etmiştim. Ebeveyn banyosunda duş alırken karımı bir kez daha sikmek istedim, ama karım,

“Aşkım geç oldu, yarın işe geç kalmak istemiyorum!” deyince yıkanıp yattık…

Sabah erkenden kalktık. Vildan da kalkmıştı. Hep birlikte kahvaltı yaptık. Sonra karım işe gitmek için hazırlanmaya odaya gitti. Vildan da karımla çıkıp kendi evine gidecekti.

Karım hazırlanıp geldiğinde Vildan halen salonun penceresindeki tül perdenin arkasından aşağıya, apartman kapısına bakıyor, kocasının gitmesini bekliyordu. Karım Vildan’a,

“Ben çıkıyorum canım, geç kalmayayım!” deyince, Vildan,

“Benim öküz çıkmadı daha, yüzünü görmek istemiyorum aşağılık herifin!” dedi.

Karımı öpüp uğurladım. Benim sanayide kendime ait oto tamirhanem olduğu için evden çıkma saatim esnekti, geç gitsem bile elemanlarım açıyordu tamirhaneyi.

Karım gitmişti, Vildan halen ayakta dikilmiş tül perdenin arkasından bakıyordu kocasının gittiğini görmek için. Ayakta yoruldu galiba, salondaki tekli koltuğu pencerenin yanına çekip oturdu, bakmaya devam ediyordu.

Ama aynı dün geceki gibi bacak bacak üstüne atmış ve külot izi yine belli olmuştu. Vildan dışarıya bakıyor, ben de Vildan’ın baldırına bacağına bakıyordum. Bir süre sonra Vildan,

“Ne bok yiyor bu herif, halen evden çıkmadı?” deyince,

“Belki evde seni bekliyordur?” dedim. Vildan da sinirle,

“Beklesin şerefsiz, çok bekler, gitmeyeceğim işte!” dedi.

“O halde birer neskafe yapayım da içelim!” deyip mutfağa gittim. Ketilin düğmesine bastım, sonra benim elemanları arayıp geç geleceğimi haber verdim.

Kahveleri yapıp salona götürdüm. Bir koltuk da ben çektim Vidan’ın yanına. Kahveyle iyi gider ve siniri biraz yatışır diye bir de sigara yakıp verdim. Kendime de yaktım. Karşılıklı içmeye başladık.

Ben cep telefonumdan haberleri okuyormuşum gibi yaparak çaktırmadan Vildan’ı süzüyordum. Sigara içişi bile beni azdırmaya yetmişti. Sigarayı parmaklarının arasında tutuşu, ağzına götürüşü, dudaklarının arasına alışı, dumanı içine çekişi ve dudaklarını büzüp dumanı üfürüşü bile iç gıcıklayıcı idi…

Kahve ve sigaralarımız bittiğinde Vildan biraz sakinleşmişti. Ama halen suratı asık bir şekilde pencereden bakıyor, kocasının binadan çıkmasını bekliyordu.

“Asık surat sana hiç yakışmıyor Vildan. Hadi neşelen, biraz, gülümse. Halledilmeyecek sorun yoktur. Anlatsana, kocanla arandaki sorun nedir?” dedim. Vildan da,

“Bak sorun bu!” deyip ayağa kalktı, elbisesinin eteğini tutup baldırlarına kadar kaldırdı ve “Bana tekme attı orospu çocuğu!” dedi.

Bunu hiç beklemiyordum, şok olmuştum, harbiden de gösterdiği yer fena morarmıştı. Eteğini geri indirdiğinde,

“Kaldırsana bir daha, yakından bakayım, çok kötü görünüyor!” dedim. Tekrar kaldırdı. Eğilip yakından baktım. Ama benim asıl derdim başkaydı. Teni bembeyazdı, baldırı bacağı pürüzsüzdü.

Morarmış yeri inceliyormuşum gibi bir elimle eteğini biraz daha kaldırdım, külotunu görmekti asıl amacım. Gördüm de.

Amı, dantelli beyaz külotunun önünü kabartmış, dolgun ve etli am dudaklarının birleştiği yer çizgi gibi belli oluyordu. Bu görüntü yarağımın anında kalkmasına sebep olmuştu.

“Kocana küfür etsem kızmazsın değil mi? Acıyor mu halen?” deyip baldırının morarmış yerine nazikçe dokundum, okşar gibi. Vildan da,

“İstediğin kadar küfür et, ben her gün küfür ediyorum orospu çocuğuna!” dedikten sonra eteğini indirdi. Ben eteğini indirdiğine üzülmüştüm ki, Vildan,

“Orası fazla acımıyor, ama buralar çok acıyor!” deyip arkasını döndü ve elbisesinin yaka düğmelerini açarak elbisesinin üst kısmını beline kadar indirdi. Görünce bir kez daha şok oldum resmen. Omuzlarında, sırtında ve belinde morarmış yerler vardı. Kocasına çok sinirlenmiştim,

“Vay hayvan herif vay!” deyip Vildan’ın morarmış yerlerinde elimi nazikçe gezdirirken,

“Puşt herif! Orospu çocuğu! Pezevenk kılıklı herif!” diye kocasına küfür ediyordum. Parmaklarımı morarmış yerlerinde gezdirirken beline dokunduğumda, Vildan,

“Ahhhh, özellikle orası çok acıyor, oraya da tekme attı piç!” dedi. Resmen yüreğim sızlamıştı,

“Gerçekten çok üzüldüm Vildan, senin bu acını nasıl dindireceğimi bilmiyorum. Çocuk olsaydın ‘öpeyim de geçsin’ derdim!” dediğimde, Vildan neşeli bir şekilde,

“Hadi öp de geçsin!” dedi. Ben durur muyum, hemen arkasına geçip çömeldim, iki elimle belinden tutup belindeki morarmış yerleri nazikçe öpmeye başladım.

Belinden sonra morarmamış yerleri de öperek yukarıya doğru çıktım, sutyeninin kopça ve askılarının etraflarını da öptüm. Sonra omuzbaşlarını da öpüp,

“Başka öpmemi istediğin yer var mı?” dedim.

Vildan elbisenin eteğini beline kadar toplayıp, elini arkaya götürüp külotunu yana çekti. Götünün yanağı da morarmıştı. Hemen arkasına çömeldim, morarmış yeri iyice ortaya çıkarmak için külotun arkasını tanga ipi gibi toplayıp götünün yanakları arasına yerleştirdim.

“İbne kılıklı herif, böyle tekme mi atılır?” dediğimde, Vildan,

“İbne kılıklı değil, resmen ibne desen daha doğru olur, siki kalkmayınca anca içip içip vurmayı dövmeyi biliyor!” dedi.

“Kocanın ibne olduğundan şüheleniyordum zaten. Ama bir erkek ibne de olsa bir kadına el kaldırmaması lazım. Hele senin gibi güzel bir kadın asla dövülmez, sadece sevilir!” dedim ve baldırlarından iki elimle tutup götünün yanaklarını öpmeye başladım.

Söylediğim laf Vildan’ın hoşuna gitmişti,

“Beni gerçekten güzel buluyor musun?” diye sordu.

“Evet, güzel de laf mı, sen çok güzelsin!”

“O halde niye oyalanıyorsun? Hadi sev beni!” deyip külotunu aşağı indirdi. Sonra ellerini pencerenin mermerine koyup,

“Karının amını yaladığın gibi yala beni de…” diyerek ayakta domalır gibi durdu. Şaşırmıştım, karımın amını yaladığımı nerden biliyordu? Demek ki karım Vildan’la yatak sırlarımızı paylaşıyordu.

“Karım nasıl sikiştiğimizi mi anlatıyor sana?” Güldü, başını arkaya çevirip gözlerimin içine baktı,

“Evet, kankayız biz, her şeyimizi anlatırız birbirimize… Senin neyi nasıl yaptığını, kaç posta boşaldığını, karını kaç saat siktiğini, her şeyini biliyorum ben… Hadi durma, öp her yerimi… Acılarım geçsin bari senin sayende…”

Vildan’ın külotunu ayaklarından çıkarıp koltuğun üzerine koydum. Ve götünün yanaklarını ayırıp amını ve göt deliğini yalamaya başladım. Vildan kısık kısık inlemeye başlamıştı. Bacaklarının titrediğini görebiliyordum.

En çok da göt deliğini yaladığımda inliyor ve bacakları titriyordu. Biraz o pozisyonda yalayıp, ayağa kalktım. Vildanı çevirip dudaklarına yumuldum. Çılgınca öpüşüyorduk. Öpüşürken Vildan elbisesini çıkarmaya çalışınca yardım ettim. Sutyenini de çıkardığımda karşımda çırıl çıplak kalmıştı.

Memelerine yumuldum bu kez. Memeleri taş gibiydi, sırayla yaladım emdim, uçlarını acıtmayacak şekilde ısırdım. Vildan zevkten çıldırıyordu, dizlerinin bağı çözülmüş gibiydi.

Onu koltuğa oturtup bacaklarını ayırdım ve amını yalamaya devam ettim. Çok geçmeden Vildan kıpraşmaya başladı. İnlemeleri de artmıştı. Saçlarımdan asılıyor, yüzümü amına bastırıyordu. Sanki kafamı amına sokmak ister gibiydi.

Derken birden bacaklarını kapayıp kafamı kıstırdı. İnleyerek ve kasılarak orgazm olurken saçlarımı da koparacakmış gibi asılıyordu.

Ağzım yüzüm orgazm suyu olmuştu. Orgazm sarsıntıları bitip te Vildan rahatlayınca bacaklarını tekrar ayırdım ve amının sularını yaladım. Bu kez saçlarımı teşekkür edercesine okşuyordu.

Sonra kolumdan tutup beni yukarı çekti ve dudaklarıma yumuldu. Öpüşürken bir eli de pantolonumun üstünden yarağımı yokluyordu. Kazık gibi olduğunu farkedince,

“Hadi aşkım, sik beni! Ama ibne kocam gibi yarım yamalak değil, adam gibi sik!” dedi.İkiletmedim, hemen doğrulup pantolonumu ve boxerimi çıkardım. Yarağımı Vildan’ın ağzına verip biraz sakso çektirdim. Sonra Vildan’ı ayağa kaldırdım. Önceki gibi pencerenin mermerine ellerini koydurup ayakta domalttım.

Arkasına yanaşıp yarağımı köküne kadar amına soktuğumda, “Ohhhhh!” diye inledi. Amı bakire amı gibi dardı, pek fazla sikilmediği belliydi. Gerdek gecesinde karımı siktiğim ilk sefer gibi zevk veriyordu.

Belinden iki elimle kavramıştım, deli gibi pompalıyordum amına. Vildan’ın inlemeleri ise iyice yükselmişti. 15-20 dakikadır sikiyordum. Vildan inlemelerinin arasında,

“Nihayet evden çıktı orospu çocuğu, gidiyor!” dedi. Kocasının ardından bakarken de yine bacakları titreyerek orgazm oldu. Ben de zaten zor tutuyordum kendimi,

“Amına koduğumun gavatı gidiyorsa, ben de geliyorummmm!” diyerek Vildan’ın omuzlarından tutup iyice kenetlenerek içine fışkırttım döllerimi… O pozisyonda yarağım amındayken bir süre kaldık, omuzlarını ve ensesini öptüm. Yarağım amının içinde küçülmeye başladığında koltuktan Vildan’ın külodunu alıp amının altına tutarak yarağımı çıkardım.

Arkasından çekildiğimde külodu bu sefer Vildan amına tutarak banyoya gitti. Ben de arkasından gittim. Birlikte duşa girdik, yıkandık, Vildan döllü külotunu da yıkadı.

Banyodan çıktığımızda telefonuma baktım, tamirhaneden elemanlar aramış. Vildan’ı bir kere daha sikmek isterdim, ama gitmem gerekiyordu.

Üzerimizi giyinip biraz öpüştükten sonra evden çıktık. Vildan elinde ıslak külodu ile evine giderken, ben de işe gitmek için arabama yürüdüm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir