Türk İfşa
Kayseri’de yaşıyorum. Daha önce hiçbir kadın ile birlikte olmamıştım. Birkaç sevgilim oldu, ancak onlar da kısa süreli ilişkilerdi, el ele tutuşma harici bir şey olmadı zaten. Onun dışında porno izleyip sürekli mastürbasyon yapar dururdum.
Babam ikinci evliliğini benden üç yaş büyük bir kızı olan bir kadınla yapmıştı. Hikayem üvey ablam Seher ile aramda geçti.
Seher abla 22 yaşında, siyah saçlı, portakal gibi göğüsleri olan bir kızdır. Ev kızı, liseden sonra okumamış, evden pek çıkmayan bir tip… Ailemiz tutucu bir aile, dışarıya karşı son derece kapalı davranırız. Ama evin içinde pek kaç göç yaşanmaz.
İşte bu yüzden, yaşını pek göstermeyen üvey annem ve beni kardeş olarak gören körpe kızı evin mahremiyeti içerisinde pek rahat davranırlar. Otururken açılan etekler, banyodan bornozla çıkan genç kız, koltuk altı bol kesim bluzlar… Kısacası, bana bol bol otuzbir malzemesi verirler.
Seher ablanın odası aslında ayrıydı, benim odanın yanındaki odada kalıyordu. Ancak babamların odasındaki duvarda boru sızıntı yapıp rutubet almaya başlayınca onlar Seher ablanın odasını kendi odaları yaptılar, Seher ablayı da diğer odayı tamir ettirene kadar benim yanıma verdiler.
Yani aynı odada kalacaktık. Aslında bu durumda bayram yapmam lazımdı ama benimle aynı odada kalmasını istemiyordum. Çünkü geceleri kapımı kapatıp rahat rahat otuzbir çekmelerim sona erecekti artık…
Seher ablanın yatağını ve eşyalarını benim odaya taşıdık. Babamlar da onun eski odasına taşındı. Daha ilk gece odamıza çekildikten sonra babamların odasından sikişme sesleri gelmeye başladı.
Babam da üvey annem de kırklı yaşlarda, hayatlarının baharında insanlardı. Seks yapmadan duramazlardı. Biliyordum, çünkü her gece kısmaya çalıştıkları inlemeleri, karyolanın gıcırtısı duyulurdu sessizlikte, sabah da iki azgın banyoya girerlerdi sektirmeden…
O gece de annemin zevk inlemeleri başlayınca, başımı yastığa koyup uyuyormuş gibi yaptım. İçeriye sokak lambasının ışığı hafif vuruyor, ufaktan loş bir ortam oluyordu odanın içinde… Bir ara çaktırmadan Seher ablaya baktım, o da aynı seslerini duyuyordu ki, yatağında kıpraşmaya başladı. Az sonra fısıltıyla,
“Cengiz, uyuyor musun?” diye seslendi. Ama ben bilerek cevap vermedim. Sonra yatağından kalktı ve bana baktı. Gözlerimi kapamıştım, uyuyor numarası yapıyordum.
“Cengiz, uyuyor musun?” diye yineledi. Ben yine cevap vermeyince yatağına geçti, yorganı üstüne çekti.
Net olmasa da görüyordum, yorganında sürekli bir hareketlenme başlamıştı. O anda anladım ki amını okşuyordu. Çok şaşırmıştım o an… Bir anda sikim dimdik oldu, hem üvey annemin babamla sikişirken inlemesi, hem üvey ablamın kendini okşaması beni tahrik etmişti. Ama bir şey yapamıyordum.
Uzun bir süre sonra üvey annemin inlemesi kesildi, sanırım sikişmeleri bitmişti. Ve sanırım Seher abla da orgazm oldu ki, o da elini yorganın altından çıkardı, arkasını dönüp yattı.
Ben de arkamı döndüm ve gizli gizli sikimi okşamaya başladım. İşte o anda ilk defa Seher ablayı hayal ettim. Çok geçmeden de dudaklarımı ısıra ısıra inlememeye çalışarak sarsılarak küloduma boşaldım. Üvey ablamı hayal ettiğim için kendimden utansam da yatıp uyudum.
Sabah uyandım. Seher abla benden önce uyanmış ve kalkmıştı. Salona geçtim. Seher ablayı görünce kendimi tuhaf hissettim. Babam işe gitmiş, üvey annem de kahvaltı hazırlıyordu.
Kahvaltıdan sonra üvey annem ve Seher abla markete gittiler, ben de evde tek kaldım. O an içimdeki seks dürtüsü Seher ablanın iç çamaşırlarını kurcalamak için uyardı beni…
Doğruca odaya gittim, çekmecede külotlarını ve sütyenlerini buldum. Normal tipte düz iç çamaşırlarıydı, ama arkalarda bir tane dantelli yeşil bir takım buldum. Sikimi dimdik etmeye yetti.
Külodunu sikime sürterek otuzbir çekmeye başladım. Bir yandan da çekmecelere bakıyordum. Komidinin en alt çekmecesini açtığımda gözüme inanamadım. Bir kaç iç çamaşırı, kirli külot, sütyen, çoraplar vardı çekmecede…
En üstteki tanga külodun ağındaki sarılık dikkatimi çekti. Elime alıp baktım, ıslaklığını parmaklarımda hissettim. Burnuma götürüp kokladım. Ohh… Am kokusu olmalıydı bu… Sikim kazık gibi oldu kokuyu duyduğumda… Dün gece mastürbasyon yaptığı külot olmalıydı bu, amının zevk sularından ıslaklığını muhafaza ediyordu hala…
Külotlarından biri elimde sikimin etrafına sarılı, kirli külodu burnumda am kokusunu duyarak sikimiz sıvazladım deli gibi… Boşalacağım zaman ise anlamasın diye peçeteye boşaldım ve peçeteyi odamdaki çöp kutusuna attım. Külotları da aldığım gözlere aldığım şekilde yerleştirdikten sonra duşa girdim temizlendim. Sonra da arkadaşlarımla buluşmak için dışarı çıktım.
Ertesi gün Seher ablanın aynı mahalleden lise arkadaşı Gülşah abla bize geldi. Üvey annem Gülşah ablayı pek sevmezdi ve kızının onunla görüşmesini istemez,
“İyi bir kız değil bu!” derdi. Ama Seher abla görüşürdü. Üvey annem de bizim evde görüşmelerine müsaade ederdi. Gülşah abla geldikten sonra üvey annem pazara gitti. Seher abla bana,
“Sen de evden git!” dedi. Ben de,
“Nereye gideceğim yaa?” diye mızıkladım, gitmedim. “Siz odaya geçin, istediğinizi yapın. Ben salonda otururum.” Odaya geçtiler, ablam,
“Odadan alacağın bir şey varsa al, odaya girme!” dedi. Ben kıllandım, ama belli etmedim.
“Tamam!” dedim. Kapıyı da kilitlediler.
Ben merak ediyordum, acaba ne yapacaklar diye… Hemen boş bir bardak alıp babamların odasına geçtim, bardağı duvara dayadım, kulağımı da bardağa, odayı dinlemeye başladım. Az sonra Gülşah abla,
“Kız zamanın gelmiş senin!” dedi. Seher abla da,
“Sen halletmişsin!” dedi.
“Eee kızım herkes senin gibi sap değil. Benim sevgilim var. Her an buluşabiliriz, kaymak gibi olmam lazım!” dedi ve kahkaha attılar. Seher abla da,
“Doğru diyorsun. Benimkini kim görüyor ki, orman olsa ne yazar?” dedi. Anladığım kadarıyla Gülşah ablanın sevgilisi vardı ve sevişiyorlardı. Üstelik birbirlerine amcıklarını gösterip kıl durumlarına bakıyorlardı. Anlaşılan ağda yapacaklardı.
Kafayı yemek üzereydim, içeriyi görmek istiyordum, anahtar deliğinde anahtar vardı ve göremezdim. Mecburen dinlemeye devam ettim.
Anladığım kadarıyla Gülşah Seher ablaya ağda yapıyordu. Seher abla da “Ayy, ıyy!” gibi canının yandığını belli eden sesler çıkarıyordu. Daha sonra sesler kesildi. Seher abla,
“Gel kız sana da yapalım, tek tük çıkmaya başlamış!” dedi. Gülşah abla da,
“Olur!” dedi. Ben ise pür dikkat konuşmaları dinliyordum. Seher abla bir ara,
“Kız Gülşah, büzüğünün hali ne böyle?” deyip güldü. Gülşah abla da,
“Sorma ya, iki gün önce Selçuk götten sikmek için ısrar etti. Öyle güzel sevişiyor ki namussuz, ben de dayanamadım, beni sikmesine izin verdim!” dedi.
“Kız nasıl izin verdin, deliğin acımadı mı?”
“Acıdı önce, hem de çok canım yandı. Ama sonra çok zevk aldım. Şimdi de biraz acıyor, ama aldığım zevke değdi!”
Şok olmuştum. Üvey annemin dediği kadar vardı. Çok fenaydı bu kız… Bekaretini vermiyordu ama götten sikişip zevk almaktan da geri kalmıyordu. Bir elim ve kulağım duvara dayadığım bardakta, diğer elim sikimde otuzbir çekiyordum. Seher ablam,
“Ben arkama tarak sapı sokmayı denedim, ama acıyınca bıraktım!” deyince ikinci ve daha büyük şoku yaşadım. Gülşah abla,
“İyi bari, en azından bir şeyler denemişsin!” diyerek kahkaha attı. “Tabi öyle direk sokarsan acır. Önce bızırını filan okşayıp zevk alacaksın. Zevke gelince arkana rahat alırsın, daha zevkli olur.” Sesi biraz yüksek çıkmaya başlamıştı, Seher abla,
“Sessiz ol kız, Cengiz evde! Yediğimiz haltları duyacak şimdi…” deyince, konu bana döndü. Gülşah abla,
“Cengiz’le aranız nasıl, kız arkadaşı var mı? Eve kız atıyor mu?” dedi. Seher abla da,
“Yok bee, ne gezer. Tüm gün evde. Ben bilmiyorum sanıyor, ama bol bol porno izleyip otuzbir çekiyor. Dün otuzbir çekip döllediği peçeteyi çöp kutusuna atmış salak!” dedi. Açıkçası zoruma gitti benim hakkımda öyle konuşması…
“Kızım madem oğlan çok azgınmış, versene götten… Tarak sapıyla falan ne uğraşıyorsun? Hem sen zevkini al, hem Cengiz’i mutlu et işte!”
“Kızım saçmalama, ensest mi yapacağız?”
“Asıl sen saçmalıyorsun, öz kardeş değilsiniz ki ensest olsun!”
“Üvey de olsa kardeşim, ben yapamam! Hem beş yaş var aramızda, küçüğüm benim…”
“Valla ben olsam verirdim. Hem zımba gibi çıtır oğlan, yakışıklı da… Beş yaş küçük olunca siki kalkmıyor mu?”
“Tövbe tövbe… Salak salak konuşmasana kızım… Siki kalkmasa her gün otuzbir çeker mi? Abaza herif, bardak bardak boşaltıyor. Ama ben yapamam diyorum sana…”
“Sevgilim olmasa var ya… Madem sen yapamıyorsun, ben çok güzel yaptırırdım ama sikenim var çok şükür… Sen de fırsatı kaçırıyorsun. Evin içinde üvey abla kardeş nasıl olsa, kimse de şüphelenmez işte… Kaçırma şunu aptal…”
Ondan sonra konuşmalar normale döndü, ben de salona geçtim. İşleri bitince odadan çıktılar, Gülşah abla gitti ve ablam banyoya girdi. Ben de hemen çöp kutusuna baktım, kıllı ağda bantları çöpteydi.
Seher abla banyodan çıktıktan sonra ben de banyoya girdim. Siyah külodu kirli sepetindeydi. Amının kokusunu kokladım ve ağzımı burnumu külodun ağıyla kaplı şekilde zevkle otuzbir çektim. Seher abla artık iyice ilgi alanıma girmişti.
Bir gün sıkı bir deprem oldu. Son depremi biz de şiddetli hissettik, tüm aile çok korkmuştuk, ama yapacak bir şey yoktu. Deprem fırtınası ve artçı sarsıntılar devam ediyordu.
Seher abla iyice tırsmıştı. Çok korktuğunu söyleyip yanında yatmamı istediğinde sevinçten havalara uçtum. Nihayet onunla yakınlaşabilecek, temas edebilecektim. Gece yatağa girince sırt sırta verip yattık. Duvardan tarafta ben yatıyordum ve aklıma bir piçlik geldi. Duvardan destek alarak yatağı biraz salladım. Seher abla,
“Ayy yine mi deprem oluyor?” diye birden bana döndü, aynı anda ben de ona döndüm ve burun buruna geldik. Kollarımı kaldırdım, uysalca sokulup sarılmama izin verdi.
“Abla sakin ol, geçer şimdi!” dedim. Ama Seher abla çok korkmuştu. Onu sakinleştirmek için, “Tamam geçti, ben buradayım!” diyor, sırtını okşuyordum.
Başını göğsüme yaslamıştı, vücudunun yarısını hissediyordum bütün bedenimde… Önce kendini sakınıyordu, bedeninin sıcaklığını hissedince sertleşen sikimin üstüne bacağını atacak diye bekledim, olmadı. Yine de uyku bastırınca kendini saldı biraz, mutlulukla kollarımın arasında sıktım kızın taş gibi körpe vücudunu…
Sonunda o şekilde yatmaktan yorulunca Seher abla tekrar arkasını dönü, ama ben dönmedim. Arkadan ona sarıldım. Tam yapışık değildim. Kollarım göğüslerini alttan kavrıyordu. Seher abla arkasına dayanan varlığımdan huzursuz olsa da belli etmiyordu. On dakika kadar öylece kaldık.
Sikim zonkluyordu ve artık harekete geçmek istiyordum. Yavaştan sikimi arkasına dayamaya başladım. Pijamama rağmen Seher abla sertliğimi hissetmişti, hafif bir irkildi. Ben kollarımı biraz daha yukarı doğru kavrayarak göğüslerinin tam üstüne getirdim.
Yine ses çıkarmayınca elimi göğsüne attım, avuçladım. Artık kendime hakim olamıyordum, ensesini öpmeye başlayınca irkildi ve memesini avuçlayan elimi tuttu, kısık bir sesle,
“Ne yapıyorsun sen?” diye sordu. Bir şey demeden devam ettim, ellerimi geceliğinin içine sokunca elimi tuttu ve bana döndü, göz göze geldik. Bana sinirli bir bakış atıp,
“Ne yaptığını sanıyorsun?” diye çıkıştı. O an korktum, ama alttan almadım ve
“Ne yaptığımı görüyorsun, çok iyi biliyorsun. Ben de babam azgın annenle sikişirken çıkan seslerden senin de azdığını, yatağın içinde amını okşadığını, mastürbasyon yaptığını biliyorum! Götüne tarak sapı sokmaya çalıştığını ve acıyınca bıraktığını da biliyorum!” dedim. O an yüzünün şekli değişti ve
“Terbiyesiz! Sana ne benim yaptığımdan? Sen önce kendine bak, salak, otuzbir çekip peçeteyi çöp kutusuna atıyorsun!” dedi.
“Abla, bırak inadı işte… İkimizin de ihtiyaçları var. İnatçılık yapma da şu zevkleri tadalım!”
Başımı kaldırıp karanlığın içinde kapalı oda kapılarının arkasından bile duyulan inlemeleri dinledim. Ablam da duyuyordu aynı sikiş seslerini…
“Bak abla, inlemelerini dinle, bizimkiler nasıl sikişiyor… Bir saati geçti başladıkları, hala bitmedi, durmadılar. Hadi sen de bırak kendini… Annen nasıl zevkten inleyip duruyor babamın altında, baksana… Bırak, ben de seni inleteyim zevkten…”
O an biraz yumuşar gibi olunca hemen elimi külodunun içine soktum ve amını avuçladım. Önce elimi tutmaya çalıştı, ama naz yapar gibi, ben amını okşamaya başlayınca yelkenleri suya indirdi. Hem okşuyor, hem de ikna çabalarıma devam ediyordum. Fısır fısır konuşuyorduk, nefesinin sıcaklığını yüzümde hissediyordum.
“Gülşah’ı dinlesene sen… Şimdi yatakta o olsaydı çoktan sevişmeye başlamıştı benimle abla… Bırak kendini lütfen…”
“Off… Sapık şey, hepsini dinledin mi yoksa?”
“Sanki siz sapık değilsiniz abla… Biriniz götten sikişir, biriniz götüne tarağın sapını sokar. Birbirimizden farkımız yok ki… Baksana, külodun ıslanmaya başladı bile… Zevk alıyorsun işte… Amcığın su koyvermeye başladı. Ohh… Kokusunu duyuyorum.”
“Yapma diyorum sana… Deminden beri okşayıp duruyorsun, tabi ki ıslanacak. Ohhh… Yapmaa…” diye diye gitgide yavaşlayan itirazlarının arasında zevkten inlemeye başlamıştı.
Zevkten gözlerini kapattığında hemen dudaklarına yumuldum. Diğer elimi de geceliğinin içine sokup sütyen üstünden memesini avuçladım. O kadar zevkli, heyecanlı ve tahrik ediciydi ki, sikim zonkluyordu.
Sikimi pijamamdan çıkardım, elini tuttum ve sikime götürdüm. Eline aldı, ama öylece tutuyordu.
“Okşasana sikimi abla!” deyince okşamaya başladı.
Sırt üstü yatırdım, geceliğini çıkardım. Sütyenini de sıyırdım. Odaya vuran sokak lambasının loş ışığında portakal gibi göğüsleri meydandaydı. Hemen yumuldum memelerine, yalamaya, emmeye başladım.
İlk defa meme yalıyordum. Göğüs uçları dikleşmişti. Gözleri halen kapalıydı ve kendini bana teslim etmişti. Bir süre memelerini yaladıktan sonra doğruldum. Külodunu indirmek üzereyken irkilip elimi tuttu. Ona,
“Sakin ol ablam, sadece arasına sürteceğim!” dediğimde elimi bıraktı.
Külodunu sıyırdım, üzerine çıktım. Sikimi apış arasına, amının dudakları arasına soktum zorla, sürtmeye başladım. Zevk suları sızıyordu amının dudaklarından, yağ gibi kaymaya başlamıştı sikim… Hala gözleri kapalıydı, sürtünmemle aldığı zevk artmıştı.
Taş gibi olan sikim sımsıkı kapattığı bacaklarının birleştiği noktada, amının dudaklarının arasında gidip geliyor, klitorisinin sertleştiğini duyumsuyordum. Kemik gibi sertleşen bızırına bastıra bastıra belimi indirip kaldırıyor, adeta amcığına sokmuş kadar zevk alıyordum ben de… İnlemeleri iyice arttı sonunda… Dudaklarına kapanarak sesini kısmaya çalışırken ablam kollarımın arasında kasıla kasıla, sarsılarak orgazm oldu.
Ben zaten zor tutuyordum kendimi… Ablamın kasılmaları bittiği anda, ben de göbeğine boşaldım. Kalktı peçeteyi aldı, göbeğindeki dölleri sildi ve geceliğini giyip arkasını döndü, yattı, uyudu. Ben de sırtımı döndüm. Bundan sonra ne olacak diye düşünürken uyumuşum.
Sabah uyandığımda yatakta yalnızdım. Salonda gördüğümde yüzüme bakmadı. Üvey annem evdeydi, o gün yakınlaşıp konuşamadık. Ama içim içimi yiyordu, bundan sonra ne olacaktı, devam edecek miydi?
O gün geçmek bilmedi bir türlü… Nihayet yatma vakti geldiğinde babamlar odalarına çekildiler. Biz salonda kalmıştık. Ne diyecektim bilmiyordum. Yüzüne bakıyordum, ama o bana bakmıyordu.
Odaya geçtim, Seher abla da er ya da geç gelecekti. Yatağa uzandım beklemeye başladım. Çok geçmeden odaya geldi ve direkt kendi yatağına yattı. Yanına yatmak için yatağımdan kalktığımda bana dönüp,
“Aklından bile geçirme!” dedi.
“Neyi?” diye sordum,
“Dün gece yaptığımız şeyi!” Ben piç piç gülerek,
“Ne yaptık ki biz dün gece?” dediğimde,
“Cengiz, sinirlendirme beni, defol git!” diye sert çıktı.
Tüm bu konuşmalar kısık sesle oluyordu. O gece bir şey olmayacağı belliydi, ama yine de şansımı zorluyordum. Belki de yumuşak davranmalıydım ona karşı…
Az sonra bana yan odadan destek geldi. Babamların sikişme sesleri duyulmaya başlayınca yatağımdan kalktım, Seher ablanın yatağına oturdum ve kulağına fısıldayarak,
“Baksana nasıl da zevk alıyorlar… Onlar da dün gece seviştiler, seks yaptılar, bu gece yine sikişiyorlar. Peki sen zevk almadın mı dün gece?” diye sordum. Cevap vermedi. Çıplak omuzunu okşayarak kulak memesini öperken fısıldadım. “Ben çok zevk aldım, bana çok, ama çok zevk verdin!” dedim. Ürperdiğini hissediyordum. Bana dönüp,
“Bak, yalan söyleyemem. Tamam, ben de zevk aldım, hem de çok… İlk defa bir erkekle aynı yatakta yattım, ilk kez bir erkekle beraber orgazm oldum. Ama… Üvey de olsa biz kardeşiz, ben senin ablanım, bu yaptığımız çok yanlış!”
“Kimse bilmezse yanlış diye bir şey yoktur. Kim, ne bilecek, ne diyecek? Senin de sevgilin yok, benim de yok. Neden ikimiz de yalnız başımıza yatalım, neden boşu boşuna mastürbasyon yapalım? Bırak işte, bana bırak kendini… İkimiz de zevkimizi alalım!” dedim ve boynundan öpmeye başladım.
O an tepkisiz kaldı, ama yan odadan inleme sesleri yükselmeye başlayınca o da bana karşılık vermeye başladı. Ben geceliğin üstünden memelerini okşarken onun da elleri sırtımda geziyordu. Gülerek,
“İçerdeki azgınlar yüzünden oluyor bunlar…” dedi dudaklarıma öpücükler konduruyordu bunu söylerken…
“Evet abla, kendilerini kaybediyorlar. Ama onlar içerde sikişirken bizi ne kadar tahrik ettiklerini bilmiyorlar. Annen babamın altında inledikçe ben de seni sikmek için deliriyorum.” Elimi apış arasına atmış, külodun üzerinden amcığını ovalıyor, zevkten kıvrandırıyordum ablamı…
“Ohhh… Terbiyesiz kardeşim benim… Ablanı sikmek mi istiyorsun sen bakiim… Avucunu yalarsın, ablan kız daha…” diyerek boynuma sarıldı şehvetle…
Aslında bir çırpıda soyunup sevişmek istiyordum. Geceliğini çıkarmaya yeltendiğimde durdurdu beni ve
“Yarın sabah annem komşuya gidecek, ben gitmeyeceğim!” dedi. Mesaj açık ve netti, ne yapacaksak yarın yapalım demeye getiriyordu.
“Tamam! Bari beraber yatalım, korkma, bir şey yapmayacağım!” dedim. Güldü,
“Gel hadi!” dedi. “Ama söz ver, başka bir şey yapmayacaksın. Bizimkiler yan odada olunca kendimi veremiyorum, konsantre olamıyorum. Sesimizi duyarlarsa mahvoluruz. Kuzu kuzu yatacaksın yanımda… Ne olacaksa yarın, ikimiz yalnızken olsun.”
Kabul edip yanına yattım, ama rahat durmadım tabii. Uyuyana kadar ellerim kalçalarında ve göğüslerinde gezindi durdu. Ablam her hamlemi savuşturdu, yataktan atmakla tehdit etti beni… Sikim taş kesilmiş vaziyette zorla uyuyabildim.
Ertesi gün uyandığımda heyecandan yerimde duramıyordum. Belli etmese de Seher abla da heyecanlı ve telaşlıydı. Benden önce uyanmış ve banyoya girmişti. Ondan sonra da banyoya girdim, sikimdeki kılları kestim, duş yaptım, kokulandım. Kahvaltıdan sonra üvey annem,
“Ben çıkıyorum çocuklar!” deyip gittiğinde içimi bir heyecan kaplamıştı.
Hemen Seher ablanın elini tutup odamıza götürdüm. Halen çekingen duruyordu. Kapıyı kapattık, Seher abla gerdeğe girecek gelin gibi ayakta bekliyordu. Yanına yaklaştım ve dudaklarına yumuldum. Karşılık verdi.
“Yanlış yapıyoruz Cengiz… Çok yanlış yapıyoruz.” dedi bir ara dudaklarını benden kurtarıp… Gözleri çakmak çakmaktı, heyecandan portakal irisi memeleri inip kalkıyordu. Sevgiyle öptüm yine dudaklarını,
“Hayır, tam aksine…” dedim. “Doğanın istediğini yapıyoruz. Erkekle kadın bir araya geldiğinde olması gerekeni yapıyoruz. Bırak kendini artık… İçindeki kadının sesini dinle, kendini bana bırak…”
Tişörtünü çıkardım, mavi bir sütyeni vardı. Onu da çıkarmaya uğraştım, ama çıkaramadım. Gülümsedi ve kendi çıkardı. Sonra onu yatağa oturtup göğüslerine yumulup yalamaya başladım. Seher abla iyice kendinden geçmişti.
Seher ablanın eşofmanını ve külodunu da sıyırıp çıkardım. Önünde diz çökmüş vaziyetteydim. Dizlerinden tutup bacaklarını araladım. Şehvetle kabaran am dudaklarının arasından içinin ıslak pembeliği görünüyordu.
“Mmm… Gülşah tertemiz yapmış, kaymak gibisin…” dedim parmak uçlarımla okşadım amcığını… Zevkle ürperdi. Ellerini iki yana dayamış, bacakları ayrık, çırılçıplak vaziyetteydi.
“Ohh… Küçük sapık seni…” dedi gülümseyerek… “Hala bakıp duracak mısın? Hadi ne yapacaksan yap artık…”
Ve eğilip üvey ablamın amını yalamaya başladım. O an elektrik çarpmış gibi irkildi. Ben amını yalayıp klitorisi ile oynarken bir elimi de yukarıya uzatıp memelerini okşuyordum.
Çok geçmeden orgazm oldu. Ben de soyundum ve sikimi uzattım yalaması için. Yüzünü buruşturdu, sikimi ağzına almak istemiyordu. Yalvarıyordum,
“Hadi, lütfen!” diye.
“Hiç yapmadım!”
“Zaten hiç bir şey yapmadın ki abla… İkimiz de çok şeyi yapmadık, şimdi beraber yapacağız, beraber öğreneceğiz. Hiç mi porno izlemedin, ordakiler gibi yapacaksın!”
Ben ısrar edince eğilip ağzına almaya başladı. Dişleri değiyordu ve canım yanıyordu, ama belli etmedim. İki elimle kafasından tutup bastırdım ve hızlandırdım. Durmam için nerem denk gelirse vuruyordu, ama duramazdım, boşalmak üzereydim.
Çok geçmeden ağzına boşalmaya başladım. Kurtulmak istese de bırakmadım. Boşalmam bitince bıraktım. Hemen lavaboya koştu. Döndüğünde bana kızgın bakıyordu. Hemen sarıldım ve
“Dayanamadım aşkım, özür dilerim!” dedim, gönlünü aldım. Sikim halen taş gibi duruyordu.
“Bakiresin, değil mi?” diye sorduğumda,
“Salak, dün gece söyledim ya sana, tabii ki bakireyim!” dedi.
“Madem amdan olmuyor. O halde izin ver, götten sikeyim!”
“Şuna bak yaa… Neler de konuşuyor ablasıyla… İzin veremem, acıyormuş!”
“Gülşah abla zevk de almış ama!” dedim.
“Sen nereden biliyorsun? diye sorduğunda, o gün yan odanın duvarından onları dinlediğimi hatırlattım.
“Pisliksin!” dedi ve güldü. Sonra çekmecesine uzanıp bebe yağı verdi. 69 pozisyonunu tarif ettim ve 69 olduk. O benim sikimi yalarken ben de onun hem amını yalıyor, hem de götünü yağlayıp ufaktan parmaklıyordum. Parmağımın her boğumu girdiğinde kasıyordu kendini…
Artık ikinci parmağım da girince hazır olduğunu düşündüm. Önümde köpek pozisyonunda domalttım, arkasına geçtim. Sikimin başını göt deliğine dayayınca irkildi bir an…
Hafiften bastırmaya başladım, daha sikimin kafası girmeden kastı ve kendini öne attı. Hemen belinden yakaladım ve bastırmaya devam ettim. Sikimin kafası girince çığlığı bastı. Hemen ensesinden bastırıp yüzünü yastığa gömdüm, çok sesi çıkmasın diye… Buna rağmen çırpınıyor,
“Çıkar!” diye bağırıyordu.
“Sakin ol aşkım, zor kısmı girdi, gerisi daha kolay olacak!” dedim. Birkaç dakika öyle bekledim, bu sırada eğilmiş, sertleşen klitorisini, amının ıslak dudaklarını okşuyordum.
Yavaş yavaş kalan kısmını sokmaya başladım. Daracık göt deliği sikimi adeta mengene gibi kıstırıyordu, içerisi alev alev yanıyordu. Yavaş yavaş dibini bulmuştum.
“Zevk alıyor musun?” diye sordum,
“Canım yanıyor. Tef gibi gerildi büzüğüm, ama zevk de alıyorum! Deminki gibi yapmaya devam et, bir elinle de amımı okşa…”
Yavaşça gidip gelmeye başladım. Dediğini yapıyor, üstüne eğilip am dudaklarını klitorisini okşarken arkaya sokup çıkarıyordum. Yorulunca da doğruluyor, iki elimle belinden tutup git gel yapıyordum. Seher abla o sırada yüzünü yastığa gömmüş,
“Ahh… Çok güzell… Iığhh!” gibi sesler çıkarıyordu.
Ben bir yandan da amını okşamaya başladığımda çıkardığı sesler,
“Ohhh, Mmhhhh! Devam et… Harika… Ohhh…” şeklini aldı. Amından elime orgazm suları gelince ben de götünün içine boşaldım.
Sikimi çıkardığımda götünün deliğinden döllerim akıyordu. Hemen peçeteye uzandım, götünü ve sikimi sildim. Seher abla yorgun düşmüş şekilde kendini yatağa attı. Ben de yanına uzandım ve dudaklarından öperek,
“Nasıldı aşkım?” diye sordum. O da,
“Acıyor hala, ama çok zevk aldım! Gülşah haklıymış.” deyip dudaklarımı öptü.
“Bir kez daha yapalım mı?” dediğimde,
“Annem gelebilir, duş alıp temizlenmeliyim!” dedi ve duşa girdi.
O günkü sikişmemiz ilk oldu, ama son olmadı.
İlişkimiz halen devam ediyor, bazen ev boşken sevişiyoruz hiç çekinmeden… Bazen de çok azınca geceleri sessizce işimizi hallediyoruz
Bir yanıt yazın