Yeğenim ve Kocasıyla Seks Dersi
Çok sevdiğim, sırdaşım, yeğenim Fatma bir gün bana geldi. Yüzü kapkara, dokunsan ağlayacak. Neyi var diye sordum, söylemedi. Üsteledim. Sıkıştırdım. Sonunda ağlayarak, evliliğinin bitmek üzere olduğunu anlattı.
“Nasıl bitmek üzere kızım? Daha kocan 25 sen 23 yaşındasınız. Gencecik, dalyan gibi kocan var. Anlat bakayım şunu iyice…”
“Halacım… Cengiz’le yatak olayımız başından beri sıkıntılı… Kaç senedir evliyiz. Her seviştiğimizde sadece kendini tatmin edip bırakıyor. Ben öyle boşalmadan kalıyorum. Başka arkadaşlarım ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Çok büyük zevkler yaşıyorlarmış.”
“Kızım, kocana söylesene derdini bana söyleyeceğine…”
“Denedim hala… Ama açık açık konuşamıyoruz bile… Işık kapalı, hep yorganın altında sevişiyoruz. Adam akıllı şeyini bile görmedim desem yeridir. Hala, böyle giderse evliliğimi bitirecek noktaya geldim artık… Söylesene, ne yapayım ben? Ne olur bir akıl ver bana…”
“Bekle kızım acele etme, bir doktora falan gidin!” dedim.
“Ona da yanaşmıyor hala… Lafını bile ettirmiyor. Sen bunca yıllık evlisin. Tecrüben var. Eniştem de sen de mutlusunuz. Biliyorum, senin böyle sıkıntıların yok hiç… Bir yol göster bana halacım…”
“Biraz daha sabret, her derdin bir çaresi vardır.” diyerek teselli etmeye çalıştım. “Bir yolunu buluruz elbette… Senin öküze yol göstermek lazım asıl… Sen sakın yuvanı yıkma seks için tamam mı kızım?”
Aradan on gün kadar bir zaman geçti. Cengiz’in Bursa’daki amcasının çok hasta olduğunu söylediler. Çok yakındık, sevdiğimiz bir büyüğümüzdü bizim de… Kocam da bana,
“Ben izin alamıyorum hanım, Cengiz’ler gidiyor, sen de bizi temsilen onlarla git.” dedi.
Tam benim aradığım fırsattı bu… Sonuçta ben, Fatma ve Cengiz’le Bursa yoluna koyulduk. Bir gün sonrası da yılbaşı gecesi…
Bursa’ya vardık, hastayı hastanede kısa bir ziyaret ettik. Amca yoğun bakımdan çıkmış, düzelmeye yüz tutmuş. Rahatladık bunu duyunca…
Evleri üç katlı apartman. Üstteki iki kat Cengiz’in babasına ve hasta amcasına aitmiş. Alt katın sahibi Almanya’da olduğu için, orayı bize tahsis ettiler, orada kalıyoruz.
Ertesi gün yine gittik, daha da iyi durumda… Ziyaret bittikten sonra evlerine geldik. Cengiz’e,
“Oğlum, biraz içecek al, bu gece yılbaşı gecesi…” dedim.
“Hala, ayıp olmasın? Hasta ziyaretine geldik ya…” dedi ikircikli bir tavırla…
Hem eğlenmek istiyor genç olarak, hem hasta var diye çekiniyor çocuk… Ama benim yeğenimin, dolayısıyla karı kocanın sorunlarını çözme planlarım için ikisini de içirmem lazım, rahatlamaları gerekiyor. Üsteledim,
“Nasıl olsa biz onlardan ayrıyız. Yemekten sonra bizim dairede üçümüz takılırız yavrum… Fazla patırtı yapmadan keyfimize bakarız. Hadi bir şeyler al gel bakayım.”
Cengiz bir büyük rakıyla, bir şişe şarap ve meyve, çerez falan alarak geldi. Önce üst katta yemekler yendi, sohbetler edildi. Kahveleri de içtikten sonra biz izin isteyerek katımıza çekildik.
Fatma sofrayı kurdu. Sohbet ederek, sesini az açtığımız müzik eşliğinde içeceklerimizi de içmeye başladık. İkinci bardaklardan sonra ben Fatma ile Cengiz’e,
“Çocuklar, evlilik nasıl gidiyor?” diyerek olaya girdim. Fatma başladı yine ağlamaya… Gözlerinden yaş döke döke sorununu anlattı. Fatma anlattıkça Cengiz bozuluyor.
“Oğlum, ben kırk yaşındayım. Sizin yaşınız kadar benim evlilikte, yatakta tecrübem var. Bu kız benim kızım sayılır. Sen de oğlum sayılırsın. Utanmanın gereği yok, mutlu olmak istemiyor musunuz?” dedim. Cengiz,
“İstiyoruz halacığım, ama Fatma memnun olmuyor bir türlü…” dedi.
“Size yardımcı olabilirim, ama bu gece utanmak yok, itiraz yok, yalan yok, herşey açık açık konuşulacak ve ben ne dersem yapacaksınız! Eğer söz verir ve dediklerimi yaparsanız, ben sizin mutlu olmanızı sağlarım, size yardım ederim!” dedim. Cengiz itiraz edecek gibi oldu. Fatma ise,
“Aşkım beni seviyorsan lütfen evet de! Yoksa böyle giderse senden ayrılacağım! Artık canım tak dedi.” diyerek, Cengiz’i evet demek zorunda bıraktı. Bu arada üçüncü bardakları da doldurduk Fatma şarap, ben ve Cengiz rakı içiyoruz.
“Anlatın bakalım, nasıl bir seks yaşamınız var? Yolunda gitmeyen şeyler neler? Ama açık açık konuşacaksınız. Her şeyi…” dedim. Fatma olduğu gibi anlattı.
“Oğlum doğru mu karının anlattıkları?” dedim. Cengiz ezile büzüle,
“Evet halacığım. Ama ben bildiğim kadarıyla yapıyorum, her şey normal bana göre… Maalesef karıma göre olmuyor, olamıyor!” diye yanıtladı beni…
“Olmuyor diye birşey olamaz oğlum, bazı yöntemleri sen bilmiyor olabilir misin?”
“Hepsini biliyorum Hala!”
“Ama demek ki tam bilmiyorsun o zaman! Hepsini biliyor olsan bu kızcağız bu kadar mutsuz olur mu? Demek ki bir şeylerin eksik…” dedim. İkisi de çakır oldu bu arada, rahatlar yani.
“Bakın, olay anlaşıldı. Sorununuzun çözümü çok kolay ve basit… Bu gece size ben yardımcı olacağım. Ama bu gece burada yaşananlar burada kalacak, tamam mı?” dedim. Fatma tamam dedi. Cengiz sessiz kaldı.
“Evet oğlum?” dedim. İstemeyerek de olsa,
“Tamam halacığım…” dedi. Ben başladım, nasıl sevişilir, önsevişme nasıl olur, nasıl oral yapılır, kadın sekse nasıl hazırlanır gibi anlatmaya…
İkisi de başta kızarıp bozarsalar da, beni dikkatle dinliyorlar. Epeyce anlattıktan sonra rakı kadehimi ikisinin kadehlere tokuşturup fondip yaptım,
“Eee, bu kadar anlattım, siz de dinlediniz. Var mısınız? Benim yanımda uygulamak ister misiniz?” dedim. Bana tuhaf tuhaf baktılar.
“Bakmayın öyle acemiler… Ben bu gece öğretmen, siz öğrenci olacaksınız. Bunu bir ders gibi düşünün!” dedim. Kız,
“Evet halacığım.” dedi. Ama oğlan,
“Ben utanırım hala, olmaz öyle!” dedi. Kızdım,
“Ulan, kız utanmıyor da, erkek olarak sen mi utanacaksın? Sendeki şeyden kocamda da var. Yirmi yıldır sende olanla oynuyorum ben!” dedim. Çekinerek o da tamam dedi, ama alkolün de etkisi var elbette…
“O zaman Fatma sen başlat, ben ne dersem yapacaksınız ikiniz de! Kalk kocanı yavaş yavaş soy! Oğlum sen de karına aynısını yap. Ama her şeyi öpüşerek, sevişerek, birbirinizi okşayarak, acele etmeden yapın!” dedim.
Biraz tereddütten sonra rahatladılar. Ben ne dersem yaparak, karşımda külotlarla kaldılar…
“Şimdi sevişmeye başlayın bakayım!” diyerek ben tarif ediyorum, onlar yapıyor. Bir süre bunları seviştirdim. İkisi de zevk almaya başladılar.
Yeğenin külot sırılsıklam önü, oğlanın slip külodun önü çadırı kurdu. Siki taş gibi keratanın, anlaşılan büyükçe bir penisi var. Derken kıza,
“Oğlanın yarağını okşayarak çıkart ve yavaş yavaş dondurma yalar gibi yala!” dedim. Yüzü kıpkırmızı oldu haspanın,
“Halaa!” dedi utanarak…
“Hala yok.! Utanmak da yok. Ne dedim size, bu gece ben öğretmenim. Elindeki şeyin adı yarak kızım. Kocanın yarrağı… Birazdan senin amcığını sikecek o yarak… Hadi bakayım benim dediğimi yap, kafamı bozma…”
Kız yarağı çıkardı. İnanın keser sapı gibiydi oğlanın yarak. Yirmi santim var neredeyse, sert, baştan dibe doğru kalınlaşan, harika bir yaraktı.
Yeğenime dediğim gibi, taşaklarından yarağın başına, başından taşaklara kadar yalatıyordum. Kocasının gözleri yumulup yumulup açılıyor. Kız acemi de olsa, dediklerimi yaptıkça kavrıyor. Yarak elinde, harika bir görüntü vardı. İnanın içim gitmedi değil o yarağa. Kız yaladıkça oğlan inliyordu. Sonra,
“Oğlum şimdi sıra sende!” dedim. Kıza da, “Otur kanepeye!” dedim. Oğlana kızın külotunu çıkarttırdım. Daha yirmili yaşlarda kız, tertemiz, kaymak gibi amı var. Şehvetten yumruk gibi kabarmış, klitorisi sertleşmiş, üst taraftan dilini çıkarmış görünüyor.
“Şimdi karının memelerini, kulak memelerini yalayarak, amını okaşayarak kızı iyice sev!” dedim. Dediğimi o da yapıyor.
“Yalayarak amına in şimdi, orayı da yala!” dedim. Oğlan artık ne dersem yapıyor. Bu sefer kız gözler kapalı inlemeye başladı. Ben hem tarif ediyor, hem izliyorum. Sonra,
“69 pozisyonuna geçin şimdi!” dedim. Baktım, nasıl 69 olunacağını bilmiyorlar, oğlanı sırtüstü yatırdım, kızı da üzerine ters yatırdım,
“Şimdi birbirinizinkini yalayın!” dedim. Yalamaya başladılar. “Ben bırakın deyinceye kadar yalayın!” dedim.
Kızın başı ve oğlanın yarağı benden taraftaydı, harika bir manzara vardı karşımda. Oğlanda yarak çelik gibi oldu. Kız amının yalanmasından aldığı zevkle deli gibi yalıyordu oğlanın yarağını. Oğlana,
“Sakın boşalma, boşalacağın zaman kızın ağzından yarağını çıkart, ama kızın amını yalamaya devam et!” dedim. Oğlan alkolün de etkisi ile uzun süre boşalmadan dayandı. Bir süre 69’dan sonra,
“Tamam, kalkın!” dedim, kalktılar. Kızı sırt üstü yatırdım. Oğlana,
“Gel bakalım kızın önüne!” dedim. Cengiz kızın önünde diz çökerek o harika yarağı kızın amına doğrulttu.
“Acele etme, şimdi yarağını tut kızın amcık yalağında yüzdür biraz!” dedim. Yüzüme bakıyordu.
“Oğlum yarağının başını kızın amının dudakları arasında içine girmeden yüzdür!” dedim. Baktım dediğim gibi olmuyor,
“Bir dakika…” dedim. “Anlaşıldı ben yardım edeceğim, kusura bakma!” diyerek, oğlanın onayını almadan yarağı elime aldım.
Bunu nasıl yaptım bilmiyorum. Sanırım rakının verdiği yetkiye dayandım. İnanın o an heyecandan ölecektim. Harikaydı. Ateş gibi sıcak, çelik gibi sertti yarak. Kocamınkinden sonra ilk kez bir yabancı yarak tutuyordum, ama şeytan içimi öyle dürtüyordu ki anlatamam.
“Ohhh… Halaa…? Ne yapıyorsun?” diye inledi Cengiz…
“Sus bakayım sen… Anlatıyorum, anlamıyorsun. Yap diyorum, ne yapacağını bilmiyorsun. Boğa gibi sikin var ama acemisin işte oğlum…”
Neyse, ben yarağın başını elimle kızın amcık deresinde biraz yüzdürdüm. Başı iyice ıslandı, gövdesi yeğenimin am suyuyla yağlandı. Sonra yine kendi elimle kızın amına yarağın başını yavaşca soktum. Kocasının kalçasını diğer elimle yavaaaaşca iterek kızın içine tamamen sokturdum. Kız derin bir
“Ooohhh! Çok güzelll…!!” çekti ki anlatamam. Sonra oğlana,
“Bir süre bekle, yarağın amcık sıcaklığına alışsın!” diyerek beklettim. Yarağı kızın amcığında bir süre beklettikten sonra,
“Şimdi bana bırak!” diyerek, oğlanın kalçalarını ve hatta zaman zaman taşaklarından tutarak, kızın amcığına giriş çıkışlarını ben idare ederek, kızı siktirmeye başladım. Oğlana sık sık,
“Acele etme!” diyorum. “Boşalma durumun olursa dur!” diyerek, kızı neredeyse yirmi dakika kadar siktirdim. Bu arada Fatma iki kez orgazm oldu. Evet, hiç boşalamıyorum diye şikayet eden kız iki kez orgazm yaşadı, hem de ağlayarak, kasılarak…
“Oğlum dediğim gibi sikmeye devam et!” diyerek ben geçtim karşılarına, canlı porno izliyorum adeta. Ama benim de içim gitmeye başladı. Hatta içimden müthiş bir şekilde bu yarağa sikilme arzusu doğdu ki, delireceğim nerdeyse.
Kocamdan başkasına sikilmeyen ben, delirircesine o muhteşem genç yarağı arzulamaya başladım. Bilmiyorum belki görselliğin, belki alkolün, belki de yasak arzunun dürtüsü vardı. Ama müthiş şekilde hiç bir değeri düşünemeden o yarağa sikilmek istiyordum.
Bu arada oğlan da hızlanmaya başladı. Ben de daha fazla müdahele etmedim. Karşılarında kadehimi yudumlayarak izlemeye geçtim. Bir süre sonra Cengiz de kasıla kasıla boşalmaya başladı. Derken Fatma onun peşinden ağlayarak bir kez daha orgazm oldu ve ikisi birden yığılıp kaldılar. Ben dördüncü bardağı doldurdum içiyordum onları izlerken.
“Harikasınız. Kalkın şimdi, duş alın!” dedim, banyoya gittiler. Ama benim içimdeki fırtınayı durduramıyordum ve kendime kızıyordum. Temizlenip geldiler.
“Giyinmeyin, çıplak oturun, birbirinizi izleyin!” dedim.
İkisi de tamamen çıplaklar. Onlar da kadehlerine içkilerini doldurmuşlar, tekrar içiyorlar. Hiç kimsede ses yok. Ama Fatma’nın yüzünde gülümseme ve mutluluk, Cengiz’in yüzünde biraz utançlık belirtileri okunuyor adeta. Sessizliği ben bozdum,
“Çocuklar, biliyorum utandınız, ama başardınız da!” dedim. Fatma kucakladı beni, hem sevinçten ağlıyor, hem beni öpüyor,
“Halacığım senin sayende ben bu zevki ilk kez yaşadım! Yoksa yuvamı yıkmayı göze almıştım!” diyerek.
Sonra Cengiz’i öptü, kucakladı, ona da teşekkür etti. Ama Cengiz hiç konuşmadan rakısını yudumluyor ve Fatma’nın çıplak vücudunu izliyordu. Benden tarafa bakmamaya özen gösteriyordu.
Bu manzara bir süre devam etti. Birer kadeh daha içtik. Derken saat onikiyi vurdu, yeni yıla girdik.
“Evet çocuklar, yeni yıla, size ve zevkinize içiyorum!” dedim, hep birlikte kadeh kaldırdık.
“Ne dersiniz çocuklar, yeni yılın ilk zevkini de yaşamak ister misiniz?” dedim. Fatma hemen,
“Çok sevinirim halacığım!” dedi.
“O zaman yatağınıza gidin! Ama dediklerimi unutmayın!” dedim. Kalktılar gittiler. Ben bir bardak Rakı daha doldurdum kendime ve salonda içmeye devam ettim.
Saat yarım gibi Fatma yatak odasından seslendi,
“Halacığım lütfen gelir misin?” diye. Eyvah… Yine bir şey oldu, beceremiyorlar galiba diyerek telaşla kalktım gittim.
Baktım oğlanda yarak yine çelik gibi, kız yarağın üzerinde kalkıp kalkıp iniyor. Her kalkışında yarak amcık suyu ile yağlanmış şekilde meydana çıkıyor. O güzel penis, ışığın şavkı ile her amcıktan çıkışta parıl parıl parlıyor. Zira ışığı söndürmeden, birbirlerinin vücudunu görerek sikişmelerini tembihlemiştim.
“Ne oldu kızım?” diyerek ben içeri girince, kız yarağın üzerine oturdu ve o şekilde kaldılar.
“Halacığım, senden birşey istiyorum…” dedi.
“Söyle kızım?”
“Sen bizim evliliğimizi kurtardın, bu gece bir fedakarlık daha yapabilir misin?”
“Nedir kızım söyle?”
“Ama kızmayacaksın…”
“Yok kızım niye kızayım? Yeter ki siz mutlu olun, ne istersen yaparım!”
“Bize bir örnek sikişme gösterebilir misin?”
“Anlamadım kızım, nasıl yani?” dedim, ama içimi müthiş bir heyecan sardı. Aptal değildim tabi, daha leb demeden anlamıştım ne istediğini… Cengiz de anlamış olmalı ki, hemen,
“Hayır olmaz!” dedi ve kızı üstünden attı, kalktı. Kız,
“Ya aşkım lütfen! Halam uygulayarak daha iyi öğretir, biz de daha iyi anlarız. Hem halam da eniştemden uzakta… Bu gece o da bir kadın olarak zevkini yaşasın. Bizi izlerken halamın da canı istedi, farkındayım. Ne olur beni kırma Cengiz. Hadi halacığım…” gibi birşeyler saçmalamaya başladı. Cengiz,
“Olmaz Fatma ya, sonra eniştemin yüzüne bakamam!” diyor da başka birşey demiyor. Ama benim içimde volkan kaynıyor.
“Bir dakika çocuklar! Tamam Cengiz, seni anlıyorum, çok saygılı çocuksun. Kaldı ki enişten burada değil. Enişten duyarsa elbette yüzüne bakamazsın, ben de bakamam. Ama bu gece burada olanlar sadece üçümüzün arasında kalacak.”
“Evet aşkım… Sadece bu gece… Hadi halamla seviş, iyice öğren şu işi…”
“Fatma haklı, benim de canım istiyor. Namussuzlar, gözümün önünde porno film çevirdiniz. Benim de amım su gibi oldu külodun içinde… Hem uygulayarak gösterirsem daha iyi anlar, daha iyi öğrenirsiniz. Ben de katılayım size, ama yarın hiçbir şey olmamış gibi olacak!” diyerek yanlarına yaklaştım…
Cengiz’e fazla söz etme fırsatı bırakmadan yarağını aldım elime, usta bir yalayıcı olarak dil darbeleri ile o muhteşem yarağı yalamaya başladım. Cengiz kendisini benden çekme gibi hareket yapınca, gözlerine sert bir ifadeyle baktım ve kızarak,
“Yarak bir tek sende yok oğlum! Kendini naza çekme!” dedim ve yalama işine devam ettim. Harika yalıyordum yarağı… Zevkten Cengiz’in gözleri sönmeye, gözlerinin bebekleri kaymaya başladı yine.
Ben kocasıyla uğraşırken kız da benim üzerimi çıkarmaya başladı. Cengiz’e öyle bir muamele çekiyordum ki bacak kaslarının titrediğini görebiliyordum. Dediğim gibi ağzımın içindeki çok hoş bir erkeklik organıydı, yalamaya bayılıyordum adeta.
Kız beni çırılçıplak bırakacak şekilde soyduktan sonra, memelerimi okşamaya ve yalamaya başladı. Meğer Cengiz’den zevk alamadığı zaman birkaç kez kız arkadaşıyla lezbiyen denemesi olmuş zillinin… Bunu sonradan söyledi bana… Ben Cengiz’in yarağını, kız benim göğüslerimi yalıyordu…
Derken yavaş yavaş oğlanı öpüp okşamaya, sevişmeye başladım. Hem ne yaptığımı söyleyerek, anlatarak yapıyorum öğrensinler diye.
“Şimdi sen yala oğlum!” diyerek amımı ağzına dayadım. Başladı yalamaya. Harika bir duyguydu bir başka erkek tarafından yalanmak. Deliriyordum heyecandan, kalbim duracaktı sanki.
Cengiz yalarken talimat veriyordum ve elimle de yönlendiriyordum zevkime göre. Fatma da göğüslerimi ve götümü okşayıp duruyordu. Ben çok çabuk orgazm olan biriyim. Cengiz amımı yalarken kasıla kasıla ilk orgazmımı oldum.
Sonra Cengiz’le 69 pozisyonu aldık. Bir süre de öyle yalaştık. 69’da ben harika orgazmlar yaşadım. Şimdi o muhteşem yarağı içime almaktaydı sıra. Cengiz’e,
“Gel oğlum…” diyerek bacaklarımı açtım. Kıza da çok iyi izlemesini söyledim…
Cengiz’in kalçalarını elimle kontrol ederek, bir süre yarağını amımın oluğu içinde yüzdürdüm. Sonra yarağın o muhteşem başını amcığımın deliğinden içeri soktum ve bir süre öyle durdurdum. Sonra yavaşca kalçalarını iterek, o harika yarağı amcığımın derinliklerine, dibine kadar aldım.
Harikaydı, kalbim sanki fırlayacaktı. Müthiş heyecan ve zevk alıyordum. Kalçalarını bastırdım, bir süre öyle kalakaldık. Yarak içimde tık tık atıyordu adeta. Cengiz’de ses yok, robot gibi ben ne dersem onu yapıyor, gözleri yarı açık, zevkin doruklarını yaşamaya veriyordu artık kendisini.
Bu arada Cengiz’le öpüşüyorum, kulak memelerimi, boyun bölgelerimi yalattırıyorum, göğüslerimi yalattırıyorum. Dudakları ıslak öptürüyorum. Sikişmek ve sevişmek aynı anda nasıl yapılır öğretiyorum…
“Şimdi çok yavaş girip çıkacaksın!” diyerek bir elim kalçasında, hareketlerini kontrol ediyorum. Yarağının başı gözükene kadar çıkarttırıyorum, sonra çok yavaş dibine kadar alıyorum. Amıma her girişinde klitorisim sürtünmekten, Cengiz’in kıllı kasıklarının yaptığı baskıdan kemik gibi sert, zevkten yanıyor adeta.
Bir süre öyle sikildim ve iki orgazm daha yaşadım. Birkaç pozisyon denemesinden sonra yarım saat kadar daha sikişerek birçok orgazm yaşadım.
“Finale geçiyoruz şimdi!” diyerek bacaklarımı omuza verdim. Yine bir elimle kontrol ederek bir süre de öyle sikildim ve birkaç orgazm daha yaşadım.
Cengiz hem Fatma’yı sikip boşalmasının, hem alkolün, hem utancının, hem de yavaş hareketlerin ve benim kontrolümün ortak etkisiyle oldukça uzun süre sikebildi bu sefer beni… Derken,
“Halacığımmm, halaaaaammm, dayanamıyorum artık!” diyerek hızlanmaya başladı. Tam o arada amcık kaslarımı sıkarak, amıma giriş çıkışında yarağını amcığımla adeta inek memesi gibi sıkıştırarak sağmaya başladım.
Cengiz öküz gibi böğürerek ve müthiş bir kasılma ile öyle bir boşalmaya başladı ki, içime fıskiye gibi fışkırdı. Kendimi bu harika zevke son kez teslim ederek, ben de onun bu zevki ile müthiş bir kasılma ve inilti ile hemen peşinden harika bir final orgazmı yaşadım.
Kucak kucağa yığıldık kaldık. Yarak içimde halen atıyor, sanki yine boşalmak istiyordu.
“Oğlum hadi bakalım göster kendini… Hiç içimden çıkmadan devam ediyorsun. En az üç orgazm daha istiyorum! Ama bu sefer sen idare edeceksin! Taki yarağın soluncaya kadar sikeceksin beni!” dedim.
Cengiz bir başladı gidip gelmeye, nasıl sikiyor anlatamam. Yarak çelik gibi, sanki boşalan o değilmiş gibi… İnanın beş orgazm daha yaşadım ama ben de bittim.
“Tamam oğlum, yeter, mahvoldum, artık çık!” dedim. Amımdan çıkardığında halen çelik gibiydi yarak. Fatma’yla birlikte yalayarak boşalttık Cengiz’i…
Kocamdan sonra ilk kez bir yabancı yarağa sikilmiştim ve bu yarak yeğenimin yediği yaraktı. Onlara seks dersi vermekten ve kendim de sikilmekten pişman değilim. Üçümüz için de çok güzel ve heyecanlı zevklerdi.
O gece sabaha kadar, Fatma’yla birlikte ikişer kez daha sikildik. Yeni yılın ilk gününe harika bir giriş yaşadık.
Akşama Bursa’dan ayrıldık ve bir daha o gecenin adını bile etmedik.
Şu anda hiç bir şey olmamış gibi, o güzel geceyi hiç yaşamamış gibi, birbirimize saygı ve sevgi içinde hayatımıza devam ediyoruz. Diye yazacaktım ama değil… 🙂
O gece hiç aklımdan çıkmadı çünkü… Cengiz de benim gibi düşünüyor olmalı ki her bir araya geldiğimizde bana kaçamak bakışları çok şey anlatıyor bana…
Geceleri kocamla sevişirken onun muhteşem sikinin içimde nasıl gidip geldiğini anımsıyorum. Üstümde inip kalkan kocamın değil de Cengiz’in siktiğini hayal ederek orgazma ulaşabiliyorum.
Çok sürmedi zaten… Bir kaç ay geçmişti ki, bir gün kapım çalındı, açtım. Karşımda Cengiz… Öylece bana bakıyordu. Hiç bir şey konuşmadan içeriye aldım onu… Kapının önünde öpüşmeye başladık, yatak odasına kadar birbirimizi soya soya, öpüşe öpüşe gittik.
Yatağa devrildiğimizde üstümüzde hiç bir şey kalmamıştı. Cengiz’in geceleri rüyama giren yarağı taş gibi sert, benim amcığım hiç olmadığı kadar suluydu. Bacaklarımı aralayıp içime girdi o koca yarağıyla… Hırsla, şehvetle gidip gelmeye başladı.
“Ohh… Cengiz… Harikasın aşkım… Bebeğimm… Çok güzel sikiyorsun… Aaahhh…” diye inlemeye başladım altında…
“Öğretmenim çok güzel öğretti çünkü… Güzel sikişmeyi öğrettin bana… Yeğenini her gece sikiyorum böyle… Her gece pompalıyorum, zevkten geberiyor karım… Ama senin tadın bir başka hala… Ohhh… Unutamadım senin amcığını…”
“Ben de senin yarrağını unutamadım arslanımm… Ohhh… Sik halanı… Geceleri rüyama girdin piç… Vur hadi… Dibime dibime vur yarrağını… Ohhh…”
“Belki diyorum… Hocam bugün göt sikmeyi de öğretir bana… Ne diyorsun halacığım? Öğretir misin?”
Boynuna sarılıp kalçalarımı kaldırdım, sikini amcığımın dibine kadar aldım. Vajinamın kaslarını sıkıp sıkıp bıraktım, içimdeki kalın yarrağı sağdım.
“Ohhh… Halan kurban olsun sana… Merak etme arslanım… Götümü de siktiririm sana… Amım götüm feda olsun bebeğim… Her yerimi sik benim… Ohhh…”
Artık kendini düşünen bir erkek olmaktan çıkmıştı yeğenimin kocası… Ben orgazm olana kadar tuttu kendini… Üstümde tüm ağırlığıyla kasnaklarken boşalmaya başladım. O da ancak ondan sonra dölleriyle suladı içimi…
O gün söz verdiğim gibi götümü de verdim ona… Biraz zor oldu ama, yine de başardım. O muhteşem yarağıyla götümün deliğinde gidip gelirken bir eliyle de amcığmı okşayarak defalarca boşalttı beni… Zevkten delirtti.
Bir yanıt yazın