Plajda (2) İtalyan AygırlarıGoogle Icon

Adım Ece, 30 yaşındayım. Kocam 36 yaşında, 6 senelik evliyiz. Almanya’da yaşıyoruz. Ben ana okulu öğretmeniyim, kocam ise kuaför… Kocamla izinlerimiz denk gelirse hemen hemen her sene tatil için Türkiye’ye gideriz. Bu sene kocamın isteği üzerine İtalya’da bir sahil kasabasına gitmeye karar verdik…

Kaldığımız otelde genelde yerli halk, kısmen de bizim gibi Almanya’dan gelme turistler vardı. Yabancı bir ülkede olmak bizi psikolojik olarak rahatlatmış, bana ve kocama daha bir güven gelmişti. Türkiye’de hayatta yapamayacağım bir şeyi yapıp, burada üstsüz güneşlenebiliyordum.

Kocamla daha ilk günde, gerek otelin havuzunda, gerekse sahil kenarına inip denizde cilveleşiyor, göğüslerim meydanda oyunlar oynuyorduk. Kimsenin kimseye aldırmaması, herkesin canının istediği gibi hareket etmesi bizim daha da serbest davranmamıza imkan tanıyordu.

Tabii tek tük de olsa, bazen abazan gözler üzerimde olabiliyordu. Ama kocam yanımda olduğundan fazla da umursamıyordum. Alabildiğine rahat davranıyor, kocamla cilveleşmeye devam ediyordum…

Elbette, söylememe gerek yok, yerli yabancı erkeklerin benim diri göğüslerime yalanarak bakmaları da deli gibi tahrik ediyordu bizi… Her gece uzun uzun sevişmeden uyumuyorduk.

Tatilimizin ikinci gününde, öğlen üzeri deniz kıyısında tenha bir yerde geziyorduk. Benim yine göğüslerim açıktı ve altımda tanga benzeri ipli bir bikini vardı. Kocamın üzerinde ise sadece şortu vardı.

Denize girdik, suyun içinde şakalaşıp birbirimize su atarken, suyun içinde kocamın sikini tuttum. Tutmamla beraber azgın kocamın siki hemen şahlandı. Kolumu beline sarıp sımsıkı yanaştım kocama… Elimi şortunun içine sokup sikini okşamaya başladım.

“Ne yapıyorsun kızım, herkesin içinde, delirtme beni…” diye homurdandı önce kocam…

Biraz çevreye bakındıktan sonra o da daha fazla dayanamadı. Suyun altından elini bikinimin içine sokup, amımı okşamaya, bir yandan da zaten açıkta olan ve kıllı göğsüne sürtünüp duran mememin birini yalamaya başladı.

Kocamın dudakları kah sağ mememde, kah sol mememde geziniyor, meme uçlarımı öpüyor, bazen de ısırıyordu. Hatta bir ısırışında canım çok yandı, ama müthiş zevke gelmiştim.

Kocamın amımı okşaması, parmaklarının amımın içinde gidip gelmesi hızlanmıştı. Zevkten dudaklarımı ısırıyordum. Orgazm olmak, boşalmak üzereydim. Kocam da aynı durumdaydı. Sonunda ikimiz de suyun içine ellerimizi daha hızlandırarak aynı anda boşaldık. Rahatlamıştık.

İşimizi bitirip rahatladıktan sonra kıyıya yöneldik. Çevreye bakarken, plajın arka kısımlarındaki otların arasından bizi gözetleyen yirmili yaşlarında bir genç gördüm. Kocam genci görmemişti, ben de kocama söylemedim röntgenlendiğimizi…

Genç sürekli bulunduğu yerden bize bakıyordu. Kocamla denizden çıkıp, plajda tenha bir yerde kurulandık ve kendimizi güneşlenmeye bıraktık. Ben güneş yağını çıkardım,

“Sana da süreyim kocacığım, yoksa yanacaksın!” dedim. Kocam her zamanki inatçılığı ile,

“Bana bir şey olmaz!” diyerek istemedi. Ben göğüslerime güneş yağı sürerken, bir yandan da kocama çaktırmadan arada sırada gence bakıyordum, evet hala gözü bizdeydi…

Bana ne olduysa artık, birden azmıştım yine. Elimi kocamın şortundan içeri sokup sikini okşamaya başladım. Kısa zamanda tekrar sertleşmişti siki…

“Kızım yapma diyorum, senin elin hep sikimde dolaşıyor. Taş gibi memelerin meydanda… Şunlara bak, nasıl da uçları kabarmış… Azdırma beni diyorum sana…” Sözlerine gülümseyerek cevap verdim,

“Azarsan az canım… Zaten senin azman için yapıyorum.”

“Bak, şuracıkta sikerim seni, sikimi kaldırdın zaten…”

“Seni tutan mı var aygır kocam? Çok istiyorsan sik beni…”

Kocam kafasını kaldırıp çevreyi kontrol etti. Baktı plaj ahalisi epey uzakta, bizimle kimse ilgilenmiyor, şortunu çıkarıp yeniden yattı.

Oysa çalıların arkasındaki genç oradaydı, hala bizi gözetliyordu. Ben de o gence nispet yaparcasına eğilip kocamın sikini ağzıma aldım yalamaya başladım. Yan gözle de o gence bakıyordum, bizi dikizliyor mu diye…

Genç delikanlı benim baktığımı görmüş, kocamın da kendinden geçtiğini görünce yer değiştirmişti. Bizi biraz daha yakından görüyordu şimdi… Şortundan sikini çıkarmış, sanki canlı porno seyreder gibi bizi izleyerek sikini okşuyordu.

Sırt üstü yatıp keyfine bakan kocamın onu görmesi imkansızdı. Belki bu yüzden iyice rahattı hareketleri… Benim ona bakmama aldırmadan gözlerini bize dikmiş, sikini sıvazlayıp duruyordu.

Otlardan ve aramızdaki uzaklıktan dolayı sikinin boyutları tam olarak seçilmiyordu, fakat görebildiğim kadarıyla kocamın sikinden biraz daha uzun ve kalındı.

Kocama oral seks yaparken koca sikli bir delikanlının bizi izlemesi iyice kudurtmuştu beni… Zevk suyum akıyor, küçücük bikini altımı ıslatıyordu. Bir elimle kocamın sikini tutup yalıyor, diğer elimi bikinimin içine atmış, kabaran am dudaklarımı okşuyordum.

“Yala orospu yala… Hem yarrağımı yala, hem amcığını okşa… Seni doymaz fahişe seni…” diye mırıldanıp duruyordu kocam…

Kocamın siki ağzımda iyice büyüyünce, hemen bir hamlede bikinimin altını yana çekip üstüne çıktım, sikini zaten sırılsıklam olmuş, kayganlaşmış amıma alıverdim.

“Ohhh… Çılgınsın sen karıcım…” diye inledi kocam… “Şimdi biri gelecek, rezil olacağız. Bırak otelde sikeyim seni… Delirttin ulan beni…”

“Hayatta bırakmam. Sen de beni delirttin. Azdırdın. Aşkım, kimsecikler yok işte… Denizdeki balıklardan başkası göremez bizi… Oteli bekleyemem ben… Burada sikeceksin beni…”

Kocamın siki üstünde zıplarken gerçekten çıldırmış gibiydim. Zevkten uçmuş bir halde zıplarken bir yandan da gence bakıyordum. Gencin de el hareketleri hızlanmıştı, sanırım boşalmaya yaklaşmıştı.

Birinin bana bakarak otuzbir çekmesi beni acayip azdırmıştı. Kocamın siki üstünde zıplarken bir yandan da göğüslerimi avuçluyordum… Sikişmemizi izleyen delikanlıyı da, kocamı da azdırmak için avazım çıktığı kadar zevk çığlıkları atıyor, durmadan inliyor, en ayıp ve argo kelimelerle kocamı teşvik ediyordum.

Sonunda ben feryatlar ve kasılmalar eşliğinde orgazm olurken, kocam da daha fazla dayanamadı ve içime boşaldı. Sıcacık dölleri amımı doldurmuş, bir kısmı da dışarı taşmıştı.

O anda gözüm gence takıldı, o da bizim gibi boşalmış, yüzü gülüyordu. Amımdan akan döllerden elimle biraz alarak dudağıma götürdüm ve kocama çaktırmadan gence elimdeki dölü göstererek bir öpücük yolladım.

Genç de gülerek sikinde kalmış son damla dölü parmağıyla alıp bana gösterdi ve bir öpücük yolladı.

Kocamla yeniden denize girip temizlendik. Denizden çıktığımızda genç ortadan kaybolmuştu. Akşama kadar güneşlenip otele döndük. Ama aklım o gençte kalmıştı. Akşam yemeğinden sonra odamıza çıktık, yorgunluktan erkenden yattık, uyuduk…

Ertesi gün kalktığımızda kocam kendini iyi hissetmiyordu. Otelin doktorunu çağırdım, muayene etti. Kocamı güneş çarpmış. Birkaç tane ilaç verdi, bir kaç gün güneşe çıkmaması gerektiğini söyleyip gitti. Kocama her ne kadar,

“Ben sana bakarım, iyileşene kadar yanından ayrılmam!” desem de,

“Benim yüzümden sen de denizden, güneşten mahrum kalma! Havuza gir, plaja git, denize gir, güneşlen, tatilin tadını çıkar!” diye ısrar etti.

Ben yine de kocamın yanında kaldım. Öğlen olduğunda yemeği odaya istedim. Yemekten sonra kocam,

“Hayatım üzülüyorum sana, benim yüzümden odaya kapanıp kalma!” diye ısrar edince,

“Peki, biraz denize girer, güneşlenir gelirim!” diyerek hazırlandım. Kocam yuvarlak kalçalarıma geçirdiğim bikiniyi ve transparan pareomun saklayamadığı iri çıplak memelerimi görünce bir ıslık çaldı,

“Aşkım dikkat et ne olur. Çok seksi görünüyorsun. Çapkın İtalyanlar seni görünce yatırıp sikmesinler.” dedi gülerek…

“Canım, İtalyan dilberler dururken bana bakmazlar merak etme…” derken aklımda dün plajda bizim sevişmemizi röntgenleyen kalın sikli İtalyan vardı sadece… “Ah kocacım ah, benim de dileğim o zaten… Keşke o İtalyan çocuk yatırıp sikse beni…” diye geçirdim aklımdan, kocamı öpüp çıktım.

Plaja indim. Yürürken ayaklarım beni yine dün kocamla sikiştiğimiz o tenha yere götürdü. Aynı yere havluyu serip, bikinimin üstünü çıkardım. Gözlerim dünkü genci arıyordu, ama görünürlerde yoktu.

Kocamın durumunu unutmuş, gencin olmayışına epey üzülmüştüm. Denize girip biraz yüzdüm. Suyun içinde biraz serinleyip tekrar çıktım. Kurulanıp, göğüslerime, kollarıma ve bacaklarıma güneş yağı sürdüm.

Elimin yettiği yere kadar sırtıma da sürerken, birden yine o gencin varlığını fark ettim ve müthiş heyecanlandım. Yine otların arasında sikini şortundan çıkarmış, bana bakarak sıvazlıyordu…

İlkin ne yapacağımı bilemesem de, sonra şeytan dürttü, genci biraz azdırmak istedim. Elimdeki güneş yağı şişesini gence gösterip, el işareti ile sırtıma sürmesini istediğimi anlatmaya çalıştım.

Genç sıvazladığı sikini şortuna sokup, etrafa bakına bakına yanıma geldi. Önümde dikildiğinde kalkık siki şortunu delecekmiş gibi duruyordu. Bana İtalyanca bir şeyler söyledi. Ama ben maalesef günlük ve çok bilinen sözcükler dışında İtalyanca bilmiyordum.

Ona Almanca bilip bilmediğini sordum, ama o da Almanca bilmiyormuş. İster istemez gülüştük. Tarzanca, el kol hareketleriyle ismini sordum. İsmi Alberto imiş.

Alberto’ya güneş yağını verdim ve havluya yüzüstü uzandım. Omuz başlarımdan ve ensemden yağlamaya başladı. Sırtımı ve belimi de yağladıktan sonra İtalyanca bir şey söyleyip,

“Si Sinyora?” diye sordu. Herhalde 'Bu kadar yeterli mi?’ diye soruyordu.

“Si, Grazie!” diyerek teşekkür etmemle birlikte bikini altımın yanlardaki bağcıklarını çözüp açtı ve popomu yağlamaya başladı.

Hay aksi… Oysa yeterince yağladığı için bırakacağını düşünmüştüm. Meğer minik tanga bikinimin zaten açıkta bıraktığı mahrem yerlerimi yağlamayı düşünüyormuş.

Önce doğal olarak evli bir kadının yapması gerekeni yapıp itiraz etmeyi düşündüm. Ama Alberto’nun eli götümün yanakları arasında gezinmeye başlayınca içim bir tuhaf oldu ve sesimi çıkarmadım, kendimi onun becerikli parmaklarına bıraktım.

Parmakları bazen amımın dudakları ve göt deliğimin etrafında dolanıyordu. O anda o kadar azmıştım ki, parmaklarını deliklerime sokmasını bekler olmuştum. Daha rahat olması için bikinimin altını komple çekip çıkardım ve bacaklarımı biraz aralayıp popomu yükselttim. Alberto o içimi titreten bariton sesiyle,

“Bellissimo! Bellissimo!” diyerek birden götümün yanaklarını ayırıp yüzünü gömdü.

Amımın dudaklarını ve götümün deliğini yalamaya başladığında bende film koptu. Islak dilinin verdiği zevkle yüksek sesle inliyor, zevk çığlıkları atıyordum. Çok geçmeden ilk orgazmımı yaşadım.

Hemen doğrulup Alberto’nun şortunu indirdim. Dünden beri uzaktan gördüğüm sikinin nasıl bir şey olduğunu merak ediyordum. Tahmin ettiğim gibi kocamınkinden uzun ve kalın bir siki vardı. Fazla oyalanmadan oğlanın harika sikine yumuldum. Deli gibi yalıyordum sünnetsiz sikini…

Biraz daha yalayınca nefis siki parmaklarımın arasında taş kesilip zonklamaya başladı. Ucundaki sünnet derisi sıyrılmış, açık mor renkli başı meydana çıkmıştı. Şapkanın kenarlarında dilimin ucunu dolaştırdım, dudaklarımı okşadım kaygan başıyla, ağzıma alıp vakum gibi emdim.

“Ohhh… Mamma miaa…” diye zevk çığlıkları atıyordu İtalyan aygırı…

Sonunda yeteri kadar yaladığımı düşündüm, sırtüstü yattım, bacaklarımı ayırdım. Artık bu güzel siki yemenin zamanı gelmişti. Alberto bacaklarımın arasına yanaştı. Sikini amımın ağzına yerleştirip hepsini birden soktuğunda,

“Ohhhh! Harikaa…” diye inledim. Yarağı amımı boşluk bırakmadan doldurmuştu. Kocamın sikinden daha uzun ve kalın olduğunu gözlerimle görmüştüm iki gündür…Ama amcığımı yararak girdiğinde vajinamın içinde o kalınlık farkını daha iyi hissettim.

Hiç beklemeden pompalamaya başladı. İtalyanca bir şeyler söyleyerek bacaklarımı omzuna almış, habire hızlı hızlı pompalıyordu. Kalın aleti öyle zevk veriyordu ki…Kocamla sikişirken de çabuk orgazm olurdum, ama hiç bu kadar kısa sürede orgazm olduğumu hatırlamıyorum. Kısa bir aralıkla ikinci kez boşaldım.

Alberto yine İtalyanca bir şeyler söyleyip, el işaretleriyle arkamı dönmemi istedi. Domalmamı istiyordu galiba… Hemen arkamı dönüp domaldım. Arkadan amıma geçirip sikmeye devam etti.

Bir süre sonra hareketleri iyice hızlandı, sanırım boşalmak üzereydi. İşin tuhaf tarafı ise ben de yeniden orgazm olmaya yaklaşmıştım. Çok geçmeden Alberto bir şeyler söyledi ve

“Si, Sinyora?” diye sordu. Ne dediğini anlamadım, ama o anda ne dediği önemli değildi. Ben üçüncü kez kendimden geçip orgazm olurken,

“Si Alberto, Si!” diye inleyince, Alberto böğürerek arkama kenetlendi ve içime boşaldı. Sıcacık dölleri kesik kesik amıma fışkırırken, benimse heyecandan, zevkten ve yaşadığım orgazmın etkisinden dizlerim titriyordu…

Aygır herif, içime boşalmak için izin istiyormuş meğer… Ateş gibi yakan spermlerini doldurdu vajinama…

Kendimize gelince denize girdik, temizlendik. Tekrar plaja çıkıp kurulandık. Alberto saatini gösterip bir şeyler söyledi, ben tabii yine anlamadım. Dudaklarımı öpüp,

“Ciao!” dedi ve arkasını dönüp gitti. Öylece bakakaldım arkasından… Beni bırakıp gitmesine bozuldum nedense… Oysa bunca yıllık kocamdan hiç görmediğim bir şekilde arka arkaya üç kez orgazma ulaştırmıştı beni aygır…

Biraz daha güneşlenip dinlendim, sonra da kalkıp otele döndüm. Odaya girdiğimde kocam uyuyordu, hala ateşi vardı. Kocamı uyandırmadım, duş alıp yanına uzandım. Gözlerimi kapamış, Alberto’nun beni sikişini düşünürken uykuya dalmışım…

Akşama doğru uyandığımda, kocam uyanıktı ve kendini biraz daha iyi hissediyordu. Neler yaptığımı sorduğunda, plaja gittiğimi, denize girdiğimi ve güneşlendiğimi anlattım ve

“Kocacığım, iyi ki tatil için burayı seçmişiz! Ben burayı çok sevdim! Plajda üstsüz geziyorsun, üstsüz denize giriyorsun, üstsüz güneşleniyorsun, valla dönüp bakan erkek sinek bile yok!” dedim.

Tabii ki plajda Alberto’yla sikiştiğimden ve beni üç kez orgazma ulaştırdığından kocama bahsetmedim 🙂

Ertesi gün ben sabah erkenden uyandım, kocam ilaçların etkisiyle hala uyuyordu. Acıkmıştım, resepsiyona telefon açıp odaya iki kişilik kahvaltı istedim. Kocamı uyandırmaya kıyamadım, ben kahvaltımı yaptım. Sonra duşumu aldım.

Odada sıkılmıştım, balkona çıktım. İnsanlar sabahtan havuza inmişlerdi, havuz cıvıl cıvıldı. Her ne kadar canım dışarı çıkmak istese de, kocamı bu halde bırakıp gitmeye vicdanım müsaade etmiyordu. Mecburen o uyanana kadar odada kaldım. Bir yandan da acaba Alberto yine plajda beni bekliyor mu diye düşünüyordum.

Kocam uyandığında öğleden sonra olmuştu. Benim bu saate kadar yanından ayrılmadığımı öğrenince, kızdı bana…

“Hayatım, biliyorum beni düşünüyorsun, teşekkür ederim, ama merak etme ben başımın çaresine bakarım, alt tarafı biraz ateşim var, bir iki güne kadar iyileşirim! Git eğlen, denize gir, güneşlen, dükkanları gez, alışveriş yap, sevdiğin şeyleri yap!”

“Anlayışlı kocacığım, seni çok seviyorum!” diyerek dudaklarından öptüm ve çıktım…

Alberto aklımdan bir saniye bile çıkmıyordu, oyalanmadan telaşla direkt plaja gittim. Aynı yere havlumu serip, üstsüz güneşlenmeye başladım. Yarım saat güneşlenip, denize girdim, biraz yüzüp çıktım.

Ama Alberto görünürlerde yoktu. Bir yarım saat daha bekledim. Gelmeyince moralim bozulmuştu, toparlanıp otele döndüm.

Kocam halen halsiz, perişan bir şekilde yatıyordu. Duşumu alıp, giyindim. Aşağı indim, akşam yemeği yedim. Yemekte canlı müzik vardı, biraz onları dinledim. Sonra otelin altındaki dükkanları gezmeye başladım. Güzel şeyler vardı, ama çok pahalı sattıkları için almadan birinden çıkıyordum, öteki dükkana giriyordum.

Böyle epey dükkan, butik gezdim, birkaç saat oyalandım. Dükkanların en sonunda bir dövmeci varmış. Hep dövme yaptırmak istemiş, ama cesaret edememiştim. Dışarıdan vitrindeki dövme desenlerine bakıyordum.

Geçici dövmeler de vardı. Aklıma yatmıştı, geçici dövme yaptıracaktım. Dövmeciye girdim. Dövmeci yakışıklı bir İtalyan gençti, Almanca biliyormuş,

“Kusura bakmayın, saat 23:00’de kapatıyoruz! Dövme işi uzun sürer. Yarın gelin, açık olduğumuz saatler burada yazıyor!” diyerek bir broşür verdi. Ben tam teşekkür edip gidecektim ki, arka bölmeden elini kurulayarak Alberto çıktı! Şaşkınlıkla ve de sevinçle elbette,

“Alberto???” dedim. Dövmecide ne işi var bunun diye düşünüp, aynı zamanda da müthiş heyecanlanmıştım. Şaşkınlığım geçmeden Alberto o çapkın İtalyan coşkusuyla,

“Amoree Mioo!” diyerek bana sarılıp, dudaklarıma bir öpücük kondurdu.

Şaşkınlığımı anlamış olacak ki, elimdeki broşürün en altındaki isimleri gösterdi. ‘Alberto & Giovanni’ yazıyordu. Sonra arkadaşını yanımıza çağırıp, “Giovanni!” diye tanıttı bana. Meğerse bu iki yakışıklı genç dövmeci dükkanına ortakmış.

Önce kendi aralarında bir şeyler konuştular. Giovanni de kapıya ‘Kapalıyız!’ tabelasını asıp, kapıyı kilitledikten sonra yanımıza geldi. Kendi aralarında İtalyanca konuşuyorlar, Giovanni de tercüman gibi bana Almanca anlatıyordu.

Geçici dövme yaptırmak istediğimi söyleyince, bana bir katalog verdi, katalogdan seçim yapmam için. Ben desenlere göz atarken aynı anda da acaba nereme yaptırsam diye düşünüyordum.

Giovanni, bir gül deseni gösterip, istersem bir göğsüme gül, öbür göğsüme de bir kalp içinde ok yapmayı teklif etti. Aklıma yatmıştı, havuzda veya plajda üstsüz gezerken değişik bir havası olurdu.

Ben, “Si!” deyince, Giovanni beni dövme yapılan bölmeye aldı. Alberto günlük kasa işlemlerini kapatacakmış. Dövmeleri Giovanni yapacaktı.

Üzerimdeki askılı tişörtü ve sütyeni çıkarıp koltuğa oturdum. Giovanni eldivenli eliyle göğüslerimi bir ilaç ile temizlemeye başladı. Meme uçlarım dikleşmeye başlamıştı bile.

Giovanni işini biliyordu, yavaş yavaş okşar gibi memelerimi yağlıyor, bazen de avuçluyordu. Amımın ıslanmaya başladığını hissediyordum. Giovanni bazen ayakta, bazen taburede oturarak, sol göğsümün üzerine çizeceği deseni ayarlıyordu.

Bu arada erkeğin ön tarafında hafiften bir şişlik kendini göstermeye başlamıştı. Tabureye oturup kalkarken kabarık önünü sürekli koluma sürtüyordu…

Ben gözlerim kapalı, amım ıslak, mutlu bir şekilde, içimdeki kaynama noktasına ulaşan şehvet ve duyduğum müthiş zevkle uğraşıyordum. Giovanni sertleşmiş meme ucuma bir öpücük kondurarak mememi avuçlayınca, ben iç geçirerek dudağımı ısırdım.

Tepkimi gören Giovanni bir bebek gibi göğsümü emmeye başlamıştı bile… Dayanamadım, ben de elimi onun önüne attım, pantolonun üstünden sikini okşamaya başladım. Siki daha da sertleşmişti.

Giovanni bir ara mememden çekilince gözlerimi açtım. Yakışıklı herif üstünü çıkarmış, pantolonunu indirmekle meşguldü. Külodunu da indirince, siki şahlanmış at gibi kendini gösterdi.

“Ohhh… Belissimoo…” dedim onların konuşmasını taklit ederek, hoşnutlukla… Önündeki alet Alberto’nun sikinden de güzeldi.

Üçgen omuzları, daracık kalçaları, uzun sarı tüylü kaslı bacaklarıyla nefis, fit bir vücudu vardı piçin… Geniş göğsünün altındaki karın kasları hep hayran olduğum baklava desenleriyle göz dolduruyordu. Spor salonunda epey vakit geçiriyor olmalıydı. Bu oğlan beni sikmese de o kasları okşamaya bile razıydım.

Sikini elime verip, tekrar yumuldu memelerime… Elimdeki sıcak siki ben okşadıkça sanki daha da sertleşiyordu. Giovanni’nin dudakları memelerimi somururken bir eli de etek altımdan tangamı yana çekerek ıslak amıma ulaşmıştı.

Parmaklarıyla amımın içinde git gel yapıyordu. Orta parmağı vajinamın girişini okşarken avucunun içiyle sertleşen klitorisime şak şak vurduruyordu. Daha fazla dayanamadım. Kendimden geçtim aldığım zevkle, şehvetle inleyerek orgazm olmaya, kasıla kasıla boşalmaya başladım.

Giovanni ben biraz sakinleyince doğrulup, sikini ağzıma uzattı. Sünnetsiz pembecik sikini yalayıp somurmaya başladım. Sikini boğazıma kadar almaya çalışıyor, bazen sikinin kafasına, bazen de taşaklarına hafif ısırıklar atıyordum.

Giovanni daha fazla dayanamadı, ağzıma sıcacık döllerini fışkırtmaya başladı. Siki halen ağzımda olduğu için döllerini yutmak zorunda kaldım. Sikini yalayıp temizlediğimde Giovanni önümden çekildi.

O sırada fark ettim ki, Alberto sikini sıvazlayarak bizi izliyormuş. Demek ki röntgenleme takıntısı vardı Alberto’nun.

Giovanni’nin yerini şimdi Alberto almıştı. Hemen sikini verdi ağzıma… Ona da bir güzel sakso çektim, ama o ağzıma boşalmadı. Alberto oturduğum koltuğu biraz daha geriye yatırıp, eteğimin altından tanga külotumu çekip çıkardı.

Amımı biraz yalayıp, bacaklarımı yanlara ayırdı, bacak arama yanaşıp, sikini amıma soktu. Ve pompalamaya başladı. Amım Alberto tarafından sikilirken, Giovanni de başucuma gelip tekrar sikini verdi ağzıma…

İnanılmaz zevkliydi, heyecandan ölecektim. Aynı anda hem amımda bir sik, hem de ağzımda bir sik çalışırken ben yeniden orgazm oldum…

Sonra beni ayağa kaldırdılar. Koltuğa Giovanni oturdu, beni de üzerine aldı. Elimle sikini amıma yerleştirip, göğüslerimi ağzına verdim. Giovanni bir yandan göğüslerimi somururken, alttan da habire amıma pompalıyordu.

O sırada biz sevişirken Alberto ortadan kaybolmuştu. Az sonra göt deliğimde bir ıslaklık hissettim. Kafamı çevirip baktığımda, Alberto elindeki küçük bir şişeden götüme bir sıvı damlatıyordu. Zevkle ürperdim.

Şişeyi elinden bırakan Alberto sıvıyı parmaklarıyla götümün deliğine güzelce yedirdi. Niyetini anlamıştım, götümü sikecekti. Götten sikilmek benim için sorun değildi, kocama da götten veriyordum. Ama ilk defa aynı anda hem amdan, hem de götten sikileceğim için heyecanlıydım…

Alberto aynı sıvıdan biraz da sikinin başına sürüp, Giovanni’ye bir şeyler söyledi. Giovanni alttan amıma pompalamayı durdurdu, iki kolunu belime dolayarak vücudumu kendi vücuduna yapıştırdı.

Götüm şimdi kabak gibi arkaya çıkmıştı. Alberto az bir zorlamayla sikini götüme sokmayı başarmıştı. Az sonra sırayla pompalamaya başladılar. İki yarak senkronize bir şekilde deliklerime girip çıkmaya başladı.

“Ahhhh…” diye şehvetle inleyerek Giovanni’nin geniş erkek göğsüne kapandım. Nefes alamıyordum zevkten… Öyle şiddetli bir kasırgaya tutulmuş gibi iki erkeğin arasında yaprak gibi titriyordum.

İkili pompalamayı kestiler bir süre sonra… Biri amıma yarağını gömüp hareketsiz beklerken, öbürü sert hareketlerle belimden tutmuş götümde gidip geliyordu. Biraz sonra aynı şeyi diğeri yapıyor, götümdeki hareketsiz beklerken diğeri amımda çalışmaya başlıyor, beni delirtiyorlardı.

Tanrım, inanılmaz zevk alıyordum. İtalyanca bilmiyordum, bilseydim,

“Sikin, parçalayın amımı götümü!” diye bağıracaktım. Onun yerine durmaksızın,

“Si! Si! Ohhhh! Si! Mmmhhh! Si Alberto, Fuck Me! Ja Giovanni, Fick Mich!” diye inliyordum…

Sonra yer değiştirdiler, Alberto amıma geçirirken, Giovanni götüme girdi. Beni yarım saate yakın siktiler. Sikişmemiz bittiğinde amımdan götümden döller taşıyordu.

Dövme koltuğunda amımdan akan zevk suyumdan ve iki erkeğin spermlerinden küçük bir gölcük oluşmuştu. Beni sikerlerken zincirleme orgazm olmanın ne olduğunu da öğrenmiş ve yaşamış oldum.

Saat gece yarısına geliyordu. Verdikleri kağıt havlularla amımı götümü silip üzerimi giyindim. Onlar da giyindiler. Ayakta ikisiyle de biraz öpüşüp, çıktık dükkandan… Diğer dükkanlar da çoktan kapatmışlardı.

Erkeklerim evlerine giderlerken ben de odaya çıktım. Kocam biraz kendine gelmiş, sırtını yatak başlığına verip televizyonda porno izliyordu. İçeri girdiğimi görünce gözleri parladı. Üzerindeki örtüyü sıyırıp attı. Çırılçıplaktı ve siki taş gibi havaya dikilmişti.

“Gel bebeğim… Nerelerde kaldın? Çok özledim seni…. “ diyerek yatakta kollarını açtı bana…

“Ben de seni çok özledim kocacığım” diyerek üzerimdeki giysileri tekrar çıkardım, ben de kocam gibi çırılçıplak yanına uzandım.

Bacaklarımı araladı sabırsızlıkla, sikinin başını bir hamlede amıma geçirdi.

“Ohhh…” diyerek boynuna sarıldım kocamın, “Ne kadar da çok özlemişsin beni aşkım… Sikin taş gibi, hemen geçirdin bakıyorum.”

“Bildiğin gibi değil karıcım, porno izlerken canım çekti seni… Filmdeki kadın aynı sana benziyordu. Nasıl siktiler kadını bilsen… Boşalmamak için kendimi zor tuttum.”

“Sapık kocam benim…” dedim gülerek… “Bensiz porno seyrettiğin yetmiyormuş gibi… Bana benzeyen kadını sikmelerinden tahrik mi oldun sen bakayım? Söyle bana… Beni sikmeleri mi azdırdı seni yoksa?”

“Ohhh… Deme öyle… Deme…” Kalçalarımı oynatıp sikini sağdım vajinamda…

“Dedim bile… Söyle… Beni siktiler mi? Onun için mi azdın sen?”

Kocam cevap vermedi bana ama, tahrik olduğu öyle belliydi ki… Dudaklarımı boyunlarımı öperken gidip gelmeye başladı. Kulak mememi emerken soluk soluğa,

“Aşkım amcığın su içinde kalmış. Çok mu azmış benim seksi karım?” diye sordu.

Dudaklarımı ısırdım. İki İtalyan aygırı amcığıma döllerini boşaltalı bir saat olmamıştı daha… Sanırım kocamın zevk suyum sandığı İtalyanların spermleri olmalıydı. Amımın çevresini temizlemiştim ama aygırların dölleri içimde hala kalmıştı demek ki… Beline sarılıp üstüme çektim, kulak memesini ısırırken,

“Evet kocacım… Çok azdı karın… Çok ıslandım. Çapkın İtalyanlar sikecek gibi baktıkça karın çok azdı. Hadi sik beni… Çok özledim seni, sikini yemeyi özledim…” diyerek kalçalarımı indirip kaldırıyordum.

Kocam içime boşalırken bir kez daha orgazm oluyordum ben de… Kalkıp duşumu aldım. İçimde üç erkeğin dölleri vardı, küvetin içinde ayakta dururken bacak aramdan beyaz köpüklü spermlerin süzülmesini izledim.

Üzerimde tatlı bir yorgunluk vardı. Kurulanıp giyinmeden çırılçıplak vaziyette kendimi yatağa attım. Kocamın banyoda ıslık çalarak keyifle duş aldığını duyuyordum.

Zevkten mayışmış ve mutlu bir şekilde uykuya daldım 🙂

One comment

  1. Mrb ben Koray mersin Antep adana maraş Hatay Osmaniye çevrelerinden her yaştan bayanlar arayın tanışalım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir