Sonunda Karıma Açıldım
Berat ben. 30 yaşındayım. 28 yaşındaki karım Rümeysa 1.60 boyunda, 53 kiloda, esmer ve tatlı bir kadın. 5 yıllık evliyiz ve mutlu bir beraberliğimiz var. Seks hayatımız da aktif ve güzel, ama gittikçe monotonlaşıyordu tabii. Henüz daha çocuğumuz yok.
Ergenliğe ulaşıp da cinselliği öğrendiğimden beri ailemin ve yakın akrabalarımın kadınlarını hep başka erkeklerle hayal etmiştim. Annemi başka erkeklerin altında sikilirken, kız kardeşlerimi de arkadaşlarımın siktiğini hayal ediyordum. Utanç verici olsa da bu fantazilerden vaz geçemiyordum.
Evlenince bu durum değişmemişti. Şimdi de karımın yabancı adamların siktiğini hayal etmeye başlamıştım. Ama bunlar sadece bir fantazi, bir hayalden öteye geçmiyordu.
Özellikle yaz aylarında karımı ailesini görmesi için Erzurum’a yollardım. Evde yalnız kaldığım zamanlar da porno sitelerine girer, özellikle karısını siktiren adamların videolarını izlerdim. Özellikle kurgu olmayan amatör filmler beni çok tahrik ediyordu.
Mutaassıp bir aileyiz. Karım kapalı giyinen bir kadındır. Yatakta fantazilerimizi bir yere kadar yaşayabiliyordum. Evde seksi çamaşırlar giyiyordu karım. Karımı o seksi çamaşırlar içindeyken ona bakarak otuzbir çekiyordum.
Ama en çok, karımın başka bir erkeğin altında zevkten inlemesini, başka bir yarak amına girerken bağırmasını izleme isteği bir fantaziden öteye geçemiyordu.
Defalarca bunu karıma anlatmayı istedim, ama ne tepki verecek bilemiyordum. Kaç defa amının içindeyken bana başka bir adamın adıyla seslenmesini istediğimi söylemek geçti kafamdan, ama olmuyor, söyleyemiyordum.
İnternette, benim gibi fantazileri olan erkeklerle tanışıyor, onlarla konuşuyordum. Beni karımla açık açık konuşmam için cesaretlendirenler oluyordu. Bazı adamlar da bana karımı nasıl siktiklerini anlatan hikayeler bile yollamışlardı.
Bir plan yaptım. Önce karımın aklındakileri öğrenmem gerekti. O gece yaptığımız seksin ardından yatakta sarılmış yatıyorduk. Karıma,
“Aşkım…” dedim tüm cesaretimi toplayarak. “Yanlış anlamazsan bir soru sormak istiyorum.” dedim.
“Efendim?” diye cevapladı karım.
“Ben ilk erkeğin miyim?” diye sorduğumda, karım yattığı yerden bana döndü ve
“O nasıl soru öyle? Hatırlamıyor musun ilk gecemizi? Bakire olduğumu sen de gördün! Kanlı çarşafı gururla vermiştin annene!” dedi.
“Evet biliyorum bunları. Hiç erkek arkadaşın olmadı mı benden önce?” diye sordum.
“Bunca yıldan sonra böyle bir soruyu neden soruyorsun? Ne var aklında senin?” dedi karım.
“Merak ettim sadece…” dediğimde bağırmaya başlayan karım,
“Beni ne sanıyorsun sen? Orospu muyum ben?” dedi.
“Onu demek istemedim canım….” dedim.
“Ya ne demek istedin? Erkek arkadaşım var mıymış da… Beni başka kadınlarla karıştırma Berat Efendi!” deyip hışımla kalkan karım ışığı yaktı ve
“Çık git salonda yat, istemiyorum yanımda seni!” diye çıkıştı.
Böylece karımın aklındakileri öğrenmiş oldum. Benden önce erkek arkadaşı olup olmadığını sorunca böyle tepki veren karıma, aramıza başka bir adamı alalım desem ne tepki verirdi tahmin bile edemiyordum. O gece salonda uyudum doğal olarak.
Sabah erkenden kalkıp işe gittim. Gün boyu yolladığım özür mesajlarıma cevap bile vermedi karım. Akşam eve varmadan önce sipariş ettiğim orkidelerin işe yaramasını umut ederek yola koyulmuştum.
Zile bastım birkaç defa, açılmadığını görünce anahtarımla kapıyı açmak için cebimden anahtarı çıkartırken kapı açıldı. Karım üzerinde ayak bileklerine kadar uzanan mavi elbisesi, başında da desenli, ipek eşarbıyla karşımda duruyordu. Yapmış olduğu hafif makyajıyla yine çok güzeldi.
“Hoş geldin kocacığım!” dedi. Sanırım orkideler işe yaramıştı.
“Hoş bulduk aşkım!” diyerek içeri girdim. Yemek boyunca çok fazla konuşmadık. Konuştuğumuz birkaç cümle de iş hakkındaydı. Karım masayı topladıktan sonra,
“Kahve içeriz değil mi? Hem de biraz konuşuruz!” dedi. Konuşmak? Ne hakkında olabilir ki acaba diye düşünürken, karım,
“Dün gece biraz aşırı tepki vermiş olabilirim, özür dilerim!” diye devam ederek mutfağa yöneldi.Balkonda oturmuş karımı beklerken ne konuşacağını düşünüyorken, karım yanıma gelip oturdu.
“Dün gece için bir kez daha özür dilerim. Aşırı tepki verdim. Beklemediğim bir soruydu!” dedi.
“Ben özür dilerim canım. Sormamalıydım sana böyle bir soruyu…” diye cevapladım.
“Ama sordun… Kaç yıldan beri evliyiz, neden bugün? Bunun bir sebebi olmalı?”
“Bir sebebi yok aslında. Öylesine sormuştum…” diye kaçamak cevap verdim.
“Evlenmeden önce çok fazla birbirimizi tanıma fırsatımız olmadı. İkimizin de bir geçmişi var elbette. Sana hiç sormadım evlenmeden önceki hayatını. Merak da etmedim. Sen neden merak ediyorsun benim geçmişimi?” diye sordu. Karımın böyle yumuşamış olduğunu görünce içimdekileri anlatmaya karar verdim ve
“Daha birbirimizi tam olarak tanımıyoruz bile. İçimdeki diğer beni bilsen yüzüme bakmaz, hemen terk edersin beni!” dedim.
“O zaman neden birbirimizi tanımaya neden başlamıyoruz. Sırlar olmadan, yalan olmadan. Görünüşe göre başka bir Berat daha var. Mesela neden dün gece o soruyu bana sordun? Bununla başlayabiliriz!” Karımın elini tuttum ve gözlerine bakarak,
“Umarım diğer Berat’tan nefret etmezsin! Nereden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Bunun nasıl başladığını bilmiyorum. Sanırım 16 yaşındaydım, cinsellik nedir yeni öğrenmeye başlamıştım. Bol bol mastürbasyon yapıyordum. Dişi sinek bile aletimi kaldırıyordu.
Çevremizi biliyorsun, malum öyle fazla açık kadın yoktu. Hepsi kapalı. Komşu teyzeleri hayal ediyordum mastürbasyon yaparken. Fantazilerim hep orta yaşlı evli olgun kadınlar hakkındaydı.
Annemle pazara giderdim. Pazarcıların anneme bakışlarını görürdüm. Ağızlarının suyu akardı. Annemi bilirsin güzel kadındır. Hep güzel giyinirdi. Makyajsız hiç çıkmazdı dışarı. Kapalı giyinse bile hep bir çekiciliği olurdu.
Bazı geceler kapılarını dinler, babamla olan sevişmelerine kulak misafiri olurdum. Bu sevişmeler hep o pazardan döndüğümüz günlerde olurdu…”
“Sonra başka erkekler girdi fantazilerime. Annemi onlarla seviştiriyordum. Bildiğim erkekler, bakkal, manav, kasap, tüpçü… Annemin onlarla seks yaptığını hayal edip duruyordum.
Kendimden utanıyordum böyle şeyler düşündüğüm için. Bir daha olmayacak, bir daha düşünmeyeceğim böyle sapıkça şeyleri diyordum kendi kendime. Ama yine de vaz geçemiyordum bu fantazilerden…&
quot;Ben konuştukça sessizce dinleyen karımın şaşkınlığı yüzünden okunuyordu. Devam ettim,
“Seninle evlendim. Aklıma gelmiyordu artık böyle düşünceler. Seninle mutluydum…” dedim ve sustum. Kelimeler boğazıma düğümlenmiş, ağzımdan çıkmıyordu. Karım yardımcı oldu bana ve
“Evet mutluydun. Sonra?” dedi.
“Sen hatırlamıyorsundur bile belki, ama o gün benim halen aklımda!” dedim. Karım şaşkınlıkla,
“Hangi gün?” diye sordu.
“Sana demiştim hatırlamazsın diye. Sanırım iki yıl önceydi. Pazar günü seninle alışverişe çıkmıştık. Manava gitmiştik…” dedim. Karımın yüzünden hatırlamaya çalıştığını anlamıştım.
“Çok güzeldin yine o gün. Manavın çırağı seninle ilgileniyordu. Fakat biraz ötenizde başka bir adam sürekli olarak sana bakıyordu. Kapalıydın, erkekleri tahrik etmiyordun, ama adamın gözleri üzerindeydi.
Adam kırkın biraz üstünde olmalıydı. İnce ve esmerdi. Uzun sakalları vardı. Kısacık kesilmiş, kıvırcık saçları vardı. Gözlerini sana öyle bir dikmişti ki, aklından neler geçiyor diye düşündüm. Belki de aklında seni soyuyordu o anda. Sonra yanına geldi, seninle bizzat ilgilenmeye başladı…”
“Sizden uzakta olduğum için duyamıyordum konuştuklarınızı. Adamın gözleri ise sürekli hareket halindeydi. Vücudunu didik didik ediyordu kapkara gözleriyle. Sanki içine düşmüştü senin.
Bu arada, genç çırak da yanınızdaydı sürekli olarak. Sen adama bir şeyler söylüyor, adam çırağa talimat veriyor ve o da istenen meyveleri poşetlere doldurup tartıyordu. Ama çırağın da gözleri sürekli senin üstündeydi.
Sen farkında mıydın bilmiyorum, ama pek de rahatsız değildin bu bakışlardan. Belki de farkında bile değildin seni gözleriyle soyduklarını.
Bir ara çileklere bakmak için öne eğilmiştin. İkisi de arkanda kalmıştı, ikisinin de gözleri hemen önlerindeki senin o inanılmaz güzel götüne kilitlenmişti. Giydiğin o uzun eteğin altından belli olan çıkık yuvarlak götüne saldıracakmış gibi bakıyorlardı…”
“Birden gözlerim yaşlı adamın pantolonunun önünde meydana gelen kabarıklığa takıldı. Adamın aleti kalkmış kocaman olmuştu. Gözümün önünde yaşanan bu kısacık an içimdeki o fantaziyi yeniden ortaya çıkardı. Gördüğüm manzara beni de tahrik etmişti. Aletim sertleşmeye başlamıştı…” Sözümü bitirmeden, karım,
“Nee? Adamlar resmen orada gözleriyle soymuşlar beni. Sen de ses çıkarmadan öylece izledin olanları ha?” dedi. Sesinde bir kızgınlık yoktu.
“Ne desen haklısın. Hoşuma gitmişti. Ama şunu da unutma, o gece hayatının en güzel seksini yaşadığını söyledin gerdek gecesinden sonraki!”
“Evet öyleydi. Gerdek gecemizden sonraki yaptığımız en güzel seksti. Sebebi demek buymuş!” dedi.
“Aslında o gece seni o yaşlı adamla düşündüm!” diye mırıldandım. Şaşkınlığı daha da artan karım,
“Nasıl yani?” dedi.
“Duydun işte. O gece seninle beraber olan adamın, o manavın olduğunu düşündüm. Kendimi manavın yerine koydum…” dedim. Tabii bunları söylerken utanmış ve başımı öne eğmiştim.
“Başka?” dedi karım.
“Başka ne?” dedim. Karım,
“Başka kimlerle düşündün beni? Kimlerle seviştirdin beni hayallerinde?” dediğinde şaşırma sırası bana gelmişti.
“Gerçekten duymak istiyor musun?” diye sordum.
“Söz verdik. Sırlar yok artık. Söyle, kimler yaptı beni?” diye üsteledi.
“Manav, tüpçü, musluk tamircisi, bakkal…” diye başlayınca, sözümü kesen karım,
“O kadar çok kişiyle mi?” diye sordu. Cevap vermedim. Pantolonumun önündeki kabarıklığı fark eden karım elini uzatıp, pantolonumun üstünden taş gibi olmuş sikimi okşamaya başladı. Yüzündeki şehvetli ifadeyi görebiliyordum. Sanırım konuşmamız onu da tahrik etmişti.
“Demek birilerinin bana bakıp sikini kaldırması, beni gözleriyle sikmesi hoşuna gidiyor ha!” dedi. İlk defa ‘Sik‘ kelimesini kullanıyordu. Muhafazakar karımın ağzından ‘Sik‘ kelimesini duymak beni şaşırtmıştı. Söyleyecek bir şey bulamadım.
Ama gerçekten de tıpkı onun söylediği gibi oluyordu. Müthiş heyecanlanıyordum. Sikim neredeyse patlayacak gibiydi. Karımın parmakları da aklımın başımdan iyice gitmesine neden oluyordu. Karım birden,
“Hadi gel yatağımıza gidelim… Yatağımıza gidip sikişelim, n’olur! Canım sikilmek istiyor kocacığım!” dedi.
Neredeyse koşarak yatak odamıza geçtik. Üstümüzdeki giysileri yırtarcasına çıkarıp, kendimizi geniş yatağın üstüne attık. Beni sırt üstü yatırıp, bir bacağını üstüme attı karım.
Bir eliyle sikimi okşuyor ve gözlerimin içine bakıyordu. Yüzündeki ifadeden azgınlığı belli oluyordu. Boynundan tutup onu kendime çektim ve çılgın gibi öpüşmeye başladık.
Dilimi yakalayıp ağzının içine çekti ve emmeye başladı. Gözlerini kapamış, emiyordu dilimi. Parmakları da sikimin çevresine sımsıkı dolanmış, yukarı aşağı hareket ediyordu. İnanılmaz derecede heyecanlanmıştım yine. Dilimi bırakıp gözlerini açtığında yeniden göz göze geldik. Karım,
“Ohhh, kazık gibi oldun… Daha önce hiç böyle sertleşmemiştin! Demek hoşuna gidiyor, başkalarının beni sikmek istemesi? Hadi söyle bana! Söyle hoşuna gittiğini!”
“Evet!” diye itiraf ettim mırıldanarak. Düşündüğümden daha kolay olmuştu bunu karıma söylemek, “Hoşuma gidiyor… Hem de çok hoşuma gidiyor!” dedim.
Birden hareketlenip ters olarak üstüme çıktı karım. Kalçaları yüzümün hizasında, havadaydı. Belini iyice çukurlaştırdı. Her zaman olduğu gibi amının kıllarını iyice temizlemişti. Bir resim kadar güzel amı şimdi susamış bir ağız gibi açılmıştı. Vıcık vıcık sulanmıştı.
Karım sikimi sıvazlamayı sürdürüyordu. Artık yıllardır içimde tuttuğum, kimseye anlatamadığım duygularımı bundan sonra ortaya çıkarabilirdim.
“Güzel miyim?” diye sordu birden karım.
“Çok güzelsin karıcığım, harikasın!” dedim.
“Amım güzel mi?” diye sordu.
“Hem de çok!” dedim.
Beş yıllık evliliğimiz boyunca karım bir kere bile ağzına almamıştı sikimi. Bunu yapmasını çok arzu ettiğim halde bir kere bile bunu yapmasını istediğimi söyleyememiştim ona. Sanırım benden cesaret alan karım,
“O beni seyredip sikini kaldıran, beni sikmek isteyen, o gün gözleriyle siken manav, senin şimdi gördüklerini görebilseydi ne yapardı acaba?” diye sordu.
“Her halde kimse durduramazdı onu…”
“Yani?” dedi karım.
“Yani onu engellemek mümkün olmazdı…”
“Beni sikerdi değil mi kocacığım? Kocaman olmuş sikini amıma sokardı değil mi? Ohhhhh, sikerdi beni değil mi?” dedi. Karımın ağzından böyle ayıplı lmüstehcen kelimeleri duymak hoşuma gidiyordu.
“Evet karıcığım, sikerdi. O kocaman sikini senin o amına sokardı!”
“Kocaman sikiyle sikerdi beni, ohhhh!” dediğinde neredeyse boşalacaktım.
Normalde kıskançlıktan çıldırmama neden olabilecek şeylerden söz ediyorduk ve ben bundan akıl almaz bir biçimde hoşlanıyordum. Hoşlanmak ne kelime, öylesine tahrik oluyordum ki, kafayı yemek üzereydim,
“Biraz daha böyle konuşursan belim gelecek!” dedim.
“Manavın kıllı, kapkara, sert sikinin amıma girdiğini düşünüyorum, ohhhhhh, ne kadar güzel olurdu değil mi? Amıma girerken sen yapardın kocacığım?” diye devam ediyordu.
“Senin sikilmeni izlerdim. O ayının altında zevkten inlemeni izlerdim!” dedim, ama daha fazla tutamadım kendimi, döllerim gelmeye başladı.
Karım hızlıca sikimi sıvazlıyordu. İnanılmaz bir şekilde boşalıyordum. Döllerim karımın eline bulaşmıştı. Bugün hayatımızın ilkler günüydü.
Sonra karım kalçalarını indirip, amını ağzıma yapıştırdı. Vücudu dalga dalga sarsılıyordu. Am suları ağzıma, hatta boynuma akıyordu. Karım da orgazm olmuştu…
Birbirimize sarılmış olarak yatıyorduk. Karım,
“Hani sormuştun ya ilk erkeğin ben miyim diye? Evet, ilk erkeğim sen oldun, ama benim de sana anlatmadığım şeyler var elbette. Mesela ilk gördüğüm sik seninki değildi!” dedi. Şaşkınlıkla,
“Gerçekten mi?” diye sordum.
“Lise bitmiş üniversiteye hazırlanıyordum. Bir komşumuz vardı, Mehmet abi, 45 yaşlarında evli bir adamdı. Babamın çok samimi arkadaşıydı. Ailecek görüşüyorduk. Oldukça bilgili bir adamdı, özellikle matematik ve fizik derslerinde bana yardımcı oluyordu.
O zamanlar bir erkek arkadaşım vardı. Ailem bilmiyordu. Mehmet abi bizi görmüş öpüşürken, üstüne üstlük resimlerimizi de çekmiş. Sonra bir gün benimle konuşmak istediğini söyleyip çağırdı… Arabasında oturmuş konuşuyorduk. Resimleri gösterdi bana, şok oldum.
“Olur böyle şeyler. Gençsin, güzelsin...’ dedi.
‘Mehmet abi, ailemin haberi yok, lütfen söyleme bizimkilere!‘ dedim.
‘Merak etme sen. Beni memnun edersen gördüklerim aramızda kalacak!’ dedi sırıtarak. Özellikle babam duyarsa bir erkek arkadaşım olduğunu kesinlikle beni döverdi. Mehmet abinin elinde bir koz vardı ve onu kullanmak istiyordu. Ne istediği gayet açıktı.
Ben bunları düşünürken Mehmet abi pantolonun üstünden sikini okşuyordu. Derken bir fermuar sesi duydum, daha da ileri giderek sikini dışarı çıkarmıştı…”
“Bakmamaya çalışsam da Mehmet abinin siki çok büyük ve heybetliydi. Özellikle gövdesi kalın ve başı büyüktü. Elimden tutup elimi sikinin üzerine koydu.
‘Abi ben bakireyim!‘ dedim.
‘Merak etme seni sikmek gibi bir düşüncem yok. Sadece ağzına almanı ve beni boşaltmanı istiyorum!‘ dedi. Ben de,
‘Söz ver, ondan sonra sileceksin o resimleri değil mi?‘ dedim.
‘Söz!’ dedi ve bir anda göğsümü okşamaya başladı. Kafamı çevirince göz göze geldik. Bana,
‘Çok güzelsin Rümeysa!‘ diye fısıldayarak öpmeye başladı…”
“Erkek arkadaşımdan sonra öpüştüğüm adamdı. Tecrübeliydi ve çok güzel öpüşüyordu. Bir yandan da göğüslerimi de okşamaya devam ediyordu. Hoşuma gitmeye başlamıştı. Dudaklarımdan boynuma doğru indi.
O anda da elini bacaklarımın arasında fark ettim. Bastırıyor ve okşuyordu. Bir an kendimden geçtim ve elimi onun elinin üstüne koyup,
‘Dur, yeter bu kadar, lütfen’ diye fısıldadım.
‘Sakin ol. Bir şey yapmıyorum!’ dedi. Tekrar dudaklarımı öpmeye başladı. Göğüslerimi okşuyor, boynuma çeneme küçük küçük nefesler ve öpücükler konduruyordu. Sonra da gömleğimin döğmelerini açtı. Sutyenimden çıkardığı memelerimi yalamaya, başlarını emmeye başlamıştı…”
“Elimi yeniden tutup sikinin üstüne koydu. Kocaman olmuştu siki. Kalın, sert ve kıllıydı. Elimi çekmek istediysem de bırakmadı ve elimi sikinin üzerine bastırdı. Kulağıma,
‘Okşa onu!‘ dedi. Elime aldım, acayip sertti. Avucumla kavradım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Elimi tutarak beni yönlendirdi. Çok sıcacıktı siki. Ben aşağı yukarı sıvazlarken,
‘Süpersin Rümeysa!‘ diyordu. Bir anda, ‘Ağzına al!‘ dedi. Daha önce hiç yapmamıştım. Erkek arkadaşımla öpüşmekten öte gitmemiştik.
‘Bu nasıl ağzına alınır ki, ben anlamam öyle şeylerden...’ dedim.
‘Öğrenirsin işte!‘ dedi ve kafamı sikine doğru bastırdı. ‘Yala dedim sana. Yoksa…!‘ diyerek resimleri ima etti…”
“Suratıma değen sikin ucunu ağzıma doğru götürdüm. Dilimi çıkardım ve bir kere yaladım, sonra bir daha. İğrenecek bir şey değildi. İyice yalamaya başladım.
Mehmet abi inliyordu. Ağzımı sonuna kadar açtım, sikinin başı ancak ağzımın içindeydi. Dilimle sikinin başını yokluyor, alabildiğim kadar ağzımın içine almaya çalışıyordum.
Ben onun sikini yalarken başını ağzıma soktu. Çok sıcaktı, yumuşacık bir şey ağzımdaydı. Alabildiğim kadarını ağzıma alıp hafifçe sömürdüm. Bir anda kafamı tutup yukarı aşağı çekmeye başladı. Deliler gibi inliyordu.
Sonra bir anda ağzımdaki siki titremeye başladı. Ne olduğunu anlamadan ağzıma bir şeyler fışkırdı. Ağzım sikiyle dolu olduğundan tüküremedim ilk anda. Bir anda sikini çıkarttım ağzımdan. Derin derin nefes alıyordu. Mehmet abinin dölleri ağzımdan akıyordu. Midem bulanmıştı. Hemen tükürdüm…” diye bitirdi anlatacağını karım.
Heyecanla karımı dinlemiştim ve anlattıkları sikimin kalkmasına, sertleşmesine sebep olmuştu. Heyecanla,
“Sonra?” diye sordum. Karım,
“Bu tabii bir seferle kalmadı, haftada bir iki kez buluşup aynı şeyi yapmaya devam ettik. İşin ilginç tarafı ise, birkaç defadan sonra sik yalamaya ve döl yutmaya iyice alışmıştım ve çok hoşuma gidiyordu. Ama dediği gibi beni hiç sikmedi. Belki de bakire bir kızı bozmaktan korkuyordu!” dedi.
“Benimkini hiç ağzına almadın ama?” dediğimde,
“Aslında sikini ağzıma almak, yalamak istedim, ama sana söylemeye çekindim. Beni yanlış anlamandan korktum. Ama sen de hiç teklif etmedin!” dedi.
“Ben de aynı şekilde çekindim. Yapmayı sevmezsin, beni terslersin diye düşündüm!” dedim.
“Ah canım kocacığım. Çok şey kaçırmışız!” dedi ve bacaklarımın arasına girdi. Sonra ilk defa sikimi ağzına aldı.
Karım ilk kez sikimi emiyordu. Sikimi ağzından çıkarmadan bana baktı. Yüzündeki ifade müthişti yine. Gözlerimi kapayıp, kendimi aldığım zevke bıraktım, ellerimi karımın saçlarına götürdüm… Karım sikimi emerken bir sonraki adımı atmaya karar verdim.
“Biliyor musun neyi merak ediyorum?” dedim. Karım sikimi ağzından çıkardı ve
“Neyi?” diye yanıtladı soluk soluğa.
“Başka erkeklerin seni sikmek istemeleri bu kadar tahrik ediciyse…” dedim.
“Eeeee?” dedi karım.
“Bir hayal etsene… Yabancı biri seni gerçekten sikse ne olurdu?” dedim. İçimdekileri döküyordum. Kalbimin atışları hızlanmış, inanılmaz heyecanlanmıştım. Karım da bana uymaya başlamıştı,
“Eminim çok daha fazla tahrik olurdun. Eminim çok zevk alırdın kocacığım!” cümlesi döküldü ağzından.
“Ohhhh!” dedim, sonra da, “Peki ya sen? İstiyor musun?” diyebildim zorlukla. Karım cevap vermeyince devam ettim konuşmaya, onu daha da azdırmak istiyordum.
“Bir düşünsene… Yabancı birinin kocaman olmuş sikini amına soktuğunu… Döllerini amının içine fışkırttığını… Ne harika olurdu, değil mi karıcığım?” dedim. Karım,
“Evet, olabilir… Neden olmasın?” dedi yüzünde şeytanca bir gülümsemeyle… Kalbim yerinden çıkmak üzereydi.
“Gerçekten mi? Olabilir mi diyorsun?” diye fısıldadım heyecanla… Karım da anlamıştı benim halimi,
“Evet… İstiyorum, yabancı biri tarafından sikilmek istiyorum. Yabancı birinin sikini içimde istiyorum!”diye mırıldandı.
Nihayet, karım da kendini başka erkeklere siktirmek istediğini söylemişti. Gözlerime bakarak hareketlendi ve ata biner gibi oturdu üstüme. Amı, sikimi olduğu gibi yutmuştu sanki. Ellerini karnıma dayadı. Kalçaları hareketlendi. Amı ateş gibi yanıyordu.
“Kendimi başka erkeklere siktirmek istiyorum. Ohhhh, kendimi tüm erkeklere siktirmek istiyorum!” dedi. Zevk alıyordu karım, amı sulanmıştı.Ben de karım iyice havaya girsin diye,
“Siktir karıcığım kendini başkalarına. O kalın kıllı siklerini amına soksunlar. Ben de seyretmek istiyorum. Kocaman, kapkara, kıllı bir sikin amına nasıl girip çıktığını seyretmek istiyorum. Senin zevkten çıldırdığını, nasıl inlediğini görmek istiyorum.”
“Ohhh… Devam et… Anlat hadi…” diyerek inledi karım…
“Yabancı erkeklerin döllerini içine attırmasını izlemek istiyorum. Sonra seni sikmek istiyorum. Amının içinde adamın dölleriyle benim döllerim birbirine karışsa ne güzel olurdu, değil mi karıcım?” diyerek motive ediyordum.
Karım iyice havaya girmişti.
“Siktir beni kocacım, tanımadığım, bilmediğim erkeklere siktir. Amıma boşalsınlar. Ağzıma boşalsınlar!” dediği anda tüm vücudu sarsılarak orgazm olmaya başladı karım. Gözleri geri kaymış, yalnızca beyazları görünüyordu. Amının suları bir çeşme gibi akıyordu sanki…
Sonra duruldu. Kalçaları yine yukarı aşağı hareketlere başladı. Zonklamakta olan sikimi hızla amına alıyor, çıkarıyordu. Aldığım hazdan dolayı daha fazla dayanma şansım yoktu.
“Ohhh! Geliyorum karıcığım, dölle doldurdukları amını bir de ben döllüyorum!” diyerek zor tuttuğum döllerimi karımın amına fışkırtmaya başladım.
Karım da sikim amındayken üzerime yattı. Birbirimize sarılıp öylece kaldık bir süre, nefeslendik.
Sonunda karıma açılabilmenin ve gizli fantazilerimi karımla konuşabilmemin inanılmaz rahatlığı ve heyecanı vardı üzerimde…
Acaba karım gerçekten başka bir adamla sikişmek istiyor muydu, yoksa sadece fantazi olarak görüp bana ayak mı uydurmuştu? Karımın düşüncesi ne olursa olsun başka bir adamla gerçekten sikişmesini çok istiyordum. İçim içimi yiyordu açıkçası…
Ertesi hafta bunu öğrenmek için karıma sormaya karar verdim. Gündüz işten karımı aradım. Akşam onu yemeğe götüreceğimi söyledim. Karım dışarda yemek yeme fikrine sevinmişti. Arada sırada gittiğimiz, bizim muhafazakar camianın da sürekli gittiği bir mekanda yer ayırtmıştım.
Eve varıp da karımı karşımda görünce nutkum tutulmuştu. Çok güzel görünüyordu. Üzerinde şeker pembesi bir eşofman takımı giymiş, ama özellikle alt kısmı dar olduğu için karımın üzerine iyice yapışmış, tüm hatlarını belli ediyordu.
“Nasılım?” diye sordu.
“Çok güzel olmuşsun karıcığım, muhteşemsin!” dedim. Karımın muhafazakar olmayan bir kadından tek farkı başındaki beyaz eşarbıydı. Gülümseyerek,
“Teşekkür ederim kocacığım. Yemeği dışarda yiyeceğiz deyince kocamın yanında güzel görüneyim dedim!” dedi. Çıktık evden…
Mekanda oturmuş, yemeklerimiz bittikten sonra kahvelerimizi içiyorduk. Gözler karımın üzerindeydi. Özellikle bizimle ilgilenen henüz yirmili yaşlarda esmer garsonun bakışlarını yakalıyordum.
“Gözler üzerinde karıcığım!” dedim.
“Biliyorum, esmer garsonu diyorsun, değil mi?”
“Evet!”
“Gözleriyle soydu resmen beni. Nasıl, hoşuna gitti mi?”
“Evet, hem de çok. Kaç günden beri soracaktım sana, ne yapacağız bu meseleyi karıcığım?” dedim.
Kastettiğim şey elbette bundan sonraki adımımız ne olacaktı. Karımın başka bir adamla sikişmesi fikri sadece bir fantazi olarak mı kalacaktı, yoksa gerçekleşecek miydi?
“Kocacığım buna sen karar vereceksin!” diyen karımın da bunu istediği belli olmuştu. “Hayatımızı zora sokmadığı sürece benim için sorun yok. Sen bundan zevk alıyorsan, ki öyle görünüyor!” diye devam etti. Kararımı çoktan vermiş olduğum için,
“Evet karıcığım, bunu istiyorum. Zaten hep istemiştim. İnternette benim gibi durumda olan kişilerle konuştuğumda, bunu yapacağımız kişi mutlaka yabancı biri olmalıymış. Tanıdığımız biri sorun olabilir demişlerdi!”
“Haklısın. Peki sen mi bulacaksın beni sikecek olan adamı?” dedi. Böyle açık seçik konuşmanın beni tahrik ettiğini öğrenen karım böyle cüretkarca konuşuyordu. Ben de,
“İzlemeyi seviyorum, beni daha çok tahrik eden şey senin sikilmeni izlemek. Sikişmek istediğin adamları sen bul, ama kimin olacağına beraber karar verelim. Bir de benden habersiz hiçbir şey yapmayacaksın!” dedim.
Gözleriyle beni onayladı. Sonunda fantazilerim gerçek olacaktı. Mutluluktan içim içime sığmıyordu. Karım,
“O zaman alıştırma yapalım mı?” dedi.
“Alıştırma derken?”
“Şu garson oğlanla biraz oynaşmama ne dersin?”
“Hoşuna gitti mi oğlan?”
“Tatlı çocuk!” dedi karım. Oyun başlıyordu. Kaçamak bakışlarla halen karıma bakan garson çocuğu masaya çağırdık. Oğlan yanıma gelince, karımı işaret ederek,
“Arkadaşım bana değil. Karım sipariş verecek!” dedim. Genç garson karımın yanına gitti. Aralarında biraz mesafe vardı. Karım menüde birşey gösteriyormuş gibi yapıyordu. Karım sanki göremiyormuş gibi,
“Şu neydi?” diye menüyü biraz daha aşağı indirdi. Garson çocuk doğal olarak biraz öne eğildi. Bu arada karıma biraz daha yanaşmıştı. Kafası karımın omuz hizasındaydı.
Karım kolunu hafifçe oğlanın vücuduna sürtmeye başlamıştı. Sanırım bundan cesaret alan oğlan da elini menüye doğru götürdü. İkisinin eli hafifçe birbirine dokundu.
Karım biraz daha ileri giderek elini oğlanın üstü kıllarla kaplı elinin üzerine koydu. Gözlerimin önünde başka bir adamla kırıştırıyordu. Karım sonunda,
“Bunu istiyorum!” deyince, oğlan birden elini çekti ve
“Tamam efendim, derhal getiriyorum!” diyerek hızlıca yanımızdan ayrıldı. Karım hemen bana gülümseyerek,
“Nasıl, olur mu bu oğlan?” diye sordu.
“Sen istersen bu oğlan olsun. Bu kadar heyecan verici olduğunu tahmin etmemiştim!”
“Evet, buna siktirmek istiyorum kendimi!” diye devam etti karım.
“Nasıl olacak?” dedim. Karım da,
“Sen merak etme, ben ayarlama yapacağım!” dedi. Az sonra genç garson elinde karımın sipariş verdiği cevizli künefeyle geldi. Karım,
“Teşekkür ederim. Bayanlar lavabosu nerede?” diye garsona sordu. Garson,
“Buyrun, göstereyim!” dedi. Karım,
“Kocacığım hemen geliyorum!” diyerek masadan kalktı ve garsonu takip etti.
İkimiz de lavabonun nerede olduğunu gayet iyi biliyorduk aslında. Karım sadece garsonla rahat konuşabilmek için bu yolu seçmişti. Fazla sürmedi, karım masaya geri döndü. Heyecanı yüzünden okunuyordu.
“Kocacığım hazır ol…” dedi ve anlatmaya başladı.
Oğlanın telefon numarasını almış. Tabii doğal olarak kendi numarasını vermemişti oğlana, onu arayacağını söylemiş. Hatta kaşla göz arasında oğlanın sikini pantolon üstünden avuçlamış bile.
“Keşke görebilseydim!” dedim karıma. Karım da,
“Yakında fazlasını göreceksin!” dedi. Oyun başlamıştı ve artık geri dönüş yoktu. Çok istediğim hayalim gerçek olacaktı.
Ertesi gün hazırlığa başladık. Aldığım gizli kameraları mutfağın değişik yerlerine yerleştirdik ve test ettik. Bu iş için en uygun yerin mutfak olacağına karar vermiştik.
Yeni aldığımız başka bir numaradan genç garsonu aradı karım. Ondan çok hoşlandığını, beraber olmak istediğini ve benim evde olmadığımı, hemen gelmesini istedi.
Bu bir riskti, ama fazla da şansımız yoktu. Çünkü karım ancak evimizde rahat sikişebilirdi ve ben de saklanacağım diğer odada laptopu açıp bu sikişi ekrandan anlık olarak izleyebilirdim. Her hangi bir olumsuzluk olursa da hemen odadan çıkıp anında müdahele edebilirdim.
Oğlanın heyecandan dili tutulmuştu sanki, sadece,
“Hemen geliyorum!” diyebildi adresi karımdan dinledikten sonra.
Karımın üzerinde uzun kollu beyaz bir Sweat, altında da ince kumaştan bir eşofman vardı. Eşofman karımın götünü sıkıca sarıyordu. Sutyen ve külot yoktu içinde. Başında da yine bir eşarp vardı.
İkimiz de heyecandan ölmek üzereydik. Yaşamımızdaki en önemli dönüm noktalarından biriydi bu. Çok aykırı bir şey yapmak üzereydik ama vazgeçmeyi düşünmüyordum bile…
Heyecanla bir yarım saat kadar bekledik ki, nihayet kapı çalındı. Ben hemen yandaki odaya girip odanın kapısını kilitledim, kameraları aktif hale getirdim, laptopu açtım. Karım kapıyı açmaya gitti. Mutfağa geldiklerinde ekrandan izlemeye başladım.
Oğlanın elinde bir paket vardı. Sanırım bir şeyler getirmişti. Karım elindeki paketi alıp masanın üzerine bıraktı. Göz göze bakıyorlardı.
Konuşmalarını laptopa taktığım kulaklıkla işitiyordum. Karıma çok güzel olduğundan falan bahsediyordu genç. Esmer ince bir oğlandı. Elleri kolları kıllıydı. Sanırım vücudu da aynı şekilde kıl doluydu.
Oğlanın gözleri de daha ilk anda karımın vücuduna dikilmişti. Karım kapalıydı ama tüm vücut hatları belli oluyordu. Gerçekten de siker gibi bakıyordu oğlan. Bu arada kabarıklık oluşmuştu pantolonunun önünde.
Ben o kadar heyecanlanmıştım ki, deli gibi atan kalbimin sesini bile duyabiliyordum neredeyse…
“Soğuk meşrubat içer miyiz?” diyen karım dolaptan meşrubat almak için kapağı açıp hafifçe eğildiğinde, oğlan karıma doğru adım attı.
Siki daha da büyümüştü şimdi ve pantolonunun önünü bir çadır direği gibi kabartıyordu. Karıma arkadan sokulup birden beline sarılıverdi. Oğlanın sikini karım tüm sertliğiyle arkasında hissediyor olmalıydı.
Karım meşrubat almadan doğruldu, dolabın kapağını kapattı. İki eliyle dolabın kenarlarına tutunmuş ve belini büküp arkasını oğlanın önüne iyice bastırmıştı. Gözleri kapalıydı.
Genç oğlanın gözlerinde ise delice bakışlar vardı. Karımın karşılık verdiğini görünce, belini bırakıp ellerini yukarıya çıkardı ve Sweatin altına sokup, sutyensiz memelerini avuçladı. “Oohhh!” diye inledi karım. Karımın kendini iyice kaptırdığını görebiliyordum, götü oğlanın önünde dans ediyordu adeta.
Sonra iyice doğrulup, vücudunun üst kısmını da ona yasladı. Peşinden de yüzünü döndü ona. Dudakları bir anda birleşti. Deli gibi öpüşüyorlardı.
Ben ise bu müthiş manzarayı büyülenmiş gibi seyrediyordum. Sikim de pantolonuma sığmaz olmuştu bu arada. Az sonra karım telaşlı hareketlerle oğlanın gömleğinin düğmelerini açmaya çalışıyordu. Bunu kısa sürede başardı.
Sonra başını geriye atıp, iki eliyle birden onun göğsündeki kapkara kılları okşamaya başladı. Bu hayvan gibi kıllı oğlanın karımı tahrik ettiği kesindi.
Oğlan karımı omuzlarından tutup karımın arkası kendine gelecek şekilde çevirdi. Sağ eli pantolonunun fermuarını, sol eli de karımın eşofmanını indirmeye çalışıyordu.
Birlikte öne doğru birkaç adım attılar. Mutfak tezgahının önündeydiler. Oğlan karımı sırtından hafifçe iterek tezgaha doğru eğdi. Sikini pantolonundan çıkarmış olduğunu gördüm, hem de taşaklarıyla beraber.
Kocamandı siki. Kapkara ve kıllı. Taşakları da kocaman görünüyordu. Sabırsızlandığını görüyordum. Bir an önce sikmek istiyordu karımı…
Karımın eşofmanını dizlerine kadar indirmeyi başardığı anda da dibinden tuttuğu sikini amına dayayıp, bir anda ve müthiş bir şiddetle sokuverdi. “Ahhhhh!” diye inledi karım. Oğlan da,
“Ohhhhhh, harikasın!” diye inledi. Oğlanın yüzünden ne kadar uçmuş olduğunu anlayabiliyordum.
Birden sikmeye başladı karımı. Akıl almaz bir hırs ve hızla sikiyordu. Beli hızlı çalışan bir makine gibi ileri geri gidiyor, o kocaman siki karımın amına hızla girip çıkıyordu.
Vücudunun hareketlerinden bunun karımın hoşuna gittiğini anlayabiliyordum. Sesi kesilmişti. Yalnızca küçük inlemeler kaçıyordu ağzından. Oğlan iki eliyle belinden tutmuştu onu. Gözlerinde sabit bakışlarla hemen önünde durmakta olan o baş döndürücü götü seyrediyor ve sikini karımın amına sokup çıkarıyordu…
Ben de pantolonumun önünü açıp, sikimi dışarı çıkarttım. Sertleşmiş sikim rahatsız etmeye başlamıştı çünkü. Gözlerimi ekrana dikmiş, bütün dikkatimle ve hiçbir şeyi kaçırmamaya çalışarak mutfakta olanları seyrediyordum.
Karımın vücudu dalga dalga sarsılıyordu. Genç oğlan o koskocaman sikini akıl almaz bir hızla amına sokup çıkarmayı sürdürürken, karım da orgazm oluyordu. Sonra birden homurdanmaya başladı oğlan. Karım,
“Korunuyorum!” deyince, oğlan hızla dibine kadar geçirdi sikini. Vücudu titremeye başlamıştı. Boşalıyordu oğlan. Döllerini karımın amına fışkırtıyordu. Tam istediğim gibi, en dibine…
O sırada benim de okşadığım sikimden birdenbire çıkan döllerim fışkırmaya başladı. Heyecandan dayanamamış boşalıvermiştim. Halen gözlerim ekrandaydı ve olanları seyrediyordum.
Boşalan oğlan durmuyor, tezgaha tutunup domalmış karımın amına gidip gelmeye devam ediyordu. Büyük bir hırs ve hızla sikiyordu karımı. Sonra birden durup, sikini çıkardı. Karımı omuzlarından tutup kendine çevirdi.
Şimdi yüz yüzeydiler. Karımı tutup bu sefer de tezgahın üstüne oturttu. Karımın götü tezgahın kenarına gelmişti ve bacakları aşağıdaydı. Oğlan önce karımın eşofmanını tümüyle çıkardı, zaten külot yoktu.
Sonra da iki eliyle bacaklarını yakalayıp havaya kaldırdı. Biraz daha sokuldu karıma. Siki, önünde alabildiğine açık duran ama değdiği anda da sert bir hareketle hepsini sokuverdi yeniden… Karımdan yeniden,
“Ahhhhh!” diye ses çıktı ve “Çok iyisin! Ohhhh, çok güzel sikiyorsun beni! Ohhhh!” diye inledi. Oğlan yine aynı biçimde, inanılmaz bir hızla sikiyordu karımı. Oğlanın da aldığı zevk yüzünden belli oluyordu. Karımın bacaklarını da bırakmış, onu leğen kemiklerinden kavramıştı iki eliyle.
Oğlanın vücudundaki tek kımıldayan yeri, akıl almaz bir hırsla oynayan beliydi yalnızca. Siki karımın amına hızla giriyor, çıkıyor, giriyor, çıkıyordu. Karımın zevkten mahvolduğunu görebiliyordum, dizlerinden hafifçe büktüğü bacaklarını havada tutuyordu. İçine girip çıkan sikle sürekli inliyordu…
Derken oğlan karımı tuttuğu gibi yan çevirdi tezgahın üstünde. Şimdi bacakları karnına çekik, yan yatıyordu karım. Götü tüm güzelliği ve baştan çıkarıcılığıyla oğlanın gözleri önündeydi. Sonra yine sikmeye başladı oğlan. Aynı inanılmaz hızlı temposuyla…
Ben ise yaşamakta olduklarımın etkisini her geçen an biraz daha güçlü olarak hissediyordum. Karım bir başka erkek tarafından sikiliyordu. Hayvan gibi bir genç oğlan, karımı sikiyor ve onu zevkten zevke uçuruyordu. Bu arada beni de tabii…
Seyrettiklerim beni o kadar çok tahrik ediyordu ki, sikimi kavradım, yeniden sertleşmeye başlamıştı.
Karımın vücudu mutfak tezgahının üstünde çırpınır, kıvranıp bükülürken, oğlan sikini halen sokup çıkarıyordu karımın amına… Daha önce boşalan oğlan şimdi öyle kolay kolay boşalacakmış gibi durmuyordu. Bazen hızlanıyor, bazen daha yavaş bir tempoyla sikmeye devam ediyordu karımı.
Karım yeniden inlemeye başladığında bir kez daha orgazm olacağını anladım. Bunu oğlan da anladı ki, temposunu arttırıp yeniden sertçe karımın amına girip çıkmaya başladı. Karımın yükselen çığlıkları beni deli ediyordu.
“Sik beni! Sik! Ohhh!” derken karımın üzerine kapaklanan oğlan daha da hızlandı. Taşakları da her giriş çıkışta karımın beyaz tenine çarpıyordu. Karım titreyerek orgazm olurken öylece bir süre kaldılar…
Oğlanın da yeniden boşaldığını sanmıştım ki, karımın üzerinden kalktığında halen dimdik duran sikini görünce yanıldığımı anladım. Bundan sonra ne olabileceğini tahmin etmeye çalışırken, birden karım mutfak tezgahının üstünde doğruldu.
Genç oğlanla yüz yüzeydiler. Sonra yavaşça yere inip oğlanın önünde ayakta durdu. Kollarını boynuna doladı ve o güzelim dudaklarını oğlanın dudaklarına götürdü. Genç oğlanın dudaklarını yiyordu karım resmen.
Ateşli öpüşmenin ardından karım oğlanın önünde diz çöktüğünü gördüğümde, ne yapacağını anlayıp iyice heyecanlandım yine…
Oğlan biraz şaşkın, seyrediyordu karımı. Siki halen kocamandı, sert olarak duruyordu karımın yüzüne doğru. Karımın am sularıyla ıslanmış, pırıl pırıl parlıyordu siki. Müthiş görünüyordu.
Karım bir elini uzatıp, sıkı sıkı tuttu sikini. Sonra iyice sokulup, oğlanın kıllarla dolu taşaklarını yalamaya başladı. Oğlanın elektrik çarpmış gibi titrediğini gördüm. O kıllı taşakları birer birer yalıyor, sonra da alabildiği kadarını ağzının içine alıp emiyordu karım.
Sonra da az önce amına giren bu kocaman siki, kökünden başlayarak ucuna kadar yalamaya koyuldu. Sıra, sikinin inanılmaz büyüklükteki bir mantara benzeyen başının yalanmasına geldiğinde, oğlanın titremeleri arttı birden. Birden ağzını alabildiğine açtı karım ve dudakları o kocaman mantarın üstüne kapandılar. Emmeye başladı.
Karımın başı da hareketlenmişti bu arada, ileri geri oynuyordu. Küçük hareketlerle oğlanın sikini ağzına sokup çıkarıyordu böylece. Her seferinde de biraz daha fazla alıyordu ağzının içine.
Karımın ağzını bu kadar iyi kullandığını ben bile bilmiyordum. Evet, karım sik yalamayı seviyordu. Oğlan büyülenmiş gibi seyrediyordu karımı. Karımın başı her ileri gelişinde biraz daha giriyordu siki.
Sonunda karımın burnu oğlanın pantolonuna dayandı. O kocaman sikin hepsini almıştı ağzına…
Oğlan iki eliyle karımı omuzlarından kavradı. Aynı anda da beli oynamaya başladı. Sikini karımın ağzına sokup çıkarıyordu. Oğlan tıpkı amını siktiği gibi şimdi de karımı ağzından sikiyordu.
Önce hafif olan hareketleri de giderek hızlanıyordu. Sikini karımın ağzına sokuyor, çıkarıyor, sokuyordu. Müthiş bir manzaraydı bu. Şimdiye kadar hiç böyle bir şey görmemiştim. Her geri hareketinde, o kocaman siki neredeyse en ucuna kadar çıkıyordu karımın ağzından, sonra da büyük bir hızla sokuyordu. Gırtlağına kadar hem de…
Karımın zevkten uçtuğunu görebiliyordum, kendini tamamen bırakmıştı. Kelimenin gerçek anlamıyla ağzından sikiliyordu. Önce karımın amına girip çıkan, döllerini boşaltan o kocaman, kapkara ve kıllı sik, şimdi karımı ağzına girip çıkıyordu. Oğlan hiç durmadan ve hırsla sikiyordu karımın ağzını…
Daha fazla dayanamayan oğlan sonunda naralar atarak boşalmaya, döllerini bu sefer karımın ağzına fışkırtmaya başlamıştı. Karımsa hırsla emiyordu oğlanın sikini. Sanki içinde tek bir damla döl bile kalmasını istemiyormuş gibiydi.
Bir taraftan da gırtlağının sürekli oynamasından oğlanın döllerini iştahla yuttuğunu görebiliyordum…
Nihayet geri çekildi oğlan. Karımın ağzından çıkan siki artık inmişti. Yorulduğu, hem de iyice yorulduğu belli oluyordu oğlanın. Çömelmekten yorulan karım yere oturmuştu şimdi. Oğlan bu arada toparlanmaya başlamıştı. Sonra elini uzatıp, karımın ayağa kalkmasına yardımcı oldu. Bir süre birbirlerine baktılar.
“Harikaydın Rümeysa. Bir daha seni ne zaman görürüm?” diye sordu oğlan. Karım da,
“Sana haber veririm. Kocam gelmek üzeredir. Ben aramadan sen beni arama sakın!” diye tembihledi oğlanı.
Çok istediğim şey gerçekleşmiş, karım başka bir erkekle sikişmişti. Tüm yaşamım boyu tatmadığım kadar büyük bir zevk almıştım bundan.
Karım oğlanı yolcu ettikten sonra, üzerinde sadece Sweat ve başındaki eşarp olduğu halde mutfağa girdi. Ben de bu arada gizlendiğim odadan çıkmıştım. Karıma doğru yürürken göz gözeydik.
Kımıldamadan beni bekliyordu karım. Ona iyice sokulup kollarımın arasına aldım. Vücudunu sımsıkı benimkine yasladı. Birbirimizin gözlerine baktık bir an. Onu öpmek için müthiş bir istek duyuyordum.
Karımın dudakları iyice aralandı. Dudaklarımız birleşti ve çılgın gibi öpüşmeye başladık. Ağzıma gelen hafif tuzlu tadı ve burnuma gelen döl kokusunu hissedebiliyordum. Genç oğlanın dölleriydi bunlar, ama umurumda değildi.
İki elimle karımı çıplak götünden kavrayıp kendime çektim. Vücutlarımız iyice birbirine yapıştı. Taş gibi olmuş sikim aramızda eziliyordu.
Biraz geri çekilip sol elimi aramıza soktum. Am suları ve döller, bacaklarının iç taraflarından neredeyse dizlerine kadar akmıştı. Elim bir anda vıcık vıcık ıslanmıştı. Sonra orta parmağını amına götürdüm. Vıcık vıcıktı.
Biraz bastırınca, parmağımı yutuverdi birden amı. İçi de oğlanın dölleriyle doluydu. Bir parmağımı daha sokunca karım inledi. Karımı bir an önce yatağımıza götürmek için geri çekildim.
Uzanıp iki bileğimden yakaladı beni. Sonra ellerimi yüzüne götürüp, parmaklarımı yalamaya başladı. Tek tek parmaklarımı ağzına alıp emiyordu. Gözleri kaymış, zevkten kendinden geçmişti.
Ellerimi kurtarıp onu kucağıma aldım ve yatak odamıza taşıdım. Kollarını boynuma dolamış, başını göğsüme yaslamıştı. Yatağın ortasına bıraktığımda, sırt üstü yatıp bacaklarını açtı karım. Dizlerini büküp, yukarı çekti. Önümde duran amı bir kabak çiçeği gibi açmıştı kendini.
Gözlerimi bu müthiş manzaradan alamıyordum. Amının şişmiş dudakları alabildiğine açıktı. Oğlanın dölleriyle dolu olduğunu görebiliyordum. İçinden sızan döller ince bir şerit halinde yatağa akıyordu şimdi.
Tekrar göz göze geldik. Karım bir şey söylemese de, sanki yorum yapmamı ister gibi bakıyordu suratıma.
“Müthişti karıcığım… Çok güzel sikti seni… Siki de kocamandı!” dedim. Sonra yatağın üstüne çıkıp, dizlerimi vücudunun iki yanında yatağın üstüne dayadım ve başının hizasında durdum.
Taşaklarım yüzüne değiyordu şimdi. Tıpkı oğlana yaptığı gibi taşaklarımı yalamaya başladı. İki eliyle götümün yanaklarını kavramıştı. Sonra taşaklarımı bırakıp,
“Hadi ağzımı sik!” dedi birden, “Hadi ağzımı sik kocacığım… Tıpkı onun gibi… Sikini ağzıma sok ve sik hadi!” dedi.
Vücudumun üst kısmını öne eğdim. Sonra da bir elimle bastırıp sikimi, tıpkı bir am gibi açılmış bekleyen ağzına soktum. Hiç zorlanmadan, hepsini yuttu sikimin. Küçük dilinin, sikimin zonklamakta olan başına değdiğini hissediyordum.
Sokup çıkarmaya, karımı ağzından sikmeye başladım. Burnundan kaçan inlemeler öylesine tahrik ediciydi ki. Fırın gibiydi ağzının içi. Islak ve kaygan. İnanılmaz güçlü emiyordu sikimi.
Birden dayanamadım ve aniden patladım. Döllerim geliyor, bitmek bilmeyen salvolar halinde karımın ağzına fışkırıyordu. Döllerimi büyük bir iştahla yutup midesine indiriyordu karım…
Boşalmam bitince sikimi yalayarak temizledi karım. Sonra uzunca bir süre sarmaş dolaş yattık. Yüzündeki mutlu tebessüm o kadar güzeldi ki, beni deli ediyordu. Karımı bir yabancıya siktirmek istemiştim ve bunu da yapmıştı karım. Sikilmişti karım. Tanımadığımız genç bir oğlan sikmişti karımı. Kocaman, kapkara ve kıllı sikli, hayvan gibi bir oğlan…
“Memnun musun kocacığım?” diye sordu.
“Evet karıcığım! Çok güzeldi!” dedim.
“Hayallerin gerçek oldu sonunda!”
“Evet, ama ya sen? Sen memnun musun?”
“Belli olmuyor mu?” diyen karımın memnun olduğu her halinden belli oluyordu. Sonra elini bacak arasına götürüp amını okşamaya başladığını gördüm.
“İçimi nasıl doldurmuş! Öyle çok fışkırttı ki! Immmm, çok güzeldi!” diye fısıldadı.
“Hayatında senin kadar güzel bir kadını sikmemiştir. Hele senin gibi kapalı bir kadından bunu asla beklememiştir!” dedim. Karım amından parmağına bulaşan dölü inceleyip,
“Sikilmiş amımı yakından görmek ister misin?” diye sordu.
“Bilmem ki?” deyince,
“Hadi yakından bak! Nasıl da bollaştırdı amımı!” diyerek sırt üstü yatıp bacaklarını açtı ve dizlerinden büküp karnına doğru çekti. Ben de aşağı kayıp, başımı bacaklarının arasına soktum.
Gerçekten müthişti görüntü. Tıpkı söylediği gibi, açık duran amı döl doluydu halen. Bacak arası da vıcık vıcık bir haldeydi. Burnuma, her zaman alışık olduğumdan farklı kokular doluyordu. Karımın amının o baş döndürücü güzel kokusuna, şimdi genç oğlanın döllerinin değişik ve keskin kokusu da karışmıştı.
Sikim yine kalkıp, alabildiğine sertleşmişti. Karımın yüzüne bakınca, ne yapacağımı merak eder halde o da bana bakıyordu. Büyülenmiş gibiydim. Manzara beni bir mıknatıs gibi çekiyordu kendine.
Birden yüzümü kasıklarına gömdüm. Oğlanın o kocaman, kapkara, kıllı sikinin girdiği yere ağzımı dayadım. Koku çok daha keskinleşmişti şimdi. Genç oğlanın döllerinin hafif tuzlu tadını ağzımda hissettiğim anda kendimi kaybettim.
Dudaklarımı, karımın amının şişmiş dudaklarına yapıştırıp emmeye başladım birden. Hırsla emiyor, yalıyor, öpüyordum artık. Kendimi şimdiye kadar hiç tatmadığım inanılmaz bir zevkin pençesine kaptırmıştım…
Uzun uzun yaladım karımın amını. Sonra dilimi amına sokup çıkarmaya başladım. Kendimi öyle kaptırmıştım ki, içindeki dölleri çekip boşaltmaya çalışıyordum adeta. Karım zevkten çıldırmıştı bu arada. Yatakta çırpınıyor, inliyor, çığlıklar atıyor,
“Ohhhhh! Çok güzel kocacığım, devam et! Ohhhh, çok güzelllll!” diyordu.
Sikimi, o genç oğlanın sikinin girip çıktığı amına sokmak ve döllerimi bu kez oralara fışkırtmak istiyordum. Döllerim karımın amındaki oğlanın dölleriyle karışsın istiyordum.
Doğrulup dizlerimin üstüne kalktım. Sonra karımın bacaklarından birini yakalayıp havaya kaldırdım. Zevkten kısılmış gözlerle bana bakıyordu.
Biraz sokulunca sikim yolunu kendiliğinden buldu ve amının dudakları arasından kayıp içine gömüldü. Vıcık vıcıktı karımın amı. Ateş gibi yanıyordu. Karıma pompalamaya başladım.
“Ohhhh, sik beni!” diye inledi karım. Durmadan, “Sik beni n’olur! Sikilmek istiyorum! Ohhhh! Sik beni hadi!” diyordu.
Zaten durmamı istese bile duracak bir halde değildim. Sikim amına girip çıktıkça, içindeki oğlanın dölleri sikime bulaşıyor, taşaklarıma akıyordu. Hızlıca sert bir şekilde sikiyordum karımı.
Vücudu yeniden titremeye başlayan karım, bugün sayısını hatırlamadığım şekilde bir kez daha orgazm oluyordu.
Karım iyice çıldırmış, zevkten kendini kaybetmişti. İnanılmaz tahrik edici zevk çığlıkları atıyordu. Son bir kez sertçe sikimin karımın amına geçirdim. Dibini bulmuş halde kaldım.
Birdenbire döllerim karımın amına fışkırmaya başladı. Karıma sıkıca sarılıp döllerimi amına akıtıyorken, genç oğlanın dölleriyle benim döllerimin birbirine karıştığını hissediyordum…
Artık hayatımız değişmiş, yeni heyecanlara yelken açmıştık!
Merhabalar İzmirli evli veya dul olgun bayanlar gizlilik şartıyla görüşmek isteyen bayan arkadaşlar aminizdan suların akmasını istermisiniz ister tlde ister yüzyüze
yazın lütfen
Merhaba cesurca Reelde Sıradışı zevkler yaşamak isteyen Olgun Soft Çiftler ve Bayanlar 0534 337 99 65 davetinizi bekliyorum akşam 7den sonra detaylı konuşalım Antalyadayım ama davet ederseniz gelirim