Yarım Akıllı Seks OyuncağımGoogle Icon

İstanbul’da mezun olduktan sonra üniversitenin ardından İstanbul’da iş arayış sürecim devam etti. Özel olarak iş için başvuruda bulunmuştum yer kalmamıştı. Hep olumsuz dönüşler sonucu artık pes etmiş ve mecburen memlekete dönme kararı almıştım.

İstanbul’da seks dolu geçen öğrencilik dönemlerinden sonra memlekete dönerek köyde ailemle de kalmak istemiyorum. Onun için memleketteki akrabaları arasından sokup, merkezde orta büyüklükte bir şirkette muhasebe işlerine kabul edildim.

Ufak bir ev tuttum ve üç beş eşya koydum. Pek lüks ve şaşafat hevesim yok, yatacak bir yatak, oturacak bir iki koltuk olsa yeter kafasındayım. Zaten orta okulu ve liseyi orada yaşamak için alışma süreci falan olmuyor. İlk iş günü, haftası, ayı geldiğinde işe de alışmıştım. İyi bir gelirim vardı.

Bir gün şirkette temizlikçi olarak çalışanın birini görüldü, göze çarpan özellikler, ama tam emin ol. İlkokuldan sınıf arkadaşım Harun’a benziyordu yakışıklı delikanlı…

Onun da bana yönelik bakışlarını yakaladım bir kaç kez… Ama bir garip görünüyordu. Sonunda dayanamadım ve bir gün mesai bitiminde gidip gidip,

“Affedersiniz, sizi birine çok benzetiyorum…” Kendini Oynatma. Aslında Harun idi. Bozuk telaffuzu, düzgün cümle kuramayışı, argo sözcükler falan hala aynıydı.

Harun beni tanımış, ancak onunla konuşmak istemem diye düşünüp yanıma gelmemiş. Harun gövdesindeyken biraz farklılık gösteriyordu, doğru düzgün derslerini bilmez, tembel olduğundan değil, almıyordu.

Herkesin ona ‘Yarım akıllı’ derdi. Biraz okulun maskotu gibi bir şeydi, hocalar bir şekilde sınıfını geçirdi. Biraz da yerine göre ne dediğini bilmez, insanların çok kolay yönlendirildiği, hafif kırık koruması. Ben eski günlerde yad edip sıcak bir bağ kurdum.

Okul zamanlarında Harun diğer çocukların zorbalığına falan durumunda veya alay ettiklerinde, sürekli olduğu zaman onu koruyup desteklemeye çalıştı, bir yandan da çok üzüldü.

“Madem beni tanıdın, neden çekindin Harun? Biz eski arkadaşız…” filan derken sohbet ilerlemişti.

Ancak Harun’un gözleri fıldır fıldır fıldır fıldır fıldır açılıyor, bir göğüs çatalına bakıp stratejilerine bakıyor. Elbette biraz farklı tipte onca yakışıklı tipine rağmen hiç bir kızla yakınlaşamadığını sanıyordum. Doğal olarak bir seks açlığı vardı diye düşündüm.

“Ne kadar güzelleşmişsin Hande!” diye bana iltifat etmeye aniden başladı… Okuldaki pısırıklıktan eser yoktu. Şaşkınlıkla,

“Teşekkür ederim canım!” dedim. Ama hemen ardından,

“Memelerin de büyümüş, varmış!” dediğinde bir an şok oldum.

Böyle bir şeyin söylenmesini hiç beklemiyordum. Başka bir kadın olsa sertleşir, ya da tokadı yapıştırılırdı. Ancak onu işlemcimden kibarca,

“Harun’cuğum, bak, ulu orta söylenmez böyle şeyler!” dedim. Ben böyle der demez utandı ve özür diledi. Bu arada Harun benimle yaşıt, 1.80 boyunda, zargana tipli bir erkek… Bu kısa sohbetin ardından servisime binip evime döndüm.

Ertesi gün işe gelir gelmez Harun benimle selamlaştı. Arada sigara molalarında konuşup sohbet ediyordum onunla… Bunu gören oradaki masada oturan Cansu abla,

“Harun’u tanıyor musun?” “Gelir pek samimi oldunuz da…” dedi.

“Evet tanıyorum abla, ilkokuldayken aynı sınıftaydık!” dedim. Cansu abla da gülerek,

“Ben de olabilirim. Sen taş gibi bir kızsın, o yarım akıllıyla ne şey diye düşünmüştüm! Aslında yakışıklı çocuk ama… Engelli gibi bir şey, birinin torpiliyle buraya girdi…” dedi.

“Yok abla, hayatta kaldığım gibi eski bir arkadaşım. Yıllar sonra biraz sohbet edeceğim!” dedim.

“Sen yine de çok yüz verme ona yanlış anlar… Yanlış anlar o! Asılmaya falan kalkar, pişman olursun.” kullanarak uyardı. Ben pek önemsemedim dediklerini, en fazla ne olabilir diye düşünerek…

O günün sonunda tam hizmete binmeye devam ettiğim ki, eski marka bir arabanın yanında durdu. Baktım Harun. Şaşırdım. Konuşmasını beceremeyen adam çatır araba kullanabiliyordu. Cami açar açmaz bağırarak,

“Handeee, gel bırakayım seni, servis bekleme!” dedi. Ses tonunu da ayarlayamamıştı. Mesai kardeşlerine rezil olmadıkları için utanıp arabaya atladım. Oturur oturmaz,

“Evin nerede?” diye sordu. Tarif ettim.

“Hadi ya, benim evim de aynı mahallede, nasıl bölüştürürsün? Artık berabere gidip geliriz!” dedi. Benim de canıma minneti, hizmete dayanmak iyidir diye düşünüp kabul ettim.

Yol boyu radyodan saçma saçma şarkılar dinleyerek eve gittik. Beni apartmanın önünde bırakırken telefon numaralarımızı dağıttık. Vedalaşırken teşekkür edip,

“Bir ara gel bir çayımı iç Haruncuğum!” dedim.

“Olur gelirim Hande, şimdi geleyim mi?” diye hevesli hevesli atıldı.

“Şimdi değil de, ayarlarız bir ara Haruncuğum!” dedim.

Ertesi sabah Harun geldi ve arabaya bindim. Biner binmez eteğim baldırlarıma kadar devam etti. Harun anında,

“Hande ne kadar güzel kıyafetlerin var!” eliyle kıvrımma attı. Şok olmuştum.

“Haruncuğum teşekkür ederim, ama yapmasan?” deyip ellerini kaldırdım. İçim bir tuhaf olmuştu, ama o niyetiyle sunuyor, kondur teklif ediliyor. Çünkü onunla ben, kesinlikle imkansız bir şeydik. Yol boyu sustum. İş yerine varınca arabadan inip arkama bile bakmadım, hemen işin başına geçtim.

İş çıkışı yine birlikte eve dönüyor. Bu kez pek konuşmadık. Sessizce arabasını süren Harun eve yaklaştığımızda konuştu,

“Hani bana çay sözün vardı Hande?” deyince,

“Tamam, eve girişce içeriye gel, sana çay yapayım!” dedim. Eve geldik, ben çay demledim, çayın yanında yemek için de bisküvi ortaya koyuyorum tabaklara… Harun da mutfakta oturuyor, beni izliyordu. Yine de durduk yerde,

“Hande götünün ne kadar büyümüş, yuvarlak top gibi, bir kerecik dokunayım mı?” deyip gülmeye başladı. O an yine şok olmuştum.

“Harun teşekkür ederim iltifatın için de, dokunma lütfen!” dedim.

“Merak ettim yav!” deyip suratını astı. Olumsuz cevap verilmediği için bana kırılmıştı. Kendine göre söylediği şeyler normal şeylerdi sanki, sıradan görünüyorlar. Haline üzülüp,

“Yanı… Madem çok merak ettin, dokun bir kere!” dedim. Hemen herkesin yanıma geldi. Ben merakla ne çoğalmayı beklerken bir şaplak attı götüme… Bunu da hiç beklemiyordum. Hafif hafif avuçlayıp,

“Anaa ne yumuşak şeymiş lan!” dedi. Yaptığı hareket hem sinirlenmişti beni, hem de içim bir garip olmuştu. Elimle popomu minicıklayan eline hafifçe vurup,

“Haruncuğum tamam yeter bu kadar… Çaylar da hazır, sen geç, yerde bak!” deyince götümü avuçlamayı bırakıp geçti sandalyeye oturdu.

Çaylarımızı içip bisküvileri yiyorduk, ama Harun’da bir gariplik vardı. Eli masanın altında, sürekli bir hareket halindeydi. Sanki pantolonun üstünden sikiyle oynuyordu. Ben h ala (Yok canım, öyle bir şey düşünmüyo rdur!) kafamdaydım.

Çayları tazelemek için bardakları alıp tezgahına gittiğimde Harun’un da merkezinde bulunan,

“Hande kız, bir kere daha alabilir miyim?” deyip onayımı bile almadan elini götüme attı. Sanki seriden yapılmış hayvanlar gibi görünüyorlar. Ne yaşadığımı şaşırmıştım ki, bir anda arkadan kalçalarıma sığındı.

“Harun ne yapıyorsun? Çekil arkamdan!” diye bağırdım. Pantolonun içinde kalkmış sikini eteğimin üstünden tam da götümün yanaklarından yaslamış gibi görünüyor.

“Bir şey yapmıyorum Hande!” deyip gülerek bir kaç saniye sonra arkamdan çekildi. Hışımla arkama döndüm ki, birde ne göreyim, pantolonun önü ıslanmış, küloduna boşalmıştı.

“Harun ne yapıyorsun sen?” diye kızdım. Harun ne yaptığını bile anlamadan şaşırmış bir şekilde,

“Hande ne oldu? Ne yaptım ki lan? Niye kızdın bu kadar, anlamadım.” dedi.

“Nasıl yaptım ya, dalga mı geçiyorsun? Bak, sakın bir daha olmasın!” diye uyardım.

Ne yapacağımı bilemez duruma düşmüştüm. Onu kırmak veya azarlamak istemiyorum, pek çok insan ilişkilerinden anlamadığından böyle saçma şeyler yapıyor, olayı büyütüyorum.

“Vakit geçti oldu! Hadi bakalım, sen de evine git artık…”diyerek Harun’u yaka paça çekiştirip kapıya götürdüm, eve gönderildim.

Harun gittikten sonra tuhaf bir şeyle karşılaştım. Ben istemesem de, elbise üzerinden de olsa, aylar sonra arkamda sert bir yarak hissetmiştim. Arkama dayanan sertliğin nasıl bir şey olduğunu hayal etmeye yetecek kadar okşadım. O gece kafam karışık şekilde uyudum.

Ertesi sabah yine Harun’la işe doğru yola çıktık ki, Harun yine patavatsızca elini boşaltma atıp,

“Ne güzel bacakların var kız Hande!” dedi. Elini çalıştırıp kaldırdım ve

“Haruncuğum bir gören falan olur, böyle şeyler yapma lütfen! Senin yüzünden mini etek giymekten vaz geçeceğim artık… Her çalışmandan çalışıyorsun okşuyorsun.” dedim. Biraz sonra,

“Ya Hande ne olacak ya, çok hoşuma gidiyor lan!” deyip çocuğu bir yüz ifadesiyle eli tekrar kıvrılma attı.

Ne diyeceğimi bilemeden sesi çıkarmadım. Baldırımı mıncıklayıp stratejikleştiriyor. Kürek gibi elleriyle sıkıp sıkıp kalıyordu, sanki masaj yapıyor gibi…

Ne yalan söyleyeyim, maçlarında bir erkek elinin okşayarak dolaşması benim de hoşuma gitti. Koltukta arkama ayırıp parmaklarının karşılığını alabilir. Ne yazık ki zevkim kısa sürdü. Şirkete varıncaya kadar,

“Tamam hayatım… Yeter bu kadar!” deyip eli kıvrımından kaldırdım. Oyuncağın kopyaladığı bir çocuk gibi dudaklarını büzmesi de hoşuma gitti gitti… Sempatik şey…

Yoğun bir iş gününün ardından hafta sonuna kadar eklendi. Yine Harun’la eve dönerken yol boyunca Harun,

“Bugün de size geleyim mi?” deyip görünüyor. Evde yemek falan yoktu,

“İyi tamam, köftecide sırasında paket yaptırayım!” dedim. Köftelerin yanında ayran da alıp eve gittik. Ben üzerimi değişip evdeyken giydiğim taytlardan giydim. Mutfakta köfteleri paketten paketlere ortaya koyuyorum ki, Harun heyecanla,

“Oha Hande, götün ne güzel görünüyor kız!” dedi. Garibim aklı sıra iltifat ediyordu, gülerek iltifatına teşekkür ettin.

Yemekleri yedikten sonra masayı topladım. Bulaşıkları yıkıyordum ki, Harun yine bağlantılı olan bana yaklaştı. Bulaşık eldiveni ömrüm boyunca gösterdiğim gözlere tutundum, heyecanla bekledim.

Hiçbir şey demeden zenginliğini bulmaya başladı. Bir şey demedim, zaten desem de durmayacaktı, hayatına devam edecekti. Kalçalarımı iki parça okşayıp sıkıştırırken bir yandan da üstüme eğilmiş, boyunmu kokluyor, askılı bluzumun çıplak bıraktığı omuzdan başlıyorum öpüyordu.

“Yapma Harun… Yapma canım…” sorumluluğunu kaçırmaya çalıştım. İyice huylanıyor, kasıklarımda bir ateşin yandığını hissediyordum.

Harun aniden götümüzü avuçlamayı bırakıp,

“Hande ya, dün yaptığımız çok hoşuma gitti, bir tane daha yapabilir miyim?” deyip yinemi beklemeden bolümüne ayrıldı.

Pantolonunu içinde kalkmış sikini taytının üstünden götümün kaldığı yaslamış. Karmaşık duyguların içerisindeydim. Bir yandan zevk alıyor, bir yandan bu kadar cüretkar olmayı kızdırıyordum. Ama yine de bir şey söylemiyordum. En fazla ne olabilir ki, zaten birkaç saniye sonra küloduna boşalır, bir daha da arifesinde çağırmayı düşündüm.

Birden fazla sikini daha da hissetmeye başladım, sanki taytımı delecek gibi bastırıyordu. Az sonra bir elendikten sonra arkama götürüldüğünde şok oldum. Elime, parmaklarıma değen sıcak on temasını hissettim. Sikini çıkarmıştı ve söndürme işlemleri çalışıyordu.

“Harun delirdin mi sen? Niye bunu çıkardın?” dedim. Elimle sikini kavratarak yalvaran bir ses tonuyla,

“Hadi lütfen Hande… Yalvarırım, bir tane otuzbir çektir bana..!” deyince içim parçalandı. Anlatımları bozulup üzülmüştüm. Sikini sıvazlamaya başlamıştı.

Zargana gibi zayıf büyümeden beklenmeyecek büyüklükte ve boyutunda bir penis vardı. Ve ben okşadıkça kazık gibi olmuştu. Üniversite yıllarında yattığım kişilerin bir çoğuna beş basardı bu alet…

Harun çok sayıda elinizde kalp gibi atarak boşalmaya başladı. kendimi çok tuhaf hissetmiştim. Boşalması bitince hemen ortadan yıkadım. Ardından bir anne esnekliğiyle yumuşamaya yüz tutmuş sikini de kağıt havluyla sildim ve pantolonuna yerleştirip fermuarını çektim,

“Tamam mı Harun? bölümün oldu mu? Hadi şimdi geç otur!” dedim.

“Teşekkür ederim Hande!” deyip geçti. Sanki az önce boşalmamış gibi telefonuyla uğraşıp ortaya çıkıyor.

Bulaşıkları bitirince aslında pek de istemeyerek Harun’u evine gönderdim. Biraz daha fazla izin verirsem üstüne atacağından emindim. Emin değildim şey, benim buna ne tepkim değişti. O harika erkeklik organı gözümün önünde görünmüyordu.

Üzerimi değişip yatağa yattım. Bir süre uyuyamadım. Yine karmaşık duygularla kıvranıyordum.

Bir yandan ona bu kadar yumuşak davrandığım için kendime kızıyordum. Bir yandan o kalın şeyi neden içerde değil de elimde boşaldığım için bildiğimi belirttim. Yine de haftanın sonucunu Harun’u görmeyeceğim diye rahatlamıştım.

Yarım Akıllı Seks Oyuncağım, resim №2
Cumartesi günü öğle yemeğim, biraz çarşıda dolaşıp, akşam yemeğini lokantada yeyip eve döndüm. Duş alıp üzerime rahat bir hikayeler. Ev hali sütyen giymiştim, bir tişörtü, altımda da bir şortu vardı sadece…

Dizi izleymeyecektim ki, kapı çalacak. Kapıcı çöpleri çalışmaya dönüştü diye kilitlidir. Karşımda beni gördüğüne pek memnun bir şekilde sırıtan Harun’u gördüm. Elinde bir gölle karşılaşmıştı.

İçeriye bile izin verilmeden ayakkabılarını girişlerine daldı, direkt kullanımlara gitti. Ben bön bön baka ben. Kapıyı kapayıp yanına gittim. Poşeti uzatıp,

“Hande, fiski aldım, içeriz ya! Çukulota, fıstık fıstığı da aldım!” dedi.

“Keşke haber verseydin Harun! Üstüm başım müsamahakâr değil…” dedim, ama oralı bile olmadı. Öyle rahat ki ki… Acıdığım ve kıramadığım için evime bir yarım akıllı değil de evin erkeği devam ediyor hareketler…

“Sen onu halinle güzelsin Hande… Çok seksisin.” Parlayan gözler tişörtümü zorlayan iri göğüslerimde dolaşıyordu. Aksi gibi o baktıkça meme uçlarım kabarıyor, daha çok göze batıyordu.

Mutfaktan iki bardak alıp salona geçtik ve sunulan viskiyi içmeye başladık. Harun bu sırada doğal olarak ki parçalarını ve göğüslerimi kesiyor, viskinin de dağılımını rahat bir şekilde izliyordu.

Ben de üçüncü dubleden sonra iyice çakır keyif olmuştum ve neşeli rahat bir şekilde, frikik falan değişme diye düşünmeden yayıla yayıla oturuyordum. Altıma giydiğim parça şort bile denemezdi, minicik bir şeydi. bölgelerimi araladığım dağın içime girdiğini hissediyordum. Aldırmadım yine de… Amaan gördüm, ne olacak havasındaydım.

Dördüncü dubleden sonra kafam daha da güzelleşti. Ayrıca tuhaf de uykum gelmişti, üçlü koltuğa yüz üstü uzanmıştım. Zaten kısalık kısaydı, bu halde uzanınca, götümün yanakları ortaya çıktı.

Adeta ( Gel beni sik! ) der gibi Harun’a davetiye çıkıyordum. Harun kaçırır mı, her noktada benim uzandığım üçlü koltuğa geldi.

“Hande götün böyle ne güzelmiş lan!” şortumu bir hışımla aşağı doğru çekip çıkardı. Varla yok arası minicik tanga külodumla kalakalmıştım.

“Harunn… Niye şortumu çıkardın?” desem de çakırkeyif halimle fazla tepkim.

Aslında içten içe de çocuk haline gelmişken üzülmüştüm. Bu güne kadar hiçbir kıza dokunmamıştı garibim… Zaten ha şortla durmuşum, ha külotla, bazen bir fark yoktu. Yine de arkama sürtünür boşalır diye düşündüm. Tahminin kullanıldığı gibi Harun’un mesafelerini aralayıp arkama geçti.

“Ufff, bayılıyorun senin götüne Hande!” diye homurdandı.

Birden fazla arkamda sıcak on temasını bildirdi. Sikini çıkarmış, külodumun üstünden götüme sürtünüp stratejileri. Ama bu sefer kızmak böyle dursun, kendimi çok farklı hissediyordum.

Ay bir erkekle beraber olmadığım için mi, yoksa içtiğim viskilerin kanını kaynatmasını mı bilmiyorum. Libidom tavanı iyice germiştim… Ciddi ciddi azmıştım ve ıslanmaya başlamıştım.

Hafiften dolgunluğumu biraz daha arttırdım. O uzun sikinin amıma da artışını sağladım. Harun kerkinmeye devam ederken nasıl olduysa siki anda külodumun sürdüğün kayarak iyice ıslanan ve kayganlaşan amıma giriverdi.

Arkamda ne olup bittiğinden görmediğimden dolayı böyle bir bolluğun olduğunu hiç tahmin edememiştim. Sadece sürtünüp bırakacağını zannediyordum. Elimde olmadan ısıtıp zevkle inledim. Yaşasın gerilmiştim. Yine de,

“Harunnnn… Ne yapıyorsun sen? Çabuk sikini amımdan çıkar!” şiddetli bir itirazda bulunuyorum. Öyle bir zevk almaya başlamıştım ki, anlatamam.

Uzun süredir sikişmiyordum ve hasret geçirmiştim sikişmeye… Bir erkeğin altında şehvetle kıvranmayı çok özlemiştim. Ama Harun’la olsun da istemezdim. Yine de olan olmuştu. Harun,

“Ohhh Hande’m… Seni sikiyorum şu an… Amına ortaya koyuyorum lan!” deyip inleye inleye sikinin tamamını tamamlamıyordu. Ben de,

“Evet Harun’um… O koca sikini amı ortaya koyuyorsun. Hadi, devam et beni sikmeye!” diye sesle bir sesle inliyordum. Harun sikerken konuşmadan duramıyor,

“Ohhh Hande, ne pofuduk götün var lan, ohhh!” deyip görünüyor. İki parçalanma belim terimiş sert amıma köklenip ortaya çıkacak.

Bendeki ilk orgazmı vardım. Ama Harun zevk sularımı fışkırtarak, apış aramı sırılsıklam yaparak sikmeye devam ediyor. Artık dayanamadım. O koca sikini amıma girip çıkarken görmek.

“Harun dur bir saniye, soyunayım!” deyip altından çıktım. Külodumu ve tişörtümü çıkardım, tamamen çıplak kullandım.

Daha sonra Harun’u da soydum. Harun’un zarganalığı daha da belli olmuştu böyle… O kadar zayıftı ki, kaburgaları sayılıyordu. Ve o zayıf bedende yan kolum kadar uzun yarağı absürd bir görüntü yaratıyordu.

Önüne eğilip saksoya başladım. Yumruk kişilerinki başlarını dilimle okşadım önce, sonra ağzımın içine aldım. Bir yandan emerek vakumluyor, bir yandan dil bastıra bastıra içerden okşuyordum. Şıkını boğazıma kadar sokmaya çalıştım ama olmadı, başaramadım. Harun,

“Ohhh… Hande, aynı pornolardaki kızlar gibisin!” Böylece kaskatı kesilmiş duruyor, sürekli saçlarımı çekiştirip okşuyordu. Biraz saksonun ardından kanepeye devam ederek uzandım ve

“Hadi gel!” dedim. Misyoner pozisyonlarına devam etmeyi ayırmamıştım. Üzerime sıçradı ve direkt memeleri sıkmaya başladı. Benzer göğüsleri kopacak şekildedir.

“Hande, aynı pornolardaki karıların memeleri gibi lan, ohhh!” deyip görünüyor. Artık dayanamadım ve sikini elimi tutup amıma hizaladım.

“Demek pornolarındaki kızlar gibiyim ha?” Zevkle inledim.

“Evet Hande… Harikasın sen…” Sikinin başımın amımın parmaklarına, kabarmış, kemik gibi sertleşmiş klitorisime sürttürüp zevkle inledim.

“Siktiğimin piçi seni… Hadi o zaman… Artık porno izlemek yok. Sen kendin pornosun şu anda… Sen de o filmlerdeki erkekler gibi yap… Bu koca sikinle becer beni!” der demez Harun tüm gücüyle yüklendi.

“Ahhhh!” diye inledim. “Yardın beni amına koduğumun çocuğu… Harikasın bebeğim… Devam et…” O anda zevkle kendimden geçmeye başlamıştım.

bölgelerimi beline akışını dolamıştım, Harun beni Dikiş makinesi ritmiyle sikerken ben altında bir o yana bir bu yana dalgalanıyordum. Çok verim ikinci orgazmı oldum. Amım vıcık vıcık olmuştu.

“Harun kalktığımdan canım… Çok güzel siktin beni… artık artık!” Desem de Harun beni duymuyor, bir robot gibi amımı seri bir şekilde pompalıyordu.

Nerdeyse bir dakikadır sert bir şekilde sikiyordu. Üçüncü orgazmıma yaklaşmıştım, ama altında ağrıdığından beklentilerimin değiştiğini hissettim. Elle ittirip,

“Harun dur, domalayım da sik!” deyince durdu.

Nasıl hala boşalmadı diye şaşırıyordum ki, üstümden kalktığında amımdan süzülen dölleri gördüm! Ne zaman boşaldığından haberim bile yoktu, boşalmasına rağmen sıkmaya devam etmişti.

“Harun ne yaptın? İçime neden boşaldın?” diye kızsam da, Harun yine salak salak konuşup,

“Ne olacak ya, içine balımı yapacağım, bir şey olmaz!” deyip beni domaltip bir hışımla sikini tekrar amıma yakalandı.

Neyse ki tehlikeli bir dönemde yoktum ve olan olmuştu, devam etmesine izin verdim. Bu bölgede da insan gibi sikmiyor, gerilip gerilip geriliyordu.

Böyle sikmesinin tek iyi tarafı mevcuttu, üçüncü orgazmı da vardım. Dilim zarar verdiğim artık kurumuştu, nasıl bu kadar enerjiye sahip olabiliyor diye şaşırıyordum.

“Harun yeter, boşal artık!” diye yalvarıyordum. Bir süre daha siktikten sonra arkama kenetlenip durmaya ve boşalmaya başladı. Üzerime yığılıp siki inene kadar gizli tutuldu ve

“Ohhh, yine balımı akıttım, ama çok yoruldum!” deyip amımdan uzaklaşarak yığılmıştı.

Üstümden durmasının giderilmesiyle bozulmasıyla gidip bir bardak su doldurdum. Mutfakta yavaşlama suyu için biraz kendime geldim. Az önce ne gücü ya ben şokuyla mutfakta çıplak bir şekildeki boş boş tavanı izliyordum.

Şimdi ne olacak, neden izin verdim ki diye pişman olmuştum. Beni alışverişinden zevki hatırlayınca, yine olsa yine yaptım sanki diye kendimden geçiyordum. Ama Harun’un boş boğazlığı beni korkutuyordu tabii…

Ben mutfakta dinlenirken Harun sikini sallaya sallaya ayırma geldi.

“Hande amına nasıl koydum, iyi siktim mi seni?” diyerek şen şakrak su içiyordu. Ben ters bir bakış atarak,

“Evet Haruncuğum, iyi siktin, hem de çok iyi yakaladın. Ama böyle konuşmaktan utanıyorum. Hele eksiklerin yanında böyle hiç böyle laflar duymayayım senden, sakın…!” dedim.

Sanki sikilirken küfürler savuran, zevkten kendinden geçen ben değilmişim gibi… Harun rejimi içtikten önüme dikilip sikini göğüslerime sürmeye başladı.

“Harun yeter artık, git evi… İki posta attın, daha doymadın mı? Aygır mısın?” diye kızdım, hafifçe göğüslerinin birleşmesini sokmaya büyüklüğünü tokatladım. Harun hiç sözlü olmuyor,

“Handeee hadi bir tane daha amına koyayım, ne olur lan!” diyordu. Siki kısa sürede yine kazık gibi olmuştu. Elleriyle kalçalarını tutarak geriye itip,

“Git başımdan! Sikişe doyurdun beni, artık istemiyorum…” desem de oralı olmayınca, sikini birleştirmem gibi yalamaya başladım.

Artık Harun’u iyice yorup evde yol almaktan başka bakım yoktu. Bu yüzden iştahlı bir şekilde yalıyordum. Tüm sikini ağzıma yerleşiyor, aynı zamanda da taşaklarını okşuyordum. Harun da saçlarımı okşayıp,

“Ohhh Hande, aynı pornolardaki orospular gibisin lan!” deyip görünüyor. Sikini ağzımdan yukarıya, gözlerine baktım. Yarı kısılmış rutinleri takip eden zevkten kendinden geçmiş vaziyette…

“Evet, orospuyum ben… Senin azgın orospunum… Hadi boşal artık Harun…” iyice çabalayarak çalıştım. Sonra da işime geri döndüm, emmeye, yalamaya devam ettim.

Baktım saksoyla boşalacak gibi değil, elinden gelenim gibi yatak odama götürdüm. Yatağa oturttum ve kucağına çıktım. Sikini amıma yerleştirdim ve tamamını içime aldım. Yağ gibi kaymıştı zevk sularından işlenmiş ve kayganlaşmış amıma siki, çok hoşuma gitti bir an…

Yarım Akıllı Seks Oyuncağım, resim №3
Alıştıktan sonra biraz hızlandım. Hızlıca blokajı devam edecek şekilde duruyor, ardından da sikine bırakıyorum. Bu sefer transa geçmişim. Dolgun götüm Harun’un tüm kasığını kaplıyor, şap şap diye ses çarpma sesi çıkıyordu. Ben artık hırsla deli gibi zipliyor,

“Nasıl? Böyle hoşuna mı gidiyorsun? Söyle bana, güzel mi?” diye tekrar tekrar soruyorum.

Harun ise zevkten dört köşe, iki dağılmış bolümü toplamış, bir yukarı bir aşağı odaklanmanın içinde yardımcı oluyor. Bir ara,

“Uhhh… Hande yavaş… Sikimi kıracan lan!” dedi ama dinlemedim, zıplamaya devam etmedin.

“Kırmam merak etme… O benim zevkimi uzaklaştırırım, dikkat ederim.” diye diye inip kalkıyordum üstünde…

Artık götümden terler akmaya başlamıştı, felaket noktasında yorulmuştum. Ama piç kurusu boşalmak görünüyor, halen siki kazık bulunmaktadır. Dermanım haplarımdayken biriktirilip yığılmıştım.

Ama Harun hemen üstüme çıktığı gibi omuzlarına aldı. Belimi neredeyse iki büklüm izlemeye devam etti. Artık yorgunluktan gözlerim kaymış bir halde,

“Ahhh, yavaş Harun!” deyip görüntülerim.

Harun öyle hızlı sikiyordu ki… Yatağın gıcırtısını umarım komşular duymuyordur, bekar bir kadının içeriden böyle karşılamaları hoş olmaz diye isyan ediyorum.

Ne kadar sikti uygulanır. En sonunda hayvan gibi böğürerek içime boşaldı. Siki küçültünce amımdan çıkıp yanıma yattı. Saat de iyi bir şekilde geçilmişti,

“Harun hadi git artık lütfen!” dedim. Harun,

“Hande biraz dinleneyim bir tane daha sikerim lan!” deyince benim sigortalar imzaladı.

“Yeter artık orospu çocuğu… Siktir git artık… Yoksa elimde kalırsın, piç kurusu!” diye bağırdım. Harun,

“Tamam ya kızma!” diyerek giyinip gitti. Ben de duş almadan uyudum.

Pazar günü öğleye doğru uyanıp duş alırken amından halen döller süzülüyordu. Olan biteni sorgulamamıştım. Patavatsız Harun devamını isteyecek mi, tek seferlik bir şey olacaktı, umarım ağzını sıkı tutar ve anlatacak diye endişeyle düşünüp çıkacağım.

O gün Harun ne geldi, ne aradı. Galiba bana küsmüştü.

Pazartesi sabahı çalışmaya devam etmek için hazırlanmıştır. Altılı diz üstü kısa bir etek, içine ince siyah bir külotlu çoraplar giymiştim, üstimde de resmi bir gömlek vardı. Harun artık beni almaya gelmiyor diye aşağıya inip, servis beklemeye başladım.

Yanılmışım, Harun arabasıyla gelip önünde durdu. Masum bir ifadeyle,

“Hande, hadi atla!” deyince bana küsmediğine sevinip arabaya bindim ve yola koyulduk. Biraz gittikten sonra Harun elimi tutup sikine koydu ve

“Hande, sikimi yalasana, çok azdım lan!” dedi.

“Harun saçmalama, sabah ne yalaması, sür şu arabayı, insanı sinir etme!” dedim.

“İyi ya, kızma, akşam yalarsın o zaman!” deyince sinirle nefes aldım ve cevap verdim.

Yoğun bir günün ardından iş çıkışı dışarıda Harun’u beklemeye başladım. Çıktık, arabaya bindik, eve doğru yola çıktık. Evin önüne geldiğimizde,

“İyi akşamlar Harun, yarın sabah görüşürüz!” deyip indim. Baktım ki arabayı park edip peşimden geldi.

“Hayırdır, sen neden geliyorsun?” Röportajlarda, sırıtarak,

“Seni sıkmaya geliyorum!” dedi.

“Harun sus, ulu orta böyle konuşma, bir duyuyor olacak!” dedim.

Bu patavatsızlığı sinir etse de, içten içe ben de çıktığından, tadı damağında kaldığı için. Onu tersleyip yollayabilirdim, ama bir şey demedim. Peşimden yukarı geldi.

Daireme girip kapıyı kapa kapamaz arkadan beni kavrayıp götüme dayadı ve boynumu öpmeye yalamaya başladı. Gömleğimi gibi de düğmelerini kopararak açtı. Sütyenimi sıyırıp göğüslerimi sıkmaya başladım. Elleri de buz gibi soğukluktaki uçlar sivrilmişti.

Elinden kurtulmak için uğraşırken dengeyi kaybederip koridordaki yolluğun üzerine yüz sonunda düştüm. Hayvan Harun düşmemi de umurmamış, ben yerde yüz üstü esnekken eteğimi sıyırıp külotlu çorabımı da yırtmış, götümü mıncıklıyordu.

“Harun yatağa geçelim, böyle hiç rahat değilim!” desem dinlemiyordu.

Ne zaman sikini çıkardığımı anlamadım bile, külodumu kenara sıyırıp anında amma girdi. Henüz amım tam ıslanamamış olduğundan fena acımıştı, adeta içim ağlamaya başlamıştı. Beni yere zımblamış, amımı sert sert sikiyordu. Salyalarını akıta akıta, götümü eze eze sikiyordu.

“Harun belim ağrıdı, yatağa geçelim lütfen, orada sik!” deyince insafa gelince durdu. Elimden tutup kaldırdım.

Yatak odama geçti. Üzerimdeki her şeyi çıkardım. Harun’u da soydum. Sikine yumulup bir miktar ısıtıldıktan sonra yatağa uzanıp parçalar kaydedilir. Misyoner pozisyonunda beni sikmeye başladı.

Yarım Akıllı Seks Oyuncağım, resim №4
Geçen zamanın aksine tamamen ayık olduğum için heyecandan titriyor, zevkten kasılıyordum. Ellerimi Harun’un beline dolamış, delice kendime çekiyordum. Harun da nefessiz yaşadığı bir şekilde amıma pompalıyordu.

Yine de uzun bir süre sikti ve ben orgazmdan orgazma koşturdum. Boşalacağını bileceğimi,

“İçime boşalabilirsin, korunuyorum artık!” dedim. Ama Harun,

“Ağzını aç!” der demez sikini amımdan çıkardığı gibi yatakta dizlerinin üzerinde göğüslerime kadar çıkıp ağzıma soktu…

Ne olduğunu bile anlayamamıştım, hayvan herif ağzımı sanki am siker gibi biraz sikip bir anda boşalmaya başladı.

Üniversitede sevgililerin döllerini yutardım, döl yutmaya alışıktım yani. Ama Harun’un boşalması bitmiyordu, sikini de ağzımdan çekmediği için gözlerim patlayacak gibi tıslayıp öğürüyordum. Yutabildiklerimi yuttum, yutamadıklarım, çeneme, göğüslerime akmıştı. Sonunda sikini ağzımdan çıkarca nefes nefese,

“Harun neden yaptın böyle bir şey? Boğulacaktım nerdeyse!” dedim. Harun sırıtarak,

“Bir pornoda gördüm, denemek istedim, hoşuna gitti mi lan?” dedi.

“Evet, ama bir daha haber ver böyle bir şey yapmak istenirde..!” deyip kalkıyorum.

Onun yerimdeki ışıklıklar, tuhaflıklar içinde yaşadığım, günün de yorgunluğu da vardı, duşa ayrılıyordu.

Güzel bir duş alıp rahatlamıştım ki, Harun yine sikini sallaya sallaya geldi, duşa girdi. Daracık duşakabinde arkası sürdüğün sikini götümün yanakları dışında sürtmeye başlamıştı bile…

Siki götümün yanakları arasında sürtünürken amım da ister istemez etkilenmeye başlamıştı. Harun yine amıma girmeye çalışıyor, ama başaramıyordu. Ayak üstü domalır gibi hafif ileri doğru eğilip sikini ortadan kaldırarak amımın girişine ayarladım.

Elimi çektiğimde Harun zank diye amıma sertçe girdi. Ayar yapılmadığı için sert pompalanıyordu. Kafam bazen hafifçe fayansa çarpıyordu.

“Harun yavaş sik, bak yerler de kaygan, düşeceğim!” deyince insafa geldi, yumuşak bir şekilde sikilmeye başladı.

“Ohhh Hande, götün ne pofuduk, aynı pamuk gibi lan!” deyip götümün yanaklarını iki parça ayırarak yavaş bir tempoda amıma köklerken ben orgazm oldum.

Yarım Akıllı Seks Oyuncağım, resim №5
Artık daracık alanda yarı uymuş halde ayakta dururken ağrımaya başlamıştı. Doğrulup,

“Hadi yatağa geçelim, orda devam edelim!” dedim. Kurulanmadan çıktık, sorunlar geçti, yatağa atıldık. Harun sırıtarak,

“Hande, pornoda gördüm, bir kerecik amını yalayayım mı lan?” Dediğine şaşırdım ve

“Yala bakalım!” ayırmayı ayırdım. Harun amma yumuldu, yalaktan su içen bilgileri gibi yalamaya başladı. Yalayarak beni orgazm edince bende film koptu,

“Yeter hadi sik beni!” dedim. Yatakta bir o yana bir bu yana kavga eder gibi sikişmeye başladı. Ben kulağına zıplıyordum, sonra Harun beni adına pompalıyordu.

Uzun bir sikişin ardından Harun böğürerek hiç olmadığı kadar boşaldı. Öyle tazyikli boşalmıştı ki, siki amımdayken kenarlardan döller taşmıştı. Artık dermanım kalmamıştı, yığılmıştım. Bir süre dinlendikten sonra,

“Vakit geç oldu Harun, eve git yerde, babalar merak ediyor!” dedim. Harun yalvaran bir yüz ifadesiyle,

“Bu gece ne olacak?” dedi.

“Harun biri görüyor olur, kimse söylemeyeceksen kal, ama bence git!”

“Bir şey olmaz ya, kalayım lan!”

“İyi tamam kal, ama yat uyu hemen!” deyip ışığı söndürdüm, arkadan dönüp yattım. Birkaç dakika sonra tam uyumak üzereydim ki, sert sikini götümün arasında hissettim.

“Harun yeter, yat zıbar artık!” desem de bir kere daha siksiz uyumadi.

Ertesi sabah zor öğünlere kahvaltı yapmadan devam ettiler. Gecenin yorgunluğu da dururken iş yerinde zombi durumlarım, kafam bir şey olmuyordu. O gün mesai bitiminde eve giderken,

“Harun birkaç gün yapayım, çok yoruluyorum, konsantre olamıyorum, bu gidişle kalacaklar beni ve köye dönmek zorundayım!” dedim. Harun boynunu bükerek,

“Tamam, sen ne zaman yerde o zaman sikerim seni. Köye gidersen ben kimin amına koyacağım?” dedi ve beni evimin önünde indirip gitti.

İzin versem beni her gün, her saat sikecekti. Aslında ürüne göre içine yerleşmişim. Yarım akıllı da olsa kendi başına seks oyuncağı mevcuttum.

Tek bilmediğim ve Harun’u her şeyi sıkı sıkı tembihlediğim konu, kimsenin öğrenmemesiydi. Ama bu tedirginliğin yanında hayatın tadını çıkarırken bağımlısı olmuştum.

Halen düzenli olarak sikişmeye devam ediyorum Harun’la 🙂

Seks oyuncağım Harun’dan çok memnundum. İstediğim zaman evime çağırıp kendimi siktiriyor, onu adeta dildo gibi kullanıyordum. Harun git gide hayvanlaşsa da, yeri geliyor hoşuma gidiyor, yeri geliyor dizginlemeye çalışıyordum. Ama it herif artık işin bokunu çıkarmaya başlamıştı ve olup olmadık yerlerde beni sikmeye kalkıy
ordu.Cuma günüydü. Yine iş çıkışı Harun beni arabasıyla evime bırakacaktı. O gün diz üstü bir etek giymiştim, üzerimde de beyaz gömlek ve ceket vardı. Arabaya biner binmez hayvan Harun hemen elini bacağıma attı. Sinirle elini tutup uzaklaştırdım ve

“Ne yapıyorsun, bir gören olacak, elli defa söyledim sana ortalık yerde yapma böyle!” dedim.

Yine yüzü düştü. Şirketten biraz uzaklaşınca gönlünü almak için elimi sikine attım. Atar atmaz siki kalkmıştı hemen, azgın köpek hiçbir zaman hayır demiyordu. Sikini biraz okşayınca Harun araba sürerken garipleşmeye başlamıştı.

“Hande ben dayanamıyorum!” deyip evimin rotasından çıkıp arabayı başka bir yere sürdü. Tenha ve ağaçlık bir yere girip kontağı kapattı. Issız bir yerdi, ama etraftaki ağaçların altı çöplük gibiydi. Her ağacın altında boş bira, rakı ve şarap şişeleri, plastik bardaklar, sigara izmaritleri, boş sigara paketleri falan
atılmıştı.”Harun iyice saçmalamaya başladın, eve gitseydik ya düzgünce sevişelim evde!” desem de sikini çıkardığı gibi ensemden tutup saksoya başlattırdı.

Nerdeyse yirmi dakika kadar sakso çektim. Boşalır diye beklerken sikini ağzımdan çıkardı ve arabadan inip yanıma geldi. Oturduğum kapıyı açtı ve beni çekiştirmeye başladı.

“Harun saçmalama, burada sikmeyi düşünmüyorsun değil mi?” dedim.

“Hande çok azdım, bir tane koyayım amına, ne olur!” deyip beni çekiştire çekiştire kapı açık bir şekilde ön yolcu koltuğuna domalttı. Eteğimi yukarı sıyırdı, ince siyah külotlu çorabımı da bir hışımla aşağı indirince, ben de tutup külodumu
indirdim.İlk defa ev dışında bir yerde, açık havada sikilecek olmamın heyecanından bacaklarım titreyemeye başlamıştı. Ben arabanın ön koltuğunda rahatsız bir konumda domalmış halde beklerken Harun sikini amıma yerleştirdi ve

“Ohhh Hande, amına koyuyorum!” diye bağırarak sikmeye başladı.

O heyecan titremelerimin yerini birden zevk aldı. Evdeki rutin sikişmelerimizden sonra böyle bir yerde sikişmenin zevki ve heyecanı daha farklıydı. Peş peşe orgazm olurken ben de kendimi kaptırdım,

“Evet Harun, amıma koyuyorsun, sik beni erkeğim, koy amıma! Ohhhh!” diye inlemeye başladım. Harun tüm gücüyle amıma köklüyor, adeta belimi kırarcasına sikiyordu.

Bu kadar uzun dayanması ve erken boşalmaması artık işi öğrendiğini gösteriyordu. Rahat bir yarım saat beni o pozisyonda siktikten sonra amıma tüm gücüyle abanıp,

“Ohhhh Hande, balımı akıtıyorum içine!” diye böğürerek boşaldı. Amımın içinde sikinin kalp gibi atarak boşalması çok hoşuma g
itmişti…Bir süre öylece hareketsiz kaldık. Siki amımda küçülüp arkamdan çekilince ben hemen külodumu yukarı çekip toparlandım. Hayvan Harun külotlu çorabımı yırtmıştı, giyilecek durumda değildi.

“Yırtık çorapla nasıl sokakta yürüyeceğim ben şimdi?” diye kızdım. Harun ise salak salak gülerek,

“Bir şey olmaz ya, çıkar öyle yürü!” dedi. Sinirle çıkardım yırtık külotlu çorabımı.

“Çöp poşeti var mı arabada?” dediğimde Harun külotlu çorabı elimden aldığı gibi camdan dışarı attı. Bu yaptığına kızsam da Harun hiç oralı olmadı ve arabayı çalıştırdı, evime doğru yola çıktık. Apartmanın önüne gelince,

“Hande kız, bir kere daha koyayım mı amına?” diyerek eve gelmek istedi. Ancak pazar günü köye babamların yanına gitmeyi düşündüğümden biraz dinlenmek istedim.

Cumartesi gününü evde dinlenerek geçirdim. Pazar günü sabah erkenden kalkıp duşumu ve kahvaltımı yaptım, hazırlanıp evden çıktım. Babamlara köye geleceğimi haber vermemiştim, sürpriz olsun istiyordum.

Otogara doğru yürüyordum ki yanımda bir araba durdu. Harun’un arabasıydı, ancak içinde Harun’un babası Cemil amca vardı. Camı açıp,

“Nereye gidiyorsun Hande kızım?” diye sordu.

“Otogara. Köye gideceğim!” deyince,

“Tesadüfe bak, ben de köye gidiyorum, hadi atla, bırakayım seni köye!” dedi.

Köylerimiz aynı olmasa da komşu köylerdi ve Cemil amca babamla tanışıyordu. Hemen bindim arabaya ve havadan sudan sohbet ederek yola çıktık. Çevre yolundan ayrılıp köylerimize giden toprak yola girince Cemil amca ciddi bir ses tonuyla,

“Hande kızım, bizim oğlanla ciddi düşünüyorsun değil mi?” dedi. Birden panik oldum ve aramızdaki ilişkiyi öğrendiğini düşündüm, ama panik yapmamaya çalışıyordum.

“Ne demek istiyorsun Cemil amca?” deyince,

“Harun’la evleneceksin değil mi kızım?” dedi. Ben şok olmuştum,

“Cemil amca ne evlenmesinden bahsediyorsun? Harun orta okuldan arkadaşım diye öylesine sohbet ediyoruz, hepsi o!” dedim. Cemil amca birden arabayı sağa çekerek durdu ve

“Demek hepsi o ha? Sen benimle dalga mı geçiyorsun kızım? Harun’la çatır çatır sikiştiğini biliyorum!” dedi. Ben şok olmuş bir halde,

“Cemil amca ne saçmalıyorsun, yok öyle bir şey!” dedim. Cemil amca telefonunu çıkarıp,

“Peki bu ne öyleyse?” diyerek bir video açıp telefonu elime verdi. İzlerken utancımdan yerin dibine girdim.

O gün Harun beni arabada sikerken yakınımızdaki ağaçlardan birinin arkasından gizlice çekilmişti bu video. Üstelik inkar edilemeyecek bir şeklide (Amına koyuyorum Hande!) , (Sik beni Harun, koy amıma!) gibi tüm konuşmalarımız da gayet net duyuluyordu videoda.

Ben utancımdan kıpkırmızı olmuş ve şaşkın bir şekilde videoyu izlerken Cemil amca cebinden yırtık külotlu çorabımı çıkarıp göstermesin mi! Ben şoku atlatınca hemen telefondan videoyu sildim. Cemil amca ise sırıtarak,

“Silsen de o videoyu çeken arkadaşımda orjinali var. O gün benim arkadaşlar az ilerinizde şarap içiyormuş. Bizim arabayı görünce merak etmişler. Sonra arkadaşlardan biri bakmak için sesszice ağaçların arkasından arabaya yaklaşmış. Sizi o halde görünce de bu videoyu çekmiş. Siz gittikten sonra attığınız külotlu çorabı da almış arkadaş, bana verdi…” dedi.

Artık durumun inkar edilecek bir tarafı kalmamıştı. Yaptığımız şeyi normal göstermek için, biraz da sesimi yükseltip,

“Ne var bunda Cemil amca, yetişkin insanlarız!” dedim. Cemil amca ise,

“Madem yetişkin insanlarsınız, hazır köye gidince babanla konuşup seni Harun’a isteyeyim. Evlenin ve konu kapansın!” dedi. O an panikledim ve

“Saçmalama Cemil amca, ben Harun’la asla evlenmem!” dedim. Cemil amca,

“Seni azgın orospu seni, evlenmem ama çatır çatır sikişirim diyorsun ha? Bula bula benim yarım akıllı oğlanı mı buldun kendine sikici olarak?” deyip elini bacağıma attı.

Babam yaşındaki adam bacağımı okşuyor, bakışlarıyla beni sikmek istediğini belli ediyordu. Ben ise çaresizlikten dolayı hiç tepki veremiyordum. Ben tepki veremeyince,

“Demek azgınlıktan bizim yarım akıllıya kadar düştün ha? Orospu seni!” deyip bu sefer elini gömleğimin yakasından içeri daldırıp memelerimi avuçlamaya başladı.

Kendimi çok tuhaf hissediyordum, ama nedense içerisinde bulunduğum durumu da bozmak geçmiyordu aklımdan. Hatta ilginç bir şekilde heyecanlandırmıştı bu olay beni. Cemil amca fermuarını açıp kalkmış sikini çıkardı ve

“Ne yapacağını biliyorsun Hande!” dedi.

Sikini önce elimle tuttum, biraz sıvazladıktan sonra eğilip başını yavaşça ağzıma aldım. Babam yaşında olmasına rağmen gayet iri ve diri bir siki vardı. Hatta Harun’un sikinden daha heybetliydi.

İlk başta isteksiz gibiydim, kafamda yüzlerce tilki dolaşıyordu, şu an ben ne yapıyorum diye kendimi sorguluyordum. Ama ok yaydan çıkmıştı bir kere. Kazık gibi olmuş sikini zevk alarak emmeye başlamıştım ki birden eliyle ensemden tutup sikine bastırdığı gibi ağzıma boşaldı.

İster istemez döllerini yutsam da boşalması kısa sürmüştü. Elimle ağzımı silerek doğrulduğumda,

“Ne kadar da azgın bir şeymişsin Hande, seninle daha çok işimiz var!” deyip arabayı çalıştırdı. Ben köye gideriz diye düşünmüştüm, ama farklı bir yola girdi ve dağlara doğru sürdü arabayı.

Cemil amca arabayı çalıştırdı. Ben köye gideriz diye düşünmüştüm, ama farklı bir yola girdi ve dağlara doğru sürdü arabayı… Korkmaya, endişelenmeye başlamıştım. Bu dağ başında istediğini alıp bana bir kötülük yapsa kimsenin ruhu duymazdı. Korktuğumu, içimde büyüyen paniği belli etmemeye çalışarak,

“Nereye gidiyoruz Cemil amca?” deyince,

“Görürsün birazdan!” deyip pis pis sırıttı. Gözünü virajlı daracık dağ yolundan ayırıp bana baktı. Hissetmişti sanırım nasıl korktuğumu… Sırıtmayı bırakıp gülümsedi, elimi yine bacaklarıma atıp okşayarak,

“Korktun mu yoksa kız?” dedi. Başımı salladım, korkmamak elde mi sanki…

“Şeyy… Yani…” diyebildim kekeleyerek…

“Sakın merak etme bıldırcınım, benden sana kötülük gelmez. Ceylan gibisin, kıyamam sana ben… Ohh, seksi şempanzem benim…” diyerek rahatlattı biraz içimi…

Gittikçe yükseğe çıkıyorduk ki sonunda taştan yapılma küçük bir yayla evine geldik. Evin uzağında yakınında hiçbir yerleşim yoktu. Arabayı park edip indik. Evin kapısını açıp,

“Geç içeri!” dedi. İçeri girdim. Bir oda, mutfak ve uyduruk bir banyosu olan küçük bir evdi. Divan, yer minderleri gibi klasik köy eşyalarıyla döşenmişti ve bir de soba vardı.

“Cemil amca niye geldik buraya?” dedim. Cemil amca,

“Babanları ara, işin çıktığını, bu gün köye gidemeyeceğini söyle!” dedi. O an planını anlamıştım.

“Aramama gerek yok, köye gideceğimi bilmiyorlardı zaten!” dedim.

Yayla havası serin olduğundan Cemil amca hemen sobayı yakıp, çay suyu koydu.

“Söyle bakalım, benim yarım akıllı oğlan iyi sikiyor mu seni?” dedi. Utanarak da olsa,

“Evet Cemil amca, deli gücü var, nazar değmesin!” dedim. İçerisi ısınmaya başlayınca Cemil amca birden soyunmaya başladı ve

“Hadi soyun sen de!” dedi. Yavaş yavaş üzerimdekileri çıkarmaya başladım. Sütyen ve külotla kalmıştım, ama Cemil amca tamamen soyunmuştu. O kıllı vücudunu görünce biraz keyfim kaçsa da önünde sallanan heybetli siki iştahımı açmıştı.

Önüne diz çöktürdü ve sikini ağzıma verdi. Biraz saksonun ardından siki kazık gibi olmuştu. Ayağa kaldırıp sütyenimi ve külodumu da çıkardı.

“Off, hayal ettiğimden daha süpermişsin, orospu seni!” deyip elini amımda gezdirmeye başladı. Kalın parmakları amıma girdikçe irkiliyordum.

Beni divana yatırdı ve bacaklarımı açıp amımı yalamaya başladı. Bunu hiç beklemiyordum, hemen siker boşalır bırakır diye düşünmüştüm, ama Cemil amca sandığımdan daha zevk sahibi çıktı.

Adam amıma resmen gömülmüş yalıyordu, ama öyle böyle bir yalama değil, imkanı olsa kafasını komple amıma sokacak gibiydi. Köpek gibi şapır şupur yalamasına fazla dayanamadım ve şiddetli bir orgazm yaşadım. Gülerek doğruldu ve

“Orospuya bak, nasıl da zevk alıyor!” deyip sikini amıma sürtmeye başladı. Sonra da yavaş yavaş amıma girdi. Misyoner pozisyonda yavaş tempoda sikmeye başladı.

Cemil amca biraz kilolu olduğundan minyon bedenim onun erkek gövdesinin altında kayboluyordu. Biraz hızlanmaya başlayınca inlemeye başladım. Evimde sikilirken komşulara ses gitmesin diye hep kendimi tutardım, ama burada tamamen saldım kendimi ve içimden geldiği gibi zevk alarak yüksek sesle inlemeye başladım.

Sanki içimde uyuyan orospu uyanmış gibiydi. Çok geçmeden şiddetle orgazm olup bacaklarımı beline dolamıştım ve halen sert sert pompalanıyordum. Sobada yanan odunların çıtırtısı romantik bir ortam oluştururken Cemil amca da deli gibi inliyordu amımı sikerken…

Birden amımdan çıkıp beni domalttı.

“Senin şu götüne bayılıyorum Hande!” diyerek götümü avuçlayıp tokatladıktan sonra tekrardan amıma girdi. Zevkten inleye inleye, koca götümü eze eze amımı sikmeye devam etti. Bir süre siktikten sonra yavaşlayıp sikini çıkardığı gibi sırtıma boşaldı.

Yorgunluktan divana yığılmış kalmıştım. Cemil amca da yanıma oturmuş soluklanıyordu. Soluklanması bitince götümü hafif hafif okşayıp güzelliğime övgüler yağdırdı. Bense evin taş duvarlarını izleyip bulunduğum durumun garipliğini hazmetmeye çalışıyordum…

Bir süre sonra Cemil amca kalkıp sobanın üstüne kestane attı. Dolapta yarım şişe rakısı varmış, çıkardı. Kestaneler olunca ikimize de birer bardak rakı doldurdu. Sobanın yanında yer minderlerine oturup içerken sohbet etmeye başladık. Cemil amca bana Harun’la sikişmelerimi anlattırıyor,

“Nasıl olur da senin gibi güzel bir kız bizim gibi hödüklere siktirir be!” deyip gülüyordu.

İkinci bardaktan sonra ben hafiften çakır keyif olmuştum, kafam dönüyordu. Yarım şişeyi tamamen bitirdiğimizde ise ben iyiden iyiye kafayı bulmuştum. Yanan sobadan dolayı içerisi epey bir ısınmış, Cemil amca ise oturduğu minderde mayışmıştı.

O an sebebini anlamadığım bir şekilde bana bir azgınlık geldi ve Cemil amcanın kucağına kendimi yerleştirip sikine sürtünmeye başladım. Cemil amca ağzını yaya yaya,

“Seni azgın orospuuu, doymadın mı?” deyip memelerime yumuldu. Siki zor kalksa da, sonunda kıvama gelince elimle tutup amıma yerleştirdim. Kucağında yavaş yavaş zıplayarak kendimi siktiriyordum.

Alkolün ve sobanın sıcaklığından dolayı götümden terler akmaya başlamıştı, sıcak bastıkça iyice hızlandım. Deli gibi hoplarken götüm Cemil amcanın kasıklarına çarpıp şap şap ediyordu…

Nerdeyse on dakika kadar kucağında zıpladım. Sonunda Cemil amca beni üstünden ittiği gibi,

“Amına koduğumun orospusu!” deyip bir hışımla üzerime gelip amıma girdi. Yerdeki mindere zımbalaya zımbalaya sikiyordu beni. Artık sırtım ağrımış, bacaklarım ayrılmaktan uyuşmuştu ki, Cemil amca,

“Ohhhhhh!” diye böğürerek üzerime yığılıp amıma boşaldı. Bu tempodan sonra ikimiz de divana kendimizi zor attık. Hem yorgunluktan, hem alkolden dolayı sızıp kalmışız…

Mutfaktan gelen seslerle kendime geldiğimde vakit öğlen olmuştu. Cemil amca benden biraz önce kalkmış, mutfakta yiyecek birşeyler hazırlıyordu. Ben esneye esneye divanda debelenirken Cemil amca gelip götümü avuçlayarak,

“Bayılıyorum senin şu götüne Hande! Kalk hadi, kazanın altını yaktım, su ısınmıştır, banyo yap da karnımızı doyuralım, menemen yapıyorum!” deyip götüme bir tokat atıp kaldırdı.

Banyoya girip yıkanıp çıktım, sadece sütyen külot giyip mutfağa geçtim. Yemeğimizi yedikten sonra Cemil amca,

“Hadi giyin de şehre dönelim!” dedi.

“Hadi ya, hemen dönecek miyiz, biraz daha kalsak olmaz mı?” deyiverdim. Cemil amcanın gözleri parladı ve

“Bak sennnn, azgınlığın geçmedi mi orospu?” dedi.

“Geçmedi!” deyip sütyen ve külodu çıkarıp divana geçtim. Cilveli cilveli kendimi okşuyor,

“Hadi canım, yanıma gelsene!” diye erkeğimi yanıma çağırıyordum.

Cemil amca aceleyle masayı toparlayıp yanıma geldi. Memelerimden başladı yalamaya. Acele etmeden tadıma varıyor, her yerimi doyasıya yalıyordu. Amımı yalarken bir parmağını götüme sokunca irkildim,

“Cemil amcaaa, ne yapıyorsun?” dedim.

“Hiç sesini çıkarma Hande!” deyip götümü parmaklamaya devam etti.

Bir parmak, iki parmak derken üç parmağını da götüme sokmuştu. Amımı yalarken üç parmağı da götümde çalışınca ben fazla dayanamadım ve adeta böğürürcesine müthiş bir orgazm yaşadım.

Sonunda beni domaltıp, bolca tükürüklediği göt deliğime sikini dayadı. Götten sikilmeye hiç hazır hissetmiyordum kendimi, ama çok da istiyordum. Kendimi kasmayı bırakınca yavaş yavaş sikini sokmaya başladı. Ortadan ikiye yarılıyor gibi hissettim kendimi. Acıyla fena inliyordum, ama Cemil amca,

“Ohhh, kurban olurum bu göte!” deyip delicesine götümü sikmeye başlamıştı. İki eliyle de belimden kavramış kendine çeke çeke, kökleye kökleye sikiyordu götümü.

Bana bir asır gibi gelen uzun bir süre götümü sikip böğürerek götümün içine boşaldı. Sikini götümden çıkarmadan üzerime yığılınca ben de dizlerimde derman kalmadığı için yığılıp divana yapıştım. Divanla Cemil amcanın arasında pestil olmuştum.

Siki inince götümden çıktı, banyoya girdi. O banyo yaparken biraz kendime gelmiştim. Cemil amca banyodan sikini sallaya sallaya çıkıp,

“Hadi gidelim artık!” deyince moralim bozulmuştu, nedense gitmek hiç içimden gelmiyordu. Bunu nasıl söyleyebildiğime şaşıyorum, ama,

“Gitmeden önce son bir kez daha sik beni bari!” dedim.

“Sen ne doymaz orospuymuşsun be! İliğimi damarımı kuruttun, hala sikilmek istiyorsun. Al bakalım, kaldırabilirsen sikeyim!” deyip sikini ağzıma verdi.

Taşaklarını okşayarak sikini bir güzel yaladıktan sonra nihayet kaldırabilmiştim. Hemen misyoner pozisyona geçtim ve sikilmeye başladım. Bu sefer içimi daha farklı bir azgınlık kaplamıştı. Bacaklarımı iki yana ayırmış, iki elimle Cemil amcanın götünü kavramış,

“Daha sert sik, parçala amımı, hadi!” deyip kendime çekiyordum.

“Lan oropsu çek elini götümden, huylanıyorum!” dese de ben götünü iyice kavramış pompaladıkça kendime çekiyordum.

“Hadi! Bu kadar mı? Oğlun bile daha iyi sikiyor!” deyip gaza getirmeye çalışıyordum. Birden sinirle sikmeye başladı. İki eliyle memelerimi tutmuş koparacakmış gibi asılıyordu. Ben halen kudurmuş gibi,

“Hadi, daha hızlı sik!” diye söylenip duruyordum. Ben söylendikçe o da bana karşı sertleşiyor, bazen omuzlarıma bastırıyor, bazen de boğazımı sıka sıka sikiyordu ki, yine müthiş bir şekilde orgazm oldum. Benden az sonra da Cemil amca,

“Geliyorum orospu!” diye bağırarak döllerini amıma boşalttı.

Kendime şaşıyordum. Hiç böyle yapacak biri değildim, bir an kendimden utandım. Bunca yıllık ömrümde tabularımı yıktığım gün sanırım bu gündü. Gönlümden nasıl geçiyorsa öyle davranmıştım bu gün. Adeta içimde uyuyan bir orospu vardı ve bu gün uyanmıştı.

“Azgın orospu seni, seni doyurmanın yolunu biliyorum. Haftaya da buraya geliyoruz, o gün sizi izleyen arkadaşlarımı da çağıracağım, bakalım aynı anda dört yarakla başa çıkabilecek misin!” diye söylene söylene üzerimden kalktığında ben orgazm olmanın verdiği mayışmayla yattığım yerden ahşap tavanı izliyordum. Az sonra,

“Kalk hadi gidiyoruz!” sesiyle irkildim. Cemil amca giyinmişti. İstemeye istemeye kalkıp üzerimi giyindim ve dışarı çıktım. Temiz hava iyi gelmişti.

Arabaya oturur oturmaz götümün ağrısından ne kadar hor kullanıldığımı anladım. Cemil amca da bitkindi. Yol boyunca hiç konuşmadan şehre döndük. Apartmanın önüne geldiğimizde telefonunu verip,

“Kaydet numaranı ve çaldır kendini!” dedi. Dediğini yaptım.

“Unutma, haftaya pazar günü yine yayla evine gidiyoruz. Pazar günü sabahtan alırım seni!” diyerek beni indirip gitti. Eve girer girmez hemen kendimi duşa attım. O gece mışıl mışıl uyumuşum…

Pazartesi günü Harun’la yine işe gidecektik. Sabah arabaya biner binmez elini bacağıma attı ve

“İki gündür amına koyamadım, özlemişsindir Handem!” dedi. Götümün ağrısıyla (Merak etme, baban yokluğunu aratmadı!) diyesim geldi ama kendimi tutup sadece pis pis sırıttım.

Akşam iş çıkışı Harun’un ısrarıyla yine eve aldım ve bir güzel sikiştim. Yayla evinde Cemil amca da ayrı bir zevk vermişti, ama Harun’un o bitmeyen enerjisi beni alıp uçuruyordu. O gece Harun’a götten de verdim, hazır götüm genişlemişken anal seksi de tatsın istedim…

İşimiz bittiğinde Harun’a, çok yorgun olduğumu ve onunla bir süre sikişemeyeceğimi, bir iki hafta dinlenmek istediğimi söyleyip evden gönderdim. Duşumu alıp yastığa kafamı koyduğumda yayla evinde Cemil amcayla yaşadığım sikişler aklıma geldi.

Bir dahaki pazarı iple çekiyordum, üstelik bir dahaki sefere Cemil amcanın arkadaşları da olacaktı. Aklıma dört erkekle türlü türlü fantaziler geliyordu.

Sanırım içimdeki orospuyu artık daha fazla dizginleyemeyecektim.

One comment

  1. Merhaba cesurca Sıradışı zevkler yaşamak isteyen Olgun Soft Çiftler ve Bayanlar 0534 337 99 65 davetinizi bekliyorum akşam 7den sonra detaylı konuşalım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir