Uyku Modunda Tecavüz
İsmim Hakan, 34 yaşında, uzun boylu, kalıplı, renkli gözlü, yakışıklı biriyim. Yetkili servisim var.
Servise gidip gelen Selçuk abiyle iyice samimi olmuştuk. Kendisi ellili yaşlarda, hoş sohbet bir adamdır. Selçuk abiyle iş dışında da görüşürüz. Bazen sırf sohbete gelir, öğlenleri birlikte yemeğe çıkarız, bazen beni evine akşam yemeğine davet eder.
Selçuk abinin eşinin ismi Seda. Seda abla da hoş sohbet, gayet sevimli, bakımlı ve çekici bir kadındır. Lezzetli yemekler yapar, özellikle hafta sonları geç saatlere kadar yer içeriz. Bir gün Selçuk abi yanıma geldi. Sohbet ederken
“Hafta sonu Seda’yla bir günlüğüne Sapanca’ya gideceğiz Hakan, işin yoksa sen de gel!” dedi.
“Abi siz yengeyle baş başa gidin, benim gelmem uygun olmaz…” dedim.
“Saçmalama oğlum, sen yabancı mısın? Gel işte, iki gün bir gece kalır, kafa dağıtır döneriz. Hem Seda ablan, Hakan’a da söyle, o da gelsin dedi!” deyince,
“Tamam abi, madem ısrar ediyorsun, geleyim bari…” dedim.
Cuma akşam üstü tek arabayla gidelim dedik, benim arabayla yola çıktık. Selçuk abi Sapanca’da bungalov tarzı ahşaptan evlerin olduğu bir otel ayarlamıştı. Oraya varır varmaz önce otelin restorantında akşam yemeği yedik.
Yemekten sonra resepsiyondan anahtarı alıp bungalova gittik. Fakat bungalova girdiğimizde benim için küçük bir şok oldu. Bu bungalov geniş ama tek odalı, banyosu tuvaleti olan ahşap bir evdi. Odada iki tane çift kişilik yatak vardı, yataklar da birbirine oldukça yakındı. Bu da, ayrı yataklarda bile olsa aynı odada yatacağımız anlamına geliyordu.
“Hay aksi…” dedi Selçuk abi… “İki yatak deyince ben de ayrı odalarda zannetmiştim.” Seda abla da
“Boş verin canım…” dedi. “Dert ettiğiniz şeye bakın. Alt tarafı bir gece kalacağız. O kadar önemli değil…”
Valizlerimizi yatakların yanına bıraktıktan sonra Selçuk abi şömineyi yaktı. Yer minderleri vardı, üçümüz de yere şöminenin karşısına oturduk… Biraz sohbet edip ısındıktan sonra Selçuk abi kalkıp valizden bir şişe yıllanmış viski çıkardı.
“Bunu kaç yıldır saklıyordum, bu geceye kısmetmiş!” dedi ve kadehleri doldurdu.
Televizyondan bir müzik kanalı açmıştı. Viskimizi içiyor sohbet ediyorduk. Doğrusu güzel vakit geçiriyorduk… Şişeyi yarıladığımızda, hem viskinin sertliğinden hem de şöminenin sıcaklığından üçümüz de çakır keyif olmuştuk…
O kafayla Seda abla gözüme artık daha bir farklı, daha seksi ve daha çekici görünüyordu. Selçuk abiden daha gençti Seda abla… Kırklı yaşlarda, hafif balık etli, kumral saçlı, yeşil gözlü bir kadındı.
O gün, diz hizasını geçmeyen yeşil renkli bir elbise ve dizlerine kadar deri çizme giymişti. Elbise dar ve penye kumaştan olduğu için tüm vücut hatları belli oluyordu. Özellikle mindere oturup kalkarken sürekli frikik veriyordu. İçinde külot var mı yok mu anlayamamıştım, ama sütyen takmadığı kesindi, penye elbiseden göğüs uçları belli oluyordu.
Sohbetle, fıkrayla, güle eğlene vakit ilerlemiş ve bir şişe viski bitmişti. Şömine odayı çok sıcak yapmıştı, ben gömleğimin kollarını katladım. Bunu gören Selçuk abi,
“Oğlum çıkarsana üstünü, içerisi sıcak, terleme!” dedi.
“Abi uyurken çıkarırım.” dedim.
“Valla sen bilirsin, ben terledim, uyku moduna geçeceğim!” dedi, kalkıp pantolonunu, kazağını ve çoraplarını çıkarttı. Altında beyaz slip bir külot vardı, sonra valizden aldığı şortu giydi. Şort ve atletle tekrar yanımıza oturup,
“Benim uyku kıyafetim bu arkadaşlar!” deyince gülüştük. Bu sefer Seda abla,
“Ben de uyku moduna geçeyim o zaman!” dedi, kalkıp yatağın üzerine oturdu. Ben Selçuk abiye çaktırmadan yan gözle Seda ablaya bakıyordum.
Çizmelerinin fermuarını açıp çizmelerini çıkardı. Sonra ayağa kalktı. Benim varlığımdan hiç çekinmeden yavaş hareketlerle üzerindeki tek parça elbisesini çıkardı.
Tahmin ettiğim gibi içinde sütyen yoktu. Yaklaşık 90 beden memeleri vardı. Altında ise ten rengi tanga külot vardı ve arkası ip gibiydi, götünün yanakları arasında kaybolmuştu. Seda ablanın bu görüntüsü beni deli etti ve yarrağım anında odun gibi oldu.
Seda abla altındaki tanga ve üstüne de giydiği askılı bir tişörtle yanımıza gelip, gülerek,
“Ben de uyku moduna geçtim!” deyip mindere oturdu. Ben tabii şok oldum ve o şaşkınlıkla istemsizce,
“Abla pijama filan giymiyor musun?” dedim. Bu soruyu asıl sorması gerekenin kocası olduğunu düşünüyordum bir yandan… Fakat Selçuk abi tam tersi, büyük bir pişkinlikle gülerek,
“Seda’nın uyku modu da böyle Hakancım… Karım geceleri böyle uyur!” deyince ne diyeceğimi bilemedim, ama ortamda bir tuhaflık vardı.
Ten rengi tangası çok seksiydi. Amcığını net göremiyordum, ama tişörtünden bariz bir şekilde belli olan meme uçları iyice kabarmıştı. Ben manzaraya dalmışken Seda ablanın sesiyle kendime geldim,
“Peki Hakancığım, sen geceleri nasıl uyursun?” dedi. Ben de gerçeği söyledim,
“Ben sadece boxerla uyurum…” dedim. Seda abla gülümseyerek,
“O halde hadi bakalım, sen de bizim gibi uyku moduna geç!” dedi.
Onlar benden çekinmiyordu, ben neden çekinecektim ki? Hem yavaş yavaş bu işin sanki önceden planlanmış olduğunu düşünmeye başlamıştım ve bu işin nereye varacağını da merak ediyordum.
Kalkıp yatağın yanına gittim, arkamı dönerek gömleğimi ve pantolonumu çıkardım. Sadece baksır külotla kalmıştım. Tam anlamıyla sertleşmiş yarrağımın kabarıklığını gizleyemiyordum, önümde çadır kazığı gibi duruyordu.
Elimi baksırın içine sokup sağa veya sola yatırmaya çalıştım, ama olmadı. Yukarıya doğru düzeltip arkamı döndüğümde Selçuk abi ve Seda abla gülümseyerek önüme bakıyorlardı. Bir de eğilip baktım ki yarrağımın kafası baksırın üstünden çıkmış. Yüzüm kızararak sikimin kafasını tekrar külodumun içine sokup yanlarına gittim, minderin üstüne oturdum.
Seda abla gözünü çadırı kurmuş yarrağımdan ayıramıyordu. Bu arada televizyonda slow bir müzik çalıyordu, Selçuk abi Seda ablayı dansa kaldırdı. Bir süre dans ettiler, sonra Selçuk abi bana seslendi,
“Hakan, hadi yengenle biraz da sen dans et, ben yoruldum!” dedi. Karısı karşımda yarı çıplak, hala yengen diyordu gavat.
“Olur abi!” deyip kalktım. Seda ablayla dans etmeye başladık.
Ama nasıl bir dans… Yarrağım Seda ablanın amcığı ve göbeği arasında gidip geliyordu. Seda abla da memelerini göğüslerime yapıştırmıştı. Her fırsatta belimden tutarak beni kendine yapıştırıyor, kalkmış sikimi daha fazla dayamamı sağlıyordu. Biz dans eder gibi birbirimize resmen sürtünürken, Selçuk abi,
“Ben uyuyacağım gençler, siz takılın!” dedi.
Yatağa gidip yüz üstü uzandı. Biz karısıyla dans ediyorduk. Seda ablanın göbeğine ve amcığına dayamaktan yarrağımın ucundan zevk sıvıları gelmeye başlamıştı. Yarrağımın kazık gibi olması Seda ablayı sikmek istediğimin göstergesiydi. Fakat ilk hamleyi Seda abladan bekliyordum, çok azmıştım ama kendimi tutuyordum…
Anlaşılan Seda abla da aynı şeyi istiyordu ki, elini aramıza sokup külodumun üzerinden yarrağımı sıvazlamaya başladı. Artık ben de hareket edebilirdim. Seda ablanın önce dudaklarına yumuldum. Resmen dudaklarımı kemirircesine öpüşüyordu.
Sonra tişörtünü sıyırıp göğüslerini emmeye başladım. Bir elimi de götüne attım, götünü okşuyor, tanganın ipini yana kaydırıp göt deliğini parmaklıyordum…
Seda abla beni göğüslerinden ayırdı ve dizlerinin üzerine çöküp külodumu indirdi. Dışarıya fırlayan yarrağımı eline alıp incelemeye başladı. İncelerken dudaklarını ısırıyor,
“Off, harika!” diye kendi kendine söyleniyordu. Biraz inceledikten sonra ağzına alıp önce kafasını emdi, sonra taşaklarıma kadar yalamaya başladı. Yarrağımın her milimetresinin tadına bakmak istiyordu sanki…
Ben kolundan tutup ayağa kaldırana kadar yaladı, onu artık sikmek istiyordum. Fakat Seda abla yarrağımı yalamaya doymamıştı, benim yatağa sırt üstü uzanmamı istedi, 69 yapmak istiyordu. Sırt üstü uzandım, o da külotunu çıkarıp amcığıyla yüzüme oturup yarrağımı yalamaya devam etti. Ben de amını yalamaya, klitorisini dillemeye başladım…
Seda abla inleyerek işer gibi orgazm oluyordu. Selçuk abi yandaki yatakta, ya çok derin uyuduğu için duymuyordu, yada duymazlıktan geliyordu. Doğrusu bu aşamadan sonra benim de artık sikimde değildi.
Uyku Modunda, resim №2
“Daha fazla dayanamayacağım!” diyerek doğrulup üstüme çıktı. Yarrağımı eliyle tutup amcığına yerleştirmeye çalıştı.
Fakat amcığı çok ıslak olmasına rağmen sokmakta zorlanıyordu, kız amcığı gibi daracık amcığı vardı. Anlaşılan Selçuk abi bu amcığı hakkıyla sikmemişti…
Epey bir uğraşla sonunda benim yarrak Seda ablanın daracık ve sıcacık amcığındaydı. On dakika kadar ata biner gibi yarrağımın üstünde zıpladı. Bu sürede peş peşe orgazm olmuştu. Benimse daha boşalmaya niyetim yoktu.
Seda ablayı yarrağımın üzerinden kaldırıp, yatağın ucuna sırt üstü uzattım. Bacaklarımı omzuma alıp yarrağımı amcığına yerleştirdim. Sikerken bazen parmağımla klitorisine masaj yapıyor, bazen de göğüslerini yoğuruyordum…
Daha sonra onu ters çevirip domalttım, başını yatağa bastırıp amcığının tabak gibi ortaya çıkmasını sağladım. Yarrağımı bu şekilde amcığına kökledim ve daha sert sikmeye başladım. Domaltmış sikerken bu sefer arada bir götünü tokatlayıp,
“Amına koduğumun karısı! Sen ne azgın bir orospuymuşsun! Ohhh, amcığın daracık! Kocan seni hiç sikmiyor mu?” gibi şeyler diyordum. Seda abla da,
“Ohhh, Hakanım, durma sik, amcığımı yarrağa doyur!” diye inliyordu. Bu sırada gavat kocası yandaki yatakta uyumaya devam ediyordu…
Seda’yı bir yarım saat kadar daha böylece siktikten sonra daha fazla dayanacak gücüm kalmadı. Yarrağımı amcığından çıkardığımda,
“İçime boşal erkeğim!” diye inledi, ama artık çok geçti, döllerimi sırtına attırmaya başladım. Sırtına nerdeyse yarım çay bardağı kadar döl attırmıştım. Seda abla dönüp dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve
“Harikaydın erkeğim!” diyerek kalktı, yıkanmak için duşa girdi. Ben de bir sigara yakıp onun çıkmasını bekledim.
Duştan havluya sarılı bir şekilde çıktı ve beni bir kez daha öpüp gavat kocasının yanına uzandı. Ben de duşumu alıp belime havluyu sarıp yatağıma uzandım. Sarhoşluğun da etkisiyle hemen uyudum…
Ertesi gün yarrağımda bir sıcaklıkla uyandım. Seda abla uyanmış benim yatağıma gelmiş, sabah sertliğiyle kazık gibi duran yarrağımı emiyordu. Kafamı çevirip yan tarafa baktığımda Selçuk abi de kendi yataklarından bizi izliyordu.
Dün gece alkolün etkisiyle tam çözememiştim olayı, ama şimdi konu tüm netliğiyle karşımdaydı. Anlaşılan tüm yaşananlar kendi aralarında uzun süre konuşulmuş ve planlanmıştı. Bana uzun süredir samimi davranmalarının sebebi de buydu.
Selçuk abi karısını doyuramıyordu, karısını başka bir erkeğe siktirip onu mutlu etmek istiyordu, ama güvenebilecekleri bir erkek bulamıyorlardı. Belirli güveni sağladıktan sonra bu iş için beni seçmişlerdi. Ben de memnundum halimden, Seda abla harika sakso çekiyordu ve daracık bir amcığa sahipti…
Seda abla bana kudurmuş gibi sakso çekerken Selçuk abi yatağından kalkıp bizim yanımıza geldi ve Seda ablaya,
“Dün gece aksiyonu kaçırdım galiba karıcım… Hadi otur şu yarrağın üstüne de biraz ben de göreyim.” dedi. Seda abla üstüme çıkıp amcığına yerleştirmeye çalışınca, Selçuk abi yarrağımı iki eliyle kavrayıp karısının amcığına yerleştirmesine yardım etti.
Seda abla kendisini bırakınca yarrağım amına tamamen girmişti. Doyumsuz kadın yarrağımın üstünde zıplarken bir eliyle de alttan taşaklarımı okşuyordu. Selçuk abi de yatağın kenarına oturmuş, sikini sıvazlayarak bizi izliyordu.
Çok garip bir duyguydu. Bunca zaman arkadaşlık yaptığım adamın yanında güzel karısını sikiyordum. Epey tahrik edici bir olaydı ne yalan söyleyeyim. Ama yine de kocasının yanımızda olması, biri bizi izlerken sikişmeye çalışmak garibime gidiyordu yine de… Selçuk abi tutukluğumu fark etti,
“Hakancım, rahat ol… Ben yokmuşum gibi farz et. Karım da, ben de bunun hayalini kurduk hep… Karımı benim yanımda sikmen en büyük fantezimiz oldu. Hadi göster kendini koçum… Sik karımı… Daha sert sik… Offf… Yarrağın nasıl da girip çıkıyor karımın amcığına… Harikasınız…”
Selçuk abinin bu sözleri üzerine içimdeki o garip duygu kayboldu. Sanki kocası yanımızda yokmuş gibi Seda ablayı domalttım ve amcığına yerleştirip sikmeye devam ettim. Bu pozisyonda da yaklaşık on dakika kadar siktim.
Seda abla peş peşe orgazm olmaktan yatağı sırılsıklam yapmıştı. Ben de boşalmaya yaklaşmıştım, bunu hisseden Seda abla birden önümden çekilip yarrağımı ağzına aldı. Ben de daha fazla dayanamayıp ağzına attırdım döllerimi.
Seda abla döllerimi yuttuktan sonra yarrağımı yalayarak temizledi. Ben işemek için kalkıp banyoya giderken, Seda abla Selçuk abinin dudaklarını öpmeye başladı, sanki benimle sikişmesine izin verdiği için teşekkür ediyor gibiydi…
Daha sonra kahvaltımızı yapıp dışarıya çıktık. Otelin etrafındaki muhteşem doğayı izledik, biraz gezdikten sonra otelle ilişiğimizi kesip valizleri yükledik.
“Arabayı sen kullanır mısın kocacım?” dedi Seda… “Ben Hakan’la biraz daha vakit geçirmek istiyorum izin verirsen…”
“Nasıl istersen aşkım…” dedi Selçuk abi, elimdeki anahtarı alıp direksiyona geçti. Karısıyla ikimiz de arkaya yerleştik. Eve dönene kadar arabada yapmadığımız seks pozisyonu kalmadı. Kocası da fazla sürat yapmadan kullanıyor, dikiz aynasından bizi izliyordu.
Eve döndükten sonra yeni bir düzen kuruldu. Haftanın bir iki günü iş çıkışı evlerine gidiyorum. Karı koca kral gibi karşılıyor beni… Evin sikicisi, jigolosu, zevk vereni…
Yatak odalarındaki geniş yatakta üçümüz beraber sevişiyoruz, Seda’yı evire çevire sikiyorum. Bir kaç kez boşaltmadan bırakmıyorum. Sonra da beraber uyuyup kalıyoruz.
Bir yanıt yazın