Tesisatçı Komşum Atilla
Henüz bir yıllık evli, 23 yaşında genç bir kadınım. Çocuğumuz yok. Neden bilmiyorum, oldum olası sekse çok meraklıyımdır. Çalışmadığım için, kocam işe gidince ben de evin günlük işlerini bitirir, akşam yemeği için gerekli hazırlıkları da yaparım, sadece pişirmesi kalır. Onu da kocam işten gelmeden yarım saat önce pişirmeye başlarım.
Yaşadığımız çevrede kafa dengim olabilecek bir arkadaş bulamadım. Bu yüzden ev işleri dışında kalan vaktimi her gün internette porno izleyerek, seks hikayeleri okuyarak geçiriyorum. Okuyup izlerken de aynı zamanda da mastürbasyon yaparım tabii… Elim sürekli amımdadır, belki her gün kendimi tatmin ederim.
Bunda biraz da kocamın sekse benim kadar düşkün olmamasının payı var. Kocamla son zamanlarda haftada bire düşen sevişmelerimiz, kocamın yeni araba almak için çektiği kredinin stresi yüzünden daha da seyrekleşmiş ve artık ayda bire düşmüştü.
Geçenlerde yine ilginç, kocasını aldatan bir ev kadınının yaşadığı bir seks hikayesi okumuş ve fena halde azıp kendimi tatmin etmiştim. Üç haftadır sevişmiyorduk kocamla ve arzularım tavan yapmıştı iyice… Okuduğum hikaye de o kadar güzeldi ve beni almış götürmüştü ki… Kendimi o kocasını boynuzlayıp sikilen kadının yerine koyarak okumuştum hikayeyi ve seri bir şekilde orgazm olmuştum.
Öyle ki, adeta işercesine boşalmıştım. Amımın suları külodumu ıslatmış, hatta eşofmanıma geçmişti ıslaklık… Hemen yatak odasına gidip külodumu değiştirdim ve ıslak külodumu kirli sepetine atmaya banyoya gittim.
Banyoya girdiğimde bir de ne göreyim? Banyoyu su götürüyor. Baktım, lavabonun altından sürekli su akıyordu. Telaşlandım, ne yapacağımı bilemedim ilk anda…
Tesadüfen bizim alt katta da tesisatçı usta oturur, bazen işe gider bazen gitmez, o geldi aklıma… Bir yıldır komşuyuz ama pek samimiyetimiz yoktu. Arada sırada kapıda karşılaşınca selamlaşırdık, hepsi o kadar… Diğer komşu bayanlardan duyduğuma göre kendisi dulmuş, karısından boşanmış.
Önce tereddüt ettim, sonra ortalığın haline bakınca kararımı verdim. Kocama telefon edip birini gönderene kadar sular tüm evi basacak gibi hızla akıp gidiyordu. Hemen indim alt kata, zilini çaldım. Adam evde mi değil mi onu da bilmiyordum. Evdeymiş, kapıyı açtı, kibarca,
“Buyrun Hatice hanım?” dedi.
“Komşum, ne olur bana yardımcı olun. Banyoda su kaçağı var, her yeri su basmak üzere… Rica etsem gelip bir bakabilir misin?” diye telaşla yalvardım.
“Tamam, telaş etmeyin, sorun değil. Siz çıkın, beş dakikaya geliyorum!” dedi.
Teşekkür edip evime çıktım. Ama bir şey dikkatimi çekmişti, ben daha adamın adını bilmiyordum, fakat o bana ismimle hitap etmişti. İsmimi bildiğine göre, demek ki adamın ilgisini çekiyordum. Nedense bu beni keyiflendirmişti, herhalde beni beğeniyordu.
Neyse, beş dakika olmadan zil çaldı ve elinde takım çantasıyla çıkıp geldi. Üstünde benim gibi eşofman vardı. Adamı içeri buyur edip, banyoya soktum, ortalığın halini gösterdim.
İlk olarak benim telaştan aklıma gelmeyen şeyi yaptı. Lavabonun altına eğilip suyun akışını kesti. Rahatladım. Yeni de çay demlemiştim. Su borusuyla, vanalarla uğraşıp duran adama,
“Taze çayım var, içer misin?” dedim.
“Zahmet olmazsa…” dedi.
“Yok canım ne zahmeti!” deyip mutfağa çay almaya gittim.
Tam çayları doldurdum salona götürecektim, içime kurt düştü. Benim amımdan akan zevk sularıyla ıslanmış külodumu kirli sepetine atmış mıydım acaba? Hatırlayamadım bir türlü… Sessizce banyoya doğru gidip kontrol edeyim, ortalıkta duruyorsa adama çaktırmadan sepete atayım diye düşündüm.
Açık kapıdan içeriye göz attığımda ne göreyim? Benim biraz önce çıkardığım külodum elindeydi ve burnuna dayamış, külodumu kokluyordu herif… Diliyle amımın sularıyla ıslanan kısma dokundurup, tadına bakıyor, bir eliyle de eşofmanının üstünden yarağını ovuşturuyordu.
İçerideki manzarayı görünce kızacağım yerde resmen tahrik oldum. Tam üç haftadır kocamla sevişmemiştim. Azgınlıktan duvarlara tırmanır hale gelmiştim. Her gün mastürbasyon yapıyordum. Kız olsam neyse, ama evli bir kadın olarak alışmış olduğum zevkleri arıyordum ister istemez, elimde değil ki…

Külodumu adamın elinde görünce benim de kapının dışında amım karıncalanmaya başladı. Oysa kocam bırakın kullandığım külodumu koklayıp yalamayı, bugüne kadar amımı bile yalamamıştı.
Çayları geriye, mutfağa bıraktım. ‘Lanet olsun, ne olacaksa olsun artık’ diye düşündüm ve hızlıca banyoya daldım. Adam beni görünce şok oldu. Elinde benim ıslak külodumla öylece kaldı, ne diyeceğini bilemedi. Karşı karşıya durmuş, birbirimize bakıyorduk. Elektrikli bir ortamdı.
“Şeyy… Hatice hanım… Ben…” diye bir şeyler söylemeye çalıştı.
“Evet? Sen? Ne diyeceğini gerçekten merak ettim. Nasıl açıklayacağını bekliyorum.”
Sanırım ilk anda beklediği öfkeli tepkiyi benden görmeyince biraz rahatlamış gibiydi. Elini kabarık sikinden çekip külodumu burnundan indirmişti. Delici bakışlarıyla kadife eşofmanımın ortaya çıkarttığı yuvarlak hatlarıma bakıyordu konuşmadan…
“Ne diyebilirim ki?” diye fısıltılı bir sesle konuştu sonunda…
“Bir şeyler söyle işte… Mesela… Çok mu hoşuna gitti külodumun kokusu?” dedim.
“Yanlış anlama, sapık değilim ben… Ama, o kokuya hasret kaldım ben…”
Onun karısından boşandığını ve düzenli bir cinsel yaşamı olmadığını hatırladım bunu söyleyince… İkimiz de seks için yanıyorduk kısacası… Ve şu daracık banyoda iki yangın baş başa, yalnızdık. Külodu elinden alıp sepete attım ve çamaşır makinesine dayanıp gözlerinin içine baktım. Şehvetten boğuklaşan bir sesle,
“Eh, madem o kokuya hasretsin…” diyerek elimi kasıklarıma götürerek okşadım. “O kokuyu koklamak istiyorsan küloda gerek yok. Burada canlısı var!”
“Şey… Emin misin? Yeni evli kadınsın… Kocan…” diyecek oldu.
“Şu anda ikimiz varız evde… Kocam bütün gün yok… Zaten geceleri de yok, üç haftadır sevişmiyor benimle… O külot neden ıslak sanıyorsun?” dedim davetkar bakışlarla… Hadi artık salak… Ne yapacaksan yap, vakit kaybetme…
Birden geldi, sımsıkı sarıldı bana, dudaklarıma yapıştı. Ölümüne aç bir vahşi kurt gibiydi, öpmüyor adeta yiyordu dudaklarımı… Onun da çok uzun zamandır bir kadınla beraber olmadığı hemen belli oluyordu. Boynumu boğazımı öpüyor yalıyor, elleri kalçalarımda, avuçluyor okşuyordu. Nerdeyse ısırırcasına bir sertlik kazanan okşamaları altında eriyordum ama korktum, inleyerek,
“Lütfen tenimi çürüteceksin, morartma, kocam anlamasın!” dedim, ama aldırmıyordu,
“Hep seni hayal ediyordum! Taşındığınızdan beri seni izledim. Her gece bugünü, seni siktiğimi hayal edip otuzbir çektim. Bitirdin beni ulan… Morarsın. Çiğ çiğ yerim ben seni!” diyordu…
Ve kucaklayıp beni yatak odama götürdü ve yatağın üzerine bıraktı. Önce aceleci hareketlerle eşofman üstünü, badimi ve sütyenimi çıkardı. Çıplak kalan ve uçları şehvetle kabarmış memelerimi emmeye başladı.
Diliyle yalayarak aşağı doğru indiğinde çıldırıyordum. Bir an önce bana sahip olmasını istiyordum. Derken eşofmanımın altını da çıkardı. Külodumun üzerinden sanki uyuşturucu köpeğiymiş, mal ararmış gibi burnunu daldırmış, amımı kokluyordu. Yavaşça külodumu da çıkardığında, amım tabak gibi meydandaydı. Bir, Offf çekti ve
“Harikaa…” dedi. “Düşündüğümden de güzelmiş! Dudakları kabarmış amcığının… Dolgun bir hamburger gibi görünüyorsun şu anda…”
Amımı uzun uzun kokladıktan ve yaladıktan sonra, bacaklarımı havaya dikti. Şimdi de götümü kokluyordu. İşte o an ben bittim ve boşaldım. Götümün koklanması mahvetmişti beni. Ama daha istekliydim, o yarağı da yiyecektim.
O ise en küçük parmağını götüme sokup bana yalatıyordu, kendisi de amımı yalıyordu. Hayatımda böyle bir zevk almadım. Sonra amımla karışık götümü yalamaya başladığında, ben zevkten çıldırıyordum,
“Yarağını sok artık!” diye inliyordum…
Sonunda eşofmanını indirip yarağını çıkardı, amımın dudakları arasında gezdire gezdire yavaşça soktu. Ama girmiyordu bir türlü. Bana,
“Kız amı gibi amın var, kocan olacak pezevenk hiç sikmiyor mu seni?” dedi. Ben de,
“Evet aşkım, kocam sikemiyor beni… Söyledim sana, üç haftadır sikilmiyorum! Hadi sik beni, kökle amıma!” dedim.
Ben öyle deyince birden kökledi ve beni kucağına aldı. O kalın yarak amıma tamamen girmişti. Canım çok yanıyordu, ama bir yandan da acayip zevk alıyordum. Ben kucağındayken bir parmağını götüme sokuyor çıkarıyor, önce kokluyor, sonra bana da koklatıyordu. Acayip olmuştum.
Yaklaşık on dakika böyle amımı siktikten sonra beni indirdi ve yarağını ağzıma verdi. Ben yarağını yalarken arada bir ağzımdan çekip, yarağını cop gibi suratıma vuruyordu… Sonra beni domalttı. Oldum olası domaltılmayı severdim. Ve götümü koklayıp yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra,
“Kocan götünü hiç sikti mi?” dedi.
“Hayır, götüm bakire!” dedim.
“Amına koduğumun pezevengi, bu göt sikilmez mi lan?” deyip, götümü tükürükleyip yarağını dayadı götüme. Yavaş yavaş sokuyordu, ama çok canım yanıyordu.
“Çıkar erkeğim!” diyordum, ama dinlemiyordu.
Sonunda komple soktu yarağını götüme. Hepsi girince biraz rahatlamıştım ki, birden çekti çıkardı yarağını. Çıkarken daha çok acımıştı. Hemen parmağını soktu götüme. Götümü parmaklıyor, sonra parmağı çıkarıp bana yalatıyordu.
Sonra da benim elimi götüme götürdü, bu sefer benim parmağımı soktu götüme ve çıkarıp dakikalarca kokladı, emdi parmağımı. Sonra yine yarağını soktu götüme, hem götümü sikiyor, hem popomu tokatlıyordu. Yarağını götümden çıkarıyor amıma sokuyor, amımdan çıkarıp götüme sokuyordu…
Kaç kere boşaldım hatırlamıyorum bile. Ama oldukça bir yorulmuş, ter içinde kalmıştık. En sonunda götüme ılık ılık döllerini fışkırttı. Sonra da yarağını götümden Flop! diye çekti çıkardı. Götümü aynaya doğru döndürdü bakmam için, baktım götümün deliği resmen mağara gibi olmuş, kalçalarım kıpkırmızıydı. Uzanıp birer sigara içtik. Bana,
“Hoşuna gitti mi kadınım?” dedi. Ben de,
“Hayatımda ilk kez böyle sikildim, teşekkür ederim erkeğim!” dedim. Gülerek kalktı giyindi, lavabonun akıtan yerini tamir etti.
“Götünün acısı geçince çağır beni!” dedi, kirli külodumu da cebine koydu gitti.
Bir kaç gün götümün üstüne oturamadım. Götümün acısı geçip yine azmaya başladığımda yine çağırdım komşumu ve siktirdim kendimi…
Artık resmen sikicim oldu, ikinci kocam oldu. Pencereden bakıyorum, işten gelirken koridora çıkıyorum, parmağımı götüme sokup koklatıyorum, deli oluyor :))
Bir yanıt yazın